Anahtar kelimeler: İlaçların Gıda Bozulmuş Görüşü Ret Taksirle Öldürme Suçlar Neticesinde Suçu

T U T U K L U
T A H L İ Y E T A L E P L İMAHKEMESİ
:Ceza DairesiSAYISI
: █████████ E.- █████████ KSUÇLAR
: Taksirle öldürme, bozulmuş veya değiştirilmiş gıda veya ilaçların ticaretiHÜKÜM
: İstinaf başvurusunun esastan reddi kararıTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Ret, onamaSanık hakkında, İlk Derece Mahkemesince bozulmuş veya değiştirilmiş gıda veya ilaçların ticareti suçu bakımından verilen karar ve istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen karara yönelik temyizin niteliği karşısında; hükmün 5271 sayılı CMK'nın 286/2-a maddesi uyarınca temyizinin mümkün olmadığı anlaşılmıştır.Sanık hakkında, İlk Derece Mahkemesince taksirle öldürme suçu bakımından verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇİlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3, 63. maddeleri uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, bozulmuş veya değiştirilmiş gıda veya ilaçların ticareti suçundan 5237 sayılı TCK'nın 186/1. maddesi uyarınca 2 yıl hapis ve 12.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca bozulmuş veya değiştirilmiş gıda veya ilaçların ticareti suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin kesinlikten reddi, taksirle öldürme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİSanık müdafiinin temyiz sebepleri; olay yerinde bulunan alkollerin sanığa ait olmadığına, maktülün ölümü ile elkonulan alkollerin aynı olmadığına, ölümün nedensellik bağının bulunmadığına, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine, hükmedilen cezanın fazla olduğuna, takdiri indirim nedenlerinin uygulanması gerektiğine, sanığın tahliyesine karar verilmesi gerektiğine, ilişkindir.III. OLAY VE OLGULAR1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; ...'ın 23.12.2024 tarihinde evinde fenalaşarak kaldırıldığı hastanede 23.12.2024 günü saat 19.35'te metil alkol (metanol) zehirlenmesi nedeniyle öldüğü anlaşılan olayda; her ne kadar sanık üzerine atılı suçu inkar edip maktule alkol satmadığını başkalarının satmış olabileceğini beyan etmişse de; maktulün kanında metanol bulunup etanol bulunmadığına ve uyuşturucu maddelerden 4F-MDMB-BUTINACA ve MDMB-4EN-PINACA, ilaç etkin maddelerin Mirtazapin bulunduğuna ilişkin ATK raporu, yine ölümünün metanol zehirlenmesi nedeniyle gerçekleştiğine ilişkin ATK otopsi raporu, sanığın ikamet ettiği odada içerisinde iki adet plastik ve iki adet cam içki şişelerinin tespit edildiğine ilişkin olay yeri inceleme raporu, sanığın ikamet aramasında alkol üretimine dair malzeme ve çok sayıda alkol olduğu değerlendirilen sıvı bulunan şişeler olduğuna ilişkin kolluk tutanağı, sanığın ikametinde tespit edilen beyaz bidon içerisindeki sıvı maddenin etil alkol içerdiği, metanol içermediği, maktule ait odada tespit edilen pet şişelerden bir tanesi içerisindeki sıvıda metanol bulunduğu ve TCK md. 186 kapsamında kaldığı, sanığın ikametinde tespit edilen numune ile maktulün odasında tespit edilen numunelerin farklı olduğunu belirtir ATK 5. İhtisas raporu, katılan ...'nin maktul oğlunun sanıktan alkol aldığını gördüğüne, oğlunun kendisine sanıktan alkol aldığını hatta borcu olduğunu söylediğine ilişkin beyanı, tanık ...'in, maktulün sanıktan iki yıldır sürekli alkol aldığına, zaman zaman sanığın kapıya kadar gelerek alkol sattığına, olaydan bir gün önce de maktulün sanıktan alkol aldığını bildiğine ilişkin beyanı, sanığın bu beyanlara ilişkin geçerli bir savunmasının bulunmaması, sanıktan ele geçen cep telefonunun incelenmesinde sanığın alkol ürettiğine dair ses kaydının tespit edilmesi ile dosya kapsamı ve mevcut delil durumu nazara alındığında sonuca etkili olmayacağından telefonun içeriğinin tercüme edilmesine gerek görülmemesi ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; sanığın savunmasının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu, sanığın sürekli olarak maktule zaman zaman tek başına zaman zaman ise beyanlara konu ve açık adres ve kimlik bilgileri tespit edilemeyen Mamuka isimli kişi ile birlikte metanol içeren alkol satışı yaptığının tüm dosya kapsamından sabit olduğu bu nedenle sanığın ikamet yakınından ele geçen sıvının maktulün ikametinde tespit edilen sıvı ile benzer olmamasının sonuca etkili olmadığı, sanığın maktule iki yılı aşkın süre zarfında alkol satışı yaptığı, bu süre zarfında maktulde herhangi bir rahatsızlığın görülmediğinden satışa devam edildiği, bu nedenle sanığın eyleminin kasten değil öngördüğü neticeyi istememesine karşın neticenin meydana gelmesinden dolayı bilinçli taksir kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, sanığın ATK raporu ile TCK'nın 186. maddesi kapsamında olduğu değerlendirilen maktulün evinde bulunan sıvıyı sattığı değerlendirilerek sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki taksirle öldürme suçundan ve 5237 sayılı TCK'nın 186/1. Maddesindeki bozulmuş veya değiştirilmiş gıda veya ilaçların ticareti suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.2. İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.IV. GEREKÇE ve KARAR1.Bozulmuş veya değiştirilmiş gıda veya ilaçlarınticareti suçundan kurulan mahkumiyet hükmü yönünden:İlk derece mahkemesince, sanığın bozulmuş veya değiştirilmiş gıda veya ilaçlarınticareti suçundan 5237 sayılı TCK'nın 186/1. maddeleri uyarınca 2 yıl hapis ve 12.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, karar verilmiş olup, 5271 sayılı CMK'nın 286/2-a maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizinin mümkün olmaması karşısında, hükmedilen cezanın türü ve miktarı itibariyle istinaf başvurusu sonucu verilen kararın kesin olması sebebiyle sanık müdafiinin temyiz isteminin 5271 sayılı CMK’nın 298. maddesi gereğince Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,2. Taksirle öldürme suçundan kurulan mahkumiyet hükmü yönünden:Ceza yargılamasında mahkûmiyet kararı verilebilmesi için, yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delillerle ispatı zorunlu olup, ihtimale dayalı değerlendirmelerle mahkûmiyet hükmü kurulamaz.Nitekim ceza yargılamasının temel ilkelerinden olan “şüpheden sanık yararlanır” ilkesi, Ceza Muhakemesi Kanunu sistematiğinin de bir gereği olup, sanığın cezalandırılabilmesi için suçun işlendiğine ilişkin kesin kanaat oluşması şarttır.Dosya kapsamı, toplanan deliller ve tüm yargılama süreci birlikte değerlendirildiğinde; maktulün ölümünün 08.04.2025 tarihli Adli Tıp Kurumu raporuna göre metanol zehirlenmesi sonucu gerçekleştiği, ancak sanığın cezai sorumluluğunun tespiti bakımından belirleyici olan husus, ölüme neden olan metanolün sanık tarafından temin edilip edilmediği, diğer bir ifadeyle sanığın eylemi ile netice arasında illiyet bağının her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı biçimde ortaya konulup konulamadığıdır.Dosyada mevcut Adli Tıp Kurumu 5. İhtisas Kurulu raporunda, sanığın ikametinde ele geçen sıvı numunesinde etil alkol bulunduğu, metanol bulunmadığı, buna karşılık maktulün odasında ele geçen pet şişe içerisindeki sıvıda metanol tespit edildiği ve her iki numunenin farklı olduğunun açıkça belirtildiği, yine aynı raporda sanıktan elde edilen numunenin 5237 sayılı Kanun'un 186. madde kapsamında olmadığı...", maktülün evinden temin edilen numunenin 5237 sayılı Kanun'un 186. madde kapsamında olduğu.." nun belirtilmesi hususları birlikte değerlendirildiğinde, ölüm neticesine yol açan metanolün sanık tarafından temin edildiğinin kesin olarak ortaya konulamaması karşısında maktulün söz konusu metanolü başka bir yerden temin etmiş olabileceği ihtimalinin dosya kapsamı itibariyle bertaraf edilemediği, her ne kadar tanık beyanlarında maktulün sanıktan ölümden bir gün önce alkol temin ettiğine dair ifadeler mevcut ise de, ölüme sebebiyet veren metil alkolün maktulün evinden alınan numunede tespit edildiği, ayrıca sanığın içki yapımında kullandığı ve kolluk tarafından el konulan alkol üzerinde yapılan incelemede, yalnızca etil alkole rastlandığı, metil alkol tespit edilemediği anlaşılmakla, maktulün ölümüne sebep olan metil alkolün sanıktan gelen içkide bulunduğuna dair herhangi bir tespit olmadığı, sanığın yaptığı içkiden metil alkol bulunduğuna dair başkaca bir delil de elde edilemediği, bu beyanların ölüme sebebiyet veren metanol içeren sıvının sanık tarafından verildiğini kesin olarak ortaya koyacak nitelikte değildir.Somut olayda, sanığın maktule metanol içerikli alkol sattığı hususu kesin ve kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ispat edilemediğinden, mevcut delil durumu itibariyle sanığın eylemi ile ölüm neticesi arasında illiyet bağı kurulamadığından, maktulün ölümünün sanıktan alınan içkiden kaynaklandığı hususunda her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilememesi nedeniyle sanığın atılı suçtan beraati yerine, yasal ve yerinde olmayan gerekçe ile yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi,Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, başka suçtan tutuklu veya hükümlü değil ise sanık ...'nın derhal TAHLİYESİNE,Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca Bakırköy 23. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,30.03.2026 tarihinde karar verildi.