Anahtar kelimeler: Müdafilerinin Görüşü İstemlerinin Yapma Edenlerin Suçlar Neticesinde Uyuşturucu Edilebilir Taleplerinin
8. Ceza Dairesi         ██████████ E.  ,  ████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
SUÇLAR
: Uyuşturucu madde ticareti yapma (Tüm sanıklar)
6136 sayılı Kanun'a aykırılık (Sanık ...)
HÜKÜM
: İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Temyiz isteminin reddi, onama
Sanık ... hakkında 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçlarından kurulan hükümlerin kesin nitelikte olduğu belirlenmiştir.
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle;
Sanıklar ... ve ... müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi gereği takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. İlk Derece Mahkemesi Kararı
Boğazlıyan Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.01.2019 tarihli ve ███████ Esas, 2019/7 Karar sayılı kararı ile; sanık ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 62, 52, 53, 54, 58... . maddeleri uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ve 16.660,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
Sanık ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 188/3, 62, 52, 53, 54... . maddeleri uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ve 16.660,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sanık hakkında hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
Sanık ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 188/3, 188/4-a ve b, 43, 192/3, 62, 52, 53, 54, 58... . maddeleri uyarınca 15 yıl hapis cezası ve 30.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
Sanık ... hakkında 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan 6000 TL adli para cezası ve 600,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
Sanık ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 188/3, 43, 62, 52, 53, 54, 58... . maddeleri uyarınca 10... ay hapis cezası ve 20.820,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 12.07.2021 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A.Temyiz Sebepleri
1-Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi
Kararın usul ve kanuna aykırı olduğu; sanığın mahkûmiyetine yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı somut delil bulunmadığı; “şüpheden sanık yararlanır” ilkesi gereğince sanık hakkında beraat kararı verilmesi ve lehine olan hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
2-Sanık ... Müdafinin Temyiz İstemi
Kararın usul ve kanuna aykırı olduğu; sanığın mahkûmiyetine yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı somut delil bulunmadığı; “şüpheden sanık yararlanır” ilkesi gereğince sanık hakkında beraat kararı verilmesi ve lehine olan hükümlerin uygulanması gerektiği; ayrıca, diğer sanığın beyanlarının çelişkili olduğu ve tarlada ele geçirilen uyuşturucu maddelerin ambalajlarında sanığa ait parmak izinin tespit edilmediği hususlarına ilişkindir.
3-Sanık ... Müdafinin Temyiz İstemi
Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43... /4-b maddelerinin uygulanmaması gerektiğine ve 192/3 maddesi yerine 192/1 ve 192/2. maddesinin uygulanması gerektiğine, sanığın atılı suçtan mahkûmiyetine yeter her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı somut delil bulunmadığı; sanık beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
4-Sanık ... Müdafinin Temyiz İstemi
Sanığın mahkûmiyetine yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı somut delil bulunmadığı; 05.12.2017 tarihli eylemin sübut bulmadığına ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1. Sanık ... hakkında 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
5271 sayılı Kanun'un 286/2-a maddesinde yer verilen “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçların, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında bu suçlar yönünden kurulan hükmün temyiz incelemesine tabi olmadığı anlaşılmıştır.
2. Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında "uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama" suçundan kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde:
Dava dosyası kapsamına göre; sanıklar hakkında alınan istihbari bilgiler doğrultusunda, 5237 sayılı Kanun’un 135. maddesi uyarınca kullandıkları iletişim hatları yönünden dinleme kararı alındığı; bu kapsamda elde edilen görüşme içeriklerinden uyuşturucu madde ticaretinin gerçekleştirileceğinin anlaşılması üzerine kolluk kuvvetlerince fiziki takip yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu doğrultuda, 05.01.2017 tarihinde sanıklar ... ve ...’un kullanıcı tanık B.’ye, 02.01.2018 tarihinde sanık ...’ın kullanıcı tanık U.’ya, 19.01.2018 tarihinde sanık ...’ın kullanıcı tanık A.’ya, 27.01.2018 tarihinde sanık ...’ın ticari takside uyuşturucu madde ile yakalanmak suretiyle, 13.02.2018 tarihinde sanık ... ve sanık ...’un kullanıcı tanık B.’ye, 15.02.2018 tarihinde sanık ...’ın kullanıcı tanıklar K. ve Y’ye, 17.02.2018 tarihinde sanık ...’ın kullanıcı tanıklar M., M.A. ve M.K.’ye uyuşturucu madde sattıkları; ayrıca 22.02.2018 tarihinde sanık ... ve sanık ...’nın bulunduğu araçta ve tarlada gömülü hâlde uyuşturucu maddelerin ele geçirildiği, bu suretle sanıkların üzerlerine atılı suçu işledikleri iddiasına ilişkin olaylarda;
Sanık ...'in zincirleme suç kapsamındaki eylemlerinde, 5237 sayılı Kanun'un 188/4.maddesinde belirtilen birden fazla nitelikli halin gerçekleşmiş olması nedeniyle, İlk Derece Mahkemesince temel ceza belirlenirken alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm kurulmasında hukuka aykırılık ve isabetsizlik bulunmadığı halde, iki nitelikli halin varlığının kabul edilerek temel cezanın teşdiden belirlenmesinin hukuka aykırı olduğuna yönelen bölge adliye mahkemesi eleştirisi yerinde olmadığından ve zincirleme suç kapsamındaki herbir suçta etkin pişmanlık gösterilmesi halinde 5237 sayılı Kanun'un 192/3. maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmeden, sanığın sadece 22.02.2018 tarihli suçunda etkin pişmanlık gösterdiği gerekçesiyle, hakkında 5237 sayılı Kanun'un 192/3. maddesinin uygulanması aleyhe temyiz olmadığından, bozma nedeni sayılmamıştır.
Sanık ...'in 19.01.20 18... .01.2018 tarihli eylemlerinden sonra gözaltına alınıp adli kontrolle serbest bırakıldığının anlaşılması karşısında, hukuki ve fiili kesinti nedeniyle her bir eylemi nedeniyle ayrı ayrı cezalandırılması gerekirken, söz konusu eylemlerin zincirleme suç kapsamında değerlendirilerek tek bir mahkumiyet hükmü kurulması, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Sanık ...'in 13.02.2018 tarihinde kullanıcı tanık B.'ye, 02.01.2018 tarihinde ise kullanıcı tanık U.'ya uyuşturucu madde temin etmek suretiyle zincirleme şekilde uyuşturucu madde ticareti suçunu işlediği iddia ve kabul edilen olayda, İlk Derece Mahkemesince verilen hükmün istinaf edilmesi üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesince; sanığın 02.01.2018 tarihinde uyuşturucu madde temin ettiğine dair mahkumiyete yeterli delil bulunmadığı, sabit görülen tek eylemin 13.02.2018 tarihli uyuşturucu madde temin etmek olduğu, zincirleme suç hükmünün uygulanma koşulunun oluşmadığı gerekçesiyle duruşma açılmadan 5237 sayılı Kanun'un 43.maddesi hükümden çıkarılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hükmün düzeltilerek esastan reddine karar verildiği,"CMK'nın 280/1-a maddesi gereğince "İlk Derece Mahkemesinin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığını, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığını, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğunu saptadığında istinaf başvurusunun esastan reddine, 303 üncü maddenin birinci fıkrasının (a), (c), (d), (e), (f), (g) ve (h) bentlerinde yer alan ihlallerin varlığı hâlinde hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine" karar verilebileceği düzenlenmiş olup, aynı Kanun'un 303. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde ''Olayın daha ziyade aydınlanması gerekmeden beraate veya davanın düşmesine ya da alt ve üst sınırı olmayan sabit bir cezaya hükmolunması gerekirse'' şeklinde yer alan düzenleme uyarınca Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açılmaksızın mevcut delilleri değerlendirme yetkisi olduğu, Bölge Adliye Mahkemesince bu doğrultuda ilk derece mahkemesince mevcut delil durumuna göre sabit görülen eylemlerin bazılarının sübuta erdiği, bazılarının sübuta ermediğinin kabul edilerek, 5237 sayılı Kanun'un 43.maddesinin uygulanma koşullarının oluşmadığının kabulü ile kararda düzeltme yapılarak yeniden hüküm kurulduğu, yukarıda belirtilen düzenlemeler nazara alındığında Bölge Adliye Mahkemelerinin yeni delil araştırmasını gerektirmeyen durumlarda sanık lehine bu doğrultuda karar vermelerinde yasal bir engel bulunmadığı, nitekim İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılarak verilen yeni hükmün sanık lehine olduğu, bu nedenlerle istinaf mahkemesince sanık ... yönünden duruşma açılmaksızın dosya üzerinden karar verilmesinde usul ve kanuna aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının bozma yönündeki görüşüne iştirak olunmamıştır.
TAPE kayıtları, fiziki takip tutanakları, sanık ...'ın ikrara dayalı beyanları, kullanıcı tanıkların uyuşturucu maddeyi sanıklardan aldıklarına dair teşhis tutanakları, parmak izi inceleme raporu sonucu, sanık ...'ın ikametinde yapılan aramalarında ele geçirilen uyuşturucu maddelerin miktarları ve cinsleri, ele geçirilen uyuşturucu maddelere dair bilirkişi raporu, keşif tutanağı, bilirkişi raporu, uyuşturucu maddelerin miktarı ve türü, sanıkların savunmaları, tutanak tanıklarının beyanları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
sanıkların, uyuşturucu madde ticareti yaptıklarına dair kabulde bir isabetsizlik bulunmadığı, sanıkların üzerlerine atılı suçu işlediklerinin sabit olduğu ve mevcut delillerin mahkûmiyetlerine yeterli olduğu anlaşılmıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun şekilde gerçekleştirildiği; yargılamanın tüm aşamalarında ileri sürülen iddia ve savunmaların, toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı; eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı; vicdani kanaatin dosya kapsamındaki belge ve bilgilerle uyumlu, kesin ve yeterli delillere dayandırıldığı; delillerin hukuka olarak toplandığı, fiziki takip tutanakları ile örtüşen iletişimin tespiti kararları ile sanıkların eylemleri tespit edildiğinden ilişkin temyiz istemleri yerinde olduğu anlaşıldığından, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR
1. Gerekçe bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle sanık ... hakkında Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 12.07.2021 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçlarından kurulan hükme yönelik sanık müdafinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle REDDİNE,
2.Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 12.07.2021 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan kararında sanıklar müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, sanık ... hakkında Türk Ceza Kanunu'nun 43. maddesi uygulanmasının hukuka uygun olduğu yönündeki düşüncesi nedeniyle bu yönü ile oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık ... hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Boğazlıyan Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.01.2026 tarihinde karar verildi.
KARŞI OY GEREKÇESİ
Zincirleme suçun oluşumu için işlenen suçlar arasında ne kadar zaman geçmesi gerektiği konusunda genel ve mutlak bir kural koymak mümkün olmadığından, hangi süre içerisinde işlenirse işlensin, işlenen suç başlangıçtaki genel niyete veya suç işleme konusunda tek karara dayanıyor ise zincirleme suç hükümleri uygulanacak, ancak işlenen suç failin yeni bir suç işleme kararına dayanıyorsa artık zincirleme suç söz konusu olmayacaktır. Zaman aralığının kısa olması ise kural olarak suç işleme kararında bir değişiklik olmadığına karine teşkil etmektedir.
19.01.2018 tarihli eylemde sanık ...'ın üzerinde ele geçirilen uyuşturucu maddeleri ticari amaçla bulundurmak suretiyle, 8 gün geçtikten sonra da 27.01.2018 tarihinde yine sanığın bulunduğu ticari takside ele geçirilen maddelerin ticaretini yapmak amacı ile bulundurmak suretiyle yakın tarihlerde uyuşturucu madde ticareti suçunu işlediği iddia ve kabul edilen olayda aradan geçen kısa zaman aralığı ve ele geçen maddelerin niteliğinin aynı olması hususları birlikte dikkate alındığında sanığın suç işleme kararının yenilendiğine dair aleyhine yeterli somut delil bulunmadığı, yakalama, ifade alma, sorguya sevk, ev araması gibi adli işlemlerinin sanığın kararında bir değişiklik yapması gerektiği düşüncesinin varsayımsal bir düşünce olduğu, nitekim sanığın adli kontrol kararı ile serbest bırakılmasından sonra da ikinci eyleminin gerçekleştirdiği nazara alındığında sanığın suç işleme kararında bir değişiklik olmadığının anlaşıldığı failin iç dünyasını ilgilendiren suç işleme kararının her olayın özelliğine göre suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işlendikleri yer ve işlenme zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluşum ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler değerlendirilerek belirlenmesi gerektiği, aksi halde her adli işlemin fiili kesinti olarak kabul edilmesi halinde sanığın çok ağır cezalar ile karşılaşılabileceği, bu durumun ceza adaletini öngören TCK'nın 3. maddesi ve TCK'nın 43. maddesinin düzenleniş amacına aykırılık oluşturacağı Yargıtay'ın yerleşik kararlarınında bu yönde olduğu ceza hukukundaki cezalandırmanın amacının cezanın caydırıcı olması ile ıslah edici olması amacına dönük olduğu aşırı ve kanun koyucunun amacını aşan cezaların bu dengenin bozulmasına ve suç işleyen kişinin tekrar topluma kazandırılması amacına aykırılık oluşturacağı ve sanıkların tamamen toplum dışına itilmesine sebebiyet vereceği düşüncesi ile karardaki eleştiri düşüncesine iştirak edilmemiştir. 20.01.2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!