Anahtar kelimeler: Gkarar Aydın Aydin Satım Yazim İzmir Yeri Yoluyla Ticaret Görev

T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████ Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ
: AYDIN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
KARAR TARİHİ
: █████/2026
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ
: AYDIN 1.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: ███████
KARAR TARİHİ
: █████/2026
KESİNLEŞME TARİHİ
: █████/2026
DAVA
: Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ
: █████/2026
G.KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2026
Aydın Asliye Ticaret Mahkemesi ile Aydın 1.Asliye Hukuk Mahkemesi arasında oluşan görev uyuşmazlığının yargı yeri belirlenmesi yoluyla giderilmesi Aydın Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından talep edilmiş olmakla dosya incelendi;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ;
Aydın 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin █████/2026 tarih ve ████████ Esas, ███████ Karar sayılı kararı ile, Türk Ticaret Kanunu’nun 4, 5/3 ve 16. maddeleri ile Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 115/2. maddesi ve Yargıtay içtihatları uyarınca ayrı ticaret mahkemesi bulunan yerde ticari davaların Asliye Hukuk Mahkemesinde görülemeyeceği, Hakimler ve Savcılar Kurulu 1. Dairesinin █████/2021 tarih ve 568 sayılı kararıyla █████/2021 itibarıyla Aydın Asliye Ticaret Mahkemesinin faaliyete geçtiği dikkate alınarak uyuşmazlığın ticari dava niteliğinde olduğu gerekçesiyle dosyanın görevli Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesi gerektiği yönünde görevsizlik kararı verildiği ve bu kararın istinaf edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmıştır.
Dosyanın gönderildiği Aydın Asliye Ticaret Mahkemesince █████/2026 tarih, ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile davacının ikinci sınıf tüccar olarak işletme hesabına göre defter tuttuğu, basit usulde vergilendirildiği bu haliyle tacir olmadığı/esnaf olduğu anlaşılmakla açılan davaya bakmaya Ticaret Mahkemelerinin görevli olmadığı gerekçesiyle görevli mahkemenin Aydın 1.Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna dair karşı görevsizlik kararı verilmiş, bu kararın da istinaf edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmıştır.
Dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinde, bu kanundan doğan hukuk davalarının ticari dava sayıldığı, aynı Kanunun 5. maddesinin ikinci fıkrasında, bir yerde ticaret mahkemesi varsa asliye hukuk mahkemesinin vazifesi içinde bulunan ve bu Kanunun 4. maddesi hükmünce ticari sayılan davalara ticaret mahkemesinde bakılacağı hususları düzenlenmiştir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4/1. maddesinde her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari ava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı hüküm altına alınmıştır. Buna göre bir uyuşmazlığın ticari nitelikte olabilmesi için, her iki tarafın da ticari işletmesini ilgilendirmesi yahut aynı maddenin alt bentlerinde düzenlenen istisnalardan birine dahil olması gerekmektedir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hâl böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca ticari davalar asliye ticaret mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, asliye ticaret mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’ndan ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 6335 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemelerce re'sen incelenir.
Aydın Asliye Ticaret Mahkemesince tarafların tacir olup olmadığı yönünde araştırma yapılmış, Efeler Vergi Dairesi Müdürlüğü 25.02.2026 tarihli yazısıyla, davacının █████/2001 tarihinde basit usul mükellef olarak " bina ve diğer inşaat projelerinde su ve kanalizasyon tesisatı ve onarımı faaliyetine" başladığı, 01.01.2022 tarihi itibarıyla gerçek usul mükellef olduğu, işletme hesabına göre defter tuttuğunun bildirildiği görülmüştür.
Türk Ticaret Kanunu'nun 11/1 maddesi kapsamında ticari işletme, esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan, faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletme olarak tanımlanmıştır.
Somut olayda davacının tacir sıfatının bulunmadığı, taraflar arasındaki ilişkinin ticari iş olmadığı anlaşılmıştır.
Bu itibarla; davanın mutlak ve nispi ticari dava niteliğinde bulunmadığı, davaya bakma görevinin Aydın 1. Asliye Hukuk Mahkemesine ait bulunduğu anlaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle Aydın 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin yargı yeri olarak belirlenmesine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
KARAR
: 6100 sayılı HMK'nun 21 ve 22. maddeleri gereğince Aydın 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE,
Dosyanın yargı yeri belirlenmesi talep eden mahkemesine iadesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK'nun 362/1-c maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oybirliği ile karar verildi.█████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!