Anahtar kelimeler: Olane Balıkesir Murisi Sureti Bursa Yapılamayan Kuruma Belirtmek Kesintisiz Kesinlik
10. Hukuk Dairesi         ██████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Balıkesir 1. İş Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., 2024/7 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davacının 01.05.1999-01.02.2000 tarihleri arasında davalıların murisi olan...'e ait iş yerinde kesintisiz olarak çalıştığını ancak 15.09.1999 tarihinden önceki hizmetlerinin bildirilmediğini belirtmek sureti ile davacının Kuruma bildirimi yapılamayan 01.05.1999-15.09.1999 tarihleri arasındaki çalışmalarının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar ... ve ... vekili, cevap dilekçesinde özetle; davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını, davacının; işe giriş bildirgesindeki imzanın kendisine ait olmadığını iddia etmediğini, ölü kişiye karşı dava açılamayacağını ve ölü kişiye karşı dava açılması halinde davanın mirasçılarına yöneltilmesine de olanak bulunmadığını belirtmek sureti ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Diğer davalılar yargılamaya katılmamışlardır.
Fer'i müdahil Kurum vekili, dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın hak düşürücü süre içinde açılmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda; davalıların murisi olan...'e ait ... sicil sayılı iş yerinden davacı adına 15.09.1999-01.02.2000 tarihleri arasını kapsar şekilde hizmet bildiriminde bulunulması, dava konusu 01.05.1999-15.09.1999 tarihleri arasını kapsayan döneme ilişkin olarak davacı hakkında işe giriş bildirgesi veya hak düşürücü sürenin işlemesine engel teşkil edecek başkaca herhangi bir belge düzenlenerek Kuruma verilmemesi, hak düşürücü sürenin işlemesini önleyecek herhangi bir durumun varlığının da davacı tarafından iddia ve ispat edilmemesi, davacının çalışmasının sona erdiği tarih ile eldeki davanın açıldığı 30.12.2022 tarihi arasında 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçmiş olması nedeniyle; davacı adına hizmet bildirimi yapılmaya başlanılan tarihten öncesine ilişkin 01.05.1999-15.09.1999 tarihleri arasındaki uyuşmazlık konusu çalışmaların tespitine karar verilmesinin mümkün bulunmaması ve dolayısıyla eldeki davanın, Kanun'da öngörülen hak düşürücü süre içerisinde açılmadığının açıkça anlaşılması karşısında İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından davacının yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; Mahkemece tahkikat aşamasına geçilip, deliller toplanıp, tanıklar dinlendikten sonra hak düşürücü süre nedeniyle ret kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, Yargıtayın istikrar bulmuş içtihatları doğrultusunda dava tarihinden sonraki bir karar gerekçe gösterilerek hak düşürücü süre yönünden davanın reddine karar verilmesinin; hukuken öngörülebilir bir yapıyı ortadan kaldırdığını, hukuk güvenliğini ihlal ettiğini, farklı uygulamalara göre tesadüfe dayalı olarak zorunlu sigortalılık hakkından yoksun kalma sonucunu doğurduğunu ve yargı kararlarındaki istikrar ilkesini ve yargıya güveni zedelediğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!