Anahtar kelimeler: Eyt İnanarak Olmasıyla Olduktan Tahsisi Başvurduğu Anlaştıkları Sübuta Noktada Emekli
9. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

(BÖLGE ADLİYE MAHKEMELERİ KARARLARI ARASINDAKİ

UYUŞMAZLIĞIN GİDERİLMESİ İSTEMİNE DAİR)
I. BAŞVURU
Başvurucu vekili dilekçesinde; davacı ... ile aynı gün, aynı şekilde iş sözleşmesi feshedilen davacının iş arkadaşı ... adına açılan feshin geçersizliği ve işe iade davasının İzmir 7. İş Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyası ile görüldüğünü ve davanın reddine karar verildiğini, istinaf incelemesi sonucu İzmir 15. Hukuk Dairesinin 12.02.2025 tarihli ve █████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararında "... Davacı tanıklarının anlatımları ile davacının iddiasının sübuta erdiği, davacının gerçek iradesinin EYT kapsamında emekli olmasıyla birlikte davalı işveren nezdinde çalışmaya devam etmek olduğu, işverenle bu noktada anlaştıkları, davacının emekli olduktan sonra aynı işyerinde çalışmaya devam edeceği düşüncesiyle yani işverenle yaptıkları anlaşmaya inanarak kuruma başvurduğu, yaşlılık aylığı tahsisi için işten ayrılmaya dair koşulun Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edildiği (AYM'nin 2019/1 04... /13 karar sayılı ilâmı), işverence davacının iradesinin fesada uğratıldığı, sonuç olarak iş sözleşmesinin işverence feshedildiği ve davalının feshin geçerli nedene dayandığını ispatlayamadığı anlaşılmakla davanın kabulü yerine reddine karar verilmesi isabetsiz olmuştur..." denilerek ve davacının iradesinin EYT'den emekli olduktan sonra davalı işyerinde çalışmaya devam etmek olduğu tespit edilerek davanın kabulüne karar verildiğini; davacı ... adına açılan feshin geçersizliği ve işe iade davasının ise İzmir 11. İş Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyası ile görüldüğünü ve davacının gerçek iradesinin EYT kapsamında emekli olmasıyla birlikte davalı işveren nezdinde çalışmaya devam etmek olduğu tespit edilerek davanın kabulüne karar verildiğini; ancak istinaf incelemesini yapan İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesinin 12.02.2025 tarihli ve █████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verdiğini, işbu kararın davacı ile aynı gün ve aynı şekilde iş sözleşmesi feshedilen davacının iş arkadaşı ...'ın açtığı davada İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi tarafından verilen 12.02.2025 tarihli ve █████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile çeliştiğinden uyuşmazlığın giderilmesini talep etmiştir.
II. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ HUKUK DAİRELERİ BAŞKANLAR KURULU KARARI
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Daireleri Başkanlar Kurulunun ███████ Esas sayılı kararı ile; işe iade davalarında İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi, işverence davacının iradesinin fesada uğratıldığı, sonuç olarak iş sözleşmesinin işverence feshedildiği ve davalının feshin geçerli nedene dayandığını ispatlayamadığı belirtilerek davayı kabul ederken İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesinin, iş sözleşmesini fesheden davacının işe iadesinin mümkün olmadığı belirtilerek davanın reddine dair karar verdiği, iki daire kararları arasında uygulama birliği olmayıp görüş farklılığı doğduğundan İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesinin █████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesinin █████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararları arasındaki uyuşmazlığın giderilmesi için dosyanın Dairemize gönderilmesine karar verilmiştir.
III. UYUŞMAZLIĞIN GİDERİLMESİ İSTEMİNE KONU KARARLAR
A. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesinin 12.02.2025 Tarihli ve █████████ Esas, ████████ Karar Sayılı Kararı
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafın başvurusu üzerine yapılan istinaf incelemesi neticesinde; davanın belirsiz süreli iş sözleşmesinin feshinin geçersizliğinin tespiti talebinden ibaret olduğu, davacı vekilinin davalı işyerinde satış temsilcisi olarak çalışan davacı ile iş arkadaşı ...'in, davalı işverene EYT'den yararlanarak çalışmaya devam etmek istediklerini bildirdiği, bu taleplerine olumlu yaklaşıldığı, bu hususta Sosyal Güvenlik Kurumundan çıkışlarının yapılıp tekrar girişlerinin yapılması için 08.03.2022 tarihinde kendilerinden iki evrak düzenlemelerinin talep edildiği, davacının iş sözleşmesinin 22.03.2023 tarihinde sözlü olarak ve herhangi bir sebep belirtilmeden feshedildiğinin iddia edildiği, davalı tarafın ise davacının iş sözleşmesinin emeklilik nedeniyle feshedildiğini ve davacının soyut iddialarının gerçeği yansıtmadığını savunduğu, davacı tanıklarının anlatımları ile davacının iddiasının sübuta erdiği, davacının gerçek iradesinin EYT kapsamında emekli olmasıyla birlikte davalı işveren nezdinde çalışmaya devam etmek olduğu, işverenle bu noktada anlaştıkları, davacının emekli olduktan sonra aynı işyerinde çalışmaya devam edeceği düşüncesiyle yani işverenle yaptıkları anlaşmaya inanarak Kuruma başvurduğu, yaşlılık aylığı tahsisi için işten ayrılmaya dair koşulun Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edildiği (Anayasa Mahkemesinin ████████ Esas, ███████ karar sayılı kararı), işverence davacının iradesinin fesada uğratıldığı, sonuç olarak iş sözleşmesinin işverence feshedildiği ve davalının feshin geçerli nedene dayandığını ispatlayamadığı anlaşılmakla davanın kabulü yerine reddine karar verilmesinin isabetsiz olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne kesin olmak üzere karar verilmiştir.
B. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesinin 12.02.2025 Tarihli ve █████████ Esas, Karar Sayılı Kararı
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı tarafın başvurusu üzerine yapılan istinaf incelemesi neticesinde; dava dilekçesinde iş sözleşmesinin işveren tarafından geçerli ben neden olmaksızın feshedildiğinin iddia edildiği, dosyada mevcut davacının el yazısını içerir davalı Şirketin İnsan Kaynakları Müdürlüğüne hitaben yazmış olduğu 08.03.2023 tarihli yazıda "█████/2020 tarihinden bugüne kadar çalışmaktayım. EYT kapsamında prim gün sayımı ve hizmet süremi tamamlamış olduğumdan emekliliğe hak kazanmış bulunmaktayım. Emeklilik işlemlerim işçin iş yerinden çıkış işlemlerimin yapılmasını rica ederim." şeklindeki ifadelerin altına ad, soyad ve tarih yazıp imzaladığının görüldüğü, davacının, emeklilik nedeniyle işten çıkış işlemlerinin yapılması yönündeki dilekçenin kendisine zorla, baskıyla ve iradesi sakatlanmak suretiyle yazdırıldığı ya da imzalatıldığını ispatlayamadığı, dosyada işveren tarafından yapılan fesih bildirimi olmadığı, bu hâliyle iş sözleşmesinin işçi tarafından feshedilmiş olduğunun anlaşıldığı, yapılan açıklamalar çerçevesinde iş sözleşmesini fesheden davacının işe iadesi mümkün olmadığından davanın reddi yerine yazılı şekilde kabulünün hatalı olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine kesin olmak üzere karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Uyuşmazlık, başvuru konusu Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairelerinin kesin nitelikteki kararları arasındaki uyuşmazlığın 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun'un (5235 sayılı Kanun) 35. maddesine göre giderilip giderilemeyeceğine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin benzer olaylarda kesin nitelikteki kararları arasındaki uyuşmazlığın giderilmesi isteminin hukuki dayanağı, 5235 sayılı Kanun’un 35. maddesinde yer alan düzenlemedir.
5235 sayılı Kanun'un 35/1-(3) hükmünde yer alan düzenlemeye göre; "Re'sen veya bölge adliye mahkemesinin ilgili hukuk veya ceza dairesinin ya da Cumhuriyet başsavcısının, Hukuk Muhakemeleri Kanunu veya Ceza Muhakemesi Kanununa göre istinaf yoluna başvurma hakkı bulunanların, benzer olaylarda bölge adliye mahkemesi hukuk veya ceza dairelerince verilen kesin nitelikteki kararlar arasında ya da bu mahkeme ile başka bir bölge adliye mahkemesi hukuk veya ceza dairelerince verilen kesin nitelikteki kararlar arasında uyuşmazlık bulunması hâlinde bu uyuşmazlığın giderilmesini gerekçeli olarak istemeleri üzerine, kendi görüşlerini de ekleyerek Yargıtaydan bu konuda bir karar verilmesini istemek" bölge adliye mahkemesi ceza daireleri başkanlar kurulu ve hukuk daireleri başkanlar kurulunun görevleri arasında sayılmıştır.
5235 sayılı Kanun’un 35/2 hükmüne göre ise "(3) numaralı bende göre yapılacak istemler, ceza davalarında Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına, hukuk davalarında ise ilgili hukuk dairesine iletilir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı uyuşmazlık bulunduğuna kanaat getirmesi durumunda ilgili ceza dairesinden bir karar verilmesini talep eder. Uyuşmazlığın giderilmesine ilişkin olarak dairece bu fıkra uyarınca verilen kararlar kesindir."
5235 sayılı Kanun ile bu Kanun'da sayılan kişi ve kurumlara tanınan uyuşmazlığın giderilmesini talep etme hakkı, mutlak biçimde her uyuşmazlığın esasına yönelik çözüm geliştirilmesine imkân vermez. Uyuşmazlığın giderilmesi talebi bir kanun yolu olmayıp böyle bir talebin varlığı hâlinde Yargıtayca temyiz incelemesine benzer bir inceleme yapılması da mümkün değildir.
Bölge adliye mahkemesinin benzer olaylarda kesin nitelikteki kararları arasında uyuşmazlık bulunması durumunda, 5235 sayılı Kanun’un 35. maddesinde belirtilenler tarafından yapılacak gerekçeli başvuru sonrasında, mevcut başvuru hukuk daireleri başkanlar kurulunca değerlendirilerek Yargıtaydan bu konuda bir karar verilmesi istenilir.
Bu açıklamalar ışığında belirtmek gerekir ki İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairelerinin uyuşmazlık giderilmesine konu kararları incelendiğinde, davalı işverenin ve iş sözleşmesinin feshine ilişkin sürecin genel itibarıyla aynı olduğu görülmektedir Ne var ki davacıların emeklilik sebebiyle işten çıkış işlemlerinin yapılmasında iradelerinin fesada uğratılıp uğratılmadığının tespiti ve ispatlanması her dosyaya özgü olarak değerlendirilmesi gereken olgulardır. Bu itibarla somut olayın özellikleri dosyadan dosyaya farklılık arz etmektedir. Nitekim ilgili Hukuk Dairelerince somut olayın özellikleri, ispat yükü ve her bir dosyaya özgü farklı nitelikteki deliller dikkate alınarak karar verilmiştir. Tarafların iddia ve savunmalarına göre tespit edilen somut olayların özellikleri farklı olduğundan her bir dosya kapsamındaki delillere göre farklı sonuca varılması da olağandır. Hâl böyle olunca Kanun'da belirtilen şekilde benzer olaylar arasında uyuşmazlık bulunması şartının gerçekleştiğinden söz edilemez.
Başvurucunun dilekçesinde belirtmiş olduğu Bölge Adliye Mahkemesi Dairelerinin kararları arasında 5235 sayılı Kanun’un 35. maddesi kapsamında bir uyuşmazlık söz konusu değildir.
Açıklanan bu maddi ve hukuki olgular karşısında uyuşmazlığın giderilmesine yer olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
V. KARAR
1. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Daireleri Başkanlar Kurulunun 16.07.2025 tarihli ve ███████ Karar sayılı kararına istinaden iletilen mevcut talep yönünden uyuşmazlığın giderilmesine yer olmadığına,
2. Dosyanın İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Daireleri Başkanlar Kuruluna gönderilmesine,
22.12.2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!