Anahtar kelimeler: İstirdat Yazim Menfi İzmir Birleşen Yoluyla Daire Ticaret Konuşulup Adliye

T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: █████████
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
NUMARASI
: ████████ Esas-████████ Karar
DAVA TARİHİ
: █████/2022
KARAR TARİHİ
: █████/2024
DAVANIN KONUSU
: Menfi Tespit - İstirdat
BİRLEŞEN
İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN
████████ ESAS VE ████████ KARAR SAYILI DOSYASI
DAVA TARİHİ
: █████/2022
DAVANIN KONUSU
: İstirdat
DAİRE KARAR TARİHİ
: █████/2026
KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2026
İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ Esas ████████ Karar sayılı dosyasından verilen █████/2024 tarihli asıl ve birleşen dava yönünden verilen kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin istenilmesi üzerine, dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü.
İSTEM
:
Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında Yüksek Tüketimli Müşterilere Yönelik İkili Anlaşma bulunduğunu, belirtilen anlaşma çerçevesinde karşı taraftan elektrik satın aldığını, sözleşmenin yürürlükte olduğu süre içinde, bir süre sonra taraflar arasındaki sözleşmenin davalı tarafça yazılı olarak feshedilmeksizin cayma bedeli adı altında tanzim edilen faturanın müvekkiline gönderildiğini, belirtilen fatura iade edilmiş ise de karşı tarafın icra takibi başlattığını ve takibin bir şekilde kesinleştiğini, ancak taraflar arasındaki sözleşmenin yazılı olarak feshedilmediği halde cayma bedeli adı altında fatura gönderilmesinin hiçbir mesnedi bulunmadığını, taraflar arasındaki sözleşmenin yazılı olarak feshedilmeksizin cezai şart bedeli talep edilmesinin mümkün olmadığını, sözleşmenin 10.11 maddesinde, sözleşmenin bu madde kapsamında belirtilen sebeplerle feshedilmesi hallerinde cezai şart bedeli ödeneceğinin hükme bağlandığını, müvekkilinin cezai şart bedeli tahakkukunu haklı gösterecek hiçbir eylem ve işlemi söz konusu olmadığı gibi özellikle fesih şartına bağlı cezai şart bedelinin yazılı fesih olmaksızın istenilmesinin hukuken mümkün olmadığını, buna göre cezai şart bedelinin fatura tarihinde muaccel hale gelmediğini, taraflar arasındaki sözleşmenin feshinin, resmi yazılı şekle bağlandığını, buna karşılık böylesi bir fesih olmadığını, sözleşmenin 14. maddesinde bildirimlerin, tarafların iletişim adreslerinden herhangi birine fiziken, elektronik ortamda veya sair usul ve araçlar kullanılarak yapılabileceği hükme bağlanmasına rağmen sözleşmenin feshi hususu bundan hariç tutulduğunu, buna göre sözleşmenin mutlaka resmi yazılı olarak feshedilmesi gerekirken böylesi bir fesih yapılmadığını, buna göre sözleşme feshedilmeksizin cezai şart bedeli muaccel hale gelemeyeceği için müvekkilden talep edilmesi mümkün olmadığından cayma bedeli olarak fatura tanzim edilmesi ve icra takibi başlatılmasının da haksız ve hukuka aykırı olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmede cezai şart kararlaştırılmış ise de "cayma bedeli" ödeneceğine ilişkin herhangi bir hüküm bulunmadığını, taraflar arasındaki sözleşmede, bir takım koşulların oluşması halinde cezai şart bedeli ödeneceğinin kararlaştırıldığını, fakat cayma bedeli ödeneceğine dair herhangi bir hüküm bulunmadığından cayma bedelinin hiçbir hukuki mesnedi bulunmadığını, buna göre müvekkili şirketin cayma bedeli adı altında borçlandırılmasının mümkün olmadığından cayma bedeline dayalı başlatılan icra takibine borçlu bulunmasının da bu yönü ile mümkün olmadığını, icra takibine konu yapılan cayma bedelinin oldukça fahiş olduğundan bu yönü ile de menfi tespit talebinde bulunduklarını ve indirim yapılarak müvekkilinin davalıya, icra takibine konu yapılan miktar kadar borçlu bulunmadığının tespitini talep ettiklerini, dava şartı olan arabuluculuğa başvurulduğunu ancak anlaşmaya varılamadığını, bu nedenlerle ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile İİK m.72/3 uyarınca, Mahkemece taktir edilecek teminat mukabilinde, icra veznesine yatırılacak paranın alacaklıya verilmemesi yolunda ihtiyati tedbir kararı verilmesine, davacının, İzmir 6. İcra Müdürlüğü'nün █████████ Esas sayılı dosyası ile (MTS ██████████) enerji hizmet sözleşmesi nedeniyle cayma bedeli alacağından dolayı başlatılan icra takibine borçlu bulunmadığının tespitine, takibin iptaline, %20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında Yüksek Tüketimli Müşterilere Yönelik İkili anlaşma çerçevesinde karşı taraftan elektrik satın alındığını, sözleşmenin yürürlükte olduğu süre içinde, bir süre sonra taraflar arasındaki sözleşmenin davalı tarafça yazılı olarak feshedilmeksizin cayma bedeli adı altında tanzim edilen faturaların müvekkiline gönderildiğini, belirtilen faturalar iade edilmiş ise de karşı tarafça icra takibi başlatılıp ve takibin bir şekilde kesinleştiğini, davalı şirket tarafından farklı/başka cayma bedelleri de tahakkuk ettirilerek icra takibi başlatıldığını icra takiplerine karşı menfi tespit davası açıldığını ve fakat haciz baskısı altında ödeme yapılmak zorunda kalındığını, taraflar arasındaki sözleşme yazılı olarak feshedilmediği halde cayma bedeli adı altında fatura gönderilmesinin hiçbir mesnedinin bulunmadığını, 02 Kasım 2022 tarihinde arabuluculuk süreci başlatılmış ise de, geçen zaman içinde haciz baskısı altında takibe konu bedelin 07 Kasım 2022 tarihinde ödenmek zorunda kalındığını, taraflar arasındaki sözleşme yazılı olarak feshedilmeksizin cezai şart bedeli talep edilemeyeceğini, sözleşmenin 10.11 maddesinde, sözleşmenin bu madde kapsamında belirtilen sebeplerle feshedilmesi hallerinde cezai şart bedeli ödeneceğinin hükme bağlandığını, müvekkilinin cezai şart bedeli tahakkukunu haklı gösterecek hiçbir eylem ve işleminin söz konusu olmadığı gibi özellikle fesih şartına bağlı cezai şart bedelinin yazılı fesih olmaksızın istenilmesinin hukuken mümkün olmadığını, davalı tarafça sözleşmenin feshedileceğine dair öncesinde ve sözleşmenin feshedildiğine dair dahi herhangi bir yazılı bildirimde bulunulmadığını, cezai şart bedelinin fatura tarihinde muaccel hale gelmediğini, yazılı bir fesih olmaksızın cezai şart bedelinin istenilmesi mümkün olmadığını, taraflar arasındaki sözleşmenin feshinin resmi yazılı şekle bağlandığını, böyle bir feshin olmadığını, Sözleşmenin 14. maddesinde bildirimlerin, tarafların iletişim adreslerinden herhangi birine fiziken, elektronik ortamda veya sair usul ve araçlar kullanılarak yapılabileceğinin hükme bağlanmasına rağmen sözleşmenin feshinin bundan hariç tutulduğunu, buna göre sözleşmenin mutlaka resmi yazılı olarak feshedilmesi gerekirken böylesi bir fesih yapılmadığını,sözleşme içeriğinde de cezai şartın feshe bağlı bulunduğunu, sözleşme feshedilmeksizin cezai şart bedeli muaccel hale gelemeyeceği için müvekkillinden talep edilmesi mümkün olmadığından cayma bedeli olarak fatura tanzim edilmesi ve icra takibi başlatılmasının da haksız ve hukuka aykırı olduğunu, bu nedenlerle icra takibi nedeniyle ihtirazı kayıtla zarureten ödenen bedelin istirdadını talep ettiklerini, taraflar arasındaki sözleşmede cezai şart kararlaştırılmış ise de "cayma bedeli" ödeneceğine ilişkin herhangi bir hüküm bulunmadığını, icra takibine mesnet faturanın "cayma bedeli" olarak tanzim edildiğini, fakat taraflar arasındaki sözleşmede cayma bedeline ilişkin hüküm bulunmadığını, sözleşmede bir takım koşulların oluşması halinde cezai şart bedeli ödeneceğinin kararlaştırıldığını, buna göre müvekkili şirketin cayma bedeli adı altında borçlandırılması mümkün olmadığından cayma bedeline dayalı başlatılan icra takibine borçlu bulunmasının da bu yönü ile mümkün olmadığını, icra takibine konu yapılan cayma bedelinin nasıl hesaplandığının belirsiz olduğunu, sözleşmede cezai şart bedelinin koşulları ve hesaplanma yönteminin belirtildiğini, bir an için farklı değerlendirme ile cezai şart veya cayma bedeli talep edilebileceğinin Mahkemece kabul edilmesi halinde dahi davaya konu olayda sözleşmeye aykırı miktarda cayma bedeli faturaları tanzim edildiğini, icra takibine konu yapılan cayma bedelinin oldukça fahiş olduğunu, Borçlar Kanunu' nun 182/2 maddesi; "Hâkim, aşırı gördüğü ceza koşulunu kendiliğinden indirir. " Hükmüne amir olduğunu, buna göre davalı tarafça başlatılan icra takibine konu cayma bedeli fahiş olduğundan bu yönü ile de istirdat talebinde bulunup cezai şart bedelinde indirim yapılarak müvekkilinin davalıya, icra takibine konu yapılan miktar kadar borçlu bulunmadığının tespiti ile istidat davasının kabulüne karar verilmesini talep ettiklerini, müvekkilinin takibe konu borcu bulunmadığından ve karşı tarafın talepleri haksız ve mesnetsiz olduğundan icra dosyası hakkında menfi tespit davasından önce arabuluculuk müracaatında bulunulduğunu ve fakat görüşmeler tamamlanmadan 07 Kasım 2022 tarihinde takibe konu bedel ödendiğinden menfi tespite yönelik yapılan arabuluculuk başvurusunun istirdat talebine çevrildiğini ve yapılan görüşmeler kapsamında 17 Kasım 2022 tarihinde toplantı yapılarak belirtilen tarih itibariyle arabuluculuk süreci anlaşmazlıkla sonuçlandığını işbu dava ile tarafları ve konusu aynı olan İzmir Asliye 6. Ticaret Mahkemesi'nin ████████E., sayılı davanın birleştirilmesine karar verilmesini ve haksız başlatılan icra takibi nedeniyle ödenmek zorunda kalınan bedelin davalıdan tahsili/istidadına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
:
Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının elektrik faturalarını ödemediğini, sözleşmeye aykırı davrandığını, müvekkili şirket ile davacı firma arasında davacının 22102488 ve 24809322 abone nolu tesisatının bulunduğu otelin enerji ihtiyacını karşılamak için 21.01.2021 tarihinde Yüksek Tüketimli Müşterilere Yönelik İkili Anlaşma imzalandığını, davacı tarafın sözleşme imza tarihinden itibaren hiçbir faturasını vade tarihleri içerisinde ödemediğini, tahakkuk eden Mart, Nisan ve Mayıs 2021 tüketim dönemlerine ilişkin faturalarını son ödeme tarihleri içerisinde yatırmadığını, davacının ayrıca 24809322 nolu tesisatla ilgili 30.06.2021 tanzim tarihli EKV20214301 nolu 10.08.2021 vade tarihli 152.628,01 TL tutarlı Haziran 2021 tüketim dönemine ilişkin faturası ile 31.07.2021 tanzim tarihli EKV20215591 nolu 10.08.2021 vade tarihli 561.308,38 TL tutarlı Temmuz 2021 tüketim dönemine ilişkin faturasının ise ödenmediğini, ödenmeyen bu iki fatura nedeniyle 31.08.2021 tarihinde merkezi takip sistemi üzerinden ███████████ sayılı dosya üzerinden takip başlatıldığını, davacının takip sonrasında borcunu yine ödememesi nedeniyle MTS dosyasının icra dosyasına çevrilerek İzmir 28. İcra Müdürlüğü'nün ██████████ Sayılı dosyası üzerinden icra takibine devam edildiğini, davacının yine 22102488 nolu tesisat ait 31.08.2021 tanzim tarihli EKV20216972 nolu,10.09.2021 vade tarihli 41.214,85 TL tutarlı Ağustos 2021 tüketim dönemine ilişkin faturasını ve 24809322 nolu tesisat ait 31.08.2021 tanzim tarihli EKV20216973 nolu 10.09.2021 vade tarihli ve 628.179,57 TL tutarlı Ağustos 2021 tüketim dönemine ilişkin faturasını da ödemediğini, ödenmeyen bu iki fatura yönünden ise yine Merkezi Takip Sistemi üzerinden 16.09.2021 tarihinde ████████████ sayılı dosya takip başlatıldığını, bahse konu dosyaya ödeme yapılmaması nedeniyle MTS dosyası icra dosyasına çevrildiğini ve İzmir 28. İcra Müdürlüğü ██████████ esas sayılı dosya üzerinden icra takibine devam edildiğini, davacının 22102488 tesisatla ilgili 30.09.2021 tanzim tarihli, EKV20219364 nolu, 12.10.2021 vade tarihli 27.978,18 TL tutarlı ve 31.10.2021 tanzim tarihli EKV202110075 nolu 10.11.2021 vade tarihli 23.227,98 TL tutarlı Eylül ve Ekim 2021 tüketim dönemi faturalarını da ödememesi nedeniyle Merkezi Takip Sistemi üzerinden 24.01.2022 tarihinde ██████████ sayılı dosya takip başlatıldığını, bahse konu dosyaya ödeme yapılmaması nedeniyle MTS dosyasının icra dosyasına çevrildiğini, İzmir 6. İcra Müdürlüğü █████████ esas sayılı dosya üzerinden icra takibine devam edildiğini, 22102488 nolu tesisat kapsamında 30.11.2021 tanzim tarihli, EKV202112475 nolu,13.12.2021 vade tarihli 27.290,08 TL tutarlı ödenmeyen fatura için ise 31.03.2022 tarihinde Merkezi Takip Sistemi ███████████ sayılı dosya ile takibi başlatıldığını, davacının son olarak 17.12.2021 tarihinde İzmir 28. İcra Müdürlüğü ██████████ sayılı dosya bedelini ödediğini, 06.07.2022 tarihinde ise müvekkil şirket banka hesabına yaptığı ödemeyle İzmir İzmir 28. İcra Müdürlüğü ██████████ İzmir 6. İcra Müdürlüğü █████████ ve Merkezi Takip Sistemi ███████████ dosyalarına ait borçlarını ödeyerek kapattığını, İkili Anlaşma'nın 10.1. Ve 10.3. Maddelerinde faturaların vadesinde ödenmemesinin sözleşmenin fesih sebebi olarak düzenlenmiş olması sebebiyle elektrik satış sözleşmesinin müvekkili tarafından haklı sebeple feshedilmek zorunda kalındığını, akdedilen sözleşmenin 24809322 nolu tesisat yönünden 31.08.2021 tarihinde fesih işleminin gerçekleştirildiğini, sözleşmenin feshedilmesi nedeniyle sözleşmenin 10.11. Maddesi kapsamında sözleşmeye uygun olarak 20.10.2021 tanzim, 01.11.2021 vade tarihli 1.243.865,16 TL tutarlı cezai bedel faturası tahakkuk ettirildiğini, cezai bedel faturasının 31.08.2021 tanzim ve 10.09.2021 vade tarihli 628.179,57 TL tutarlı fatura esas alınarak tahakkuk ettirildiğini, davacının cezai bedel faturasını da ödememesi nedeniyle 21.01.2022 tarihinde MTS üzerinden takip başlatıldığını, davacının ödeme emrini tebliğ aldığını, itiraz etmediğini ve takibin kesinleştiğini, MTS dosyasının İcra Müdürlüğüne aktarıldığını ve İzmir 6 İcra Müdürlüğünün █████████ Esasını alarak takibe devam edildiğini, müvekkili tarafından yapılan işlemlerin hukuka ve sözleşmeye uygun olduğunu, İzmir 6 İcra Müdürlüğünün █████████ Esas sayılı dosyası üzerinden yapılan takip kapsamında İcra Müdürlüğünce dava dışı ... . Şirketi'ne 24.10.2022 tarihinde gönderilen haciz ihbarnamesi kapsamında 02.11.2022 tarihinde İcra Müdürlüğü'ne 1.906.950,13 TL ödeme yapıldığını, davayı kabul manasına gelmemek kaydıyla ödemenin davacı tarafından yapılmaması nedeniyle istirdat talep imkanı bulunmadığını, bu yönden de davanın reddi gerektiğini, bedelin fahiş olduğu yönündeki itirazların yerinde olmadığını bildirerek davacının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun ihtiyati tedbir talebinin ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı şirket arasında akdedilen Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi (İkili Anlaşma) kapsamından kaynaklanan elektrik faturalarının vadesi içinde ödememesi nedeniyle Sözleşmenin feshedildiğini ve önce tüketim alacakları ve Sözleşme kapsamında düzenlenen cezai bedel alacağımızın tahsili için icra takipleri yapıldığını, davacı tarafın icra dosyalarına herhangi bir itirazda bulunmadığını ve sonrasında da icra dosya bedellerini ödediğini, davacının işbu davaya konu icra dosyası kapsamındaki borcunun, mahkememiz nezdinde görülmekte olan davanın açılış tarihinden bir gün sonra yani 07.11.2022 tarihinde icra müdürlüğünce yapılan ödemeyle tahsil edildiğini, davacının elektrik faturalarını ödemediğini ve sözleşmeye aykırı davrandığını, müvekkili şirket ile davacı firma arasında, davacının 22102488 ve 24809322 nolu abone (tesisat/tekil kod) nolu tesisatının bulunduğu otelin enerji ihtiyacını karşılamak için 21.01.2021 tarihinde Yüksek Tüketimli Müşterilere Yönelik İkili Anlaşma imzalandığını, davacı tarafın sözleşme imza tarihinden itibaren hiçbir faturasını vade tarihleri içerinde ödemediğini, sözleşme imza tarihinden itibaren 22102488 nolu tesisat kapsamında tahakkuk eden Nisan, Mayıs, Haziran ve Temmuz 2021 tüketim dönemlerine ilişkin faturalarını son ödeme tarihleri içerisinde yatırmadığını, ve sözleşme'ye aykırı davrandığını, ayrıca 24809322 nolu tesisatla ilgili 30.06.2021 tanzim tarihli EKV20214301 nolu 10.08.2021 vade tarihli 152.628,01 TL tutarlı Haziran 2021 tüketim dönemine ilişkin faturası ile 31.07.2021 tanzim tarihli EKV20215591 nolu 10.08.2021 vade tarihli 561.308,38 TL tutarlı Temmuz 2021 tüketim dönemine ilişkin faturasını ise ödemediğini, ödenmeyen bu iki fatura nedeniyle nedeniyle 31.08.2021 tarihinde Merkezi Takip Sistemi üzerinden ███████████sayılı dosya üzerinden takip başlatıldığını, takip sonrasında borcunu yine ödememesi nedeniyle MTS dosyasının icra dosyasına çevrilerek İzmir 28. İcra Müdürlüğü ██████████ sayılı dosya üzerinden icra takibine devam edildiğini, davacının yine 22102488 nolu tesisat ait 31.08.2021 tanzim tarihli EKV20216972 nolu,10.09.2021 vade tarihli 41.214,85 TL tutarlı Ağustos 2021 tüketim dönemine ilişkin faturasını ve 24809322 nolu tesisat ait 31.08.2021 tanzim tarihli EKV20216973 nolu 10.09.2021 vade tarihli ve 628.179,57 TL tutarlı Ağustos 2021 tüketim dönemine ilişkin faturasını da ödemediğini, ödenmeyen bu iki fatura yönünden ise yine Merkezi Takip Sistemi üzerinden 16.09.2021 tarihinde ████████████ sayılı dosya takip başlatılıp bahse konu dosyaya ödeme yapılmaması nedeniyle MTS dosyası icra dosyasına çevrilerek İzmir 28. İcra Müdürlüğü ██████████ esas sayılı dosyası üzerinden icra takibine devam edildiğini, davacının 22102488 tesisatla ilgili 30.09.2021 tanzim tarihli, EKV20219364 nolu, 12.10.2021 vade tarihli 27.978,18 TL tutarlı ve 31.10.2021 tanzim tarihli EKV202110075 nolu 10.11.2021 vade tarihli 23.227,98 TL tutarlı Eylül ve Ekim 2021 tüketim dönemi faturalarını da ödememesi nedeniyle Merkezi Takip Sistemi üzerinden 24.01.2022 tarihinde ██████████ sayılı dosya takip başlatılıp bahse konu dosyaya ödeme yapılmaması nedeniyle MTS dosyası icra dosyasına çevrilerek İzmir 6. İcra Müdürlüğü █████████ esas sayılı dosya üzerinden icra takibine devam edildiğini, 22102488 nolu tesisat kapsamında 30.11.2021 tanzim tarihli,EKV202112475 nolu,13.12.2021 vade tarihli 27.290,08 TL tutarlı ödenmeyen fatura için ise 31.03.2022 tarihinde Merkezi Takip Sistemi ███████████ sayılı dosya ile takip başlatıldığını, davacının son olarak 17.12.2021 tarihinde İzmir 28. İcra Müdürlüğü ██████████ sayılı dosya bedelini ödediğini, 06.07.2022 tarihinde ise müvekkili şirket banka hesabına yaptığı ödemeyle İzmir İzmir 28. İcra Müdürlüğü ██████████ İzmir 6. İcra Müdürlüğü █████████ ve Merkezi Takip Sistemi ███████████ dosyalarına ait borçlarını ödeyerek kapattığını, davacının Sözleşme kapsamında üzerine düşen ödeme yükümlülüklerini tam ve süresi içerinde yapmayıp sözleşmeye aykırı davranıp sözleşmenin feshedilmesine sebep olduğunu, davalının tüketim faturalarını ödememesi nedeniyle müvekkili firmaca, davalı ile akdedilen Sözleşmenin haklı sebeple feshedilmek zorunda kalındığını ve Sözleşme kapsamında feshe bağlı cezai şart bedelinin (cayma bedeli) tahakkuk ettildiğini,davalı şirketle imzalanan İkili Anlaşma'nın "Sözleşmenin sona ermesi" başlıklı 10 uncu maddesinin; 10.1. Nolu bendinde; "Müşteri'nin Sözleşme'ye aykırı davranması durumunda Tedarikçi, ayrı bir ihtara gerek olmaksızın Sözleşmeyi her zaman feshedebilir." 10.3.Nolu Bendinde " Müşteri’nin herhangi bir faturasını son ödeme tarihine kadar ödememesi halinde Tedarikçi, Sözleşme’yi Müşteri’ye ayrıca bir bildirim yapmaksızın derhal feshedebilir ve portföy çıkışını gerçekleştirebilir." hükmünün yer aldığını, davalı ile imzalanan Sözleşmenin 10.1. Sözleşmeye aykırı davranmanın ve 10.3. Maddesinde faturaların vadesinde ödenmemesinin sözleşmenin fesih sebebi olarak düzenlenmiş olması nedeniyle, elektrik satış sözleşmesinin müvekkili tarafından haklı sebeple feshedilmek zorunda kalındığını, davalı şirket ile aktedilen sözleşmenin 22102488 nolu tesisat yönünden 30.11.2021 tarihinde fesih işleminin gerçekleştirildiğini ve davacıya ait ilgili tesisatın müvekkili şirketin portföyünden Elektrik Piyasası mevzuatına uygun olarak çıkarıldığını, yine sözleşmenin 10.11. Maddesinde "Müşteri’nin, Sözleşme’yi süresinden önce feshetmesi ve/veya feshine sebebiyet vermesi ve/veya Sözleşme’ye aykırı davranması ve/veya İşbu madde kapsamında belirtilen sebeplerle Sözleşme’nin feshedilmesi/feshedilmiş sayılması hallerinde, Müşteri Sözleşme süresi boyunca tahakkuk etmiş en yüksek fatura bedelinin 2 (iki) katı tutarındaki bedeli cezai şart olarak ödeyeceğini kabul, beyan ve taahhüt eder. Bu tutar İşbu Sözleşme’nin 8.1. Maddesi uyarınca hesaplanacak teminat tutarından düşük olamaz. Müşteri’nin bu bent kapsamında cezai şarta esas olacak tüketim verisinin bulunmaması hâlinde, Sözleşme’nin 8.1. Maddesi kapsamında hesaplanan ortalama faturası esas alınarak cezai bedel tespit edilir." hükmünün yer aldığını, Türk Borçlar Kanunu'nun sözleşme serbestisi ilkesine uygun olarak Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği de, yıllık tüketimi 100.000 kWh tan büyük müşteriler ile elektrik tedarik şirketleri arasında imzalanacak indirimli elektrik sözleşmelerinde, Sözleşme hükümlerin taraflarca serbestçe belirlenmesine imkan verdiğini,müvekkil şirket gibi davalı şirketin de tüzel kişiliği haiz ve Türk Ticaret Kanunu anlamında basiretli birer tacir niteliğinde olduklarını, taraflarn serbest iradeleriyle indirimli elektrik satışı ve bu satışın koşullarının belirlendiği Sözleşme üzerinde anlaştıklarını, sözleşmenin hangi hallerde feshedileceği ve feshe bağlı olarak da cezai bedelin tahakkuk ettirileceği konusunda mutabık kaldıklarını, sözleşmenin davalının sözleşmeye aykırı davranışı nedeniyle feshedilmesi nedeniyle, davacı tarafa Sözleşme'nin 10.11. Maddesi kapsamında ve Sözleşmeye uygun olarak 30.12.2021 tanzim tarihli EKV202113313 nolu ve 10.01.2022 vade tarihli 81968,60 TL tutarlı cezai bedel faturası tahakkuk ettirildiğini,bahse konu cezai bedel (cayma) faturasının davacının müvekkili şirket portföyünde iken çıkan en yüksek faturası olan 31.08.2021 tanzim tarihli EKV20216972 nolu 10.09.2021 vade tarihli ve 41.214,85 TL tutarlı Ağustos 2021 tüketim dönemine ilişkin faturası esas alınarak sözleşmenin 10.11. Maddesi gereğince bu faturanın 2 katı üzerinden tahakkuk ettirildiğini, davacının cezai bedel faturasını da ödememesi nedeniyle 31.03.2022 tarihinde MTS üzerinden ███████████ sayılı dosya üzerinden takip başlatıldığını, davacının ödeme emrini tebliğ aldığını ve yasal süresi içerisinde itiraz etmediğini ve takibin kesinleştiğini, yine davacının bahse konu dosya borcunu ödememesi nedeniyle MTS dosyasının icra müdürlüğüne aktarıldığını ve İzmir 11. İcra Müdürlüğü ██████████ esasını alarak takibe devam edildiğini, davacı tarafın kullandığı elektrik faturalarının hiçbirisini son ödeme tarihi içinde ödemediğini, hatta yukarıda belirttikleri 2021/ Ağustos, Eylül, Ekim ve Kasım faturalarının da ancak icra takibi yapılarak tahsil edilebildiğini, basiretli bir tacir olan davacının yapmış olduğu Sözleşme hükümlerine aykırı hareket ettiğini, kullandığı elektriğin bedelini zamanında ödemeyip, sözleşmenin feshine sebebiyet verdiğini ve sözleşmenin feshine bağlı olarak da cezai bedel (cayma) faturalarının tahakkuk ettirilmek zorunda kalındığını, müvekkil şirketin Sözleşme kapsamında üzerine düşen tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, davacının yapması gereken temel yükümlülük olan fatura bedellerini ödeme yükümlülüğünü yerine getirmediğini, dolayısıyla müvekkili tarafından yapılan işlemlerin hukuka ve Sözleşme'ye uygun olduğunu, sözleşmede faturanın vadesi içinde ödenmemesi durumunda " her hangi bir bildirim yapılmaksızın" ve "derhal" feshedileceğinin açık ve net olarak düzenlendiğini, davacının yazılı bildirim yapılmadığı iddiasının sözleşme kapsamında zaten böyle bir usul öngörülmediği için hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, Serbest Elektrik Piyasasında sözleşmenin feshedilmesinin ilgili müşterinin tedarikçi portföyünden çıkarılması demek olduğunu, 30.11.2021 23:59 itibariyle davacının müvekkilinin portföyünden çıkarıldığını ve mevzuat gereğince Bölgenin görevli tedarik şirketi olan dava dışı .... AŞ' den son kaynak elektrik tedariği kapsamında (K1 portföyünden) enerji almaya başladığını, sonuç olarak davacının sözleşmenin feshedilmediği ve cezai bedelin (cayma) fesih olmadan yapıldığı iddialarının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, müvekkil şirket ve davacı tarafın Türk Ticaret Kanunu gereğince tacir niteliğine sahip olduklarını, basiretli iki tacir arasında yapılmış sözleşme gereğince tarafların sözleşmenin feshine bağlı olarak, en yüksek iki faturanın iki katı tutarında fatura düzenlenebileceğini kararlaştırdıklarını, dolayısıyla sözleşme imzalanırken uygun bulunan bir hükmün sonradan fahiş olduğunu iddia etmenin hem basiretli bir tacirden beklenecek bir davranış olmadığını hem de hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacı basiretli bir tacir olarak sözleşmeyi imzalamış olup açılan davada cezai bedel miktarının fahiş olduğunu iddia etmek iyi niyetten yoksun olduğunu, davacının süresinde faturaları ödememesi nedeniyle müvekkilinin ciddi anlamda zarara uğradığını, bu konuda oluşan zararın tazmini konusunda haklarını saklı tuttuklarını bildirerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ
:
İlk derece mahkemesince, "... taraflar arasında davacının iş yerindeki 24809322 ve 22102488 tesisat nolu elektrik aboneliklerine ilişkin Yüksek Tüketimli Müşterilere Yönelik İkili Anlaşma yapıldığı, Sözleşmenin 10.1 maddesinde müşterinin sözleşmeye aykırı davranması durumunda tedarikçinin ayrı bir ihtara gerek olmaksızın sözleşmeyi her zaman bildirimsiz feshedebileceği, 10.3. Maddesinde müşterinin herhangi bir faturasını son ödeme tarihine kadar ödememesi halinde tedarikçinin müşteriye ayrı bir bildirim yapmaksızın derhal feshedebileceği ve portföy çıkışını gerçekleştirebileceği, 7.2 Maddesinde tedarikçi tarafından düzenlenen fatura bedelinin tamamının tahakkuk tarihinden itibaren 10 gün içinde ödeneceği düzenlemesinin bulunduğu, davacı şirketin 24809322 tesisat nolu abonelik için 2021-03-04-05 dönem faturalarını son ödeme tarihinden sonra 39-60 gün gecikmeli olarak ödediği, 2021 yılı 6-7 ve 8. Dönem faturalarını icra takibi sonrası ödediği, 22102488 tesisat nolu abonelikte ███████-05-06 ve 07 dönem faturalarını son ödeme tarihinden sonra 7 ila 57 gün gecikmeli olarak ödediği, ███████-09-10 ve 11 dönem faturalarının ise yapılan icra takibi sonrası ödendiği, bu duruma göre davacının sözleşmenin 7. Madde hükmüne uymadığı, sözleşmenin 10.1. maddesine göre davalı tarafın ayrı bir ihtara gerek olmaksızın sözleşmeyi bildirimsiz feshedebileceği ve 10.3. maddesinde müşterinin herhangi bir faturasının ödenmemesi halinde sözleşmenin müşteriye ayrıca bir bildirim yapılmaksızın derhal feshedilebileceğinin,10.11. maddesinde müşterinin feshine sebebiyet vermesi ve/veya sözleşmeye aykırı davranması ve/veya iş bu madde kapsamında belirtilen sebeplerle sözleşmenin feshedilmesi/feshedilmiş sayılması hallerinde, müşterinin sözleşme süresi boyunca tahakkuk etmiş en yüksek fatura bedelinin 2 (iki) katı tutarındaki bedeli cezai şart olarak ödeyeceğini kabul, beyan ve taahhüt eder düzenlemesinin bulunduğu, basiretli tacir olarak davacı tarafın sözleşme hükümleri ile bağlı olduğu sonucuna ulaşılarak taraflar arasındaki sözleşmenin 10.11 maddesine göre davalının cezai şart talep edebileceği, asıl dosya yönünden talep edilebilecek cezai şart-cayma bedeli miktarının 1.241.616,24 TL ve işlemiş faizin 88.237,53 TL toplam 1.329.853,77 TL, birleşen dosya yönünden talep edilebilecek miktarın 81.885,60 TL asıl alacak, işlemiş faiz olarak 5.677,40 TL toplamı 87.563,00 TL olarak bilirkişi raporuyla tespit edildiği, davalı tarafın İzmir 6. İcra Dairesinin █████████ Sayılı dosyasında 1.243.865,16 TL fatura bedeli ve 87.186,43 TL işlemiş faiz, birleşen dosyaya konu İzmir 11. İcra Dairesinin ██████████ Esas sayılı dosyasında 81.969,60 TL fatura bedeli ve 5.605,30 TL işlemiş faize yönelik takip başlattığı, davalı tarafın takip dosyasındaki işlemiş faiz talepleriyle bağlı olduğu, bu duruma göre İzmir 6. İcra Dairesinin █████████ Esas sayılı dosyasında talep edilebilecek cezai şart bedelinin 241.616,27 TL, işlemiş faiz miktarının 87.186,43 TL toplamı 1.328.802,70 TL olduğu, icra takibinin ise 1.331.051,59 TL üzerinden başlatıldığı nazara alındığında bakiye 2.248,92 TL yönünden davacı tarafın davalı tarafa borçlu olmadığı; Birleşen dosyada İzmir 11. İcra Dairesinin ██████████ Sayılı dosyasında talep edilebilecek cezai şart bedelinin 81.885,60 TL, işlemiş faiz miktarının taleple bağlı kalınarak 5.605,30 TL toplamı 87.490,90 TL olması gerektiği, icra takibinin ise 87.573,90 TL üzerinden başlatıldığı nazara alındığında davacı tarafın takip konusu alacağın 83 TL'si yönünden davalı tarafa borçlu olmadığı, söz konusu bölümlerin ödenerek istirdata dönüştüğü belirlenerek asıl dava ve birleşen dosyadaki davanın davanın tespit edilen miktarlar üzerinden..." ifadelerini içeren gerekçelerle asıl dava dosyası yönünden davanın kısmen kabulü ile İzmir 6. İcra Dairesinin █████████ Esas sayılı dosyasında takip konusu alacağın 2.248.92 TL'sı yönünden davacı tarafın davalı tarafa borçlu olmadığının tespitini, söz konusu bölüm istirdata dönüştüğünden 2.248.92 TL nin █████/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, birleşen İzmir 2. ATM'nin ████████ Esas ████████ Karar sayılı dosyası yönünden davanın kısmen kabulü ile İzmir 11. İcra Dairesinin ██████████ Esas sayılı dosyasında takip konusu alacağın 83,00 TL'sı yönünden davacı tarafın davalı tarafa borçlu olmadığının tespitini, söz konusu bölüm istirdata dönüştüğünden 83,00 TL nin █████/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiştir.
İSTİNAF TALEBİNDE BULUNAN
:
Davacı vekili istinaf talebinde bulunmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ
:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin "bildirim yapılmaksızın derhal fesih" kavramını yanlış yorumlayarak fesih iradesinin muhataba ulaşması gerekliliğini göz ardı ettiğini, sözleşmenin 14. maddesi uyarınca feshin mutlaka yazılı yapılmasının kararlaştırıldığını ve bu kuralın 10.3 maddesindeki uyarısız fesih imkanıyla çelişmediğini, davalının yazılı bir fesih bildirimi yapmadığını ikrar etmesi nedeniyle sözleşmenin hukuken feshedilmiş sayılamayacağını ve cezai şartın muaccel olmadığını, sözleşmede "feshedebilir" ifadesinin yer almasının bir takdir yetkisi sunduğunu ve bu yetkinin kullanımının ancak yazılı bildirimle hüküm doğurabileceğini, serbest elektrik piyasası uygulamalarına dayalı "fiili çıkarma" savunmasının sözleşmedeki yazılılık şartı karşısında geçersiz olduğunu vurguladığını, sözleşmede "cayma bedeli" adı altında bir düzenleme bulunmamasına rağmen bu isimle fatura düzenlenip takibe girişilmesinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, TBK 182/2 maddesi gereğince fahiş cezai şartın hakim tarafından resen indirilmesi gerektiğini ve mahkemenin "şirketin mahvına sebep olma" gibi kanunda yer almayan bir kriterle indirim talebini reddetmesinin usule aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne dair karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
:
Asıl ve birleşen dava, menfi tespit ve istirdat talebine ilşkindir.
İlk derece mahkemsince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabul-kısmen reddine dair verilen karar davacı tarafça istinaf edilmiştir.
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen ilk derece mahkemesi kararı hakkında 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık olup olmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
İlk derece mahkemesince taraf delilleri toplanmış, uzman bilirkişi heyetinden rapor alınmıştır.
Tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre davacı tarafın sözleşme hükümlerine aykırı olarak fatura ödemelerini geç yaptığı ve davalının sözleşme hükümleri gereğince sözleşmeyi feshederek cezai şart bedelini talep edebileceği,bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan raporda davacı tarafça yapılan ödemelerin geç yapıldığının tespit edildiği, bu hali ile davacı tarafın taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine aykırı davrandığı ve davalı tarafın sözleşmeyi tek taraflı olarak feshedebileceği ve cezai şart bedelini talep edebileceği tespit edilerek bilirkişi heyeti tarafından yapılan hesaplamanın hüküm kurmaya ve denetime uygun olduğu ve davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, tarafların tacir olduğu ve TTK 22. Maddesi gereğince BK 182/2 maddesinin uygulanma şartları bulunmadığından davacı tarafın istinaf talepleri haklı görülmemiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerinde takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, kararın usul ve yasaya uygun olduğu, davalı vekilinin istinaf başvuru nedenlerinin yerinde olmadığı, kararda kamu düzenine aykırı bir yön de bulunmadığı anlaşılmakla, HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca davalı vekilinin asıl ve birleşen davaya yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ Esas ████████ Karar sayılı dosyasında asıl ve birleşen dava yönünden verilen █████/2024 tarihli kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan, davacı vekilinin asıl ve birleşen dava yönünden istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,
2-Asıl dava yönünden istinaf talebinde bulunan davacı taraftan alınması gereken 732,00 TL istinaf maktu karar harcından, davacı tarafından yatırılan 427,60 TL istinaf karar harcının mahsubu ile kalan bakiye 304,40 TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-Birleşen dava yönünden istinaf talebinde bulunan davacı taraftan alınması gereken 732,00 TL istinaf maktu karar harcından, davacı tarafından yatırılan 427,60 TL istinaf karar harcının mahsubu ile kalan bakiye 304,40 TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
İlişkin, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 361/1 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içinde temyiz yolu açık olmak üzere █████/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!