Anahtar kelimeler: Milyondan Filo Önde Ülkede İştigal Sektörün Oto Fiilden Kiracı Kiralama

T.C.

İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamaları sonunda :
TALEP
:
Davacı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dilekçesinde özetle: "Müvekkil şirket, 1963 yılında ...'da kurulan, 1.8 milyondan fazla aracı ve 8000'den fazla çalışanı ile Türkiye dahil 29 ülkede uluslararası olarak hizmet veren sektörün önde gelen uzun dönem araç kiralama hizmeti veren bir şirket olarak faaliyet göstermektedir. Müvekkil şirket uzun süreli filo şeklinde araç kiralama işi ile iştigal etmektedir. 24.04.2023 tarihinde müvekkile ait ... plakalı araç kiracı kullanımında iken 24.04.2023 tarihinde, ... bulunan davalı ... Şirketi olduğu ve diğer davalı ... Şirketi'ne ait akaryakıt istasyonunda; müvekkile ait araç sürücüsü, istasyon içerisindeki oto yıkama alanında aracını yıkarken yıkama demiri araç üzerine yıkılmış ve bu sebeple araç hasar almıştır. Söz konusu hasardan ... Şirketi ve ...Şirketi müştereken ve müteselsilen sorumludur.Davaya konu alacak haksız fiilden kaynaklanmaktadır. Bu kapsamda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu "Haksız Fiilden Doğan Uyuşmazlıklarda Yetki" başlıklı 16. Maddesi: (1) Haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir." şeklinde düzenlenmiştir.
Söz konusu olayda zarar gören Müvekkil Şirket'in merkezi ... olduğundan dolayı İstanbul (Çağlayan) Mahkemeleri işbu davayı görmeye yetkili mahkemelerdir.
Bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun "Ticari Davalar ve Çekişmesiz Yargı İşlerinin Görüleceği Mahkemeler" 5. Maddesi: "(1) Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir." ve yine 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun "ticari Davalar, Çekişmesiz Yargı İşleri Ve Delilleri" 4. Maddesi: "(1) Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; ... öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır." Dava tarihi itibariyle somut olay ve 6102 sayılı Yasa gözetildiğinde, meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan davada görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemeleridir. Olay yerinde polis ekipleri tarafından yapılan inceleme ve akabinde tutulan Olay Yeri Tespit Tutanağı Şikayetçi İfade Tutanağı [Ek-3: Şikayetçi İfade Tutanağı], olay yeri fotoğrafları ve hasara ilişkin diğer evraklardan anlaşılacağı üzere, davalı ... Şirketi adı altındaki ve diğer davalı ... Şirketi işletmesi halinde olan benzinlikteki çürümüş oto yıkama demirinin müvekkile ait aracın üzerine düşmesi sebebi ile müvekkile ait araç hasar almıştır.
Söz konusu zarar ilgili akaryakıt istasyonunun gerekli denetimleri sağlamaması, özen ve bakım yükümlülüğünü yerine getirmemesi neticesinde gerçekleşmiştir. İşbu sebeple davalı ... Şirketi firması ve ... Şirketi zarardan müştereken ve müteselsilen sorumludur.
Olayın meydana geliş şekli sunulu eklerden incelendiğinde ilgili istasyondaki oto yıkama demirinin pas tuttuğu görülecektir. Nitekim demirin pas tuttuğu apaçık ortadadır. İlgili istasyonun yetkililerinin ve işletenlerinin, istasyon içerisinde yer alan oto yıkama alanındaki gerekli bakım ve onarım işlemlerini sağlamaması, bakım ve onarım işlemlerine yönelik ihmali davranışları nedeniyle müvekkile ait araç zarar görmüştür. Bu nedenle ihmali davranışları sebebiyle davalıların kusuru bulunmaktadır ve müştereken ve müteselsilen sorumlulukları bulunmaktadır.
Belirtmiş olduğumuz üzere müvekkile ait aracın oto yıkama alanında bulunduğu esnada oto yıkama demiri pas tutan kısımlarından kırılmış ve müvekkile ait aracın üzerine düşmüştür. Oto yıkama alanının ve malzemelerinin ilgili istasyona ait yapı olduğu şüphesizdir. İlgili demirin paslanması, bakım ve onarımlarının yapılmaması dolayısıyla doğan zararı gidermekle yükümlü olacaktır.
Davalılara ait istasyon içerisinde araç yıkama alanı bulunmakta olup bu alanda davalılar tarafından maddi karşılık almak kaydı ile araç yıkama hizmeti sunulmaktadır. Davaya konu olayda da ilgili araç yıkama alanı, müvekkile ait araç sürücüsü tarafından kullanım halinde iken zarar meydana gelmiştir. Burada ayıplı ifa bulunduğu; davalıların istasyon içerisindeki bütün alanlarda ve verdiği tüm hizmetler için gerekli özen ve yükümlülüğü göstermek zorunda olduğu, gerekli güvenlik önlemlerini sağlamak zorunda olduğu bir gerçektir. Nitekim alınan hizmetlerin ...adı altında yapılarak insanlara hizmetin güven vermek üzere sağlandığı, bu doğrultuda reklam yapıldığı, araç yıkama hizmetinin de o istasyonun hizmetlerinden olduğu ancak verilen hizmetin ayıplı hizmet olduğu ortadadır. Bu nedenle davalılar ... Şirketi ve diğer davalı ... Şirketi müvekkile ait araçta meydana gelen zarardan müştereken ve müteselsilen sorumludur.
Yakıt sağlayıcı firma ve ilgili akaryakıt bayi, ayıplı hizmetten ve ayıplı hizmetin neden olduğu her türlü zarardan ve tüketicinin bu maddede yer alan seçimlik haklarından dolayı müteselsilen sorumludur. Nitekim Yargıtay içtihatları da hem sağlayıcı firmanın hem de ilgili akaryakıt istasyonunun sorumlu olduğu görüşünü benimsemiştir.Müvekkil şirkete ait ...plakalı araç, ... ili ... ilçesi ...'nde bulunan ... Şirketi'nin işlettiği ...istasyonunda, 24.04.2023 tarihinde, araç yıkama alanında iken araç yıkama makinesine bağlı demirin paslı bölgesinden kırılıp müvekkil şirkete ait aracın üzerine düşmesi sebebiyle zarar görmüştür. Nitekim bu durum polis ekipleri tarafından da incelenmiş ve tutanak tanzim edilmiştir. Olaya ilişkin fotoğraflardan da çok net belli olduğu üzere müvekkile ait aracın üzerine düşen direk paslı bölgesinden kırılmış olup müvekkile ait araç sürücüsüne hiçbir şekilde kusur izafe edilmesi mümkün değildir.
24.04.2023 tarihli olay sonucunda müvekkil şirkete ait araç hasara uğramış, bunun sonucunda hasara ilişkin onarım masrafları ortaya çıkmıştır. Ekte sunulan [Ek-5: Hasar Faturası] hasar faturasından da görüleceği üzere müvekkil şirkete ait araçta KDV dahil 64.627,01-TL tutarında hasar oluşmuştur.Uğranılan gerçek zarar tazmininin iskontosuz KDV’li tutar üzerinden yapılması gerekmektedir. İskonto ve eş değer parça suretiyle hesaplama usulü ZMSS genel şartları ile getirilmiş olduğundan, Anayasa Mahkemesi kararı gereği hesaplamada bu usulün uygulanması söz konusu olmayacaktır.
Müvekkile ait araç 24.04.2023 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle çeşitli yerlerinden darbeler alarak kapsamlı bir tamir sürecinden geçmiştir. Yapılan onarım sebebiyle aracın ikinci el piyasa rayiç değerinde ciddi bir düşüş yaşanacağı günümüz ikinci el araç piyasa gerçeklerindendir.
Değer kaybı için de herhangi bir ödeme yapılmamıştır. Bu kapsamda müvekkile ait araçta oluşan değer kaybı bedelinin tespit edilebilmesi adına Mahkemenizden dosyanın bilirkişiye tevdiini talep ederiz. Müvekkil şirkete ait araçta oluşan değer kaybı bedelinden, sağlayıcı ...Şirketi firması ve işleten ...Şirketi firması müştereken ve müteselsilen sorumlu olup tazmini gerekmektedir.
Müvekkil, araç kiralama sektöründe faaliyet göstermekte olup tanzim ettiği sözleşmeler kapsamında müşterilere araç sunma yükümlülüğü bulunmaktadır. Ancak müvekkil şirket aracı, onarımda kaldığı süre içinde kullanılamamış ve kiracı kullanımına sunulamamıştır. Bu sebepten dolayı, onarım süresi boyunca müvekkil, ikame araç temin etmek zorunda kalmıştır.
Bu durum, müvekkilin müşteri memnuniyetini sağlamak adına çeşitli tedbirler almasına ve ek maliyetlere katlanmasına neden olmuştur. Bu çerçevede, bilirkişilerce onarım gün sayısının tespiti ve muadil araçların günlük kira bedellerinin belirlenmesi ile davalı sürücünün haksız fiili sebebiyle ortaya çıkan araç mahrumiyet (kazanç kaybı) bedelinin tespiti ile sağlayıcı ... Şirketi firması ve işleten ... Şirketi'nden müştereken ve müteselsilen tazmini gerekmektedir.
Huzurdaki davaya konu trafik kazası neticesinde müvekkil şirkete ait ...plakalı araçtaki değer kaybı ve kazanç kaybı bedeli tazminatlarının müvekkil şirket tarafından belirlenmesi mümkün değildir. Kusur oranına göre değer kaybı ve araç mahrumiyet (kazanç kaybı) bedeli hesaplanmasında; bilirkişilerce araçtaki hasarın durumu, resim, fatura ve dosyada mevcut diğer belgelerin birlikte değerlendirilmesi neticesinde hesaplanmalıdır. Müvekkilin uğradığı zarar miktarı uzman bilirkişilerce yapılacak bilirkişi incelemesi sonucu tam ve kesin olarak belirlenebilecektir.
Davaya konu olay haksız fiilden kaynaklanmaktadır. TBK’nın 117. maddesine göre haksız fiilde, fiilin işlendiği tarihte borçlu temerrüde düşmüş olacaktır. Bu nedenle müvekkilin hasarın meydana geldiği kaza tarihinden yani 24.04.2023 tarihinden itibaren muaccel hale gelmiş bir alacağı söz konusudur.
Zararın meydana geldiği tarihte borç muaccel hale geleceğinden zarar hangi tarihte meydana gelmiş ise faiz başlangıcı da o tarih olacaktır. Bu nedenle davanın kabulü ile asıl alacağın yanında kaza tarihinden tarihinden itibaren reeskont avans faizine hükmedilmesini talep ederiz. Mahkemeniz huzurunda görülmekte olan haklı davamızın KABULÜNE,
Davalı şirketler üzerine kayıtlı araç ile UYAP sorguları yapılarak üzerlerine kayıtlı olduğu anlaşılacak menkul ve gayrimenkul malları, 3. Kişilerdeki hak ve alacakları üzerine borç konusu değerinde ihtiyati haciz konulmasına,
Davanın kabulü ile; 64.627,01-TL hasar bedeli, 100,00 TL (HMK 107. Madde uyarınca belirsiz alacak) Araç Mahrumiyet Bedeli (Kazanç kaybı) ve 100,00 TL (HMK 107. Madde uyarınca belirsiz alacak) Araç Değer Kaybı Bedeli açısından olmak üzere şimdilik toplam 64.827,01-TL tazminata olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline,
Yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini" talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
:
Davalı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dilekçesinde özetle: "Davaya konu ileri sürülen olayın 24.04.2023 tarihinde meydana geldiği görülmekle, olay tarihinden itibaren 2 yıllık sürenin dava tarihi olan 17.06.2025 tarihinde dolduğu anlaşılmaktadır. Söz konusu talepler 2 yıllık zamanaşımı süresine tabi olup, süresinde ikame edilmeyen ve zamanaşımına uğramış alacak kalemlerine ilişkin ikame edilen işbu davanın öncelikle zamanaşımından reddi gerekmektedir.Müvekkil şirket 95.000’i aşkın çalışanı ile 130’dan fazla ülkede faaliyet gösteren üreticilerinden olan ...’nun Türkiye’de faaliyet gösteren bağlı ortaklığı olarak “ ...” ve “ ...” markalı madeni yağ ürünlerinin üretim ve pazarlanması faaliyeti ile iştigal etmektedir. Müvekkil ... A.Ş.,...’de en üst düzey uluslararası ve yerel standartları karşılayan madeni yağ harmanlama tesisinde yılda yaklaşık 50.000 ton madeni yağ ve özel ürünün üretimini yapmaktadır. görüldüğü üzere müvekkil şirketin türkiye’de tek faaliyet konusu madeni yağ üretimi ve satışını gerçekleştirmektir.
müvekkil şirketin başkaca bir faaliyet konusu olmadığı gibi, türkiye’de benzin/dizel gibi yakıt ürünlerinin ne üretimini ne de satışını gerçekleştirmektedir. zira müvekkil şirket bir akaryakıt dağıtım şirketi değildir. dolayısıyla müvekkil şirkete ait bir akaryakıt istasyonu olmadığı gibi müvekkilin sözleşmeli bayileri de bulunmamaktadır. zira bayilik sözleşmeleri sadece dağıtım şirketleri tarafından düzenlenip imzalanabilir ve müvekkil türkiye’de hiçbir şekilde akaryakıt istasyonu faaliyeti yapmamaktadır.
müvekkil şirket bir dağıtım şirketi olmadığı gibi herhangi bir istasyonu ve sözleşmeli bayisi de bulunmamaktadır. Davacı taraf her ne kadar dilekçesinde; istasyonda Totalenergies tabelası bulunduğu için sorumlu olduğumuzdan bahsetmiş ise de, dava dilekçesinde akaryakıt tesisini kuran ve işletenlerin ve ayrıca “yakıt sağlayıcı firmanın” sorumluluğundan bahsedilmiş olup müvekkil şirket bu sayılan kişi ve/veya firmalardan değildir. Müvekkil şirket ile dava dışı ...A.Ş. arasında isim hakkının kullanılmasına ilişkin bir sözleşme söz konusu olup, dilekçemiz ekinde ibraz edilen ve ...A.Ş. tarafından EPDK’ya ibraz edilmesi için müvekkil şirket tarafından düzenlenen evrakta görüldüğü üzere, müvekkil şirket tarafından sadece, dağıtım şirketi olan ... A.ş. ünvanlı şirkete, total ve ... markalarını Türkiye’deki akaryakıt istasyonlarıyla ilgili hizmet faaliyetleri kapsamında 31 Aralık 2025 tarihine kadar kullanma hakkı verilmiştir. (23.12.2024 tarihli EPDK mektubu ve Türkçe tercümesi)
Davacı tarafın dilekçesinde bahsetmiş olduğu ve iddia etmiş olduğu olay bir akaryakıt istasyonunda gerçekleşmiş olup, istasyonda faaliyet gösterebilmek için EPDK tarafından düzenlenen bir “dağıtıcı lisansı”na ihtiyaç bulunmakta, bayilik lisansına sahip 3. Kişi şahıs ve şirketler ile de ancak bu dağıtıcı lisansına sahip dağıtım şirketleri bayilik sözleşmeleri imzalayabilmektedir. müvekkil şirket bir dağıtım şirketi değildir, akaryakıt istasyonları bulunmamaktadır ve davaya konu olay/istasyon ve varsa zararlar ile herhangi bir bağlantısı yoktur. davacı tarafından müvekkil şirket aleyhine dava ikame edilmesi hukuka aykırı olup husumet itirazımız bulunmaktadır.
EPDK’ya ait web sitesinde “Petrol Piyasası Dağıtıcı Lisansları” sorgulaması yapılabilmekte olup, aşağıya eklenen tabloda da görüldüğü üzere müvekkil şirketin bir dağıtıcı lisansı yoktur ve müvekkil dağıtım şirketi değildir. Müvekkil şirket, davacı tarafın olayın vuku bulduğunu ileri sürdüğü petrol istasyonunun, ilgili şirketin acentesi, şubesi veya ticari temsilcisi değildir. Dolayısıyla, dağıtıcısı olmadığı bir ürün ile ilgili ve/veya ilgisinin bulunmadığı bir istasyonda meydana gelen bir olay ile ilgili sorumlu tutulması düşünülemez. Müvekkile ait https://tr.totalenergies.com adresli web sitesinden de müvekkil tarafından üretilen ve satışı yapılan ürünlerin sadece “madeni yağlar” olduğu rahatlıkla tespit edilebilir.
Dava konusu olayı, fiili durumu ve iddiaları kesinlikle kabul anlamına gelmemekle birlikte (kaldı ki müvekkil şirketin yukarıda bahsedildiği üzere davaya konu olayın içeriğini bilebilecek taraf sıfatı bulunmamaktadır) 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun'un 14.maddesi gereği eğer var ise ayıplı hizmetten doğan sorumluluk hizmet sağlayıcısının kendisine yüklenmektedir.
İlgili kanunun 3.maddesinde ise Hizmet Sağlayıcısının tanımı şu şekildedir: "ı) Sağlayıcı: Kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla tüketiciye hizmet sunan ya da hizmet sunanın adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi İfade eder." Yargıtay'ın yerleşik kararları, bayi ile tedarikçi şirket (dağıtım şirketi) arasındaki ilişki nedeniyle, istasyonda meydana gelen ve doğan zararlardan tedarikçi şirketin dahi sorumlu tutulamayacağı yönündedir. Müvekkil şirket tedarikçi/dağıtım şirketi dahi değildir.
Bilindiği üzere; haksız fiilden kaynaklı zararın tazmin edilebilmesi için: "(i) hukuka aykırı bir fiilin/davranışın varlığı, (ii) haksız fiile neden olan davranışın kusurlu olarak yapılması, (iii) gerçekleştirilen kusurlu davranış neticesinde zararın ortaya çıkması ve en önemlisi (iv) kusurlu davranış ile ortaya çıkan zarar arasında uygun illiyet bağının var olması ve bunun ispatı" gerekmektedir.
Uygun illiyet bağı, olayların olağan akışına ve hayat tecrübesine göre sebebin, meydana gelen sonucu yaratmaya elverişli olması halidir. Başka bir deyişle, hayatın olağan akışı ve hayat tecrübesi bakımından öngörülemez zararlar uygun illiyet bağı kapsamında sorumluluğu doğurmayacaktır. Bu bağlamda ileri sürülen olay ilgili akaryakıt istasyonunda vuku buldu ise burada müvekkil şirketin herhangi bir müdahalesinin bulunmadığı açıktır. Bu sebeple de varsa çıkan zararı tazmin etme yükümlülüğü söz konusu olmamaktadır.
Görüldüğü üzere işbu dava müvekkil şirket aleyhinde haksız ve hukuka aykırı şekilde ikame edilmiş olup, müvekkil şirket yönünden öncelikle pasif husumet yokluğundan ve esastan davanın reddine karar verilmesi gerekmekte ve talep edilmektedir. Yukarıda arz ve izah olunan nedenlerle, fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydı ile; öncelikle huzurdaki davanın zamanaşımından reddine, müvekkil şirketin bir akaryakıt dağıtım şirketi olmaması, akaryakıt istasyonlarının bulunmaması ve davaya konu olay/istasyon ve varsa zararlar ile herhangi bir bağlantısının bulunmaması sebebiyle, işbu davanın müvekkil şirket yönünden husumet yokluğundan ve neticede esastan reddine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacıya tahmiline karar verilmesini" talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
:
Mahkememizde görülmekte olan dava █████/2023 tarihinde davacıya ait aracın kiracı tarafından kullanılması esnasında davalılara ait akaryakıt istasyonundaki oto yıkama alanında yıkama demirinin araç üzerine yıkıldığı ve aracın hasarlandığı iddiasıyla hasar bedeli, araç mahrumiyet bedeli ve araç değer kaybı bedelinin tahsili isteminden ibarettir.
Mahkememizin iş bu dosyasında █████/2025 tarih 3 numaralı ara kararı gereği, Davalı ... A.Ş aleyhine açılan davanın tefriki ile mahkememizin ayrı bir esasına kaydının yapılmasına dair ara karar kurularak, dosya tefrik edilmiş ve mahkememizin ...Esas sayılı dosyasına kaydı yapılmıştır.
Mahkememiz ara kararı gereği alanında uzman bilirkişilerden rapor aldırıldığı ve bilirkişilerin mahkememize sunmuş oldukları raporda özetle:"... istasyonu içinde bulunan yıkama yerinde park halinde durmakta ve yıkanmakta olan davacıya ait ... plakalı otomobilin üzerine devrilerek düşmek suretiyle zarar vermiş olacağı düşünülen yıkama direğinin maliki davalı “... Şti." nin” nin “4100 Oranda Asli ve Tam Kusurlu” olacağı; Park halinde durmakta iken, üzerine devrilen telefon direğinin etkisiyle hasara uğrayan ... plakalı otomobilin sürücüsü dava dışı ...” in ve aynı aracın maliki olan davacı “...A.Ş.” nin” olayda etkisi olmadığı, alabilecekleri bir tedbir bulunmadığı ve “Tamamen kusursuz" olacakları; Davalı ...A.Ş. hakkında herhangi bir değerlendirme yapılamadığı; ... Akaryakıt istasyonu içinde bulunan yıkama yerinde park halinde durmakta ve yıkanmakta olan davacıya ait ... plakalı otomobilin kazaya uğradığı düşünülen yıkama yerinin maliki yada işleteni olması halinde diğer davalı “... Ltd. Şti.' nin” kusuru oranında ve belirtilen şirket ile birlikte müştereken ve Müteselsilen sorumlu olacağı; Araç yıkama direğinin en alt noktasındaki kırılmanın, direğin en çok yüke maruz kalan en alt kesitinin (ankraj plakası üzerindeki çelik payandaların bitiş yeri) korozyona karşı gerekli periyodik bakım ve kontrolünün yapılmamış olması nedeniyle araç yıkama mahallindeki yoğun suyun oluşturduğu korozyonun direğin mukavemetini zayıflatması sonucu oluştuğu, söz konusu hasarın meydana gelmesinde tesisin işletme ve malikinin sorumluluğu olduğu, Aracın hasar bedeli olan 64.627,00 TL'nin kadri marufunda olduğu, Aracın değer kaybının 56.000,00 TL olduğu, Aracın onarım süresinin 8 gün olup riziko tarihinde 700,00 TL günlük kiralama bedeline göre toplamda 5.600,00 TL hak mahrumiyetinin olduğu" şeklinde görüş ve kanaat bildirmişlerdir.
... İli ... İlçesi, ... Benzinlik içinde bulunan araç yıkama yerinde, park halinde durmakta ve yıkanmakta olan davacının sahibi olduğu...plakalı otomobilin üzerine yıkama direğinin kırılarak düşmesi suretiyle maddi hasarlı olarak davaya konu olayın meydana geldiği anlaşılmıştır. Olayın meydana gelmesinde alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere dava konusu araçta hasara yol açan araç yıkama direğinin periyodik kontrol ve bakımının yapılmamış olduğunun gerek üzerindeki paslanmalardan gerekse su ile en yoğun şekilde temasta olan temel betonuna ankrajının yapıldığı en alt noktasındaki yoğun korozyon kaynaklı kırılmadan açıkça görüldüğü, çelik profil kullanılarak yapılmış direğin su ile en yoğun şekilde temasta olan dip kısmı aynı zamanda direğe gelen sabit ve hareketli yüklerin en fazla olduğu bir noktada olması nedeniyle de teknik açıdan periyodik kontrol ve bakımı önem arz etmekte olduğu, demir direğin en alt noktasındaki kırılmanın, direğin en çok yüke maruz kalan en alt kesitinin (ankraj plakası üzerindeki çelik payandaların bitiş yeri) korozyona karşı gerekli periyodik bakım ve kontrolünün yapılmamış olması nedeniyle araç yıkama mahallindeki yoğun suyun oluşturduğu korozyonun direğin mukavemetini zayıflatması sonucu oluştuğu, söz konusu hasarın meydana gelmesinde tesisin işletme ve malikinin sorumluluğu olduğu anlaşılmış olduğundan olayın meydana gelmesinde ilgili benzinliğin işletmecisi olan davalının %100 oranında kusurlu olduğu anlaşılmıştır.
Olay yeri fotoğrafları, aracın onarım sürecine ilişkin fotoğraflar ile onarım ve parça bedellerine ilişkin rapor ve fatura içeriklerinin olayla ilintili olup ayrıca bedel olarak da kadri marufunda olduğu, 64.627,01-TL hasar bedelinin yerinde ve uygun olduğu bilirkişilerce tespit edilmiştir. Bu bağlamda bilirkişilerce yapılan inceleme ve değerlendirmelerde AYM'nin ... Esas ... karar sayılı kararında da belirtildiği üzere nisbi metoda göre yapılması gerektiği hususu dikkate alınarak emsal özellikleri bulunan araçların kazasız piyasa rayiç bedellerinin 1.350.000,00 TL olduğu, 125.985,00 TL hasar kaydı bulunan araçların ise piyasa rayiç bedellerinin 1.175.000,00 TL olduğu tespit edilmiş ve dava konusu aracın güncel değer kaybının ise 89.770,00 TL olduğu hesap edilmiştir. Bu kapsamda bilirkişilerce tespit edilen güncel değer kaybının dava konusu aracın riziko tarihindeki kasko değerinin güncel kasko değerine bölünmesi ile elde edilen oran ile güncel değer kaybının çarpılması neticesinde dava konusu aracın kaza tarihi itibariyle 56.000,00 TL değer kaybı bulunduğu hesap edilmiştir. Ayrıca araçta meydana gelen hasar nedeniyle toplam 8 günlük tamiratın gerekeceği, 8 günlük tamirat süresi boyunca riziko tarihi itibariyle toplam 5.600,00 TL araç mahrumiyet bedelinin oluşacağı belirlenmiştir.
Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak incelendiğinde; dava konusu araçta meydana gelen hasarın davalının işletmesinde bulunan oto yıkama demirine gerekli bakım ve onarımın yapılmaması nedeniyle oluşan korozyon neticesinde direğin kırılarak aracın üstüne devrilmesinin sebep olduğu ve dolayısıyla davalının dava konusu olayın meydana gelmesinde %100 kusurlu olduğu, araçta 64.627,01 TL'lik hasar bedelinin kadri marufunda olduğu, araçta kaza tarihi itibariyle AYM kararı doğrultusunda bilirkişilerce yapılan hesaplamalara göre 56.000,00 TL değer kaybı ile 8 günlük tamirat nedeniyle 5.600,00 TL araç mahrumiyet bedeli oluştuğu dikkate alınarak davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM
: Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :
Davanın KABULÜNE,
1-Hasar bedeli olarak 64.627,01 TL, değer kaybı bedeli olarak 56.000,00 TL ve araç mahrumiyet bedeli olarak 5.600,00 TL olmak üzere toplam 126.227,01 TL'nin kaza tarihi olan █████/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 8.622,56 TL harçtan peşin ve tamamlama harcı olarak alınan 2.155,65 TL'nin mahsup edilerek bakiye 6.466,91 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin m.26 hükmüne göre Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.700,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 2.155,65 TL peşin ve tamamlama harcı, 615,40 TL başvuru harcı gideri toplamı olan 2.771,05 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden, yürürlükte olan A.A.Ü.T. gereğince dava değeri olan 126,227,01 TL üzerinden hesaplanan 45.000,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan 770,00 TL tebligat, posta gideri ile 15.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 15.770,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK.m.333 hükmü uyarınca ilgili tarafa iadesine,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda verilen gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.█████/2026
Katip
e-imzalıdır
Hakim
e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!