Anahtar kelimeler: Şahısa Zmm Muhtara Davadavacı İştigal İlişkiden Mesuliyet Hasarlı Kiralaması Emri

T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: █████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2025KARAR TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket iştigal konusu araç kiralaması olduğunu, müvekkili şirkete ait olan --------- plakalı araç 19.08.2024 tarihinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza tarihi itibariyle davalı sigorta şirketi müvekkili şirketin aracının Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortacısı olduğunu, bu kaza nedeniyle 3. Şahısa ZMM kapsamında sigorta şirketi tarafından ödeme yapıldığını, ödeme tutarı --------- İcra Dairesi'nin ---------- E. Sayılı dosyasından başlatılan icra takibi ile müvekkili şirkete rücu edildiğini, icra takibine istinaden gönderilen ödeme emri muhtara tebliğ edilerek takip kesinleştirilmiş, bu nedenle müvekkili şirket takipten fiilen haberdar olmadığını, akabinde bütün araçlara haciz konmuş, bankalara haciz ihbarnameleri gönderildiğini, söz konusu takipten banka hesaplarının bloke olması ile haberdar olunduğunu, müvekkili şirket cebri icra tehdidi altında bırakıldığını, müvekkili şirketin, ticari faaliyetinin durmaması ve hacizlerin kaldırılması amacıyla borcu kabul anlamına gelmeyecek şekilde, zorunlu olarak icra dosyasındaki bedeli ödemiş ve hacizlerin kaldırılmasını temin edebildiğini, davalı sigorta şirketinin icra takibine dayanak yaptığı rücu alacağı, hukuken mevcut olmadığını ve müvekkili şirketin borçlu olmadığı bir alacak olduğunu, davalının, rücu gerekçesi olarak “araç sürücüsünün ehliyetsiz olduğu” iddiasına dayandığını, aracın sürücüsü------- vatandaşı olduğunu ve geçerli sürücü ehliyetine sahip olduğunu, 19.08.2024 tarihli kira sözleşmesi ile araç müşteri ---------- kiralanmış ve araç teslim edildiğini, şahsın ---------- giriş tarihi de 19.08.2024 'tür. Kaza da yine bu tarihte gerçekleştiğini, trafik kazasına istinaden polis tarafından tutulan kaza tespit tutanağında da müvekkili şirket sürücüsünün -------- nolu -------- sınıfı ehliyeti olduğu tespit edilerek tutanağa derc edildiğini, ehliyet ve pasaport görselleri ile birlikte, icra takibine geçilmeden önce mail yoluyla 31.10.2024 tarihinde davalı sigorta şirketine bildirildiğini, ancak davalı sigorta şirketinin, hukuki dayanaktan yoksun rücu talebiyle icra takibi başlatmış ve müvekkili şirketi ödeme yapmaya zorlandığını, davalı sigorta şirketinin, rücu alacağının hukuken mevcut olmadığını bildiği hâlde icra yoluna başvurmuş olduğunu, haciz tehdidi altında yapılan ödeme tarihi itibarıyla temerrüt halinde olduğunu, müvekkili şirket tarafından yapılan ödeme, davalı yönünden sebepsiz zenginleşme teşkil ettiğini, tarafların tacir olması ve uyuşmazlığın sigorta ilişkisinden kaynaklanan ticari iş niteliğinde bulunması nedeniyle, istirdadı talep edilen bedel bakımından faizin ödeme tarihinden itibaren ve avans faizi olarak işletilmesi gerektiğini, taraflar arasında dava şartı arabuluculuk süreci tamamlanmış, ancak anlaşma sağlanamadığını da belirterek, davaya konu icra takibi kapsamında müvekkili şirketin davalı sigorta şirketine borçlu olmadığının tespitini ve haciz tehdidi altında ödenen 56.379 TL’nin ödeme tarihi olan 17.04.2025 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.SAVUNMA
:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; --------- plakalı araç için kanuna uygun olarak rücu şartları oluştuğunu, davaya konu maddi hasarlı trafik kazası ağır kusur sonucu gerçekleştiğini, sürücünün kusuru ve ağır kusuru bulunmadığı ve müvekkili davalı sigorta şirketinin rücu şartlarının oluşmadığı yönündeki tüm iddiaları haksız ve mesnetsiz olup, reddi gerektiğini, müvekkilinin zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamında üçüncü kişiye yasal yükümlülüğü gereği ödeme yapmış, ardından Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları uyarınca rücu hakkını kullandığını, sigorta ettiren aracın sürücüsünün, kaza tarihi itibarıyla --------- geçerli sürücü belgesine sahip olmaması, rücu sebebi olarak açıkça düzenlendiğini, dava konusu uyuşmazlığın, kanundan ve sigorta sözleşmesinden doğan gerçek bir borca dayandığını belirterek davanın reddini istemiştir.Tetkik edilen dosya kapsamı bütün olarak değerledirildiğinde;Dava, zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olan davalının üçüncü kişilere ödediği tazminatın, araç sürücüsünün ehliyetsiz olması nedeniyle davacıdan rücuen tahsiline yönelik yapmış olduğu icra takibi nedeniyle ödeme yapan davalının, sürücünün geçerli sürücü belgesi bulunduğu iddiası ile ödenen bedelin istirdadı istemine ilişkin olduğu anlaşıldı.Karayolları Trafik Yönetmeliğinin Dış ülkelerden alınan sürücü belgeleri ile ülkemizde araç kullanılması ve bu belgelerin ülkemiz sürücü belgesiyle değiştirilmesi başlıklı 88.maddesinin (RG-17/4/2015) b)1 bendinde " Dış ülkelerden alınan sürücü belgeleri ile ülkemize giriş yapıldığı tarihten itibaren en fazla altı ay süreyle araç kullanılabilir." hükmü yer almaktadır.Mahkememizce Emniyet Müdürlüğü ilgili birimlerine müzekkereler yazılmış ve müzekkere cevaplarından sürücü -------- kazanın yaşandığı gün -------- giriş yaptığı ve geçerli sürücü belgesinin bulunduğu anlaşılmıştır. Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları uyarınca, sürücünün geçerli ve yeterli sürücü belgesi olmaması halinde meydana gelen kaza sonucunda üçüncü kişiye ödenen tazminat, sigortalıdan rücuen talep edilebilir. Sonuç olarak dosya kapsamında mevcut bilgi ve belgeler değerlendirildiğinde; davalının aracını kullanan sürücünün kaza sırasında yeterli ve geçerli sürücü belgesi bulunduğundan davacı şirketin rücu hakkı bulunmamaktadır. Bu nedenle davacının ödemiş olduğu bedelin istirdadını talep etme hakkı olduğundan davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;DAVANIN KABULÜNE, 56.379,00 TL'nin █████/2025 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan istirdadı ile davacıya verilmesine,Karar harcı olan 3.851,24 TL'nin dava açılırken peşin olarak yatırılan 962,82 TL'den mahsubu ile bakiye kalan 2.888,42 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,Davacı tarafından yapılan 1.578,22 TL harç masrafının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,Dava nedeniyle davacı tarafından yapılan 51,80 TL yargılama gideri masrafının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca takdir edilen 45.000,00 TL vekalet ücreti alacağının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,7155 sayılı Kanun ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 13.fıkrası ve yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalı taraftan tahsili ile hazine adına irat kaydına,Gider avansından sarf edilmeyen fazla yatan miktarın karar kesinleştiğinde IBAN/hesap numarası bildirilmesi halinde buraya, aksi halde -------- ile konutta ödemeli olarak davacıya İADESİNE,Dair, davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı, kararın taraflara tebliğinden 2 haftalık süre içinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026