Anahtar kelimeler: Gkarar Yazim Kambiyo İzmir Senetlerinden Menfi Yeri Yoluyla Ticaret Bölümü

DOSYA NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████ KararT Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARIN;MAHKEMESİ
: İZMİR 6.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ████████KARAR NO
: ████████KARAR TARİHİ
: █████/2025KESİNLEŞME TARİHİ
: █████/2026İNCELENEN KARARIN;MAHKEMESİ
: İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: █████████KARAR NO
: ████████KARAR TARİHİ
: █████/2024KESİNLEŞME TARİHİ
: █████/2025DAVA
: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)KARAR TARİHİ
: █████/2026G.KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2026İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi ile İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi arasında oluşan iş bölümü uyuşmazlığının yargı yeri belirlenmesi yoluyla giderilmesi İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından talep edilmiş olmakla dosya kapsamı incelendi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ;İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesince █████/2023 tarih ve █████████ Esas, ████████ Karar sayılı ilamı ile, taraflar arasındaki uyuşmazlık "...." ilişkisinden kaynaklanmakta olup, söz konusu hukuk davalarına bakmaya, HSK tarafından finans mahkemesi sıfatıyla 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5 inci maddesinin 2 nci bendi gereğince İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin münhasıran görevlendirilmesi nedeniyle anılan mahkemede davanın görülmesi gerektiğinden, mahkemenin görevsizliğine ve dava dosyasının İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verildiği ve söz konusu kararın istinaf edilmeksizin kesinleştiği görülmektedir.Dosyanın gönderildiği İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesince █████/2025 tarih ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı ilamı ile, taraflar arasındaki ilişkinin cirantalar arasındaki alacak borç ilişkisi bulunup bulunmadığına ilişkin olduğu, icra takibini başlatan davalılardan faktoring şirketi olduğu ve kendisinin son hamil olduğu, kendisinden önce ciranta olarak .... firmasının bulunduğu, davacı ile davalılardan .... AŞ. arasında doğrudan factoring ilişkisi bulunmadığı, davacının salt genel hükümlere göre davalılara karşı açtığı bir menfi tespit davası olduğu, taraflara faktoring kanunu uygulanmayacağı, nihai hamil sıfatının da tek başına ihtisas anlamında görevliliği haklı kılacak maddi ve hukuki sebep teşkil etmeyeceği de nazara alınarak bu itibarla yargılamanın ihtisas anlamında Bankacılık Mahkemesi olarak değil de genel hükümlere göre görülmesi gereken bir dava olduğu nazara alınarak mahkemenin görevsizliğine dair karşı görevsizlik kararı verildiği ve anılan kararın istinaf edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmıştır.İki mahkemenin de görevsizlik veya yetkisizlik kararı vermesi ve bu kararların kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleşmiş bulunması durumunda, 6100 sayılı HMK'nın 21. maddesinde davaya bakacak mahkemenin tayini için yargı yeri belirlenmesi yoluna başvurulacak hâller arasında sayılmaktadır. 6100 sayılı HMK'nın 22/2. maddesi uyarınca da, "İki mahkemenin aynı dava hakkında göreve veya yetkiye ilişkin olarak verdikleri kararlar kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleştiği takdirde, görevli veya yetkili mahkeme, ilgisine göre bölge adliye mahkemesince veya Yargıtayca belirlenir.Aynı nitelikte farklı Bölge Adliye Mahkemeleri arasındaki kesin kararları arasındaki uyuşmazlığın giderilmesi istemine ilişkin talep üzerine; Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin █████████ Esas, ██████████ Karar sayılı ve 17.10.2022 tarihli emsal kararında "HSK 1. Dairesinin 03.04.2018 tarihli, 538 sayılı kararıyla belirlenen 1, 2 ve 3 numaralı Asliye Ticaret Mahkemeleri’nin belirlenmesi mahkemeler arasındaki iş bölümüne ilişkindir. HSK 1. Dairesi anılan kararı uyarınca ihtisas mahkemelerini belirlemiştir. İİK 308/B maddesi gereğince açılan davalarda HSK 1. Dairesi’nin 538 sayılı kararı gereğince belirlenen mahkemeler iş bölümü itibari ile yetkili kılınmıştır. Yani kanunla düzenlenmesi gereken görev ve yetki kararı niteliğinde değildir. Somut uyuşmazlıkta Asliye Ticaret Mahkemeleri tarafından verilen yetkisizlik kararları da gerçek anlamda yetkisizlik kararı olmayıp iş bölümü itibari ile devir kararı niteliğindedir, bu nedenle mevcut talep yönünden uyuşmazlığın giderilmesine yer olmadığına" şeklinde karar verilmiştir.Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin emsal niteliğindeki kararına göre İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi ile İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi arasındaki ihtilâf değerlendirildiğinde, gerçek anlamda (HMK m. 20) bir görev mevcut olmayıp, "iş bölümü" ilişkisi bulunduğu anlaşıldığından, merci tayini (yargı yeri belirlenmesi) yoluyla davaya bakacak görevli mahkemenin belirlenmesine olanak ve gerek bulunmamaktadır.Somut sorunda geçerli hukuksal nedene dayanan devir kararı verilmiş olmakla, bu anlamda devir kararı görevsizlik niteliğinde değildir. Merci inceleme koşulu, karşılıklı verilmiş olması gerekli 2 (iki) ayrı görevsizlik ya da yetkisizlik kararının bulunmasıdır. Bu nedenle merci tayini koşullarının oluşmadığı sonucuna varılmıştır.HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;Anılan mahkemeler arasındaki ihtilaf bakımından, merci tayini (yargı yeri belirlenmesi) yoluyla davaya bakacak görevli mahkemenin belirlenmesine olanak ve gerek bulunmadığından, dosyanın mahal Mahkemesine İADESİNE,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, oy birliği ile karar verildi.█████/2026