Anahtar kelimeler: Mamak Kain Dağılımında İnşaatla Masraf Kar Parselde İmzaladıklarını Paylaşımından Yevmiye

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ KİLK DERECE MAHKEMESİ
: ... 15. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonradosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; kendileri ile dava dışı ..... ... İnşaat Ltd. Şti. arasında 51.920 ada, 2 parselde kain ...... ..... Mahallesi, Mamak/... adresinde bulunan konut ve ticarethane olarak yapılacak inşaatla ilgili kâr ve zarar dağılımında ve masraf paylaşımından ortak hareket etmek için 01.06.2018 tarihli ... yevmiye no'lu adi ortaklık sözleşmesi imzaladıklarını, ancak dava dışı adi ortaklarının sözleşmedeki edimlerini yerine getirmediğini, bu arada davalı arsa sahibinin yüklenicilerin paylarına düşen 46 no'lu bağımsız bölümü sattıklarını bu taşınmazın satış bedelinin 2.800.000,00 TL olduğunu kendi paylarına düşen 1.400.000,00 TL'nin tahsili için yaptıkları takibe davalıların itiraz ettiğini, itirazın iptalini talep etmiştir.II. CEVAPBir kısım davalı arsa sahipleri vekilleri cevap dilekçesinde; davanın dava dışı .... ... İnşaat Ltd. Şti. ile davacı şirket arasında kurulan adi ortaklık sözleşmesine dayanarak arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine ilişkin ortaklar arasındaki hukuki anlaşmazlıktan kaynaklandığını, esasen adi ortaklığın tasfiyesi için açılan davanın ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesinde derdest olduğunu öncelikle bu davanın sonucunun beklenmesinin gerektiğini, davacı ve diğer ortağın paylarını yüklenicilere devredeceklerini, bu dosyanın bekletici mesele yapılmasını ve aleyhlerine olan davanın reddini talep etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacı ile dava dışı ... ... İnşaat Ltd. Şti. arasında ... 52. Noterliği'nin 01.06.2018 tarih ve ... yevmiye numaralı sözleşme ile adi ortaklık ilişkisinin kurulduğu, davalılar ile adi ortaklık arasında dava konusu arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin düzenlendiği, davacının tek başına dava açmasının usulen mümkün olmadığı, tensip zaptı ile verilen kesin süre içerisinde diğer ortağın davaya muvafakatinin de sağlanamadığı, kaldı ki icra takibinin de sadece davacı tarafından yapıldığı gerekçesiyle davanın aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı şirket tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde; müvekkilinin sadece kendi payına düşen satış bedeli yönünden dava açtıklarını, esasen dava dışı ortaklarıyla aralarında ciddi surette anlaşmazlık bulunduğunu, dava dışı ... ... İnşaat Ltd. Şti. ile davalı arsa sahiplerinin ve 3. kişilerin dairelerin satışında işbirliği yaptıklarını, bu haliyle dava dışı adi ortaktan muvafakat alınmasının beklenmesinin usul hukukuna da aykırı olduğunu, vekâlet ücretinin hatalı hesaplandığını beyan etmektedir.B. Değerlendirme ve GerekçeDava adi ortaklardan birinin arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan alacağının tahsili için yaptığı icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.1)Bilindiği gibi adi ortaklığın tüzel kişiliği yoktur. Bu sebeple taraf ehliyeti bulunmamaktadır. Bu nitelikteki şirketler tarafından açılacak ya da bu şirketlere karşı açılacak davalarda davacı ya da davalı olacaklar adi şirketin ortağı olan kişiler ya da şirketlerdir.Bu noktada adi ortaklık davacı durumundaysa, bu ortaklığın bütün ortaklarının davacı olarak davada yer alması veya ortaklardan biri tarafından açılan davaya diğer ortakların, dava açıldıktan sonra davaya muvafakat ettiklerine dair belgenin mahkemece verilen süre içerisinde dosyaya sunulması gerekir. Aksi takdirde dava taraf ehliyeti yokluğu sebebiyle ret edilir. Ortaklardan biri davayı tek başına takip edemez. Usulümüzde dahili davacı gibi bir kurum bulunmadığından, davada yer almayan ortağa tebligat yapılmak suretiyle de davaya devam edilmesi mümkün değildir. Açılan davaya muvafakat etmesi gerekir. Aynı açıklamalar icra takipleri için de geçerlidir.Bu açıklamalar ışığında somut uyuşmazlık değerledirildiğinde; Davacı ile dava dışı ... şirketi arasında ... 52. Noterliği'nin 01.06.2018 tarihli ... yevmiye numaralı sözleşme ile adi ortaklık ilişkisinin kurulduğu, davalılar ile adi ortaklık arasında dava konusu arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin yapıldığı, yukarıdaki anlatım doğrultusunda davacının tek başına dava açmasının mümkün olmadığı, tensip zaptı ile verilen süre içerisinde davaya diğer adi ortağın muvafakatının da sağlanmadığı, kaldı ki icra takibinin de davacı tarafından tek başına yapıldığı anlaşıldığından davanın reddine yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.2) Davacının vekalet ücretinin mahkemece nispi olarak hesaplanmasının hatalı olduğu yönündeki temyiz itirazları bakımından ise;İlk Derece Mahkemesince dava usulden reddedilmiş olup, bahsi geçen ret gerekçesi AAÜT'nin 7/2 maddesi uyarınca maktu vekalet ücreti takdirini gerektiren ön şart niteliğindedir.Bu durumda, İlk Derece Mahkemesince davalılar lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken nispi vekalet ücreti tayini doğru olmamıştır. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/2 maddesi hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ile İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.VI. KARARYukarıda açıklanan sebeplerle;1)Davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının 1. bent uyarınca REDDİNE,2)Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına,Davacı vekilinin temyiz itirazının 2. bent uyarınca kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (4) numaralı bendinde yer alan "208.000,00 TL" ibaresinin çıkarılarak yerine karar tarihinde geçerli olan "45.000,00 TL maktu" ibaresinin yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,13.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.