Anahtar kelimeler: Dağıtıcı Dağıtıcılar Onüçüncü Lisansı Petrol Ayında Akaryakıt Nisan Süreci Piyasası

T.C.
D A N I Ş T A YONÜÇÜNCÜ DAİREEsas No
:█████████Karar No
:████████TEMYİZ EDEN (DAVALI)
: ... Düzenleme KurumuVEKİLİ
: Av. ...KARŞI TARAF (DAVACI)
: ... Sanayi ve Ticaret A.Ş.VEKİLİ
: Av. ...İSTEMİN KONUSU
: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ
:Dava konusu istem
: Dağıtıcı lisansı sahibi davacı şirketin 2018 yılı Nisan ayında dağıtıcılar arası akaryakıt satış işlemi yaptığının tespit edildiğinden bahisle 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu’nun 19. maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendinin (2) numaralı alt bendi uyarınca, 1.220.624,00-TL idari para cezası verilmesine dair ... tarih ve ... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti
: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacı şirket hakkında başlatılan soruşturma sonucunda düzenlenen ... tarih ve ... sayılı soruşturma raporunun ve savunma istem yazısının davacı şirkete kayıtlı elektronik posta (KEP) sistemi üzerinden ... tarihinde tebliğ edildiği, davalı idarece davacı tarafından gönderilen savunmanın Kurum kayıtlarına ulaşmadığı belirtilerek davacının savunması değerlendirilmeksizin dava konusu işlemin tesis edildiği, davacının dilekçe ekinde sunmuş olduğu KEP kayıtlarının incelenmesinden, savunmanın ... tarihinde PDF formatında “...” adresine gönderilmiş olduğu, savunmanın Kurum kayıtlarına davacıdan kaynaklanmayan bir nedenle iletilememiş olduğunun görüldüğü, bu durumda, davacının süresi içinde KEP üzerinden göndermiş olduğu savunma yazısının Kuruma ulaşmamış olmasının davacının bir kusurundan kaynaklanmadığı anlaşıldığından, davacının savunması dikkate alınmadan tesis edilen dava konusu Kurul kararında usul hükümlerine uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti
: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
: Davalı idare tarafından, davacı şirketin yazılı savunmasının Kurumlarının kayıtlı elektronik posta adresi tarafından kabul edildiğine dair evrak sunmadığı, savunmanın ulaşıp ulaşmadığını basiretli tacir olarak takip etmesi gerektiği, Mahkemece eksik inceleme yapıldığı ileri sürülmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
: Davacı tarafından savunma verilmemiştir.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARAR SONUCU
:Açıklanan nedenlerle;1. Davalının temyiz isteminin reddine,2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA,3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,4. Posta giderleri avansından artan tutarın davalıya iadesine,5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, █████/2025 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.(X) KARŞI OY
:Dosyanın incelenmesinden, davanın, davacının dağıtıcılar arasında izinsiz akaryakıt ticareti yaptığından bahisle davacı hakkında idari para cezası verilmesine ilişkin Kurul kararının iptali istemiyle açıldığı, İdare Mahkemesince, davacının yazılı savunmasının kendinden kaynaklanmayan sebeplerle davalı idarenin KEP adresine ulaşmadığı, bu durumun davacının bir kusurundan kaynaklanmadığı ve sorumluluğunda olmadığı, dolayısıyla savunması dikkate alınmayarak tesis edilen dava konusu Kurul kararında usul hükümlerine uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verildiği; davalı idarenin istinaf başvurusunun Bölge İdare Mahkemesince reddedildiği görülmektedir.Petrol Piyasasında Yapılacak Denetimler İle Ön Araştırma Ve Soruşturmalarda Takip Edilecek Usul Ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin "Raporun tebliği ve savunma" başlıklı 23. Maddesinin ikinci fıkrasında; "Soruşturma raporunun tebliğ yazısında, hakkında soruşturma yapılan gerçek veya tüzel kişiye otuz günlük süre verilerek, raporda tespit edilen hususlarla ilgili yazılı savunmasını Kuruma göndermesi istenir. Hakkında soruşturma yapılan gerçek veya tüzel kişi tarafından savunma için ek süre talebi olması halinde, Daire Başkanı tarafından onbeş güne kadar ek süre verilebilir. Süresi içinde verilmeyen savunma dikkate alınmaz." kuralı yer almaktadır.Olayda, davacının yazılı savunmasının kendi adresinden davalı idareye gönderdiğine dair davacının KEP hizmet sağlayıcısının ait görüntü kopyasının sunulduğu bu karşın davalı idare tarafından KEP adreslerine yazılı savunmanın gelmediği belirtildiği, öte yandan, davalı idarenin savunma istem yazısının davacıya KEP adresi üzerinden tebliğ edildiği hususunun ise tartışmasız olduğu görülmektedir.Yukarıda aktarılan mevzuat hükümleri dikkate alındığında davalı idarenin isnat edilen fiil kapsamında davacı taraftan yazılı savunma istemesi gerektiği nitekim dava konusu olayda bu hususta bir tereddüt bulunmadığı, yazılı savunmanın tebliğ edilmiş olduğu, davalı idare yazılı savunma istem yazısının tebliğ yükümlüğünü yerine getirmekle birlikte, davacının yazılı savunmasının davalı idare tarafından kabul edilmesi ya da dikkate alınmasının gerekmediği, bu nedenle, davacının savunmasının davalı idareye ulaşmaması dava konusu işlemin iptalini gerektirmediği sonucuna varılmıştır. Kaldı ki, davacının yazılı savunması davalı idare kayıtlarında ulaştığı dosya kapsamında anlaşılamamaktadır.Bu itibarla, davacının savunmasının davalı idareye ulaşmaması, dava konusu işlemin iptalini gerektirmediğinden, dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine yönelik temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği oyuyla karara katılmıyorum.