Anahtar kelimeler: Bekler Duramayarak Zmm Işıkta Borçludavalı Kırmızı Gelmiştir Vaziyette Limitler Eylemden

T.C.
İSTANBUL3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: █████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)DAVA TARİHİ
: █████/2025KARAR TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılamaları sonunda;TALEP
:Davacı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dilekçesinde özetle: "Dava dışı sigortalı ...'e ait ... plakalı araç, müvekkil ... Sigorta A.Ş. Tarafından 07.06.2024 - 07.06.2025 tarihleri arasında ....no.lu "... Sigorta Trafik Sigorta Poliçesi" ile sigorta poliçesinde belirtilen şartlar ve limitler dahilinde sigortalanmıştır. 07.06.2024 tarihinde, Müvekkil şirkete ZMM (trafik) sigorta poliçesi ile sigortalı bulunan ... plakalı aracın duramayarak kırmızı ışıkta bekler vaziyette olan davalıya ait ... plakalı araca çarpması sonucunda maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir.Borçlu/davalı ... bahse konu kaza sonucu maliki olduğu ... plakalı araçta meydana gelen hasarın müvekkil şirkete ait ZMM (Trafik) sigorta poliçesinden karşılanması amacıyla sigorta tazminatı ödenmesi talebinde bulunmuştur. Müvekkil şirket tarafından kaza tespit tutanağındaki ifadelerden dava dışı sigortalı ... plakalı araç sürücüsünün kazanın oluşumunda %100 kusurlu olduğuna kanaat getirilmiş ve davalı tarafından hazırlanan hasar keşif raporunda yapılan hesaplama doğrultusunda borçlu/davalıya 20.09.2024 tarihinde 46.071,24.-TL sigorta tazminatı ödenmiştir.Anılan yasa maddesi uyarınca davalı/borçluya ait araçta meydana gelen hasarın tazmini için ödenen 46.071,24.-TL tazminat, kaza ZMM sigorta poliçesinin tanzim tarihinden önce gerçekleştiğinden teminat kapsamı dışında olup sebepsiz zenginleşme kapsamındadır. Çünkü müvekkil şirketin trafik sigorta poliçesinin tanzim tarihinden önce meydana gelen hasar için borçlu zannı ile yapmış olduğu ödeme sonucu davalı/borçlu sebepsiz zenginleşmiş olup müvekkil şirket ise aynı miktarda fakirleşmiştir. Zenginleşme ile fakirleşme arasında uygun illiyet bağı mevcut olduğundan, davalı/borçlunun haklı bir sebebe dayanmayan ediminin geri alınması gerekmektedir.Müvekkil şirket tarafından fazla ödenen 46.071,24.-TL sigorta tazminatı ve fer'ilerinin yukarıda açıklanan hukuki sebeplerden dolayı tazmini için ... 21. İcra Müdürlüğünün ...E. sayılı dosyası ile davalı ve dava dışı sigortalı ... aleyhine başlatılan icra takibine karşı dava dışı ... yönünden takibin kesinleşmiş olması, davalının haksız itirazı ve arabuluculuk görüşmelerinin sonuçsuz kalması üzerine, tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile müvekkil şirket alacağının davalıdan tahsili için Sayın Mahkemeniz huzurunda işbu itirazın iptali davasının açılması zarureti doğmuştur.Davalı/borçlunun dava konusu olaydan dolayı sorumlu olduğu aşikâr olmasına karşın ... 21. İcra Müdürlüğünün ...E. sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine karşı herhangi bir haklı sebep göstermeksizin itiraz etmiş olması davalı/borçlunun kötü niyetini ortaya koymakta olduğundan davalı/borçlu aleyhine %20'den az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmolunmalıdır.Fazlaya ilişkin talep ve dava hakkımız saklı kalmak kaydı ile borçlu/davalının ... 21. İcra Müdürlüğünün ...E. sayılı ilamsız icra takip dosyasına karşı yaptığı tüm haksız itirazlarının iptaline, takibin devamına (tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile),%20 'den az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatının ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı/borçludan tahsiline karar verilmesini" talep ve dava etmiştir.SAVUNMA
:Davalı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dilekçesinde özetle: "1-Öncelikle Davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte, davacının talep ettiği haksız ve hukuksuz dava konusu alacağa ilişkin zamanaşımı definde bulunuyoruz, davanın zamanaşımından reddini talep ediyoruz.Müvekkilim idare ... gerek 3645 sayılı Kuruluş Kanunu’nun, gerekse ... 5216 sayılı kanun ile sahip olduğu ve ... Müdürlüğüne verdiği yetki nedeniyle Büyükşehir toplu ulaşım hizmetini yerine getirmeye yetkili ve görevli özel bütçesi ve bağımsız tüzel kişiliğe sahip bir kamu kurumudur. Müvekkil kumun sebepsiz zenginleşmesinden söz edilemez. huzurdaki davaya konu taleplerin tek muhatabı tamamen kusurlu olan dava dışı ...'tir.Davacı dava dilekçesinde
: "Davalı/borçluya ait araçta meydana gelen hasarın tazmini için ödenen 46.071,24.-TL tazminat, kaza ZMM sigorta poliçesinin tanzim tarihinden önce gerçekleştiğinden teminat kapsamı dışında olup sebepsiz zenginleşme kapsamındadır." denilerek müvekkil Kurum aleyhine huzurdaki dava ikame edilmiştir.Halbuki müvekkil Kurum yönünden sebepsiz zenginleşme söz konusu olamaz. Zira söz konusu kazada müvekkil Kurum zarara uğrayan ve kusursuz olan taraftır. Kazada tek kusurlu ve sorumlu olan kişi müvekkil kuruma ait araca çarpan ...' tir. Müvekkil tamamen hakkı olan parayı; davacının dava dışı kusurlu ...' in sigorta şirketi olduğu kabulüyle almıştır. Dolayısıyla davacının 'haklı bir sebep olmaksızın zenginleşme' iddiası tamamen asılsızdır.Ayrıca ekte sunmuş olduğumuz hasar keşif raporuna da bakıldığında, yapılan ödeme müvekkil kurum zararından daha fazla değildir. Yani müvekkil kuruma zararından daha fazla ödeme yapılmış değildir. Zenginleşme olabilmesi için yapılan ödemenin müvekkil Kurum zararından fazla olması gerekir. Dolayısıyla müvekkil idarenin zenginleştiğinden bahzedilemez.Bilakis eğer huzurdaki dava kabul edilir ise müvekkil idare, kusuru ve sorumluluğu olmadığı halde; kendi hakkı olan parayı karşı tarafa vermiş olmakla kalmayıp bir de faizli olarak talep edildiğinden müvekkil fakirleşecek ve cezalandırılmış olacaktır. Bu da hukuka ve hakkaniyete aykırıdır.Yukarıda da izah ettiğimiz üzere müvekkil tamamen hakkı olan parayı; davacının dava dışı kusurlu ...' in sigorta şirketi olduğu kabulüyle almıştır. Müvekkil idarenin, davacı ile sigortalısı arasındaki iç ilişkiyi bilmesi mümkün olmamakla birlikte bilmesi de beklenemez.Ancak davacı sigorta şirketi basiretli bir tacir gibi davranmakla yükümlü olup; basiretli bir tacir gibi davranarak gerekli incelemeyi yapması gerekirken bu şekilde davranmamış ve poliçe teminatında olmayan bir ödemeyi iradi olarak gerçekleştirmiştir.Tüm kusur ve sorumluğun dava dışı ...' te olduğu ortadadır. Müvekkil Kuruma ait tüm zarardan sorumlu olan ...' e yöneltilmesi gereken huzurdaki davanın müvekkil İdareye yöneltilmesi haksız olup, hakkaniyete ve hukuka aykırıdır. Davacı taraf sadece kusurlu olan ...'ten ödediği tutarı isteyebilir. Yukarıda da değinildiği üzere davacının kendi iradesi ile yaptığı ödemeyi, kusursuz ve zarar gören müvekkil kurumdan talep hakkı yoktur. Davacının tüm talepleri ile birlikte yüzde 20 icra inkar tazminatı talebi de haksızdır. Davacının diğer talepleri ile birlikte yüzde 20 icra inkar tazminatı talebinin de reddini talep etmekteyiz. Arz edilen nedenlerle yasal dayanaktan yoksun olarak açılan haksız davanın reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini" talep etmiştir.DELİLLER VE GEREKÇE
:07.06.2024 tarihinde, davacı şirkete ZMM (trafik) sigorta poliçesi ile sigortalı bulunan ... plakalı aracın duramayarak kırmızı ışıkta bekler vaziyette olan davalıya ait ... plakalı araca çarpması sonucunda maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, kaza anı itibariyle ... plaka sayılı aracın davacı nezdinde ZMM sigortasının bulunmadığı, bu hususa ilişkin kaza tespit tutanağında polis memurlarının da tespitinin bulunduğu, buna rağmen davalı tarafından yapılan hasar bildirimine istinaden davalıya yapıldığı iddia edilen ödemenin iadesi istemi ile başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali isteminden ibarettir.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 78/1 maddesinde; "Borçlanmadığı edimi kendi isteğiyle yerine getiren kimse, bunu ancak, kendisini borçlu sanarak yerine getirdiğini ispat ederse geri isteyebilir." şeklinde düzenleme yapılmıştır.Emsal mahiyette İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi'nin ... E ... K sayılı ilamında özetle; "Dava, ZMM sigortacısının davalıya ödememesi gereken bir parayı ödediği iddiasıyla, ödenen bedelin davalıdan tahsili istemine ilişkin itirazın iptali davasıdır.Somut olayda, █████/2006 tarihinde, davacı şirkete ZMM sigortalı bulunan ... plaka sayılı aracın karışmış olduğu trafik kazasında, davalının yaralandığı ve sigorta şirketine yapmış olduğu başvuru sonucunda, davacı sigorta şirketinin davalıya, █████/2016 tarihinde, 23.659,00-TL ödediği çekişmesiz olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık; davacı sigorta şirketinin yapmış olduğu ödemenin iadesi koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.Uyap üzerinden dosya arasına alınan ... 1 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2020 tarih, ... Esas,... Karar sayılı dosyasının incelenmesinde; iş bu davanın davalısının avukatı tarafından, iş bu davanın davacısı ....Sigorta Şirketine karşı ...plaka sayılı aracın karışmış olduğu trafik kazasında müvekkilinin yaralanması nedeniyle davalı sigorta şirketinin yapmış olduğu ödemenin eksik olduğu iddiasıyla, fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla, HMK'nın 107. maddesi gereği 1.000,00-TL maddi tazminatın avans faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesi talebiyle dava açıldığı, mahkemece yapılan yargılamada ATK'dan alınan rapor ile davalının maluliyetinin bulunmadığının tespit edildiği, söz konusu davada davacı vekilinin █████/2019 tarihli duruşmaya mazeretsiz katılmamış olması nedeniyle HMK'nın 150.maddesi gereğince dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiği ve 3 aylık süre içinde dava yenilenmediğinden, 6100 sayılı HMK'nın 150/5.maddesi gereğince, davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği görülmüştür.Açıklamalardan sonra; davacının dayanağı ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş olduğu, dolayısıyla ortada davacı sigorta şirketinin dayandığı, █████/2019 tarihli, ATK raporuna göre verilmiş bir mahkeme ilamının mevcut olmadığı, hal böyle olunca da, davacı vekilinin; davalının maluliyetinin bulunmadığı yönündeki iddiasının yasal bir dayanağının bulunmadığı, davacının; kendisine başvuru esnasında sunulan maluliyet raporunu esas alıp ödeme yaparak iddiasının aksine basiretli tacir gibi hareket etmemiş olduğu, davalıya kaza tarihinden (█████/2006) 10 yıl sonra (█████/2016) ödeme yapılmış olması ve eldeki bu dava ile yapılan ödemenin geri isteniyor olması birlikte değerlendirildiğinde, somut olayda, davacı tarafça yapılan bu ödemenin borçlu olmadığını bildiği veya bilebilecek olduğu bir lütuf ödemesi niteliğinde olduğu, dava ve karar tarihinde yürürlükte bulunan Türk Borçlar Kanunu'nun 77-82 maddelerinde belirtildiği üzere; sebepsiz zenginleşme nedeni ile iade borcunun doğabilmesi için borçlanmadığı edimini kendi isteği ile yerine getiren kimsenin kendisini borçlu sanarak bu ödemeyi yaptığını ispat etmesi gerektiği, davacı tarafça bu hususun ispat edilemediği, bu nedenlerle lütuf ödemesi olarak kabul edilen ödemenin iadesi talep edilemeyeceği sonucuna ve vicdani kanaatine varılmakla, davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf itirazlarının reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır." şeklinde karar verilmiştir.Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak incelendiğinde; davacı tarafından ikrar edildiği üzere kaza anı itibariyle dava dışı davacı sigortalısı ...'in geçerli bir ZMM sigortasının bulunmadığı, davacı tarafından sunulan kaza tespit tutanağında bu hususun tutanağı düzenleyen polis memurlarınca zabıt altına alındığı anlaşılmaktadır. Yani bir başka deyişle bizzat davacı tarafından sunulan kaza tespit tutanağında dava dışı sigortalısı ...'in kaza anı itibariyle herhangi bir ZMM sigortası bulunmamasına rağmen davacı şirket tarafından bahse konu kaza nedeniyle davalının zararına istinaden ödeme yapılmıştır. TTK hükümleri gereğince davacının basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğünün bulunmasının yanı sıra TBK 78/1'de yapılan düzenleme doğrultusunda bir kimsenin kendini borçlu sanarak yapmış olduğu ödeme nedeniyle sebepsiz zenginleşmeden kaynaklı istemde bulunabilir. Yani davacı tarafça ancak kendisini borçlu sanarak davalıya ödeme yapmış olduğunun ispatlanması hâlinde yapmış olduğu ödemenin iadesi mümkündür. Ancak somut olayda; davacının ödeme yaparken ve dava açarken dayandığı ve dosyaya bizzat sunduğu kaza tespit tutanağının basit bir şekilde incelenmesi ile kaza anı itibariyle dava dışı sigortalısının geçerli ZMM sigortasının bulunmadığının anlaşılacağı ve dolayısıyla davacının elinde bulunan tutanak ile birlikte basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğü de dikkate alındığında "borçlu olduğunu sanarak" ödeme yaptığını ispat edememiş olduğu ve yapmış olduğu ödemenin emsal mahiyetteki istinaf ilamında da belirtildiği üzere lütuf ödemesi olduğu kanaati mahkememizde hâsıl olduğundan davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.HÜKÜM
: Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :1-Davanın REDDİNE,2-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL harçtan peşin alınan 622,65 TL'nin mahsup edilerek bakiye 109,35 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,3-Davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinden bırakılmasına,4-Davalı tarafından yapılan her hangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,5-Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte olan A.A.Ü.T. gereğince dava değeri olan 51.554,35 TL üzerinden hesaplanan 45.000,00 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,6-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin m.26 hükmüne göre Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,7-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK.m.333 hükmü uyarınca ilgili tarafa iadesine,Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda verilen gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. █████/2026Katipe-imzalıdırHakime-imzalıdır