Anahtar kelimeler: Affı Teker Mevkii Konutların Yapılaşma Hissedar Edemediğini Sit Parselde Niyetli

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI
: ███████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: İzmir 1. Asliye Ticaret MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... Teker mirasçıları vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.I. DAVADavacılar vekili dava dilekçesinde; davacıların .. ili ... ilçesi ... köyü ... mevkii 1 80... parselde davalı kooperatif ile birlikte tapuda hissedar olduklarını, taşınmaz üzerinde imar affı başvurusuna konu konutların olduğunu, taşınmaz sit alan içerisinde olduğundan yapılaşma imkanı elde edemediğini, davalı kooperatif kötü niyetli olarak ortaklığın giderilmesi davası açıp taşınmazın ekonomik değerinin altında satılmasına sebep olacağını, davalı kooperatifin ortakların konut ihtiyacını karşılama amacına aykırı davranılarak, münfesih olan SS ... 88 Yapı Kooperatifi ile birleşerek isim değişikliğine gidildiğini, kooperatifin amacı dışına çıkarak TMK'nın 2 ve 3. maddesinde geçen dürüstlük kuralına aykırı olarak hukuken ortakların da aldatıldığını, davalı kooperatifin 04.05.2019 tarihli genel kurul toplantısında gündeme alınmayan konu hakkında değerlendirme yapılarak yönetim kuruluna ortaklığın giderilmesi davası açması yönünde yetki verildiğini, bu kararın yasaya aykırı olduğunu, üçüncü kişi olarak süreye tabi olmaksızın davanın açılmasının zorunlu olduğunu belirterek, davalı kooperatifin genel kurulunda 1163 sayılı Yasanın 46/1, 2, 3 maddelerindeki emredici hükümlere ayrkırı olarak gündem değişikliği içeren, dava açma yetkisi veren 12 nolu genel kurul kararının hukuka ve yasaya aykırılığının tespiti ile iptaline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; kooperatifin 04.05.2019 tarihli olağan genel kurul toplantısında dava konusu taşınmazın imarı ile ilgili genel kurul maddesinin görüşüldüğü sırada paylı mülkiyetin hukuki sorunlara sebep olabileceğinin değerlendirildiğini, Çevre Şehircilik Bakanlığı yetkilisinin oluru ve onayı ile paylı mülkiyetin giderilmesi için yönetim kuruluna dava açma yetkisi verilmesinin genel kurul gündemine alındığını, kararın genel kurul üyelerinin veya 3. şahısların haklarına zarar verme kastı ile alınmadığını, davacıların Urla Sulh Hukuk Mahkemesi'nde görülen ortaklığın giderilmesi davasında taşınmazın kat mülkiyetine göre ifrazı için bir çok özel proje hazırlattığını ve dosyaya sunduğunu, ortaklığın satış suretiyle giderilmesi ihtimali doğana kadar genel kurul kararının iptali davasını gündeme getirmediklerini, ortaklığın giderilmesi davasının uzaması amacı ile davayı açtıklarını belirterek davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı kooperatifin sicil dosyasında yapılan incelemede davacıların davalı kooperatifin ortağı olmadıklarının tespit edildiği, Kooperatifler Kanununun 53. maddesi gereğince davacı tarafın aktif husumet ehliyetine sahip olmadığı, her ne kadar davalı kooperatif yönetim kurulu başkanı ve davalı vekili tarafından tahkikat duruşmasında yargılamanın uzamaması açısından davayı kabul ettiklerini beyan etmiş ise de davacıların aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı, bu hususun re'sen değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içerisinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacılar vekili temyiz dilekçesinde; TBK'nın 27. maddesi, Kooperatifler Kanunu'nun 98. maddesi ve TTK'nın 445 maddesi kapsamında 3. kişi sıfatı ile dava açmalarının mümkün olduğunu, dava konusu gündem değişikliği içeren 12. maddenin 1163 sayılı Kanununun 46/1, 2,3 maddesi emredici hükmüne aykırı olduğunu, genel kurul toplantısı devam etmekte iken, iki üyenin verdiği önerge ile emredici madde hükmü dışına çıkılarak yönetime dava açma yetkisi verilmesinin hukuka, yasaya ve 46. maddesi hükmüne aykırı olduğunu beyan etmektedir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, kooperatif ortağı olmayan davacılar tarafından davalı kooperatif olağan genel kurul toplantısında alınan kararın iptali istemine ilişkindir.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,12.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.