Anahtar kelimeler: Sarıkaya Pancarı Gözükmekte Şeker Yozgat Tevkifatı Köyünde Ekim Tevkifat Bağkur

MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI
: ████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Yozgat İş MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili, davacının davalı Kurumun ... sicil numaralı Tarım Bağ-Kur sigortalısı olarak gözükmekte ise de sigorta başlangıcı olarak kabul edilmediğini, davacıdan 19 97... . ayında 374.662 TL Tarım Bağ-Kur prim tevkifatı yapıldığını, prim tevkifatı davacının Sarıkaya İlçesi ... köyünde ekim yaptığı şeker pancarı üretimi nedeniyle yapıldığını, tevkifat yapılan aracın Kurumun ... Fabrikasında olduğunu, her ne kadar mülga 2926 sayılı Tarım Bağ-Kur sigortası kapsamında 506 sayılı Kanun ( yeni 5510 ) da düzenlenen hizmet tespitine dair yasal düzenleme mevcut değil ise de Kuruma yapılan prim ödemeleri veya Kurumca resen yapılan prim tevkifatı nedeniyle prim ödenen yıllar için hizmet verilmesi gerektiği yönünde içtihatların olduğunu ve sonrasında da Kurumun çıkardığı genelgeler sonrasında talep halinde prim tevkifatı veya prim tahsilatı yapılan aydan başlamak üzere yıl sonuna kadar hizmet tescili yapılmaya başlandığını, SGK'nın 7 seri numaralı tebliğ ve 13.06.2007 tarihli ve ... numaralı genelge hükümleri doğrultusunda tevkifat nedeniyle çiftçilere Tarım Bağ-Kur hizmeti verdiğini, davacının Kurum kayıtlarında da gözüktüğü üzere prim tahsilatından dolayı Tarım Bağ-Kur hizmetinin tespitini talep ettiğini, ancak Kurum davacının 28.09.2022 tarihli tespit dilekçesine 04.10.2022 tarih ve 53254090 sayılı cevabi yazı ile olumsuz cevap verildiğini, Kurumun olumsuz cevap verme dayanağı daha önceden açılan ve ret ile sonuçlanmış olan Mahkeme kararının gönderildiğini, daha önceden Tarım Bağ-Kur sigorta başlangıcı 22 yaş olarak düzenlenmiş ise de 2003 yılında yapılan düzenleme ile 22 yaş şartının 18 yaş olarak düzenlendiğini, Kurum uygulamasında prim tevkifatı nedeniyle Tarım Bağ-Kurlu olarak tescili yapılan herkes 18 yaş itibari ile tescil edildiğini, davacının ise daha önce açtığı dava nedeniyle davayı kaybetmiş olması neden yapılarak sigorta başlangıcı 1997 yılına çekildiğini, Kurumun Yozgat İş Mahkemesinin ████████ sayılı kararına göre 2003 yılında yapılan değişikliğin geriye doğru yürümeyeceğini ve 22 yaş şartının dikkate alınacağını iddia etmiş ise de Kurum genelge gereği prim tevkifatı nedeniyle hakkı olan her insanın sigorta başlangıcını 18 yaş olarak dikkate alması gerektiğini, tüm izah edilen ve resen yapılacak araştırmalar sonrasında davacının 1996 yılında yapılan pancar ekimi sonrasında 1997 yılında Kuruma ödenen prim tevkifatı nedeniyle sigorta başlangıcının 01.06/7.1997 olarak tespitine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı Kuruma tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; dava içeriğinin davalı Kurumca incelendiğini, Yozgat İş Mahkemesinin ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararında 1997 yılında 22 yaşında olmadığı ve 24.07.2003 tarih ve 4956 sayılı Kanunun geriye dönük uygulanamayacağından bahisle davacının talebinin red edildiğini, davalı Kurumun uygulamalarında yargı kararlarının bağlayıcı hükmü bulunduğundan davacının 28.09.2022 tarihli tespit dilekçesinin red edildiğini savunarak, davalı Kurumca yapılmış olan işlemlerin hukuka uygun olduğunu, davacının açmış olduğu davanın haksız olduğunu, açılmış olan haksız davanın reddine karar verilerek yargılama ve ücreti vekaletin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekili dava dilekçesinde davacının prim tevkifatının yapıldığı 01.05.1997 tarihinde yürürlükte bunan 2926 sayılı Kanun'un 5. maddesinde yer alan 22 yaş koşulunun, 24.07.2003 tarihli 4956 sayılı Kanun’un 49 maddesi ile 18 olarak değiştirilmiş olması karşısında bu değişiklikten davacının yararlanması gerektiğini belirterek talepte bulunmuş ise de davacı vekilinin aynı taleple Yozgat İş Mahkemesinin ████████ Esas ve ████████ Karar sayılı dosyasında dava açtığı, bu davada talebin reddine karar verildiği ve kararın tarafların temyiz etmemesi üzerine 10.10.2014 tarihinde kesinleştiği anlaşılmış olup Mahkemenin aynı konuda, aynı dava sebebine dayanarak, aynı taraflar hakkında verilmiş olan bir kesin hüküm ile bağlı olduğu ve aynı davayı yeniden incelemesi mümkün olmadığından Mahkemenin davanın reddine dair kararının yerinde olduğu anlaşılmakla, dosyadaki yazılara, hükmün Dairece de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleri ile dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde; davada esasa bile girilmeden deliller dahi toplanmadan karar verildiğini, davanın açıldığı tarih itibariyle yüz binlerce kişinin Tarım Bağ-Kur kapsamında 18 yaş itibari ile Bağ-Kur'lu sayılırken sadece davacının sigorta başlangıcının 22 yaş olarak kabul edildiğini, Anayasa'ya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdanı kanaatlerine göre hüküm verirler şeklindeki ilke düşünüldüğünde Türkiye'de sadece tek bir kişinin yani davacının sigorta başlangıcının 22 olarak kabulünün hangi vicdana uygun olacağını, prim tevkifatının davacının Sarıkaya ilçesi ... Köyünde ekim yaptığı şeker pancarı üretimi nedeniyle yapıldığını, davacının Kurum kayıtlarında gözüktüğü üzere prim tahsilatından dolayı Tarım Bağ-Kur hizmetinin tespitini talep ettiğini, ancak Kurum davacının 28.09.2022 tarihli tespit delikçesine 04.10.2022 tarih ve 53254090 sayılı cevabi yazı ile olumsuz cevap verdiğini, Kurumun olumsuz cevap verme dayanağının daha önceden açılan ve ret ile sonuçlanmış Mahkeme kararının gösterildiğini, daha önceden Tarım Bağ-Kur sigorta başlangıcının 22 yaş olarak düzenlenmiş ise de 2003 yılında yapılan düzenleme ile 22 yaş şartının 18 yaş olarak düzenlendiğini, yasal düzenleme ve Kurum genelgesi dikkate alındığında davacının 01.06.1997 tarihi dikkate alındığında 17.12.1977 doğumlu olmakla 19 yaşında olacağını, yani 18 yaşını tamamlamış olacağını, davacının daha önce açtığı dava nedeniyle davayı kaybetmiş olması neden yapılarak sigorta başlangıcının 1997 yılına çekilmediğini, Kurumun Yozgat İş Mahkemesinin ████████ sayılı Kararına göre 2003 yılında yapılan değişikliğin geriye doğru yürümeyeceğini ve 22 yaş şartının dikkate alınacağını beyan etmiş ise de Kurumun genelge gereği prim tevkifatı nedeniyle hakkı olan her insanın sigorta başlangıcını 18 yaş olarak dikkate aldığını, davacının ise 22 yaş şartına tabi olduğunu beyan ettiğini, Kurumun cevabi yazısında 18 yaşın sigorta başlangıcı olduğunu beyan etmesi sonrasında artık bilirkişi incelemesine dahi gerek olmayacağını, keza resmi Kurum cevabı sonrasında araştırılacak bir durum dahi kalmayacağını, davacı hakkında açılan önceki davada verilen karar nedeniyle davanın reddinin uygun olmadığını, önceki mevzuat değişikliği ve Kurum tebliğ ve genelgeleri ile uygulama değişikliği yapılması durumunun da söz konusu olduğunu, şuan ve dava tarihi itibarı sigorta başlangıcının 18 yaş olduğunu, Kurumun davacıya ''sen dava açtığın ve verilen bir mahkeme kararı olduğu için senin başlangıcını 18 çekememekteyiz, dava olmasa idi seninde sigorta başlangıcın 18 olacaktı" demekte olduğunu, aslında suçu olmadığı bilindiği halde bile bile idam kararının uygulanması gibi bir durum söz konusu olduğunu, usul ve yasaya aykırı Mahkeme kararının kararının bozulmasını istemiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, davacının sigorta başlangıcının 01.07.1997 olarak tespit edilmesi istemine ilişkindir.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgilisine yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,12.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.