Anahtar kelimeler: Gitmemesi İlerleyen İnançlı Ailesi Süreçte Ödemek Bozulduğunu Temini Devrettiğini Bankadan

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ███████ E., ███████ K.Dava, inançlı işlem hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.Davacı Şirket vekili; davacı Şirket'in sermayesinin yetersiz olması nedeniyle 10666 (eski 2373) ada 553 parsel sayılı taşınmazdaki 14 nolu bağımsız bölümünü davalıya, inşaat işlemlerinin tamamlanması amacıyla kredi temini için devrettiğini, davalının bu temlik karşılığında bankadan 100.000,00 TL’lik kredi kullandığını, ilerleyen süreçte işlerin iyi gitmemesi nedeniyle taraflar arasındaki ortaklığın bozulduğunu, kredi ödemelerinin davacı Şirket yetkilisi ... ve ailesi tarafından yapıldığını ancak taşınmazın davacıya geri verilmediğini ileri sürerek davalıya kredi temini için devredilen 14 nolu bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ile davacı Şirket adına tesciline karar verilmesini istemiştir.Davalı; dava konusu taşınmazı bedelini ödemek suretiyle iktisap ettiğini, davacı ile aralarında herhangi bir ortaklığın olmadığını, ... . İcra Müdürlüğünün █████████ Esas sayılı takip dosyası ile kira alacağının tahsili suretiyle başlatılan takip sonucunda davacı Şirket yetkilisinin çekişme konusu taşınmazdan tahliye edildiğini, iddiaların yersiz olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.İlk Derece Mahkemesince; iddianın ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairemizin 17.12.2020 tarihli ve ███████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile; yargılama aşamasında davacı tarafından değişik tarihlerde ve meblağlarda bankaya ödemelerin yapıldığına ilişkin dekont suretlerinin sunulduğu, ibraz edilen dekontların davalının temin ettiği kredi borcuna ilişkin olduğunun tespit edilmesi halinde 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 202. maddesi kapsamında delil başlangıcı olarak kabul edileceğinde kuşku bulunmadığı, o halde davacı tarafından ibraz edilen dekont suretleri de eklenip yeniden ... ... Şubesine müzekkere yazılarak, ödemelerin hangi hesaptan mahsup edildiği tereddüde mahal bırakmayacak şekilde tespit edildikten sonra, çekişme konusu taşınmazın satışına ilişkin kredi ödemesine ait olduğunun tespiti halinde davacının diğer bildirdiği deliller de toplanmak suretiyle inceleme ve araştırma yapılarak bir karar verilmesi gerektiğine değinilerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiş; bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taraflar arasında düzenlenmiş bir inanç sözleşmesinin bulunmadığı, her ne kadar davacı, davalının hesabına yapılan ödemelerin delil başlangıcı vasfında olduğunu ileri sürmüş ise de bu ödemelerin kredi ödemeleri ile ilişkilendirilemediği, davacının taşınmazı kullanmaya devam ettiği ve davalı tarafından tahliye istemli icra takibi yapıldığı, takibin itiraza uğramadan kesinleştiği, dolayısıyla taraflar arasında kiracılık ilişkisi bulunduğu, İstanbul Anadolu 8. İcra Mahkemesinin 08.02.2016 tarihinde kesinleşen kararı ile kiracının tahliyesine karar verildiği, davalının, davacı tarafından kendisine yapılan ödemelerin kira borcuna karşılık olduğunu savunduğu, bu savunmasının aksinin ispatlanamadığı, inançlı işlem iddiasının usulünce kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:- K A R A R-Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden usul ve kanuna ve bozma kararının gereklerine uygun olan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı 116,60 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.03.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.