Anahtar kelimeler: Halkınca Pülümür Otu Vasıfta Kadimden Çayır Erzurum Askı Köyündeki Zemin
1. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi

SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Pülümür Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ███████ E., ████████ K.
Asıl ve birleştirilen davalar; kadastro öncesi nedene dayalı mera sınırlandırmasının iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Kadastro sonucunda; ... ili, ... ilçesi, ... köyündeki dava konusu 1 24... parsel ve 1 27... parsel sayılı taşınmazların kadimden beri ... Köyü halkınca mera olarak kullanıldığı, zemin durumunun bu vasıfta olduğu, mera komisyonu ve kadastro komisyonlarınca kamu orta malı mera vasfıyla sınırlandırıldıkları, askı ilan tarihinde itiraz edilmeyen sınırlandırmaların 28.11.2011 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Asıl ve birleştirilen davada davacılar; kadastro sırasında mera olarak sınırlandırılan 1 27... ve 1 24... parsel sayılı taşınmazların bazı bölümlerinin kendileri tarafından çayır otu biçilmek suretiyle 40-50 yıldır kullanıldığını ileri sürerek kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanıp dava konusu kısımların mera sınırlandırmasının iptali ile adlarına tescilini istemişlerdir.
Davalı Hazine; dava konusu kısımların mera bütünlüğünü bozacak konumda ve mera niteliğinde olduğunu belirterek asıl ve birleştirilen davaların reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, dava konusu parsellerde dava konusu edilen kısımların eğimli, ekili dikili olmayan, üzerinde yabani otlar ve çarşur otu ile çalı formunda ağaççıklar bitmiş olan, yüzeyinde taş ve kayalar bulunan mera vasfında olduğu, aksi yöndeki soyut mahalli bilirkişi beyanlarına itibar edilmediği, meraların otunun biçilmesi suretiyle iktisap edilemeyeceği gerekçesiyle asıl ve birleştirilen davaların reddine karar verilmiş, asıl ve birleştirilen davalarda davacılar vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; özellikle bilirkişi raporlarına göre dava konusu taşınmaz bölümlerinin mera vasfında olduğu gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleştirilen davalarda davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesindede ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 116,60 TL bakiye onama harcının temyiz eden asıl davada davacı ...'ten; 3.765,70 TL temyiz harcının temyiz eden birleştirilen davada davacı ...'den; 3.765,70 TL temyiz harcının temyiz eden birleştirilen davada davacı ...'dan; 3.765,70 TL temyiz harcının temyiz eden birleştirilen davada davacı ... mirasçılarından alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.03.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!