Anahtar kelimeler: Çalılık Milas Ham Muğla Yörede Vasfıyla Toprak Defa Alanında İli
8. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

SAYISI
: ███████ E., ████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Milas Kadastro Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Muğla ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) geçici 8. maddesi uyarınca yapılan kadastro çalışmaları sırasında, 3 35... parsel sayılı 79,25 m² yüzölçümündeki taşınmaz, ham toprak ve çalılık vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir.
Dava konusu taşınmazın bulunduğu yörede orman kadastro çalışması ilk defa 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 1. maddesi uyarınca 1965 yılında Gelinöldü serisi olarak 4 numaralı orman tahdit komisyonu tarafından fotogrametrik ve yersel metot kombinasyonuyla yapılmıştır. ... Mahallesi mülki sınırları içinde bulunan tahdidi kesinleşmiş ormanlarda 6831 sayılı Kanun'un 2896 sayılı Kanun ile değişik 2. madde çalışmaları ve ilk orman tahdidinin aplikasyonu 1 numaralı orman kadastro komisyonunca 1985 yılında yapılmış ancak ilan edilmediğinden kesinleşmemiştir. Aynı köyde 1987 yılında 6831 sayılı Kanun'un 3302 sayılı Kanun ile değişik 2/B madde çalışmaları yapılmış ve 30.10.1987 tarihinde ilan edilerek yasal ilan süresi sonunda kesinleşmiştir. Aynı köyde 6831 sayılı Kanun'un 9. maddesi kapsamında “orman tahdit veya kadastrosu yapılıp kesinleşmiş yerlerde, vasıf ve mülkiyet değişikliği dışında aplikasyon, ölçü, çizim ve hesaplamalardan kaynaklanan yüzölçümü ve fenni hatalar” düzeltme çalışmaları, 98 numaralı orman kadastro komisyonu tarafından 2015 yılında bitirilmiş, 26.05.2015 tarihinde ilan edilmiş ve yasal ilan süresi sonunda kesinleşmiştir.
2. Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın malik sıfatıyla zilyetliğinin 80-100 yılı aşkın süredir davacı müvekkiline ait olduğunu, taşınmazın özel mülkiyete konu olmaya elverişli bir taşınmaz olduğunu, taşımazın içerisinde bulunan ağaçların müvekkili tarafından dikildiğini, aşılarını bakımlarını müvekkilinin yaptığını, taşınmaz içerisinde bulunan eski evin müvekkili tarafından kullanıldığını, taşınmazın bir kısımının da otlak olarak kullanıldığını, dava konusu taşınmazın bitişiğinde bulunan tapulu 3 35... parselin 1997 tarihinde satın alındığını, bu iki taşınmazın 80-100 yıldır birlikte kullanıldığını ileri sürerek, taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davacı taraf adına tespit ve tescil edilmesini gerektiren maddi ve hukuki geçerli bir sebep bulunmadığı gibi davacı iddialarını sübuta erdiren bir bilgi ve belge mevcut olmadığını, davacı adına tescili için gereken kanuni şartların hiçbiri oluşmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ilk tesis kadastrosunun geçtiği 1972 yılında dava konusu taşınmazın deniz olarak tespit harici bırakıldığı, kıyı kenar çizgisinin dışında kaldığı, tapulu 3 35... parselle bir bütün halinde kullanıldığı belirtilmişse de iki taşınmaz arasında boşluk olduğu, üzerindeki 1 adet zeytin ağacının yeni aşılandığı ve imar ihyasına 2019 yılı itibarıyla başlandığı, yine taşınmazın üç tarafının orman bir tarafının ise deniz olması nedeniyle 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 17/2. maddesinde tarif edilen orman içi açıklık vasfında olduğu, 6831 sayılı Kanun'un 1. maddesi kapsamında da orman vasfında olduğu, davacı lehine 3402 sayılı Kanun'un 14... . maddelerinde belirtilen mülkiyet edinme şartlarının gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine, dava konusu taşınmazın tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 1972, 1992, 20 09... yılı hava fotoğrafında, batısında yer alan orman ile benzer görünümde bir bütün halde sık ağaç ve bitki formları bulunduğu, 2019 yılı uydu fotoğrafında yüzey temizliği yapıldığının görüldüğü, 1976 yılı memleket haritasında çamlık ve çalılık rumuzlu yeşil alanda kaldığı, komşu orman parseli ile aynı toprak yapısında olduğu ve orman parseli ile bütün oluşturduğu, dava konusu taşınmazın toprak muhafaza karakteri taşıdığı, 2003, 2009, 2011, 2013, 2015, 20 19... yılı uydu görüntülerinde, komşu orman parseli ile bütün ve aynı özellikte görüldüğü belirtilerek, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; bilirkişi raporunda, dava konusu taşınmazın kıyı kenar çizgisi dışında kaldığını, orman sayılmayan yer olduğunu, orman ve su rejimi açısından toprak muhafaza karakteri taşıyan makilik alanlardan olduğunu, buranın orman içinde kültür arazisi niteliğinde olduğunu, bu parselin 3 85... sayılı parselin devamı niteliğinde olduğunu, hali hazırda ham toprak ve çalılık vasfında olduğunun açıklandığını, mahalli bilirkişilerden yanlı beyanda bulunan ... ve ... dışındaki mahalli bilirkişi ve tanıkların, taşınmazdaki zilyetliğin yaklaşık 50-55 yıldır nizasız ve fasılasız olarak sürdüğünü beyan ettiklerini, 3402 sayılı Kanun'un 14... . maddelerindeki koşulların oluştuğunu belirterek, kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, dava konusu taşınmaz üzerinde davacı lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,
427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 304,40 TL'nin temyiz edenden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
19.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!