Anahtar kelimeler: Bik Doları Abd Koyma Süreç Görüşü Hukukî Bentleri Koruma Tedbirleri
12. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi

SAYISI
: █████████ E., █████████ K.
DAVA
: Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM
: İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince, davacı vekilinin CMK'nın 141/1-b,k,i,j bentleri nedeniyle 179.000.000 ABD Doları maddi tazminatın el koyma tarihi olan 17.04.2019 tarihinden işleyecek en yüksek yasal faiz ile CMK'nın 141/1-b-i-k bentleri nedeniyle ise 300.000,00 TL manevi tazminatın hakediş tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin ve davalı vekilinin; istinaf başvurularının ''Davalı ... kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 1.600,00-TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,'' ibaresinin eklenmesi suretiyle düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz sebepleri; kararın gerekçesiz olduğuna, uygulanan koruma tedbirlerinin hukuka aykırı olduğuna, yasal olmadığına ve yeterli gerekçeye dayanmadığına, davanın kabulü gerektiğine, asıl davanın sonucunun beklenilmesine gerek olmadığına ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU
İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul 32. Ağır Ceza Mahkemesinin ████████ Esas –████████ Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan davacının 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve davacı sanıktan ele geçen yargılamanın konusu 180.850 ABD Dolarının müsaderesine karar verildiği, anılan kararın karar günü itibari ile istinaf aşamasında olduğu ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesine gönderildiği ve dosyanın halen derdest olduğunun görüldüğü, dava tarihi itibariyle adli soruşturmanın, iş bu karar tarihi itibariyle kovuşturma aşamasının halen devam ettiği anlaşılmakla her ne kadar CMK'nın 141. maddesi kapsamında maddi ve manevi tazminat isteminde bulunulmuş ise de CMK 141 ve devamı maddeleri; haksız olarak uygulanan koruma tedbirlerini konu edinmekte olup haksızlığına dair verilmiş olan kararın kesinleşmesinden sonra bu kapsamda tazminat isteme hakkı doğacağından, söz konusu el koyma tedbirinin haksız olduğuna dair dosya içerisinde kesinleşmiş bir karar bulunmadığından ve soruşturmanın halen devam etmekte olduğu anlaşıldığından şartları oluşmayan davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince reddedilen davada, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR
UYAP sistemi üzerinden yapılan araştırmada; tazminata esas ceza davasının İstanbul 32. Ağır Ceza Mahkemesinin ████████ Esas –████████ Karar sayılı dosyasının, Yargıtay 3. Ceza Dairesinin █████████ sayılı dosya numarası ile incelemede olduğu tespit edilerek davacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen kararın temyiz incelemesi sırasında henüz kesinleşmediği anlaşılmıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
5271 sayılı Kanunun tazminat istemenin koşulları başlığını taşıyan 142. maddesinde; “Karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde tazminat isteminde” bulunulabileceği hükme bağlanmıştır. Ancak asıl davanın sonucuna bağlı olmayan ve asıl davada verilecek kararları etkilemeyecek talepler yönünden mutlaka davanın esasıyla ilgili verilen karar veya hükmün kesinleşmesi zorunlu değildir. Davacını tazminat talebinin dayanağı olan CMK'nın 141/1-b,i,k bentlerine dayanarak da tazminat talebinde bulunduğu anlaşılmış olup, belirtilen bentlere dayanarak tazminat talebi ile ilgili olarak asıl davada hüküm verilmesinin veya verilen hükmün kesinleşmesinin beklenmesine gerek bulunmadığı, zira bu hususa ilişkin tazminat taleplerinin asıl davanın sonucunu etkileyici veya asıl davanın sonucuna bağlı olmadığından davacının talepleri hakkında ilgili delillerin toplanarak gerekçeli kararda CMK'nın 141/1-b,i,k bentlerinde belirtilen koşulların oluşup oluşmadığına ilişkin her bir talep yönünden gerekçelendirme yapılmadan eksik değerlendirme ve gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca İstanbul 18. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.03.2026 tarihinde karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!