Anahtar kelimeler: Cblok Mekanın Güvendiği Karlı Satabilme İnançlı Büyükçekmece Devretmesini Devrettiğini İhtimali

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Büyükçekmece 5. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ E., █████████ K.Dava, inançlı işlem hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde bedel istemine ilişkindir.Davacı; dava konusu 4 43... parsel sayılı taşınmazdaki C-Blok 6 nolu bağımsız bölümü dava dışı ...’dan satın aldığını, ancak ...’in kendisine bu taşınmazı daha kârlı bir şekilde satabilme ihtimali bulunduğunu belirterek taşınmazı aralarında iş ortaklığı bulunan ve kendisine güvendiği davalı ...’e devretmesini istediğini, bu nedenle 29.08.2018 tarihinde taşınmazını davalı ...’e devrettiğini, dava dışı ... ile davalılardan ... arasında 27.08.2018 tarihli protokol ve taahhütname imzalandığını, bu protokol gereğince dava konusu taşınmazın davalı ...’a teminat amacıyla devredildiğini, ancak Mekan’ın kötü niyetli olarak taşınmazı diğer davalılara devrettiğini, taşınmazın en son davalı ...’a devredildiğini ileri sürerek tapu kaydının iptali ile adına tesciline, olmadığı takdirde taşınmazın tespit edilen değerinin faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.Davalı ...; davacının iddialarının çelişkili, gerçek dışı ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacının muhatabının ... olduğunu, bu kişiye dava yöneltilmediğini, davacının bu kişi ile eylem birliği içerisinde dava açtığını, davacının protokole taraf olmadığını, protokoldeki yükümlülüklerini ... ve Şirketinin yerine getirmediğini, protokolün inançlı işlem niteliğinde olmadığını, ...'ın taşınmazların satışı için kendisinden talepte bulunduğunu, satıştan sonra alacağını tahsil etmesini istediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.Davalı ... Grup Motorlu Araçlar Ltd. Şti. vekili; davalı Şirketin taşınmazların maliki olmadığını, davacının herhangi bir belge sunmadığını, taşınmazı satın aldığını iddia ettiği ...'a karşı tazminat talebinde bulunması gerektiğini, işbirliği iddialarının doğru olmadığını, davacı ile dava dışı ...'ın fikir birliği içerisinde davalı Şirkete ve diğer davalılar aleyhine birden fazla dava açtıklarını, davalı şirketin iyi niyetli olduğunu, taşınmazları kar elde etme ve alacağı karşılığında ... Akaryakıt ve Metal Endüstri Ürünleri Ltd. Şti.'nden devraldığını, her ne kadar devralanın ... olsa da; ...’ın ... Gıda ve yetkilisi ... adına vekaleten işlem yaptığından, ...’ın talebi gereğince taşınmazların ...'a devredildiğini, bankalara karşı ödeme baskısı altında olan şirketin taşınmazları zarara uğramamak amacıyla kısa sürede devrettiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.Davalı ..., taşınmazın ... Grup Motorlu Araç İç ve Dış Tic. Ltd. Şti.'nden satın alındığını, ... Grup Motorlu Araç İç ve Dış Tic. Ltd. Şti.'nin ... ve Şirketine borçlu olduğunu alacağına karşılık taşınmazın alındığını, çeklerin geri döndüğünü, alacağın başka türlü tahsil edilmediğini, taşınmazların ... ve Şirketi olan ... Gıda Turizm Oto Kiralama Tekstil San. ve Tic. Ltd. Şti.'ne ait olduğunu, ancak tapu devrinin kendi adına yapıldığını, satış işleminin gerçek olup iyi niyetli olduğunu, önceki malikler arasındaki iç ilişkiyi bilmesinin mümkün olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.Davalı ... Akaryakıt ve Metal Endüstrisi Ürünleri Nakliyat Tic. Ltd. Şti, davaya cevap vermemiştir.İlk Derece Mahkemesince; dava konusu taşınmazın davalı ...’e 27.08.2018 tarihli taahhütname gereği devredildiği, anılan taahhütnamede dava dışı ... Alüminyum San. ve Tic. Ltd. Şti'nin davalı ...'e toplam 250.000 USD borcu bulunduğu, bu borca teminat olmak üzere ... Alüminyum San. ve Tic. Ltd. Şti'nin adına kayıtlı olan, içlerinde dava konusu 6 nolu bağımsız bölümün de olduğu toplam 8 taşınmazın ...'in alacağı olan 250.000 USD nin teminatı olmak üzere ...'e devredildiği, daha sonra bu taşınmazların diğer alacaklı ... veya göstereceği kişiye devredileceğinin kabul edildiği, taşınmazlar üzerindeki ipotek borçlarının ... tarafından ödeneceği, ayrıca ... Alüminyum San. ve Tic. Ltd. Şti'nin ...'a da 10.000.000 TL borcu bulunduğu, ...'in alacağı olan 250.000 USD'nin gerek ... Alüminyum San. ve Tic. Ltd. Şti tarafından gerekse ... tarafından ödenmesi halinde tüm taşınmazların ... veya onun göstereceği kişiye ... tarafından derhal devredileceği, ... tarafından teminat olarak alınan taşınmazların 3 kişilere satılmayacağı, söz konusu taşınmazların ... tarafından 3. kişilere satılması ve/veya talep halinde iade edilmezse uğranılan tüm zarardan şahsen sorumlu olduğu, taahhütnamedeki tüm maddelerin taraflar arasında gizli olup 3. kişilerden gizli tutulacağının belirtildiği, belirtilen sözleşmede davacı ...’in imzası bulunmasa dahi dava konusu taşınmaz devrinin bu sözleşme kapsamında yapıldığının taraflar arasında ihtilaflı olmadığı, bu nedenle inanç sözleşmesinin yazılı delil ile ispatlandığı, yargılama sırasında taşınmazın dava dışı 3. kişiye devredilmesi nedeniyle HMK 125. maddesi gereğince davacı tarafa seçimlik hakkı hatırlatıldığı, davacı tarafça 07.09.2023 tarihli beyan dilekçesi ile davaya eldeki davalılar yönünden devam edileceğinin beyan edildiği, ... ve yetkilisi olduğu ... Alüminyum San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından davalı ...’a karşı yükümlülüklerinin yerine getirilmediği ve Mekan’a olan borcun ödenmediği, Mahkemece, taraflar arasındaki borç ilişkisinin sonlanıp sonlanmadığına yönelik taraflara beyanda bulunmak için süre verildiği, davacı tarafça, protokole alacaklı olarak yazılmış olsa da davalı ...'ın alacağı bulunmadığının iddia edildiği, teminat olarak devredilen taşınmazın iade şartlarının oluşmadığı, teminata konu borç ilişkisinin henüz sona ermediği, davacı tarafından borç kabul edilmediği için depo edilmesine yönelik süre verilmesine de gerek olmadığı, ayrıca Mekan dışındaki diğer davalıların sözleşmenin tarafı olmadığı gözetildiğinde davacı tarafından kötü niyetli olduklarının da ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesince, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b/1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:-K A R A R-Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un/HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 116,60 TL bakiye temyiz giderinin temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.03.2026 tarihinde kesin olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi.