Anahtar kelimeler: Mahcuz Sanki İlişkiden İkame İstihkak Yazildiği İik Adresi Adres Bakırköy

T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2026
KARAR TARİHİ
: █████/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının, vekili maifetiyle Bakırköy ...İcra Hukuk Mahkemesinde .../... Esas, .../... K ile müvekkili aleyhine ikame ettiği İİK madde 99 vd gereği istihkak davasının reddedildiğini, Bakırköy ...(Kapatılan) İcra Hukuk Mahkemesinin kararını istinaf eden ... şirketinin vekilinin talebinin farklı gerekçeler ile reddedildiğini, alacaklı olduğunu iddia eden ... Şirketinin vekillerinin sanki Bölge Adliye Mahkemesinde davaları kabul edilmiş ve takibin müvekkili açısından devamına karar verilmiş gibi müvekkilinin işyeri adresi ve mahcuz malın bulunduğu adres olan ... Mah. ... Caddesi No: ... ... adresinde değil borçlunun adresi olan ... Mah. ... Cad. No:../. .. Blok .../... isimli işyerine hacze gidip şirketin yerinde olmadığına dair 11.09.2025 tarihli haciz tutanağı düzenlendiğini, akabinde ... Şirketi vekilleri vasıtasıyla mahcuz malın yedi emin olarak teslim edildiği ... hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu, mahcuz malın halen müvekkilin adresinde ve kullanımında iken Muhlis'in makinayı herhangi bir yere götürdüğü veya yok ettiğine dair delil yok ilken hazırlanan iddianame ile yedieminliği suistimalden dava açıldığını, Bakırköy ... Asliye Ceza Mahkemesinde açılan dava BYU ile Muhlis'in beraatine karar verildiğini, karşı tarafın itirazı üzerine tekrar açılan dava Bakırköy ... Asliye Ceza Mahkemesinin .../... Esas ile 12.02.2026 tarihinde yapılan duruşmada savcılık beraat mütalaasına karşın Mahkemenin müvekkilinin cezalandırılmasına karar verdiğini, üstelik müvekkili Muhlis'in sorgusunda adresinin ... Cad. No:... olduğunu ve makinanın halen bu adreste ve kullanımda olduğunu beyan etmiş olmasına rağmen bu hukuka aykırı cezai müeyyideye maruz kaldığını, bütün bu hukuki sakatlıkların müsebbibinin alacaklı vekilinin İcra dairesinde İİK madde 99 gereği verilen kararı sanki madde 96 vd gereği verilmiş gibi talepte bulunması ve icra dairesinin de bu hukuka aykırı talebi gözardı ederek müvekkili hakkında sanki takibin devamına karar verilmiş ve sanki davalıların davacı sıfatıyla istihkak davası kabul edilmiş gibi işlem yapmasının sebep olduğunu, bu işlemlere karşı Bakırköy ....(Kapatılan) İcra Hukuk Mahkemesine ek karar talebi için başvuruda bulunduklarını, kapatılan mahkemenin birleştiği Bakırköy ... İcra Hukuk Mahkemesince halen bu taleplerine menfi veya müspet cevap verilmediğini, hülasa ortada bariz ve açık olan hukuka aykırılığın kaldırılması için iş bu davayı açmanın elzem hale geldiğini, hakeza yasal ve meşru hak sahibi olan müvekkilinin mülkiyet hakkını ihlal edecek şekilde malının kaldırılıp satılması durumuyla karşı karşıya kaldıklarını, makinenin ederinin 600.000,00-TL-1.000.000,00-TL arasında olup makinenin müvekkilinin iş yerinde kurulu ve kullanımında bulunduğu, Bakırköy ..İcra Hukuk Mahkemesinin sorunun esasına dair verdiği karar göz önüne alınarak teminatsız veya Mahkemece uygun görülecek bir teminat mukabilinde müvekkili hakkındaki haczin durdurulmasını ve nihayetinde müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının hüküm altına alınmasını, şayet teminatsız veya teminat mukabilinde haczin durdurulmasına karar verilmemesi halinde ise makinenin ederinin şimdilik 100.000,00-TL'lik davalarının kabulüne karar verilmesini talep etme zarureti hasıl olduğunu, müvekkili ...'in, ...'in yeğeni olup, iş yerinin bir aile şirketi olduğunu, işyerinin kayden müvekkili ... adına kayıtlı olsa da esasen kardeşler eşit paya sahip olduklarını, müvekkili ....'in işyerinde olmadığı bir zaman gerçekleşen hacizde ... adına istihkak iddiasına bulunan ... daha sonra ....'in kendisi veya vekili aracılığıyla istihkak iddiasında bulunmadığından dolayı bölge adliye mahkemesi tarafından husumet yokluğundan dolayı davanın reddine karar verilmiş olması ve amcasının Bakırköy .... Asliye Ceza Mahkemesinden haksız ve hukuka aykırı bir gerekçe ile mahkumiyetine karar verilmiş olması nedeniyle derin bir üzüntü duyduğunu, davalı şirketin, aynı sektörde çalışmakta olan insanlar arasında müvekkilinin ve firmasının itibarını düşürecek şekilde meseleyi etrafa yaymasını müvekkilinin kendisine ile amcalarına yaşattığı elim ve acı, haksız ve hukuka aykırı olduğunu, bu hukuka aykırı tecavüzden dolayı müvekkilinn derin bir üzüntü duymuş olup bu nedenle 100.000,00-TL manevi tazminat namı ile davacı müvekkili lehine hükmedilmesinin kırılan yaşam istencini kısmen tamir edebileceğinden müvekkili lehine hükmedilmesini talep etme gereği hasıl olduğunu beyan ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla gerekçelerle Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı dosyasının teminatlı veya teminatsız olarak müvekkili açısından haczin durdurulmasına dair tedbir kararının verilmesini; yapılacak tahkikat neticesinde müvekkilinin davalı şirkete borçlu olmadığının tespitine; haklı ve meşru davanın kabulü ile davalının müvekkilinin mülkiyeti olan makinayı cebren kaldırması ihtimaline binaen ederinin şimdilik 100.000,00-TL'lik maddi tazminat talebinde bulunarak, iş bu tam ve kısmı taleplerine dava tarihinden itibaren ticari faiz işletilerek davalının mahkumiyetine; Müvekkili lehine 100.000 TL'lik manevi tazminata hükmedilmesine, bu alacağa ticari faiz olmazsa yasal faiz işletilmesine yargılama harç ve masrafları ile vekalet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün .../... E. Sayılı dosyasında borçlu sıfatına haiz olmadığını, davacı tarafın dosya borçlusu sıfatı olmadığından açılan davanın reddine dair karar verilmesini, dava dilekçesinin açık, net ve anlaşılabilir olmadığını, davacı tarafça taleplerin ne olduğu, maddi ve manevi tazminatın dayanağının açıklanmadığını, davacı tarafça maddi ve manevi tazminat davası ikame edilmekle, istihkak iddiasında bulunmayan davacı tarafın tazminat talep süresi haciz tarihi itibariyle başlamış olduğunu, 2 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde dava ikame edilmediğini, davacının talebinin zamanaşımına uğradığını, davacı tarafın aktif husumeti olmadığından davanın reddi gerektiğini, dava tarihi itibariyle davacının bir zararının olmadığını, bu nedenle davanın öncelikle aktif husumet nedeniyle dava şartı yokluğundan reddine, mahkeme aksi kanaatte olması halinde ise davanın reddine, davalı lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.
6100 sayılı Kanun'un 2 nci maddesinde dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkemenin, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesi olduğu, bu Kanunda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, asliye hukuk mahkemesinin diğer dava ve işler bakımından da görevli olduğu kabul edilmiştir.
6102 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesinde ticari davalar ve çekişmesiz yargı işleri düzenlenmiş, 5 inci maddesinde de ticari davalar ve ticari nitelikteki çekişmesiz işlerin aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesinde görüleceği hükme bağlanmıştır.
Uyuşmazlıkların çözümünde asıl olan bir davanın genel mahkemelerde görülmesidir. Özel mahkemede görüleceğine dair açık bir kanuni düzenleme bulunmayan her davanın, genel mahkemelerde görülmesi esastır. 2004 sayılı Kanun uyarınca ikame edilen menfi tespit davasında görevli mahkeme konusunda Kanun'da özel bir düzenleme bulunmamaktadır. Buna göre davanın tarafları arasında doğrudan bir ilişki bulunmaması, davacının icra takibinde taraf olmaması ve uyuşmazlığın takip hukukundan kaynaklanması nedeniyle görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşılmaktadır.
Yukarıda açıklanan hususlar kapsamında; iş bu davanın 6102 sayılı TTK' nın 4. ve 5. maddeleri kapsamında "ticari dava" olarak nitelendirilemeyeceği ve davaya bakmanın Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevi kapsamında olduğu anlaşılmıştır. 6100 Sayılı HMK nın 1. Maddesi hükmüne göre; göreve ilişkin kurallar kamu düzeninden olup, aynı yasanın 114/1-c bendi uyarınca, dava şartı olan bu husus, 6100 Sayılı HMK nın 115/1. maddesi gereğince mahkemece davanın her aşamasında kendiliğinde araştırılır. Ayrıca, göreve ilişkin dava şartı noksanlığının sonradan giderilmesi de mümkün değildir. Bu durumda davaya bakmaya Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olması nedeniyle mahkememizin görevsizliğine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın dava şartı olan 6100 Sayılı HMK'nın 114/1-c maddesinde düzenlenen görev yönünden usulden reddi ile MAHKEMEMİZİN GÖREVSİZLİĞİNE,
2-6100 Sayılı HMK nın 20/1. maddesi 1. cümlesi uyarınca, kararın kesinleşmesine müteakip talep halinde, dosyanın ve eklerinin yetkili ve görevli mahkeme olan BAKIRKÖY NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,
3-6100 Sayılı HMK nın 20/1. maddesi 1. cümlesi uyarınca, taraflardan herhangi birinin kararın kesinleşmesinden itibaren iki (2) haftalık yasal süre içerisinde Mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde, dosyanın görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesine,
4-6100 Sayılı HMK nın 20/1. maddesi 2. cümlesi uyarınca, taraflardan herhangi birinin kararın kesinleşmesinden itibaren iki (2) haftalık yasal süre içerisinde Mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmemesi halinde, dava dosyasının re'sen ele alınarak, açılmamış sayılmasına karar verilmesine, bu hususun taraflara ihtaratına, (Gerekçeli hükmün tebliği ile ihtaratına)
5- 6100 Sayılı HMK nın 331/2.nci maddesi 1. cümlesi uyarınca, bu dava dosyasına ilişkin harç ve yargılama giderlerinin görevli ve yetkili mahkemede değerlendirilmesine,
6-Dava dosyasının kesinleşmesi üzerine, iki (2) haftalık yasal süre içerisinde, taraflardan herhangi birinin, ilgili mahkemeye dava dosyasının gönderilmesini talep etmemesi halinde, ilgili dava dosyasının mahkeme Yazı İşleri Müdürü tarafından mahkeme hakiminin önüne getirilmesine,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026
Katip ....
¸e-imza
Hakim ....
¸e-imza

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!