Anahtar kelimeler: Retbozma Temyizleri Parasal Görüşü Koruma Tedbirleri Neticesinde Talebi Sınırların Üçüncü

B O Z M A Ü Z E R İ N E
MAHKEMESİ
:Ağır Ceza MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.DAVA
: Koruma tedbirleri nedeniyle tazminatKARAR
: Davanın kısmen kabulüTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Esastan Ret-BozmaDavacının tazminat talebi hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyizleri üzerine yapılan ön inceleme neticesinde;Temyize konu Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 04.06.2025 tarihli 7550 sayılı Kanun'un 20. maddesinde yer alan; ''12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun ek 1 inci maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve üçüncü fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır. (2) 200 üncü ve 201 inci maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341 inci, 362 nci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır.” maddesi ile HMK'nın ek 1. maddesinde temyiz kesinlik sınırlarına ilişkin yapılan değişiklik kapsamında, hükmün 11.09.2025 tarihli olması sebebiyle dava tarihindeki temyiz sınırı gözetilerek yapılan incelemede, 6100 sayılı HMK'nın 341/2. ve CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇMahkemece; davacı vekilinin haksız tutukluluk nedeniyle 10.000.000 TL maddi ve 5.000.000TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 2.112,16 TL maddi ve 14.520,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının maddi ve manevi tazminata ilişkin hükmün 1 ve 2 nolu bendlerinde "gözaltı" ibarelerinin "tutuklama" olarak değiştirilmesi suretiyle düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Dairemizce davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile yerel mahkemece kurulan hükmün bozulmasına karar verilmiş, bozma üzerine yapılan yargılamada davanın kısmen kabulü ile 25.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davalı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün manevi tazminat bakımından düşük belirlenmesi ve davacı lehine maddi tazminata hükmedilmemiş olması nedeniyle bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİDavacı vekilinin temyiz sebepleri; hükmedilen manevi tazminatın az olduğuna ve davacının zararını karşılamadığına, hak ve nesafete uygun karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.Davalı vekilinin temyiz sebepleri; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiğine, davanın reddine, davalı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğuna, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline ilişkindir.III. DAVANIN KONUSUYerel Mahkemece, tazminat talebinin dayanağı olan tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul 20. Ağır Ceza Mahkemesinin ████████ Esas, ████████ Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık ve suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma suçlarından 26.03.2010-23.07.2010 tarihleri arasında 119 gün ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda atılı suçlardan beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün dolandırıcılık suçundan 20.01.2022 tarihinde, suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma suçundan ise 16.03.2020 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı tarafından aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.IV. GEREKÇE VE KARARDairemizin 11.03.2025 tarih ve ████████ Esas -█████████ Karar sayılı bozma ilamı öncesi, 11.11.2022 tarihli maddi tazminata ilişkin hükmün açıkça onanmadıkça kesinleşmiş sayılamayacağı gözetilmeden, bozma ilamı sonrası davacının maddi tazminat talebi ile ilgili olarak hüküm kurulmamış ise de bu hususta mahallinde her zaman karar verilmesi mümkün görülmüştür.Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluştuğunun saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, tazminat miktarının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, davacı vekili ve davalı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,Dava dosyasının, CMK'nın 304/4. maddesi uyarınca Gaziantep 4. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,04.03.2026 tarihinde karar verildi.