Anahtar kelimeler: Saygın Adamı Tekstil Yan Kambiyo Yazildiği Çıkması İlişkileri Vermiş Çekin

T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: █████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2025KARAR TARİHİ
: █████/2026GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili yetkisiz İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasına vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'nın ticaret ve tekstil alanında saygın bir iş adamı olduğunu, ticari ilişkileri doğrultusunda ödeme aracı olarak çek kullanmakta olduğunu, davalı yan tarafından müvekkili hakkında Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası ile 30.10.2023 keşide tarihli, 600.000,00 TL bedelli çekin ödenmediği gerekçesiyle icra takibi başlatılmış olduğunu, ayrıca çekin karşılıksız çıkması sebebiyle müvekkili hakkında Bakırköy ... İcra Ceza Mahkemesi'nin .... E. sayılı dosyası ile karşılıksız çek şikayetinde bulunulmuş olduğunu, müvekkili ...'nın ... Tekstil Tic. Ltd. Şti.'nin yetkilisi olduğu zaman diliminde söz konusu çek bedelini taraflar arasındaki ticari ilişkiye istinaden gerçekleştirmiş olduğunu, tarafların ticari defterlerinin incelenmesi neticesinde müvekkili ... tarafından çek bedelinin ödendiğinin ve herhangi bir borç yer almadığının açıkça tespit edilecek olduğunu, müvekkili ... tarafından ... Tekstil Tic. Ltd. Şti.'nin yetkilisi olduğu zaman diliminde çek bedeli taraflar arasındaki ticari ilişkiye istinaden ödendiğinden ve taraflar arasında herhangi bir borç ilişkisi mevcut olmadığından Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasından borçlu olunmadığının tespiti amacıyla menfi tespit davası açılması zorunluluğu hasıl olmuş olduğunu, müvekkili ... tarafından şirketler arasındaki ticari ilişkiye istinaden çek bedelinin ödenmiş olduğunu, müvekkili ... ödediği çek bedeli hakkında aynı zamanda Bakırköy ... İcra Ceza Mahkemesi'nin ..... E. sayılı dosyası ile karşılıksız çek şikayetinde bulunulduğundan haksız ceza riski de bulunduğunu, müvekkili tarafından haricen ödenen çek bedeline istinaden haksız icra takibi ve haksız şikayet gerçekleştirildiğinden huzurdaki menfi tespit davasının açılmasının zorunluluğu hasıl olduğunu, müvekkilinin söz konusu çek bedeli sebebiyle herhangi bir borcunun bulunmadığının tespiti gerektiğini beyanla; müvekkili ...'nın 30.10.2023 keşide tarihli, 600.000,00 TL bedelli çek sebebiyle borçlu bulunmadığının tespitine, davalı yan hakkında kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve masrafların davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili yetkisiz İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasına vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davacı taraf çek bedelinin borçlu şirket yetkilisi ... tarafından ödendiğini ve çek nedeniyle herhangi bir borç kalmadığını ifade etmişse de davacı tarafın çek bedelinin ne şekilde ödendiğini ifade edememiş ve ödemeye ilişkin hiçbir dekont sunamamış olduğunu, davacının beyanlarının son derece soyut olduğu gibi delillerin arasında da herhangi bir ödeme delili bildirilememiş olduğunu, husumet itirazları bulunduğunu, davacı taraf davayı .... Tekstil Ticaret Limited Şirketi yetkilisi ... adına ikame etmişse de takibe konu çekin borçlusu ... olmadığı gibi Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ..... E. sayılı icra takibinin borçlusunun da olmadığını, davacının, davada aktif husumetinin bulunup bulunmadığının öncelikle ve re’sen incelenerek karara bağlanması gerektiğini, zamanaşımı itirazları bulunduğunu, aleyhe hususları kabul etmemekle birlikte davacının iddia ettiği tüm hak ve alacakların zamanaşımına uğramış olduğunu, zamanaşımı itirazında bulunuyor olduklarını, yetki itirazında bulunuyor olduklarını, davacı tarafın Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı icra takip dosyasına karşı menfi tespit davası ikame etmiş, dava dilekçesinde de belirtildiği üzere müvekkilinin adresinin Bakırköy Ticaret Mahkemeleri yargı çevresinde kalmakta olduğunu, Menfi Tespit davalarının icra dairesinin bulunduğu yerde açılabileceği gibi HMK'unda düzenlenen genel yetki kurallarına göre de açılabilmekte olduğunu, her iki durumda da İstanbul Asliye Ticaret Mahkemeleri yetkisiz olup Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğunu, davacı taraf ... Tekstil Ticaret Limited Şirketi'nin davacı ... tarafından temsil olunduğu dönemde çek keşide ettiğini ikrar etmiş ancak çek bedelinin şirket yetkilisi davacı ... tarafından ödendiğini ifade etmiş olduğunu, Türk Ticaret Kanunu'nda "Kıymetli evrak öyle senetlerdir ki, bunlarda mündemiç olan hak senetten ayrı olarak dermeyan edilemediği gibi başkalarına da devredilemez'' ifadesine yer verilmiş olduğunu, bu tanımdan huzurdaki dava için iki netice ortaya çıkmakta olduğunu, birincisi çek keşidecisi tarafından ileri sürülmesi gereken hakların şirket yetkilisi tarafından ileri sürülemeyecek, ikincisi ise ... Tekstil Ticaret Limited Şirketi'nin ödemeye ilişkin ileri süreceği hakları müvekkiline karşı ileri süremeyeceği olduğunu, borçlu şirketin çeki keşide ederek dava dışı ....'a vermiş olduğunu, müvekkilinin çeki ...'dan almış olduğunu, bu nedenle davacı tarafın çekin bedelinin ....'a ödendiği iddiasını müvekkiline karşı ileri süremeyeceğini, kaldı ki ödeme iddiasının taraflarınca kabulünün söz konusu olmadığını, ancak davacının çekten kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirdikten sonra haklı ise ...'a rücu isteminde bulunabileceğini, davacı tarafın çek bedelinin ödendiği iddiasını iyiniyetli müvekkiline karşı ileri süremeyeceğini, bilindiği gibi menfi tespit davalarının, olumsuz tespit davası niteliğinde olup, borçlu olunmadığı iddiası ile açılan davalar olduğunu, bu davanın kazanılması halinde keşideci ile lehdar arasındaki hukuki ilişkinin geçersiz olduğu ve borçlunun borçlu olmadığının ispatlanmış olacağını, bu davanın taraflarının lehdar ve keşideci olduğunu, 3. kişi hamile karşı açıldığında onun kötü niyetli olduğunun ispatlanması gerektiğini, davacınnı huzurdaki davada çek lehtarına karşı ileri sürebileceği defileri müvekkiline karşı ileri süremeyeceğini, Yargıtay ... Hukuk Dairesi'nin .... E: ... K. Sayılı ve 02.11.2010 karar tarihli ilamı ile ''keşidecinin, lehdara karşı ileri sürebileceği def’ileri hamile karşı ileri süremeyeceği, ancak bonoyu iktisap eden kişi kötü niyetli ise veya alacağın temliki söz konusu ise def’ileri ileri sürebileceği, somut olayda lehdarın cirosu ile hamil durumunda olan alacaklının kötü niyetli olduğu kanıtlanamadığından ve vekil hamil durumu da söz konusu olmadığından keşideci borçlunun def’ilerini alacaklıya karşı ileri süremeyeceği'' açıkça kabul edilmiş olduğunu, davanın ispatının ancak imzası müvekkilince ikrar edilmiş bir belge ile mümkün olduğunu, anılı Yargıtay kararında ayrıca davacının huzurdaki menfi tespit davasını ancak ''borçlu olmadığının veya itfa veya imhal edildiğinin resmi veya imzası ikrar edilmiş bir belge ile ispat edebileceği'' istikrar kazanmış Yargıtay içtihadı olduğunu, davacı tarafın lehtar ile arasındaki her ne nedene dayanırsa dayansın defileri müvekkiline karşı ileri süremeyeceğini, davacının kötüniyet tazminatı talebinin reddi gerektiğini, davacı yanın müvekkilinin kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiş ancak buna yönelik bir açıklama yapma gereği duymamış olduğunu, müvekkilinin kötü niyet tazminatına mahkum edilebilmesi için, senetlerin sahte olarak düzenlenerek kendisine verildiğini ve dolayısıyla senetler üzerindeki imzanın ciro yolu ile devredildiği tarihte sahte olduğunu bilmesi gerektiğini, ancak bu yönlü bir itirazın dava dilekçesinde mevcut olmadığını beyanla; davaya cevaplarının kabulü ile haksız ve kötüniyetli davanın reddine, yetki itirazlarının kabulü ile davanın yetkili Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderilmesine, davacının %20'den aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:Dava, kambiyo senetlerinden kaynaklı borçlu olmadığının tespitine ilişkin menfi tespit davasıdır.Dosyanın mahkememize İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas .... Karar sayılı kesinleşmiş yetkisizlik kararı ile tevzi edildiği anlaşıldı.Dosya içerisinde mevcut Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün .... Esas sayılı dosyasının uyap kayıtlarının incelenmesinde; davalı tarafça dava dışı ... ve ... Tekstil Ticaret Limited Şirketi aleyhine 594.000,00 TL çek, 1.631,47 TL takip öncesi işlemiş faiz, 1.782,00 TL çek komisyonu olmak üzere toplam 656.813,47 TL üzerinden kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip başlatıldığı anlaşıldı.Takibe konu .... Bankası A.Ş. .... Şubesi keşidecisi .... Tekstil Ticaret Limited Şirketi olan .... çek seri nolu █████/2023 keşide tarihli 600.000,00 TL bedelli çekin incelenmesinde lehtarının ... olduğu, ilk cironun lehtara ait olduğu, lehtarın davalıya ciro ettiği ve ciro silsilesinde şeklen kopukluk bulunmadığı görülmüştür.TTK'nın 792. Maddesine göre, çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790'ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür. TTK'nın 788/1. maddesinde, açıkça “emre yazılı” kaydıyla veya bu kayıt olmadan belirli bir kişi lehine ödenmesi şart kılınan bir çekin, ciro ve zilyetliğin geçirilmesiyle devredilebileceği, TTK'nın 790. maddesinde ise, cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişinin, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılacağı düzenlenmiştir. Bir beyaz ciroyu diğer bir ciro izlerse, bu son ciroyu imzalayan kişi çeki beyaz ciro ile iktisap etmiş sayılır.6102 sayılı TTK'nın 818. maddesi yollaması ile çeklerde de uygulanması gereken aynı yasanın 677. maddesi uyarınca ''bir poliçe, poliçe ile borçlanmaya ehil olmayan kişilerin imzasını sahte imzaları, hayali kişilerin imzalarını veya imzalayan ya da adlarına imzalanmış olan kişileri herhangi bir sebeple bağlamayan imzaları içerirse, diğer imzaların geçerliliği bundan etkilenmez'' İmzaların bağımsızlığı (istiklali) şeklinde tanımlanan bu ilke, poliçeye atılan her geçerli imzanın (keşidecinin, cirantanın, avalistin, kabul eden muhatabın imzası gibi) sahibini bağladığını, geçersiz imzanın sahiplerini sorumlu kılmamalarına rağmen poliçenin geçerliliğini ortadan kaldırmadığını ifade eder. Geçerli imzaların sahipleri, başkasının imzasının geçersiz olduğunu ileri sürerek kambiyo sorumluluğundan kurtulamazlar. Geçersiz bir imza sahibini bağlamaz, ancak ciro zincirini de koparmaz.Somut uyuşmazlıkta; davacı-keşidecinin imzasını inkar etmediği, davacı şirket yönünden ise çekte atılı imzanın şirket yetkilisinin eli ürünü olduğunun ATK raporu ile tespit edildiği, davacılardan keşidecinin şahsi defi olan ödeme defini davalı hamile karşı ileri süremeyeceği, davalının kötüniyetli hamil yahut çeki iktisapta ağır kusurlu olduğuna dair dosyaya somut bir delil ibraz edilmediği, bekletici mesele yapılması talep edilen İstanbul CBS .... soruşturma sayılı dosyada davalının şüpheli sıfatı olmadığı gibi neticeten KYOK verildiği, davalının düzgün ciro silsilesine göre yetkili hamil konumunda olduğu dikkate alındığında mahkemece davanın reddine karar verilmesinde usul ve esas yönünden hukuka aykırılık görülmemiş, davacılar vekilinin istinaf isteminin reddi gerekmiştir. (İstanbul Bölg Asliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi ████████ Esas- █████████ Karar sayılı ilamı)Davacının talebi, keşidecisi olduğu çeke dayalı olarak başlatılan takip nedeni ile borçlu olmadığının tespiti talebine ilişkindir. Dayanak olarak ise çek bedelinin ödendiği gerekçesi gösterilmiştir. Dava konusu çekin incelenmesinde zorunlu unsurları taşıdığı ve ciro silsilesinde şeklen bir kopukluk bulunmadığı anlaşılmıştır. Davacı açmış olduğu bu davada çekte yer alan imzanın kendisine ait olmadığına yönelik bir mutlak defi ileri sürmemiştir. Ne var ki davanın çekte ciranta olan lehtara karşı açılmış olması ve davacı keşidecisi imza inkar inkarında bulunmadığı çeke karşı çek bedelinin ödendiği gerekçesi ile borçlu olmadığının tespiti talebinin dinlenemeyeceği ilgili TTK hükümleri ve yukarıda belirtilen Bölge Aliye Mahkemesi kararı ile sabittir. Açıklanan bu nedenlerle açılan davanın reddine karar verilmiş ve aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:AÇILAN DAVANIN REDDİNE;1-Alınması gereken 732,00 TL harcın peşin alınan 10.246,50 TL harçtan mahsubu ile bakiye kalan 9.514,50 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,2-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.700,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA,3-Davacı tarafça sarf edilen yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davalı yararına A.A.Ü.T. gereğince takdir edilen 96.000,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,5-Davacı tarafça yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,Dair davacı vekilinin yüzüne karşı (e-duruşma ortamında), davalı tarafın yokluğunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemelerinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.█████/2026Katip ...Hakim ...