Anahtar kelimeler: Sürüncemede Kavuşmasını Bırakarak Tarafımızca Mesnetsizdir Durdurmuştur Eylemden Hesaptan Cari İlamsız

T.C.

İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ███████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ
: █████/2026
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılamaları sonunda :
TALEP
:
Davacı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dilekçesinde özetle: "Davacı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dilekçesinde özetle: "Müvekkil şirketin alacağının tahsili amacıyla tarafımızca ... 13. İcra Md. ... E. sayılı dosyası üzerinden davalı hakkında cari hesaba dayanarak ilamsız icra takibi başlatılmıştır. Davalı borçlu, borçlu olmadığını iddia ederek borca itiraz etmiş ve takibi durdurmuştur. İşbu itiraz sadece takibi sürüncemede bırakarak müvekkilin haklı alacağına kavuşmasını engellemek amacıyla yapılmış olup haksız ve mesnetsizdir. Tarafımızca cari hesaptan kaynaklı icra takibine karşı itirazın iptali amacıyla ... Arabuluculuk Bürosu'na başvuruda bulunulmuş, ... arabuluculuk numaralı dosya ile arabuluculuk süreci tarafımızca işletilmiş olup bu süreçte taraflar arasında anlaşma olmamış ve bu husus █████/2025 tarihli arabuluculuk son tutanağında kayıt altına alınmış ve davacı yanın haksız ve mesnetsiz itirazının iptali amacıyla işbu davayı açma zorunluluğumuz hasıl olmuştur. 3.İşbu davaya ve icra takibine konu alacak likit olup davalı borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekmektedir. Edimini ifa etmeyen davalı borçlu bilinçli olarak müvekkilin haklı alacağına kavuşmasını engellemeye çalışmakta ve ortada likit bir alacak mevcut olmasına karşın icra takibine itiraz etmektedir. Her iki tarafın ticari defter ve kayıtları incelendiğinde müvekkilin alacağının haklılığı ortaya çıkacaktır. Müvekkil şirketin huzurdaki davaya ve icra takibine konu alacağı, davalı borçlu ile arasındaki cari hesap ilişkisinden kaynaklanmaktadır. Davalı takip borçlusunun kötü niyetli olarak takibe itiraz ederek durmasına yol açmak suretiyle müvekkilin alacağına kavuşmasını engellediği açıkça ortadadır. İşbu sebeplerle davalı borçlu aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekmektedir. Aşağıda sunacağımız kararlarla da görüleceği üzere Yargıtay'ın yerleşik içtihatları da bu yöndedir. İşbu Yargıtay içtihatları doğrultusunda davalı borçlu aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini arz ve talep etmekteyiz. Sayın mahkemenizce tensip zaptı ile davalı borçluya ait ba bs formlarının ilgili vergi dairesinden celbine ilişkin ara karar tesis edilmesini ve işbu ara kararın yerine getirilmesinin akabinde ön inceleme duruşması beklenmeksizin celse arasında tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmak üzere inceleme günü verilmesini talep etmekteyiz.
Dava konusu icra takibi, davalı borçlunun haksız, hukuka aykırı ve kötü niyetli olarak itiraz etmesi sonucunda herhangi bir teminata bağlı olmaksızın durdurulmuş olup müvekkilin haklı alacağına kavuşması engellenmiştir. Bunlara ek olarak; davalı takip borçlusunun, taraflar arasındaki mal alım satım ilişkisi sebebiyle düzenlenen sevk irsaliyelerini, faturaları ve teslim tutanaklarını ticari defter ve kayıtlarına işlememe ve yargılama sırasında ticari defter ve kayıtlarını sayın mahkemenize ibrazdan kaçınma ihtimali bulunmaktadır. Bu durumda müvekkil şirketin haklı alacağına kavuşması daha da güçleşecek ve neredeyse imkansız hale gelecektir. Tüm bu sebeplerle öncelikle sayın mahkemeniz tarafından tensip zaptı ile birlikte taraflara ait BA BS formlarının ilgili vergi dairesinden celbine ilişkin ara karar tesis edilmesini ve işbu ara kararın yerine getirilmesi akabinde ön inceleme duruşma günü beklenmeksizin celse arasında tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılması için inceleme günü verilmesini talep etmekteyiz. Davanın kabulüne,
fazlaya ilişkin hak ve alacak talep etme hakkımız saklı kalmak kaydı ile; davalının haksız ve mesnetsiz itirazının iptaline ve takibin asıl alacağa takip tarihi itibariyle işleyecek takip sonrası faiz, vekalet ücreti ve tüm ferileri ile birlikte devamına,
davalı aleyhine alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine,
Yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına, karar verilmesini " talep ve dava etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
:
Davacı tarafından davalı ile aralarında akdedilen araç kiralama ana sözleşmesine istinaden davalının ödeme yapmadığı iddiasıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali isteminden ibarettir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 4. Maddesinde; "(1) Sulh hukuk mahkemeleri, dava konusunun değer veya tutarına bakılmaksızın;
a) Kiralanan taşınmazların, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davaları,
b) Taşınır ve taşınmaz mal veya hakkın paylaştırılmasına ve ortaklığın giderilmesine ilişkin davaları,
c) Taşınır ve taşınmaz mallarda, sadece zilyetliğin korunmasına yönelik olan davaları,
ç) Bu Kanun ile diğer kanunların, sulh hukuk mahkemesi veya sulh hukuk hâkimini görevlendirdiği davaları, görürler." şeklinde düzenleme yapılmıştır.
Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak incelendiğinde; taraflar arasında "Araç Kiralama Ana Sözleşmesi" ve zeyilname akdedildiği, sözleşmenin içeriğinin incelenmesinde davacı tarafça davalıya zeyilnamede belirtilen araçların kiralanacağına ilişkin düzenleme yapıldığı, davacı tarafça kira bedellerinin tahsil edilememesi nedeniyle davalıya kesmiş olduğu faturaların tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığı ve davalının itirazı üzerine mahkememiz nezdinde itirazın iptali davası ikame edildiği anlaşılmıştır. TBK'nın 299. Maddesinde kira sözleşmesi " kiraya verenin bir şeyin kullanılmasını veya kullanılmasıyla birlikte ondan yararlanılmasını kiracıya bırakmayı kiracının da buna karşılık kararlaştırılan kira bedelini ödemeyi üstlendiği sözleşme" olarak tanımlandığı ve her ne kadar davanın her iki tarafı tacir de olsa 6100 sayılı HMK'nın 4. Maddesinde kira ilişkisinden doğan alacak davalarına bakma görevinin münhasıran Sulh Hukuk Mahkemeleri'ne tevdii edildiği, söz konusu düzenlemenin TTK'nın 5/1 maddesinin istisnası konumunda bulunduğu, nitekim TTK'nın 5/1. Maddesinde aksine düzenleme bulunmadığı hallerde ticaret mahkemelerinin görev alanının belirlendiği de dikkate alınarak yerleşik Yargıtay içtihatları doğrultusunda taraflar arasındaki uyuşmazlığın temelinin kira sözleşmesi olması hâsebiyle mahkememizin görevsizliğine ve Sulh Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğuna dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM
: Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :
1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİ sebebiyle davanın HMK 114/1-c ve 115/2 uyarınca USULDEN REDDİNE,
*Görevli mahkemenin İstanbul Sulh Hukuk Mahkemeleri olduğunun TESPİTİNE,
2-HMK 20. Madde uyarınca Mahkemece verilen kararın kesinleşmesi ve kararın kesinleşmesini müteakip 2 haftalık süre içerisinde talep edilmesi halinde dosyanın İstanbul Nöbetçi Sulh Hukuk Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
*Süresi içerisinde talep edilmemesi hâlinde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına(ihtarat yapıldı)
3-HMK 331/2 uyarınca yargılama giderleri ve vekalet ücretinin görevli mahkemece değerlendirilmesine, süresinde başvurusu yapılmaması halinde talep üzerine yargılama giderleri ve vekalet ücreti hakkında mahkememizce karar oluşturulmasına,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı ve davalının yokluğunda verilen gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.
Katip
e-imzalıdır
Hakim
e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!