Anahtar kelimeler: Görüşü İstemlerinin Yardım Etme Edenlerin Öldürme Öldürmeye Suçlar Neticesinde Kasten

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.SUÇLAR
: Kasten öldürme, kasten öldürmeye yardım etmeHÜKÜMLER
: İstinaf başvurularının esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Temyiz başvurularının esastan reddi ile hükümlerin onanmasıİlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü;I. HUKUKÎ SÜREÇ1. Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.12.2023 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile,a) Sanık ... hakkında kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81/1, 53/1, 58/6. maddeleri uyarınca müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,b) Sanık ... hakkında kasten öldürmeye yardım etme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 81/1, 39/2, 53/1. maddeleri uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 27.03.2024 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik katılanlar vekili, katılan Kurum vekili, sanık ... ve müdafii ile sanık ... müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİ1. Katılan Kurum vekilinin temyiz sebepleri özetle; eksik ceza tayin edildiğine, sanık ...'in ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılması, sanık ...'un ise suça azmettiren olarak cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.2. Sanık ... ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; suça yardım etmediğine, suçun unsurlarının oluşmadığına, lehe hükümlerin uygulanması, beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.III. GEREKÇEYargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık ... tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, sanık ...'un fiilin işlenmesinde kullanılan aracı sağladığı, suçun işlenmesinden önce yardımda bulunarak icrasını kolaylaştırdığı, sanıkların eylemlerine uyan suç vasıfları ve yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, maktulden sanıklara yönelen haksız söz veya davranış bulunmadığı, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmamasına karar verildiği anlaşıldığından, katılan Kurum vekili ile sanık ... ve müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.IV. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 27.03.2024 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararında katılan Kurum vekili ile sanık ... ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden oy birliğiyle, sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçirilen süre dikkate alınarak sanık ... ve müdafiinin tahliye taleplerinin REDDİNE,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,24.02.2026 tarihinde karar verildi.K A R Ş I O YSuça iştirak için öncelikle faillerin bir suçu işlemek konusunda iştirak iradelerini ortaya koymaları ve anlaşmaları gerekir. İştirak iradesi suç işlenmeden önce veya en geç suçun işlenmesi sırasında ortaya çıkmış olmalıdır. İştirak iradesinin mevcudiyeti için, her şerikin diğer faillerle birlikte belirli bir suçun işlenmesine katıldığını bilmesi gerekir. İştirakin kabulü için failde, suça iştirak iradesi olmalıdır.Yani suça katılanlar önceden, belli bir suçu işleme konusunda aralarında anlaşmalı, irade birliğine varmalıdırlar. Kararlaştırılan bir suç işlenirken, faillerden birisinin diğerlerinden habersiz bir başka suçu daha işlemesi halinde ise önceden anlaşma olmadığı için, ikinci failin icrasına yardım etmeyen diğer failler, bu suçtan sorumlu tutulmazlar.Herhalde failin başkasının fiiline katıldığını bilmesi ve bunu istemiş olması lazımdır. İstenmemiş olan neticenin husulünde her failin sadece tesadüfî olarak fiillerinin birleşmiş olması iştirake yeterli değildir. Bir suça iştirak ettiğini bilmeyen kimsenin bu cehaleti kastı ortadan kaldırır. İştirak halinde suç işlenmesi halinde, iştirakin nevini saptamak için faillerin karar verme ve icra safhalarındaki tüm hareketlerinin nazara alınması ve topluca değerlendirme yapılması gerekmektedir. Kast insanın iç dünyası ile ilgili bir kavram olup, kastın açıkça ifade edilmediği durumlarda, iç dünyaya ait bu olgunun dış dünyaya yansıyan davranışlara bakılarak belirlenmesi yoluna gidilmektedir.Kişinin eyleminin, bir suça katılma aşamasına ulaşıp ulaşmadığı, ulaşmışsa da suça katılma düzeyinin saptanması için, eylemin bir evresindeki durumun değil, eylemin yapılması için verilen kararın, bu kararın icra ediliş biçiminin, olay öncesi, sırası ve sonraki davranışların da dikkate alınıp, tüm kanıtların birlikte değerlendirilmesi gerekir. Suç işleme kararının aynı suç konusunda alınması gerekir.Yeni ceza yasası kusur teorisini benimsediğini ileri sürmesine rağmen, iştirak konusunda irade teorisini esas almış gözükmektedir. Zira kusur teorisi nedensellik bağından sarfı nazar edemez. İştirak anlaşmasına konu hareket işlenirken kastı aşan bir netice meydana gelmişse, bundan tüm ortaklar kusurları derecesinde sorumlu olurlar.Uyuşmazlık konusunun isabetli bir şekilde çözümlenebilmesi için müşterek faillik için gereken şartlardan birisi olan "suçun işlenişi üzerinde birlikte hâkimiyet kurma" unsurunun ayrıntılı bir şekilde değerlendirilmesinde Fiil üzerinde ortak hâkimiyetin kurulup kurulmadığının belirlenmesinde suç ortaklarının suçun icrasında üstlendikleri rolleri ve katkılarının taşıdığı önem göz önünde bulundurulmalıdır.İştirak anlaşmasına konu suç dışında bir suç işlenmişse, ortakların sorumluluğu bu suça iştirak etmiş sayılıp sayılmayacakları hususunun tespitinden sonra tayin edilmelidir.Sanıklardan birisinin kendince başka bir amaçla mağdura yönelik yaptığı eylemden sonra diğer sanık veya sanıkların ani bir kasıtla beklenmeyen ağır veya başka nitelikteki suçlardan iştirakten sorumlu tutulmaları TCK nın 20. maddesindeki ceza sorumluluğunun şahsiliği ilkesine aykırılık teşkil edecektir.Sanıkların olay yerine geliş veya bulunma amaçları, hangi suç veya suçlar için harekete geçildiği, silahlı veya silahsız olaya katılmaları, suç veya suçlara hangi hareket veya hareketlerle katıldıkları, hangi aşamada olaya katıldıkları, olayların seyir aşamaları, basit düzeyde katılınan suçun şeriklerden birinin ani bir kastı ile ağırlaşıp yani amaç suç dışı bir sonuca ulaşıp ulaşmadığı, basit bir düzeyde bir suç amaçlanmış iken çok ağır bir neticeyle karşılaşılacağını tahmin etme durumunda ağır eylemi yapmayan şeriklerin bu olaya başlangıç aşamasında dahi katılıp katılmayabilecekleri adil bir sonuca ulaşmak için doğru bir şekilde değerlendirilmelidir.Amacı her somut olayda maddi gerçeğe ulaşarak adaleti sağlamak, suç işlediği sabit bulunan faili cezalandırmak, kamu düzeninin bozulmasını önlemek ve bozulan kamu düzenini yeniden tesis etmek olan ceza muhakemesinin en önemli ve evrensel nitelikteki ilkelerinden birisi de öğreti ve uygulamada; "suçsuzluk" ya da "masumiyet karinesi" olarak adlandırılan ve Latince; "in dubio pro reo" olarak da ifade edilen "şüpheden sanık yararlanır" ilkesidir. Bu ilkenin özü bir ceza davasında sanığın cezalandırılmasına karar verilebilmesi bakımından göz önünde bulundurulması gereken herhangi bir soruna ilişkin şüphenin, mutlaka sanık lehine değerlendirilmesidir. Oldukça geniş bir uygulama alanı bulunan bu kural, dava konusu suçun işlenip işlenmediği, işlenmişse sanık tarafından işlenip işlenmediği ve gerçekleştirilme biçimi konusunda şüphe belirmesi durumunda da geçerlidir. Sanığın üzerine atılı bulunan suçlardan cezalandırılmasına karar verilebilmesinin temel şartı, suçun hiçbir şüpheye yer vermeyecek kesinlikle ispat edilebilmesidir. Gerçekleşme şekli şüpheli veya tam olarak aydınlatılamamış olay ve iddialar aleyhine yorumlanarak mahkûmiyet hükmü kurulamaz. Ceza mahkûmiyeti, toplanan delillerin bir kısmına dayanılıp, diğer bir kısmı gözardı edilerek ulaşılan kanaatlere değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalı, bu ispat hiçbir şüphe veya başka türlü oluşa imkân vermeyecek açıklıkta olmalıdır. Yüksek de olsa ihtimale dayanılarak sanığın mahkûmiyetine karar vermek, ceza muhakemesinin en önemli amacı olan gerçeğe ulaşmadan hüküm kurmak anlamına gelecektir.Öğretide de suça yardımdan bir kişiyi sorumlu tutabilmek için kişinin bir başkasının fiiline katkı sağlama iradesi ile hareket etmesi gerekir.Suça iştirak ile ilgili bu ilkeler ışığında;İddianamede maktul ile şüpheli ...'in olay tarihinden yaklaşık 7 yıl önce sosyal medyadan tanışarak aralarında nişanlandıkları, olay tarihinin sabahında yani █████/2022 tarihinde şüpheli ...'in, maktulün ailesi ile bayramlaşmak amacı ile evlerine gittiği, maktulün annesi olan müşteki ... kızının evde olmadığını, arkadaşı ... ile birlikte gezdiklerini söylediği, maktulün olay günü arkadaşı olan tanık ... ile birlikte dışarıya çıkarak dolaştıkları, aynı gün tanık ..., tanık ...'ın ikametinde ...'in sesi güzel olduğundan Instagram üzerinden canlı yayın açarak şarkı söyleme yayını yaptıkları, akşam saat 21:00 sıralarında maktulün ...'i görüntülü arayarak "neredesin, size geliyorum" dediği, ...'in de ...'in evine maktulü davet ettiği, maktulün yanında arkadaşı tanık ... ve ...'in teyzesi olan ... ile birlikte eve geldikleri sırada apartman girişinde ...'in boşanma aşamasında olduğu resmi nikahlı eşi şüpheli ...'in kendilerini durdurarak nereye, kime gittiklerini sorduğu, maktulün de "... ablaya gidiyoruz" dediği, şüpheli ...'un kendilerine "gitmeyin benim evime ... girme benim evime" dediği, tanık ...'in korkarak "ben gidiyorum, böyle şeylere alışık değilim" demesi üzerine maktulün ...'i arayarak durumu anlattığı, ...'in de "siz eve gelin, onun zaten uzaklaştırması var" dediği ve hep birlikte eve çıktıkları, evde tekrardan ...'in sosyal medya hesabından canlı yayın açarak oyun havaları eşliğinde oyunlar oynadıkları sırada şüpheli ...'in kullanımında olan "..." isimli kullanıcının canlı yayına girerek "... seni de o yanındakini de vuracağım, bekleyin siz, ben geliyorum, evini biliyorum, oynadığın oyunları açtığın göbeği sana göstereceğim, kollayın kendinizi, geberteceğim sizi" şeklinde yazılar yazması üzerine canlı yayını kapattıkları, saat 23:30 sıralarında maktul, ... ve ...'in evden ayrıldıkları, yolda evlerine doğru giderlerken şüpheli ...'in cadde üzerinden yanlarına geldiği, maktul ve ... ile tokalaşıp hep birlikte bir müddet yürüdükleri, ...'in geldiğinde belinden siyah renkli bir silah çıkartıp maktule "çantan var mı" dediği, ...'nin de "çantam yanımda" demesi üzerine silahı ...'nin çantasına koyduğu, ...'in ...'ye hitaben "...'le konuşuyormuşsun, birlikte Kastamonu'ya gitmişsiniz, hepsini öğrendim, ben sana göstereceğim" şeklinde sözler söylediği, maktulün de "yok öyle bir şey, yanlış duymuşsun" dediği, ...'in tanık ...'e dönerek "sen eve git geç oldu zaten" demesi üzerine tanık ... ve ...'in oradan ayrıldıkları, ancak biraz ilerledikleri sırada maktul ve şüpheli ...'in bulunduğu tarafta tanık ...'in bir şahıs gördüğü, ancak dikkat etmeyerek oradan uzaklaştıkları, sonrasında maktul ile şüpheli ...'in tartışmaya başladıkları, tartışma sonucunda şüpheli ...'in silahla iki el maktule ateş ederek öldürdüğü ve olay yerinden ayrıldığının anlaşıldığı,Sanık ...'in " Kollukta verdiğim ifademin bir kısmı doğru değildir. Olay günü akşam saat 20:30-21:00 sıralarında ... bana ...'in arkadaşının evine gideceğini söyledi. Ben de bu yüzden ...'yi uzaktan takip ediyordum. ..., ... ve ...'in teyzesi ...'in evine gittiler. Eve girecekleri sırada evin önünde duran kendisini tanımadığım birisi ...'lere "niye yukarı çıkıyorsunuz" şeklinde bağırmaya başladı. Devamında ...'ler yukarıya çıktılar. Ben de adamı yanıma çağırdım. Adama "sen niye bağırıyorsun" şeklinde çıkıştım. O da bana "sen neden karışıyorsun" dedi. Ben de ... benim nişanlım dedim. Adam bana ...'nin ... diye biriyle beraber olduğunu söyledi. Bana "sen onun nişanlısı değilsin" dedi. Daha sonra konuşmaya başladık. Ben daha önceden bu şahsı tanımıyordum. Kendisi ...'in eski eşi olduğunu isminin de ... olduğunu söyledi. Yanında silah bulunduğunu, silahla ...'i vurmak istediğini söyledi. ... ile aralarında miras nedeniyle sorunlar varmış, bu nedenle ...'i vurmak istiyormuş. Kendisi yapamadığı için silahla benim ...'i vurmamı teklif etti. Ben de silahı alıp satarım diye kabul ettim. Bana 2000 TL de para verdi. Birlikte onun plakasını bilmediğim ...'e ait Opel ... marka aracına bindik. ... gittik. Birlikte olduğumuz sırada ben alkol aldım, biraz oturduk, sohbet ettik. 00:15-00:30 sıralarında ... bana "beni eve bırakır mısın" şeklinde mesaj attı ama tam olarak hatırlamıyorum, aramış da olabilir. Daha sonra ben ...'nin yanına gittim. Gittiğimde ...'nin yanında ... ve teyzesi de vardı. Yanımda bulunan silahı etrafta bekçiler olduğu için ...'nin çantasına koydum. Birlikte yürümeye başladık. Yarı yola kadar ... ve teyzesi de yanımızdaydı. Daha sonra yanımızdan ayrıldılar. ... ile sohbet ederken ... bana " niye silah taşıyorsun" dedi. Ben de ona " senin bir şeylerini gördüm" dedim. Sonra tartışmaya başladık. Bana tokat attı. Ben de kendisine gelmesi için uyardım. Devamında çantasından silah çıkarttı. Bana doğrulttu. Ben de silahı elinden aldım. Ona tokat attım. Sonra kavga ettiğimizde kendisine silahla ateş ettim. Olay yerinden koşarak kaçtım. Daha sonra ... diye birisinin yanına giderek kendisinden uyuşturucu aldım. ...'in herhangi bir bilgisini bilmiyorum. Bu şahıs benim arkadaşım olan ... değildir. Daha sonra çalıştığım yere gittim. Orada üstümü başımı değiştirip poşete koydum. Poşeti de üç beş sokak ileride bir yere attım. Attığım yerde çöp ve bakkal vardı. Tam olarak yerini bilmiyorum. Daha sonra caddede gördüğüm birinden telefonunu istedim. ... ağabeyi aradım. Beni almasını istedim. Arabasıyla geldi. Beni ... caddesinin oradaki ... oradan aldı. Daha sonra birlikte ...'i almaya gittik. ... Arnavutköy'de uyuşturucu madde satılan yeri bildiği için onu aldık. Benim yaptığım olaylardan haberi yoktu. ...'i almadan önce ...'e ...'yi vurduğumu söyledim. Bana neden vurduğumu, ...'i ne zaman vuracağımı sordu. Ben de öyle bir şey yapmayacağımı söyledim. Birlikte Arnavutköy'e gittik. Oradan tanımadığım birinden uyuşturucu aldım. Daha sonra Bağcılar ...'daki tam yerini bilmediğim bir adrese geldik. Bu evde ... ile beraber durduk. Saat sabah 09:00 sıralarında ... ağabeyi aradık. Bizi Arnavutköy'e götürmesini istedik. Arnavutköy'de ...'in evinde durduk. ... bizi bıraktıktan sonra gitti. ...'in evinde durduğumuz sırada ben silahı ... görmeden evin içerisine koydum. Daha sonra dışarıya çıktık. Polis ekipleri bizi görüp yakaladı. ... bu olaylarla ilgili bana herhangi bir yardımda bulunmadı. Olaylarla herhangi bir ilgisi yoktur. Arnavutköyde'ki evde bana sordu ve haberleri gördüğünde olayı öğrendi. Gece ... ağabeyle konuşmamız sırasında da bir şeyler duydu ancak ben öyle bir şey olmadığını söyledim. O zaman başka bir şey de sormadı. ... ilk konuşmamızda bana ...'nin ... ile yattığını söyledi. Söyledikten sonra bana silahı verdi. Bana sadece ...'i vurmamı söyledi. Daha sonrasında da ...'nin ... ile yattığını söyledi. Ben de silahı kendisinden aldım. Bana direkt ...'yi vurmamı söylemedi. ... bana silahı vermeseydi ben ...'ye böyle bir şey yapmış olmazdım. Pişmanım" şeklinde beyanda bulunduğundan,Şüpheli ...'un ise ; tanık ...'in boşanma aşamasındaki eşi olup, olay günü evini dışarıdan gözetlediği sırada binaya 3 kadın şahsın girdiğini görmesi üzerine nereye gittiklerini sorduğu, içlerinden birisinin "biz ...'e gidiyoruz, sen kim oluyorsun " demesi üzerine kendisinin de "ben ...'in eşiyim, siz bu eve gidemezsiniz" dediği, ancak bayanların "sen kim oluyorsun" diyerek yukarı çıktıkları, şüphelinin binaya giren çıkan şahısları takip etmeye başladığı, orada daha önceden tanışmadığı ve ilk kez orada gördüğü şüpheli ...'in kendisine "sizin eve giden kadınlardan bir tanesi benim nişanlım, bu binada ... isimli bir şahıs oturuyor mu" dediği, şüpheli ...'un da bu binada öyle birinin oturmadığını ancak ...'in oturup uzaklaştırma kararı olduğundan eve giremediğini söylediği, şüpheli ...'in de "abi sende hiç mi namus yok, senin eşini ben çok iyi tanıyorum, senin kızın var, kızını da kendine benzetecek, nişanlımı senin eşin yoldan çıkardı, ikisini de öldüreceğim, sen ne biçim erkeksin" demesi üzerine şüpheli ...'un şüpheli ...'i aracına davet ederek ara sokaklarda birkaç tur atıp telefon numarasını da verdikten sonra ayrıldıklarını, kendisine kesinlikle tabanca vermediğini, ...'yi öldür demediğini, eşi ...'i öldürmesi için 2000 TL para teklif etmediğini beyan ettiğinden bahisle,Şüphelinin olay gecesi maktulün de bulunduğu evin oraya gittiği sırada şüpheli ... ile karşılaşması üzerine ...'un kendisine ...'nin ... diye biriyle beraber olduğunu ve kendisinin onun nişanlısı olmadığını söylediği ve yanında silah bulunup ...'i vurmak istediğini, ancak yapamadığından silahla ...'i de 2000 TL karşılığında vurmasını teklif ederek olayda kullandığı silahı verdiğini, kendisinin de o silahla gidip maktulü vurduğunu, olaydan sonra ...'u arayıp arabayla kendisini almasını istediğini, ...'un da kendisini aldığını, ...'a ...'yi vurduğunu söylemesi üzerine ...'un da ...'i ne zaman vuracağını sorduğunu beyan ettiği, ...'un ilk konuşmalarında ...'nin ... ile yattığını söyleyip sonrasında silahı verdiğini, ...'un silahı kendisine vermeseydi ...'ye böyle bir şey yapmayacağını beyan ettiği, yine tanık ...'in de olay gecesi olay yerindeki evin orada ...'un kendilerini durdurduklarını beyan etmeleri bir bütün halde değerlendirildiğinde; şüpheli ...'un şüpheli ...'i maktulün ... ile yattığını da söyleyerek silah temin edip sonrasında aracı ile de alması sebebiyle öldürme suçuna azmettirdiği iddiasıyla dava açılmıştır.Kovuşturma aşamasında sanık ... sanık ...la ilgili olarak "... olarak bildiğim ... beni arabasına davet etti, arabasına geçtik, bana ...'nin eşi ... ile birlikte ... isimli kişi ile Kastamonu'ya gittiklerini, ayrıca ...'in evinde de görüştüklerini söyledi, ...'nin ... ile yatıp kalktığını belirtti, bir tane silah vardı yanında, belinden çıkarttı, eşi ... ile arasında miras sorunu olduğunu, ...'i vurmamı istedi, silahı temizledi ve bana verdi, ben de silahı aldım, belime koydum, ... ile birlikte yakındaki bir alkol büfesine gittik, alkol aldık, daha sonra oradan ...'nin çıkmasını bekledik, uyuşturucu da kullanmıştım, ... beni aradı, ben de aşağıda bekliyordum, ... geldi, yanında iki bayan vardı, ... de yanındaydı, ben alkol ve uyuşturucunun etkisindeydim, bir süre birlikte yürüdük, silahı ...'nin çantasına koydum, daha sonra ... ve yanındaki bayan ayrıldı, biz ... ile birlikte kalınca ... bana sen adam mısın sen erkek misin, bayan arkadaşlarımın yanında nasıl konuşuyorsun şeklinde konuştu, aramızda tartışma çıktı, bu sırada ... yüzüme tükürdü, bana tokat attı, bende ona tokat attım, bu sırada ... silahımı ver ben gideceğim dedim, silahı alınca aramızda yine tartışma çıktı, önce bir tane sonra bir tane daha olmak üzere iki tane kurşun sıktım, oradan koşarak uzaklaştım, ... beni ...'in evinin önünde bekleyeceğini söylemişti, taksiye atladım, ...'in evinin oraya gittim, ... orada arabayla beni bekliyordu, arabasına bindim, bana iki bin TL harçlık verdi, beni önce Bağcılar'da bilmediğim bir eve götürdü, daha sonra ...'in Arnavutköy'deki evine gittik, Arnavutköy'e ...' arabasıyla bizi götürdü, ...'in olaydan haberi yoktu, ... bana biraz sabret sana ev tutacağım, bekle, seni kaçıracağım, ...'i ne zaman vuracaksın şeklinde söyledi, ben de ona ...'i vurmayacağım şeklinde cevap verdim, daha sonra polisler gelip beni Arnavutköy'de ...'in evinde yakaladılar, eğer ... bana ...'nin ...'le yatıp kalktığını söylemese ve bana silahı vermeseydi bu olay olmayacaktı Ben karakolda ifade verirken alkol ve uyuşturucunun etkisindeydim, ne dediğimi bile bilmiyorum, en doğrusu şu anda anlattıklarımdır, karakolda kaç defa bayıldığımı oradaki polislere de sorabilirsiniz . ...'i daha önce mahalleden ... olarak biliyordum ancak aradan zaman geçtiği için unutmuştum, o gün ben ...'leri takip ederken ...'lere bağırdığını gördüm, yanına gittim, sen niye bağırıyorsun ... benim nişanlımdır dedim, o da senin nişanlın değil, ... ile birlikteliği var, benim evimde kaldılar, Kastamonu'ya birlikte gittiler dedi, arabasına davet etti " şeklinde savunma yapmıştır.Sanık ...'un ise kovuşturmada " ... benim eşimdi, ailevi sıkıntılarımın olduğu doğrudur, kızım ... bana eve tanımadığım farklı kişiler geliyor, ben korkuyorum şeklinde konuştu, bende bu nedenle kızımı korumak amacıyla evin çevresinde bekliyordum, ben evin önüne gitmeden önce bir bayan evime çıkmış, bunu bana kızım söyledi, ben orada beklerken üç tane bayan daha geldi, kendilerine siz nereye gidiyorsunuz diye sordum, ...'e gidiyoruz diye cevap verdiler, bende ...'in evine gitmeyin dedim, hangisi olduğunu hatırlamadığım bir bayan sanane, biz eve çıkacağız dediler ve eşim ...'in evine girdiler, bu sırada arabanın arkasından bir kişinin bizi izlediğini gördüm, yanına gittiğimde buradaki sanık ... olduğunu gördüm, ben kendisini daha önce tanımıyordum, bana ... senin eşin mi diye sordu, bende evet dedim, ... bana sen ...'in ne iş yaptığını biliyor musun şeklinde konuştu, kendisi çok sinirliydi, bende sakinleşsin diye arabama davet ettim, birlikte benim arabama geçtik, konuştuk, kendisini arabada yatıştırdım, eğer ben kendisini arabada yatıştırmasaydım, belki yukarı çıkıp katliam yapacaktı, biz daha sonra ayrıldık, ben oradan gittim, silahı ...'e ben vermedim, daha sonra beni bir numaradan aradılar, bizi Arnavutköy'e bırakır mısın dediler, bende tamam dedim, gittim ... ve yanında önceden tanımadığım bir çocuk vardı, ikisini aldım ve arabamla Arnavutköy'e götürdüm, ... ...'e mesaj atarken ben yanında değildim, beraatimi istiyorum.Ben arabada otururken ...'te her hangi bir silah görmedim. ben kendisini daha önceden tanımazdım, neden benimle ilgili bu şekilde beyanda bulunuyor bilmiyorum, ben ...'in bu şekilde beyanda bulunmasını eşim ... tarafından yapıldığını düşünüyorum, eşim ...'i arıyor ve beni bulaştırmalarını istiyor, bunları bana kızım söyledi, ayrıca arabada ... isimli bir kişi daha vardı, ...'le ...'in arkadaşıydı,Olaydan önce biz bir kaç tur atmıştık, Arnavutköy'e gidip gitmediğimi sormadıkları için bende söylemedim, Arnavutköy'e giderken de cinayetin işlendiğinden haberim yoktu " şeklinde savunmada bulunmuştur.Mahkemece Maktul ... ile sanık ...' un olay tarihinden yaklaşık 7 yıl önce sosyal medyadan tanışarak gönül ilişkisi yaşadıkları, ilişkilerinde maktulün sanıktan şiddet gördüğü, son zamanlarda maktulün sanıktan uzaklaştığı, █████/2022 günü sanık ...'in, maktulün ailesinin evine gittiği, maktulün annesi katılan ...' a ısrarla maktulü sorduğu daha sonra "ben onu bulurum ...' in yanınadadır" diyerek buradan ayrıldığı, maktulün olay günü arkadaşı olan dosyamızda tanık ... ve ...'in teyzesi olan tanık ... ile birlikte dışarıya çıkarak dolaştıkları, aynı gün sanık ...' in boşanma aşamasında olduğu eşi ..., tanık ...'ın Instagram üzerinden canlı yayın açarak şarkı söyleme yayını yaptıkları, akşam saat 21:00 sıralarında ...'in maktulü evine davet ettiği, maktulün yanında arkadaşı tanık ... ve ...'in teyzesi olan ... ile birlikte eve geldikleri sırada apartman girişinde sanık ...'in eve gitmemelerini istediği bunun üzerine de maktulün ...'i arayarak durumu anlattığı, ...'in de "siz eve gelin, onun zaten uzaklaştırması var" demesi üzerine hep birlikte eve çıktıkları, evde tekrardan ...'in sosyal medya hesabından canlı yayın açarak oyun havaları eşliğinde oyunlar oynadıkları, bu sırada sanık ...'in "..." isimli kullanıcı adıyla canlı yayına girerek "... seni de o yanındakini de vuracağım, bekleyin siz, ben geliyorum, evini biliyorum, oynadığın oyunları açtığın göbeği sana göstereceğim, kollayın kendinizi, geberteceğim sizi" şeklinde yazılar yazması üzerine canlı yayını kapattıkları, saat 23:30 sıralarında maktul, ... ve ...'in ...' in evinden ayrılarak evlerine doğru yürümeye başladıkları, bu sırada sanık ...'in cadde üzerinden yanlarına geldiği, belinden siyah renkli bir silah çıkartarak maktulün çantasına koyduğu, bir süre birlikte yürüdükten sonra sanık ...' in maktüle "...'le konuşuyormuşsun, birlikte Kastamonu'ya gitmişsiniz, hepsini öğrendim, ben sana göstereceğim" şeklinde sözler söylediği, maktulün de "yok öyle bir şey, yanlış duymuşsun" dediği, ...'in tanık ...'den evine gitmesini istemesi üzerine ... ve ...'in oradan ayrıldıkları, maktul ile sanık ...'in tartışmaya başladıkları, tartışma sonucunda sanık ...' in maktule verdiği silahı alarak iki el maktule ateş ederek öldürdüğü ve sanığın olay yerinden kaçarak uzaklaştığı, daha sonra 05.05.2022 günü gündüz saatlerinde kolluk görevlilerince yakalandığı ve suçta kullandığı tabancanın sakladığı yerden ele geçirildiği kabul edilmiştir.İlk derece mahkemesince sanık ...' un eylemleri sebebiyle sanık hakkında "Kasten Öldürmeye Azmettirme" suçundan iddianame düzenlemiş ise de; sanık ...' un, sanık ...' in suçta kullandığı silahı aslında eşi ...' i öldürmesi amacıyla ...' e verdiği hususu dikkate alındığında sanık; ...' i maktulü öldürmesi amacıyla azmettirmediği, ancak sanığın maktul ile ...' in ...' in evinde yatıp kalktığını, Kastomonu' ya birlikte gittiklerini söyleyerek, yine olayda kullandığı silahı sanık ...'e vererek ve olay sonrasında da sanık ...' i aracı ile alarak önce bilmediği bir eve sonra da Arnavutköy'e götürmek suretiyle sanık ...' e suç işlemeye teşvik etmek veya suç işleme kararını kuvvetlendirmek veya fiilin işlenmesinden sonra yardımda bulunacağını vaat etmek ve suçun nasıl işleneceği hususunda yol göstermek ve fiilin işlenmesinde kullanılan araçları sağlamak, suçun işlenmesinden önce yardımda bulunarak icrasını kolaylaştırmak suretiyle suça yardımda bulunduğu kanaatine varıldığından sanık ...'in üzerine atılı kasten öldürme suçundan sabit görülen eylemine uyan TCK.nun 81... . maddeleri uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.Öncelikle sanık ... sanık ...'e tabanca verdiğini kabul etmemektedir. Sanık ... ise bu tabancanın sanık ... tarafından kendisine verildiğini ileri sürmektedir. Sanık ...'un eşi ... de eşi ...'un silahının olmadığını ifade etmiştir.Sanık ...'un ...'e silah verdiği hususunda herhangi bir şahit bulunmamaktadır.Sanık ...'in beyanlar arasında da önemli çelişkiler bulunmaktadır. Zira polise verdiği 05.05.2022 tarihli ifadesinde olay günü maktul ...'u saat 23.00 sıralarında aradığında evde olmadığını ...'in bir arkadaşına gideceğini söylemesi sonrasında parktan çıkarak 100-200 metre ilerideki ... meydanında ... ile karşılaştığını, onun aracına binip uyuşturucu aldıklarını, birlikte kullandıklarını, saat 23.45 sıralarında ...'un kendisine mesaj atıp alabilir misin demesi üzerine 5-10 dakika içerisinde geleceğini söylediğini, ... ile sohbet ederken silahının olduğundan ve satacağından bahsettiğini ...'in silahını bana sat dediğini kendisi de para olmadığı için olur dediğini, ... ile birlikte amcasının işletmiş olduğu tekstil atölyesinin yazıhane kısmına saklanmış olduğu silahı gidip aldıklarını, ...in silahı bakıp beğenmediğini ,ancak silahı yazıhaneye bırakamadığını ,daha sonra ...'den yaya olarak ayrılıp ...'in ikametinin yakınında ... ile ... ve ...'in teyzesi ile karşılaştığında polis aracını görünce silahı ...'un çantasına koyduğunu, birlikte kısa bir mesafe yürüdükten sonra ... ve teyzesinin geri döndüğünü, ... ile birlikte yürümeye devam ederken kendisine bu silah ne diye bağırmasına tepki gösterdiğinde ...'nin kendisine küfürler ettiğini, çantasından silah çıkartarak bu silahı senin g*** sokarım dediğini, silahı kendisine doğru tutup ateş etmek istediğini, silah emniyette olduğundan ateşlenmediğini, aralarında silahı almak için arbede yaşandığını, ... kendisine tokat atınca silahın yere düştüğünü, silahı yerden alıp uyuşturucu ve alkolün etkisiyle silahı yere doğru iki kez ateşlediğini, ve merminin ...'un göğsüne geldiğini, korkup kaçtığını ifade etmesi sonrasında kendisine silahı kimden ne zaman satın aldığı sorulduğunda bu silahı ... isimli şahıstan aldığını ... abinin bu silahı Esenler ilçesi ... semti ... mahallesi'nden aldığını ve satacağını söylediğini, ona " abi bana ver ben satarım bu silahı" deyip kendisinden aldığını alıp zaten direkt çalışmış olduğu tekstil atölyesinin yazıhanesinin tavanında bulunan lambanın arasına koyduğunu ifade ettiği, yani bu ifadesine göre silahı sanık ...'tan olay günü almadığını, aksine önceki bir zamanda aldığını ifade ettiği, daha sonraki ifadelerinde ise bu silahı sanık ...'tan olayın hemen öncesinde eşi ...'i vurması amacıyla vermesiyle aldığını ifade ettiği görülmektedir. Bu itibarla sanık ...'in bu silahı sanık ...'tan alıp almadığı hususunda sanık ...'in çelişkili beyanlarından başka delilde bulunmamaktadır.Sanık ...'un savunmasına karşılık sanık ...'in beyanını Üstün tutabilmek için öncelikle sanık ...'in beyanlarının çelişkili olmaması ve ayrıca başka delilerle de desteklenmesi gerektiği izahtan varestedir.Sanık ... sanık ...'i olay öncesi tanımadığını ileri sürerken sanık ... ise önce sanık ...'u tanımadığını, daha sonraki ifadelerinde şahsen tanıdığını ifade etmesi sebebiyle sanık ...'le ve ayrıca maktulle bir husumetinin bulunmadığı, maktülü öldürmeye azmettirmesi veya maktulün öldürülmesine yardım hususunda sana ...'e tabanca vermesi mantıklı değildir. Kaldiki sanık ...'in bu tabancayı sanık ...'tan aldığı kabul edilse dahi sanık ... sanık ...'un bu tabancayı sorun yaşadığı eşi ...'i öldürmesi amacıyla kendisine verdiğini ileri sürmektedir. Buna mukabil sanık ... sanık ...'un eşi ...'e yönelik herhangi bir eylem gerçekleştirmemiştir, Kabul edilen sanık ...'in beyanlarında ileri sürüldüğü üzere sanık ...'un bu tabancayı ...'i öldürmesi amacıyla yani sanık ...'un azmettirmesine göre ...e yönelik bir suç işlenmemiştir. Dolayısıyla ... açısından öldürmeye azmettirme söz konusu değildir. Sanık ...'un sanık ...'e verdiği tabancayı ...'e yönelik kullanmayıp bu tabancayla maktulü öldürmesi sebebiyle azmettirme dışı bir suç işlendiği için sanık ... açısından maktulün öldürülmesi suçuna iştirakinden de söz edilemez. Sanık ... hiçbir zaman bu tabancayı kendisine maktul ...'u öldürme iradesini ortaya koyduğu anda ... tarafından kendisine verildiğini de ileri sürmemektedir.Yine sanıklar arasında maktul ...'un öldürülmesinin konuşulması dahi söz konusu olmamıştır. Sanık ... bu tabancayı ...'tan aldıktan sonra maktulun yanına gittiğinde bu tabancayla da ona ateş etmemiş, bu tabancayı maktulün çantasına koymuş, bir süre birlikte yürüdükten sonra maktule "...'le konuşuyormuşsun birlikte Kastamonu'ya gitmişsiniz hepsini öğrendim ben sana göstereceğim" şeklinde sözler söylediği, maktulün de "yok öyle bir şey yanlış duymuşsun dediği" aralarında tartıştıkları, tartışma sırasında sanık ...'in maktule verdiği silahı ondan alarak 2 el maktule ateş ederek onu öldürdüğü kabul edilmiştir. Bu da gösteriyor ki sanık ... bu tabancayı aldıktan sonra doğrudan maktulü öldürmeye gitmemiş, aralarındaki tartışma sonrası onu öldürdüğü anlaşılmaktadır. Bu itibarla sanıklar arasında maktulün öldürülmesinin hiç bir şekilde dahi konuşulmaması sebebiyle sanık ... açısından bu tabancanın sanık ... tarafından maktule yönelik kullanılabileceği de bildiği de ortaya konulamadığından sanık ...'in tartışma sırasında kendisinin ani bir kararıyla maktulü öldürmesinden sorumlu tutulamaz. Başka bir anlatımla önceden konuşulmadığı sürece tek tabancasını bir başkasına veren bu tabancayla işlenen öldürme veya yaralama gibi hiç bir suçtan sorumlu tutulamaz. Ancak ruhsatsız tabanca taşımak suçundan sorumlu olur.Sanık ...'un mahkemece suç unsurları olarak gösterilen sanık ...'e suç işlemeye teşvik etmek veya suç işleme kararını kuvvetlendirmek veya fiilin işlenmesinden sonra yardımda bulunacağını vaat etmek ve suçun nasıl işleneceği hususunda yol göstermek hususlarında neler söylediği hususunda hiçbir iddia veya beyan olmadığı halde bu unsurların gerçekleştiğini kabul etmeninde tamamiyle afaki olduğu ve fiilin işlenmesinde kullanılan aracı sağlamak( tabanca maktulun öldürülmesi konuşulmadan ...'in öldürülmesi amacıyla verilmiş , anlaşma dışı suç işlenmiş) , suçun işlenmesinden önce yardımda bulunarak icrasını kolaylaştırmak (başka bir amaçla tabanca verilmesi dışında ne tür bir yardım yapılmış, bu hususta açıklanmamış ve tüm bu hususlar delillendirilememiştir.Sonuç olarak sanık ... tarafından işlenen eyleme katıldığına dair savunmasının aksini kanıtlar her türlü şüpheden uzak, kesin, inandırıcı, cezalandırmasına yeter delil elde edilemediğinden şüpheden sanık yararlanır şeklindeki evrensel hukuk ilkesi de dikkate alınarak yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması sebebiyle CMKnın 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verilmesi gerekir. Sanık ... sanık ...'in ileri sürdüğü gibi bu tabancayı eşi ...'i öldürmesi maksadııyla vermesi ve ...'e yönelik herhangi bir suç işlememesi sebebiyle sanat ...'un bu olaydaki sorumluluğu ruhsatsız tabanca taşımak ve olay sonrası sanık ...'e yardımları sebebiyle TCK'nın 283. maddesinde düzenlenen suçluyu kayırma suçundan cezalandırılabileceği kanaati ile çoğunluk görüşüne katılmıyoruz.Yine kabule göre sanık ...'un sanık ...'e silah vermiş olmasının TCK'nın 39 maddesindeki 10... yıl hapis cezalarından TCK'nın 61 maddesine göre suçun işleniş biçimi sanığın kastı dikkate alındığında alt sınır veya alt sınıra yakın bir ceza tayini gerektiği halde en üst hadden ceza vermesinin 5237 sayılı TCK’nın “Adalet ve kanun önünde eşitlik ilkesi” başlıklı 3. maddesinin birinci fıkrasındaki; “Suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur.” biçimindeki hüküm ile de, işlenen fiil ile hükmolunan ceza ve güvenlik tedbirleri arasında “orantı” bulunması gerektiği, Kanun koyucunun, cezaların kişiselleştirilmesinin sağlanması bakımından hâkime, olayın özelliği ve işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı bir şekilde gerekçesini göstererek iki sınır arasında temel cezayı belirleme yetki ve görevi yüklediği, Hâkimin temel cezayı belirlerken dayandığı gerekçenin, TCK’nın 61. maddesinin 1. fıkrasına uygun olarak suçun işleniş biçimi, işlenmesinde kullanılan araçlar, işlendiği zaman ve yer, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı, failin kast veya taksire dayalı kusurunun ağırlığı, failin güttüğü amaç ve saiki ile ilgili, dosyaya yansıyan bilgi ve belgelerin isabetle değerlendirildiğini gösterir biçimde kanuni ve yeterli olması gerektiği, başka bir ifadeyle, basamaklı ceza öngören suçlarda, iki sınır arasında cezayı belirleme konusundaki takdir yetkisi her somut olayın özelliğine göre kanunun genel amacı ve felsefesi gözetilerek TCK’nın 61. maddesinde sıralanan ölçütlere göre kullanılması ilkelerine rağmen Sanığın eyleminin, azmettirme kapsamında kalmayıp suçun işlenmesine yardım etmesi kapsamında kalması nedeniyle TCK'nun 39/2-a-b-c maddesi delaletiyle 15 yıl verilmesinin fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ilkesine aykırı olduğu kanaatindeyiz.