Anahtar kelimeler: Emrini Ettikten Tebellüğ Borçluya İlamsız Emri Durdurulmasına Takibi Takibe Tutarlı

T.C.
İSTANBUL2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2025KARAR TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Dava
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili adına taraflarınca karşı taraf (borçlu) aleyhine ...tarihli ... numaralı 125.356,50-TL tutarlı fatura alacağına bağlı olarak işlemiş faiziyle birlikte █████/2024 tarihinde ... 6. İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra yoluyla icra takibi başlatıldığını, borçluya gönderilen ödeme emri ve dayanak belgelerin █████/2024 tarihinde tebliğ edildiğini, borçlu ödeme emrini tebellüğ ettikten sonra borçlu vekili tarafından takibe █████/2024 tarihine itiraz edildiğini ve aynı tarihte takibin durdurulmasına karar verildiğini, ancak ödeme emrine yapılan bu itirazın haksız ve mesnetsiz olduğunu, alacağın tahsili sürecini uzatmayı amaçladıklarını, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında "..." akdedildiğini, müvekkilinin sözleşme doğrultusunda üstüne düşen tüm edimleri yerine getirdiğini, takibe konu alacak faturaya dayalı (... 2 Nolu Hk. Bedeli) dayalı bir alacak olduğunu, bu faturanın tarafların ticari ilişkileri neticesinde usulüne uygun olarak hazırlandığını, müvekkili şirket tarafından üzerine düşen tüm edimler zamanında, tam ve eksiksiz olarak yerine getirildiğini buna rağmen davalı tarafından ödeme yapılmadığı gibi başlatmış oldukları icra takibine de haksız olarak itiraz edildiğini, davalının bu tutumunun müvekkili şirketin ticari hayatını zedelemekte ve sekteye uğratmakta olduğunu, davalarının kabulüne, davalı borçlunun itirazın iptali ile takibin aynen devamına, davalı borçlu aleyhine %20'den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine, davalı borçlunun taşınır, taşınmaz tüm mal varlığı ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine talep edilen alacak miktarı kadar öncelikle teminatsız olarak aksi halde belirlenecek teminat karşılığı ihtiyati haciz konulmasına, mümkün olmaması durumunda ''davalıdır'' şerhi işlenmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı borçluya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Cevap
: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ...nbul 6. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından gönderilen ödeme emrinin müvekkiline tebliğ edildiği ve yasal süresi içerisinde itiraz haklarının kullanıldığını, müvekkili şirketin alacaklı davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığı açıkça ifade edilerek, icra takibine konu edilen asıl alacağa, işlemiş faize ve tüm fer'ilerine itiraz edildiğini, müvekkili şirketin adresinin Ümraniye olduğu belirtilerek, yetkili icra dairelerinin İstanbul Anadolu İcra Müdürlükleri olduğu ileri sürüldüğünü ve bu nedenle icra dairesinin yetkisine de itiraz ettiğini, sözleşme kapsamında kesin kabul yapılmadan fatura düzenlendiği, yapılan işlerin ayıplı veya eksik olup olmadığının belirlenmesi gerektiği, iade faturası kesildiği ancak davacı tarafından iade edilmediği, mahsuplaşılması gereken alacaklar (personel yemek ücreti, prim vb.) bulunduğu ve davacı tarafa kısmi ödeme yapıldığını, davanın reddi ile tüm yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.Toplanan Deliller
:... 6. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasının UYAP kayıtları,... Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden ...Şirketi'nin ..dönemlerine ilişkin karşılaştırmalı alış satış analizi,... Şirketi'nin ... dönemlerine ait karşılaştırmalı alış-satış analizi,Bilirkişi ... tarafından hazırlanan 10.04.2026 tarihli bilirkişi raporu, ayrı ayrı celp edilerek dosya arasına alınmıştır.Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe
:Dava, taraflar arasında akdedilen "..." uyarınca fatura alacağının tahsili amacıyla yürütülen ... 6.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.İtirazın iptali davası; 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan maddeye göre, bu davanın açılabilmesi için:1-İlamsız takip yapılmış olması,2-Borçlunun bu takibe itiraz etmesi,3-Alacaklının, itirazın kaldırılması için İcra mahkemesine başvurmaması,4-İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının 1 yıl içinde mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının bir arada gerçekleşmesi gerekir.Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran, itirazla duran takibin devamınını amaçlayan bir dava olup yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Davalı borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da bu dava içinde ancak cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır.Somut olayda, ... 6.İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı takip dosyasının tetkikinde; alacaklı davacı tarafından borçlusu davalı aleyhine, █████/2024 tarihinde, 125.356,50-TL fatura alacağı ve 3.199,17-TL işlemiş faiz toplamı olan 128.555,67-TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, takip dayanağının ... numaralı █████/2024 tarihli faturadan kaynaklı alacak ve işlemiş faizi şeklinde gösterildiği, ödeme emrinin borçluya █████/2024 tarihinde tebliği üzerine yasal süresinde olan █████/2024 tarihli itiraz ile takibin durduğu, davalı tarafından borca, fer'ilerine itiraz edildiği, itirazın alacaklıya tebliğ edilmediği, öyleyse eldeki itirazın iptali davasının yasal bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde olan █████/2025 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.Öncelikle belirtmek gerekir ki, davalı tarafından icra takip dosyasında ... İcra Müdürlüklerinin yetkili olduğundan bahisle ayrı ayrı yetki itirazında bulunulduğu, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67.maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davalarında yetkili icra müdürlüğünde icra takibi yapılmış olması bir dava şartı olup, yargılamanın her aşamasında mahkemece re'sen gözetilmesi gerektiği, öncelikle icra dairesinin yetkili olup olmadığının ön sorun olarak incelenmesi gerektiği, tarafların tacir olduğu ve aralarında akdedilen sözleşmenin "ihtilafın çözümü ve yetkili mahkeme" kenar başlıklı 14.maddesi ile İstanbul İcra Müdürlüklerinin münhasır yetkili kılındığı anlaşıldığından icra müdürlüğünün yetkisine yapılan itirazların ayrı ayrı reddine, ön sorunun bu suretle halline karar verilerek yargılamaya devam edilmiştir.Tarafların ticari defter ve kayıtları incelenerek, ticari defterlerin açılış ve kapanış tasdiklerinin yasal sürede yapılıp yapılmadığı, sahibi lehine delil teşkil edip etmediği, dava dilekçesinde sözü edilen █████/2024 tarihli ve ... numaralı 125.356,50-TL bedelli faturanın davacı ve davalı şirket defterlerinde kayıtlı olup olmadığı, faturanın davalı tarafa tebliğine ve bu faturalara konu hizmetin gerçekleştirildiğine ve davacının ücrete hak kazandığına dair kaydın bulunup bulunmadığı, takip tarihi olan █████/2024 günü itibariyle davacı şirketin davalı şirketten faturaya dayalı alacaklı bulunup bulunmadığı, varsa miktarının ne olduğu, alacak tutarının davalı tarafından davacıya kısmen veya tamamen ödenip ödenmediği, bakiye alacak bulunup bulunmadığı, takipten evvel davalının temerrüde düşürülüp düşürülmediği hususlarında rapor tanzim edilmesi amacıyla dosyanın mali müşavir bilirkişiye tevdi edildiği, düzenlenen bilirkişi raporu ile, davacı ile davalı arasında sözleşmeye dayalı ticari ilişkinin bulunduğu, davacı tarafından düzenlenen faturaların davalı tarafın BA/BS bildirimlerine yansıdığı, bu suretle davalı tarafın söz konusu ticari ilişkiyi ve fatura düzenlendiğini vergi beyanları ile kabul ettiği, ayrıca davalı tarafından Türk Ticaret Kanunu kapsamında faturaların süresinde itiraz edildiğine ilişkin herhangi bir belge dosyaya sunulmadığı, davacı tarafından sunulan ticari defterlerde yevmiye defterine ilişkin kapanış tasdikinin bulunmaması nedeniyle defterlerin tek başına kesin delil niteliği taşıdığını söylemenin mümkün olmadığını, sözleşme, BA/BS kayıtları ve dosya kapsamındaki diğer belgeler ile birlikte değerlendirildiğinde davacının alacağının varlığının desteklendiği, davalı tarafça ticari defter ve belgelerin ibraz edilmediği, bu durumun 6100 sayılı HMK'nın 220. maddesi kapsamında belge ibrazından kaçınma olarak değerlendirilmesi gerektiği, davacı kayıtlarına göre davalıdan olan alacağın takip tarihi itibariyle 109.364,92-TL olduğu tespit edilmiş olup, davacının icra takibinde talep ettiği 125.356,50-TL asıl alacak ile bu tutar arasında 15.991,58-TL fark bulunduğu, bu farkın davacı defter kayıtları ile dahi doğrulanamadığı, bu itibarla davacının alacağının 109.364,92-TL olduğu görüş ve kanaatinin bildirildiği, raporun dosya kapsamındaki delillerle uyumlu olup denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, rapora itibar edilmemesini gerektirir sebep bulunmadığı değerlendirilmiştir.Taraf iddia ve savunmalarına, davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarına, BA/BS formlarına ve bilirkişi raporuna göre, davalı tarafın söz konusu ticari ilişkiyi ve fatura düzenlendiğini vergi beyanları ile kabul ettiği, davalı tarafından ticari defter ve kayıtlar ibraz edilmeyerek sunmaktan imtina etmiş sayılacakları, davacı tarafı defter ve kayıtlarına göre ise takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 109.364,92-TL tutarında alacaklı olduğu, bu durumda anılan tutar yönünden itirazın iptaline karar verilmesi gerektiği değerlendirilmiştir.Tüm bunlarla birlikte takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeye borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından bu koşullar mevcut ise ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, ... Esas,...Karar; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 07.06.2006 tarih....Esas, ...Karar sayılı kararı). Davacının talebine konu olan likit (belirlenebilir) olup faturalara dayandığından icra inkar tazminatı talebinin kabulüne, davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: İzah olunan gerekçelerle;Davanın KISMEN KABULÜ ile,1-Davacı tarafından davalı aleyhine yürütülen ... 6.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın KISMEN İPTALİNE, takibin 109.364,92-TL asıl alacak üzerinden aynı koşullar altında DEVAMINA, fazlaya ilişkin talebin reddine,2-İcra takibine yapılan itiraz haksız olduğundan ve likit (belirlenebilir) hüküm altına alınan alacak (109.364,92-TL) üzerinden % 20 oranında hesaplanan 21.872,98-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,3-Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilmesi gereken dava değeri üzerinden (109.364,92-TL) alınması gereken 7.470,72-TL harçtan peşin yatırılan 1.552,63-TL harcın mahsubu ile bakiye 5.918,09-TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,4-Davacı tarafından dava açılırken peşin yatırılan 1.552,63-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,5-Davacı tarafından yapılan 6.000,00-TL bilirkişi ücreti ile, 192,50-TL posta ve tebligat gideri toplamı olan 6.192,50-TL'nin davanın kabul ve red oranları dikkate alınarak hesaplanan 5.268,08-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan 924,42-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,7-Davacı taraf dava ve duruşmalarda kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ve takdir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,8-Davalı taraf dava ve duruşmalarda kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ve takdir olunan 19.190,75-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,9-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin,a)Davanın kabul oranına isabet eden 3.062,59-TL'sinin davalıdan,b)Davanın red oranına isabet eden 537,41-TL'sinin davacıdan 6183 sayılı Kanuna göre tahsili ile hazineye irat kaydına,10-6100 sayılı HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde kullanılmayarak artan bakiye gider avansının ilgilisine iadesine,Dair, e-duruşma ile katılan davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 (iki) hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2026Katip¸e-imzalıdırHakim¸e-imzalıdır