Anahtar kelimeler: Bson Satımdan Fiilden Karşiyaka Cümle Yazim Hmknun İzmir Eksiklik Birleşen

T.C.
İZMİRBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ4. HUKUK DAİRESİESAS NO
: █████████KARAR NO
: █████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN DOSYANINMAHKEMESİ
: İzmir 3. Asliye Ticaret MahkemesiNUMARASI
: ████████ Esas ████████ KararKARAR TARİHİ
: █████/2023ASIL DAVA DOSYASINDA;DAVA
: Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan), Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2018BİRLEŞEN KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN ████████ ESAS, ████████ KARAR SAYILI DAVA DOSYASINDA;DAVA
: Maddi Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)KARAR TARİHİ
: █████/2026KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2026Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı, istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b-1-son cümle uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi;G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D ÜDAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ
:Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete ait ... Mahallesi ... Sok. No:... adresinde bulunan işletmede █████/2017 tarihinde saat 04:00 sularında davalı şirketin sorumluluğunda olan elektrik direğinden kopan telin iş yerinin çatısına düşmesi neticesinde yangın çıktığını, yüksek gerilimin etkisi ve iş yerinin elektrik panosunun da yanması nedeniyle müvekkili şirkete ait bazı makinelerin kullanılamaz hale geldiğini belirterek, cihaz hasarlarından kaynaklanan 48.728,11-TL'nin █████/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete ait ... Mahallesi ... Sk. No:... adresinde bulunan işletmede 09.08.2017 tarihinde saat 04.00 sularında davalı şirket sorumluluğunda olan ..numaralı elektrik direğinden kopan telin iş yerinin çatısına düşmesi neticesinde yangın çıktığını, bu olay sebebiyle gelen yüksek gerilimin etkisi ve iş yerinin elektrik panosunun da yanmasıyla müvekkili şirkete ait bazı makinelerin kullanılamaz hale geldiğini, olayın akabinde Çeşme Cumhuriyet Başsavcılığının █████████ numaralı soruşturma dosyasında soruşturma başlatılması neticesinde bölgede elektrik dağıtımından bu dağıtım faaliyetleri sırasında hatların ve direklerin bakımından sorumlu olan ...'ne karşı maddi zararın tazmini açısından İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesinde ████████ Esas numarası ile tazminat davası ikame edildiğini ve bu dosyada davalı tarafın beyanları ve Çeşme Cumhuriyet Başsavcılığı'nın █████████ numaralı soruşturma dosyasına ait bilirkişi raporu ile ...'nin dava konusu olan zararın ortaya çıkmasında kusur ve sorumluluğu olduğunun saptandığını, ... ile davalı şirket arasında alt yüklenicilik sözleşmesi bulunduğunu, bu sözleşme ile birlikte hatların bakım ve onarım işleri ... tarafından bakıldığını,enerji hattının kopmasıyla otomatik güvenlik sisteminin devreye girerek enerji aktarımının kesildiğini, huzurdaki dava ile 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ E. sayılı dosyası arasında hukuki ve fiili irtibat bulunması nedeniyle usul ekonomisi bakımından dosyanın 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ E. Sayılı dosyası ile birleştirilmesine ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile kusur oranları ve zarar miktarının ihtilaflı olması nedeniyle şimdilik 5.000,00 TL maddi tazminatın █████/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davacı vekili dava değeri artırım dilekçesinde özetle; mahkeme dosyasında, birleşen dava yönünden de bilirkişi incelemesinin tamamlandığını ve müvekkili şirketin zararı ile davalı ve birleşen davanın davalısının sorumluluk miktarlarının tespit edildiğini, birleşen dosyanın davalısı ...'nin %70 oranında kusurlu olduğu ve oluşan zararın 34.109,67 TL'lik kısmından sorumlu olduğunun bilirkişilerce tespit edildiğini, dava dilekçesinde 5.000,00 TL olarak talep edilen maddi zarara ilişkin talebi tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla 34.109,67 TL'ye arttırdıklarını belirterek, birleşen davanın kabulü ile 34.109,67 TL. maddi tazminatın, zararın meydana geldiği 09.08.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte, tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davalı ...'den alınıp davacıya verilmesine karar verilmesini istemiştir.DAVALI CEVABININ ÖZETİ
:Asıl davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu yangının çıkmasına sebep olduğu iddia edilen hatların ve direklerin mülkiyetinin ...ne ve hatların arıza bakım sorumluluğunun yüklenici firma olan ...'ne ait olup, müvekkili şirkete husumet yöneltilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davayı kabul etmemekle birlikte, davanın Asliye Hukuk Mahkemesinde açılması gerekirken Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmasının usul yasaya aykırı olduğunu, açılan davanın yasanın öngördüğü sürelerde açılmadığını, zamanaşımı ve hak düşürücü süre yönünden reddi gerektiğini, kazanın meydana geldiği yerdeki enerji nakil hatlarının arıza bakım ve onarım işinin Hizmet Alım Sözleşmesi ile ... yüklenici firmasına verildiğini, iddia edildiği gibi bir zarar söz konusu ise, söz konusu zararın muhatabının yüklenici firma olduğunu, ayrıca 21 Aralık 2012 tarihli ve 28504 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Elektrik Dağıtımı ve Perakende Satışına İlişkin Hizmet Kalitesi Yönetmeliğinin Geçici 6. maddesine göre kullanıcılara tedarik sürekliliğine ilişkin olarak tazminatların ödenmesinin kullanıcı başvurusuna istinaden yapıldığını, başvuruların ilgili yılı takip eden yılın Mart ayı sonuna kadar yapılması gerektiğini, Elektrik Dağıtımı ve Perakende Satışına İlişkin Hizmet Kalitesi Yönetmeliğinin 16. maddesinde bildirimsiz kesintiler için Tablo 9'da belirlenen sınır değerler aşıldığında tazminata hak kazanan her bir kullanıcıya yapılacak ödemenin, ait olduğu yılı takip eden yılın Nisan ayından itibaren başlatıldığını ve tamamlanıncaya kadar müteakip dönemlerde yapıldığını, davacı vekilinin dava dilekçesinde cevap verilmediği belirtilen 26.09.2017 tarihli bir dilekçenin mevcut olmadığını, dolayısıyla davacının şirketlerine 26.09.2017 tarihli herhangi bir başvuru dilekçesi bulunmadığını, dava konusu olayın 09.08.2017 tarihinde .... ili, ....ilçesi, ....mahallesi, ... sokak No:... adresinde bulunan ... işletmesi üzerine iletkenin kopması sonucu cihaz hasarı ve kopan iletkenin düştüğü sundurma üzerinde ise alevli yanma olayı meydana gelmesine ilişkin olduğunu, uzman personeli tarafından 11.08.2017 tarihinde olay yerinde inceleme yapıldığını, 08.08.2017 tarihi saat 20:30 da gelen enerji yok ihbarı üzerine ekip olay yerine geçtiğini, L 298 nolu trafoya enerji verdiğini, enerji verilmesi sonucunda tekrar enerji kesilince hattın dolaşıldığını ve söz konusu davacı firmaya ait iş yerine sonradan izinsiz yapılan sundurma üzerine iletken düşmesi sonucu, sundurmanın alev aldığı tespiti yapıldığını, davacının tele olan emniyet mesafesini korumuş olması halinde, kopan tel yere düşmüş olacağından yangın çıkması olanağının bulunmayacağını, davacının izinsiz yaptığı sundurmanın illiyet bağının kopmasına sebebiyet verdiğini, İtfaiye raporunda söz konusu yangının elektrik telinden meydana geldiği iddia edilmiş ise de, bu iddia teknik verilerden uzak olup, dikkate alınmaması gerektiğini, davacı vekilince dosyaya sunulu bulunan faturalarda mükerrer taşıma bedeli faturası sunulduğu gibi, bir kısım faturaların da ilgisiz olduğunu, talep edilen tazminat miktarının fahiş olduğunu ve kabulünün mümkün olmadığını, aracın emsal piyasa değerinin gerçeği yansıtmadığını, meydana gelen hasar konusunda yapılan değerlendirmede teknik dayanaktan yoksun olduğunu, ayrıca zararın kasko sigortasından karşılanma ihtimali bulunduğundan bu hususun da araştırılması gerektiğini belirterek, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddi ile davanın yüklenici ...'ne ihbarına karar verilmesini istemiştir.Asıl davada ihbar olunan ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ...'nin .... ilçesi, ... mahallesinde ...sokak ile ... sokakları köşesinde sanayi parsellerinde bulunduğunu, imara uygun olarak yapılan sanayi dükkanlarının betonarme olarak yapıldığını, davacı tarafından yola cephede işyerinin önünde 5 metre mesafenin boş olması gerekirken, imara uygun işyerinin önüne şebekenin tesisinden sonra parsel sınırına kadar imara uygun olmayan şekilde kaçak olarak eklenti şeklinde çatılı kapalı alan yapıldığını, şebeke iletkenleri, imara uygun olmayan kapalı alan oluşturulmasından kaynaklı bu eklenti üzerindeki çatının üzerinde kaldığını, çatıdan iletkenlerin yüksekliği yönetmelik ve teknik şartnamelere uygun olduğunu, 09.08.2017 tarihinde, yağmur ve fırtına sebebiyle şebeke iletkeninin koptuğunu ve imara uygun olmayan kapalı alanın üzerindeki çatıya düştüğünü, çatıya düşen iletkenin hiçbir yere zarar vermeden elektrik panosunu yakmasının mümkün olmadığını, davacı tarafın binasının önüne kaçak olarak eklenti yapıp üzerini de çatı ile kaplamış olmakla bu kaçak yapı ve çatısı olmasa olayın meydana gelmeyeceğini, davacı taraf kendi kusuru ile olaya sebebiyet verdiğinden davalı ve müvekkili şirketle olan illiyet bağını kopardığını, 16.04.2019 tarihli bilirkişi heyetinin sunduğu bilirkişi raporunun VIII) yangının çıkış sebebi konusunda teknik değerlendirme bölümünün 3 nolu fıkrasında, iletkenlerin eski olduğu için hattın koptuğundan ve koruma sisteminin devreyi açmadığından bahsedilmiş ise de bu tespitin doğru olmadığını, şöyle ki; kopan iletken yüksek gerilim hatlarında kullanılan raven iletken olduğunu, 15kV gibi yüksek gerilim olan iletken yere düştüğünde, iletkenin enerjili kalmasının mümkün olmadığını, ... sisteminde birbirini takip eden birden çok korumalar olduğu gibi, enerji alınan ... trafo merkezinde çok hassas korumaların mevcut olduğunu, elektriğin kesik olmasının korumanın devreye girmesi anlamına geldiğini, 08.09.2017 tarihinde saat 20.00 sularında elektrik kesik ihbarı olduğu üzerine korumanın devreye girerek elektriğin kesik olduğunun fark edildiği, kopuk olan hattan bilgi sahibi olmadıklarını, arızanın sebebinin ne olduğunu tespit edemediklerinden ve tel kopuğunu görmediklerinden dolayı hattı tekrar besleme yaptıklarını, kopuk telin olduğu yerde ark meydana geldiğinden arızanın tespitinin o anda yapıldığını, işbu davanın müvekkili ...’ne 05.08.2019 tarihinde ihbar edildiğini, bilirkişi raporları alınırken dosyaya itirazlarını ve evrak sunma olanağı olmadığını belirterek, bilirkişi heyetinden savunma ve delilleri sonrasında rapor düzenlenmesinin sağlanmasını istemiştir.Birleşen davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ...'nin .... ilçesi, ... mahallesinde ...sokak ile ... sokakların köşesinde sanayi parsellerinde bulunduğunu, imara uygun olarak yapılan sanayi dükkanlarının betonarme olarak yapıldığını, davacı tarafından yola cephede işyerinin önünde 5 metre mesafenin boş olması gerekirken, imara uygun işyerinin önüne şebekenin tesisinden sonra parsel sınırına kadar imara uygun olmayan şekilde kaçak olarak eklenti şeklinde çatılı kapalı alan yapıldığını, şebeke iletkenleri, imara uygun olmayan kapalı alan oluşturulmasından kaynaklı bu eklenti üzerindeki çatının üzerinde kaldığını, çatıdan iletkenlerin yüksekliği yönetmelik ve teknik şartnamelere uygun olduğunu, 09.08.2017 tarihinde, yağmur ve fırtına sebebiyle şebeke iletkeni koptuğunu ve imara uygun olmayan kapalı alanın üzerindeki çatıya düştüğünü, çatıya düşen iletkenin hiçbir yere zarar vermeden elektrik panosunu yakmasının mümkün olmadığını, davacı tarafın binasının önüne kaçak olarak eklenti yapıp üzerinide çatı ile kaplamış olmakla bu kaçak yapı ve çatısı olmasa olayın meydana gelmeyeceğini, davacı tarafın kendi kusuru ile olaya sebebiyet verdiğini, İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan ████████ Esas sayılı dosyada alınan 01.10.2019 tarihli bilirkişi raporunda müvekkili şirkete "periyodik bakımları yapmaması, iletkenler standart dışı ve eski olduğu halde yenilememesi, koruma sistemlerini düzgün çalıştırmaması nedeniyle" %70 oranında kusur verildiğini ve raporu kabul etmediklerini, müvekkili şirket çalışanları ... ve ...'nin meslek lisesi mezunu ve EKAT belgesine sahip olduklarını, 6331 sayılı iş sağlığı ve güvenliği kanununun yükümlülük kıldığı her yıl 16 saat iş güvenliği eğitimlerine katıldıklarını, kopuk iletkene bilerek ve görerek ... vermelerinin mümkün olmadığını, kopuk iletkene bilerek enerji vermelerinin doğuracağı sonuçları da çok iyi bildiklerini, sanayi sitesi kurulduğu ilk yıllarda siteye enerjinin, ...nın bulunduğu köşedeki direk tipi trafodan verildiğini, daha sonra çevredeki artan güç ihtiyacı nedeniyle, 200-300 metre yukarıya bina tipi trafo merkezi yapılarak daha güçlü trafo monte edilerek şebekeye enerji verildiğini, bölgede oluşan gerilim düşümleri nedeniyle hazır bulunan direk ve platforma 12.07.2017 tarihinde trafo ve pano montaj edilerek konulan bu trafodan enerji verildiğini, o bölgeye yeni tesis yapılmadığını, ... ile müvekkili şirket arasında yapılan hizmet sözleşmesine göre yeni tesis yapma yükümlülüğünün olmadığını, ...nın üzerinden geçen ve kopan YG iletkenleri de çatının üzerinden, kuvvetli akım tesisleri yönetmeliğinde belirtilen 3 metrenin üzerinde olduğunu, şebeke yenilenmesinin yapılan sözleşme gereği müvekkili şirketin yükümlülüğünde olmadığını, ... ilçesinin coğrafi olarak çok büyük bir alanı kapsadığını, kırsal dahil tüm alanın arıza işlerini müvekkili şirket elemanlarının yaptığını, yangının oluştuğu günde, çok büyük fırtına olduğunu ve şebekeye zararlar verdiğini, ... ile yapılan hizmet sözleşmesinde, şirketin sadece eleman ve araç ücreti aldığını, şebeke yenilemesi görevini yapma sorumluluğunun ... bünyesindeki yatırım müdürlüğüne ait olduğunu, yatırım Müdürlüğü yenileme çalışması yapılacak yerleri ihaleye çıkararak, ihaleyi kazanan firmaya yaptırdığını belirterek, davanın öncelikle hukuki yarar yokluğundan, aksi takdirde zaman aşımından ve esastan reddine karar verilmesini istemiştir.DELİLLER
:Çeşme CBS 'nin █████████ Hazırlık sayılı dosyası,... İtfaiye Amirliği, ..., ... İtfaiye Dairesi Başkanlığı yazı cevapları, Elektrik Mühendisi ve Makine Mühendisi'nden oluşan bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 04.01.2018 tarihli bilirkişi raporu, davalının bildirdiği Tanık ..., ... ve ...'ün ifadeleri, 2 Elektrik Mühendisi ve Makine Yüksek Mühendisinden oluşan bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 16.04.2019 tarihli bilirkişi raporu, İstanbul İTÜ 'de görevli 2 Elektrik Mühendisi ve Makine Yüksek Mühendisinden oluşan bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 01.10.2019 tarihli bilirkişi raporu, Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkememize ait ████████ Esas sayılı dosyası, Çeşme Belediye Başkanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı Meteoroloji Genel Müdürlüğü 2. Bölge Müdürlüğü yazı cevapları, İnşaat Mühendisi, Harita Mühendisi ve Elektrik Mühendisinden oluşan bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 09.05.2022 tarihli bilirkişi raporu ve 10.08.2022 tarihli bilirkişi ek raporu, İnşaat Mühendisi ve Elektrik Mühendisinden oluşan bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 08.12.2022 tarihli bilirkişi ek raporu, tüm dosya kapsamı.İDM KARARININ ÖZETİ
:İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; toplanan delillere ve düzenlenen bilirkişi raporlarına göre; 04.01.2018 tarihli bilirkişi heyet raporu ile 08.12.2022 tarihli ek raporda; davacının yangından dolayı zararının 48.725,11 TL olduğu, bu zarardan birleşen davalı ... 'nin %70 oranında 34.109,67 TL'sinden sorumlu olduğu, davalı ...'nin %15 kusuru oranında 7.309,22 TL'lik kısmından sorumlu olduğu, davacının kusuruna denk gelen %15 oranındaki zarardan davalıların sorumlu olmadığı kanaatine ulaşılmış ve davalıların sorumlu oldukları oranlar, bilirkişi heyetince belirlendiğinden 23.12.2022 tarihli davacı vekilinin talep artırım dilekçesi de dikkate alınarak, asıl dava yönünden; davanın kısmen kabulu ile; 7.309,22-TL maddi tazminatın 09.08.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine; birleşen dava yönünden; davanın kabulü ile; 34.109,67-TL maddi tazminatın 09.08.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.İSTİNAF NEDENLERİ
:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile elektrik aboneliği sözleşmesi olan ve hizmet sağlama taahhüdünde bulunanın davalı ... olduğunu, birleşen dava davalısının ise ...’nin taşeronu olarak sahada çalışan ... şirketi olduğunu, dolayısıyla taşeron şirketin sahadaki işlem ve eylemlerini ... nam ve hesabına gerçekleştirdiğini, davalı ...’nin gerçekleşen zararın tamamından sorumlu olduğunu, buna rağmen davalı ...’in sadece denetim yükümlülüğünü ihmal ettiğinden bahisle davalıya cüzi bir oranda kusur yüklenmesinin kabul edilemeyeceğini, davalı ...'nin zarara yol açan eylemlerin tamamından sorumlu olduğunu, asıl ve birleşen davada davalıların zararın tamamından (müvekkiline atfedilen kusuru kabul anlamına gelmemekle birlikte) veya müvekkiline atfedilen kusur oranı düşülmekle bakiye zararın tamamından müteselsil sorumlu olduklarına dair hüküm kurulması gerekirken aksi şekilde hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, dosya içeriğindeki teknik incelemede davalıların teknik anlamdaki kusur oranlarının ayrıştırıldığını, ancak ilk derece mahkemesinin müteselisil sorumluluk esaslarını gözetmeden bilirkişi raporunda belirtilen oranlar üzerinden hüküm tesis ettiğini, oysa ki, asıl dava davalısı ve birleşen dava davalısının kusurlarının ayrılmasının onların kendi aralarındaki rücu ilişkisini ilgilendiren bir durum olduğunu, müvekkiline karşı iki davalının farklı kusur oranlarına sahip olmalarının mümkün olmadığını, hal böyleyken müvekkilinin dükkanındaki sundurma bahane edilerek müvekkiline kusur atfedilmesini kabul etmediklerini, kaldı ki yazılı beyanlarında da belirttikleri üzere sundurma olmasaydı dahi yangına sebep olan elektrik telinin yine müvekkilinin dükkanının üzerine düşeceğini ve aynı sonuçları doğuracağını belirterek, ilk derece mahkemesinin asıl davaya ilişkin kararının kaldırılarak davanın tam kabulüne karar verilmesini istemiştir.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının kusurunun illiyet bağını keser nitelikte olması hususunun değerlendirilmediğini, dava konusu hasarın iletkenin kopması neticesinde davacının sundurmasına düşmesi sonucu sundurmanın alev almasıyla meydana geldiğini, davacıya ait bu sundurma kaçak olup iletkenin altına inşa edilmesi sonucunda emniyet mesafesi ihlal edilir hale geldiğini, davacı emniyet mesafesini ihlal etmeseydi iletken kopsa dahi orada olmaması gereken sundurmanın üzerine değil yere düşmüş olacağını, böylelikle dava konusu hasarın meydana gelmeyeceğini, davacının inşa ettiği sundurmadan müvekkili şirketin bilgisi olamayacağından bu hususun müvekkili şirketin kontrolü altında bir durum olmadığından olayda illiyet bağının kesildiğini, bu nedenle davacının bizzat kendi kusurlu eylemi nedeniyle illiyet bağı kesilmiş olduğundan müvekkili şirket aleyhine hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, müvekkili şirketin yükleniciye anahtar teslim usul sözleşme ile ihale ettiği bir iş nedeniyle sorumlu tutulmasının kabul edilemeyeceğini, belirtilen itirazlar baki kalmak kaydıyla söz konusu tarihte olayın meydana geldiği yerdeki dağıtım hatlarının arıza, onarım ve bakımının anahtar teslim ihale ile yüklenici firma birleşen dava davalısı ... firmasına tevdi edildiğini, sözleşme hükümleri gereği müvekkili şirketin meydana gelen olayda herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, bu nedenle kusur ve davacının iddialarını kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkili şirkete husumet yöneltilmesinin hatalı olduğunu belirterek, asıl davada müvekkili şirket aleyhine kısmen kabul kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.Birleşen dosya davalısı, asıl davada fer'i müdahil şirket vekili istinaf dilekçesinde özetle; işbu davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, ilk dava 17.05.2018 açılırken, dava dilekçesinde delil olarak sunulan ve zarar talebini faturalara dayandıran davacının zararı ve miktarı bildiğinin açık ve net olduğunu, zira aynı zarar miktarı dosyada yapılan zarar hesabında bilirkişiler tarafından teyit edilmekle, müvekkili şirkete karşı dava açılırken alacak miktarı da belli olmakla belirsiz alacak davasına konu edilemeyeceğini, dava kısmi dava ise de, olay 09.08.2017 tarihinde meydana gelmekle müvekkili ... şirketine karşı açılan birleşen davanın 06.11.2019 tarihinde açıldığını, cevap dilekçelerinde zamanaşımı itirazları olduğunu, dosyada taraflarınca tanık deliline dayanmış olmalarına rağmen ilk derece mahkemesinin tanıkların bildirilmesini istemediğini, kendileri dosyada ihbar olunan-davalı olarak yokken dinlenen tanıklar ... ile ...'ın tekrar dinlenilmesi veya bu tanıkların beyanları arasındaki çelişkilerin giderilmesini talep etmelerine ve sonrasında yeniden bilirkişi raporu alınması talep edilmesine rağmen bu talebin reddedilmesinin hukuken usul ve esas yönünden hatalı olup, bu durumun eksik inceleme sonucu dosyada karar verilmesine yol açtığını, bilirkişilerin 10.8.2022 tarihli ek raporunda, imara aykırı yapılan sundurma üzerindeki yanıcı malzemelerin tutuşması ile değil, ancak telin metal konstrüksüyonla temas etmesi sonucu olayın/yangının gerçekleştiğinin beyan edildiğini, bahse konu metal konstrüksüyonun imara aykırı olarak yapılan sundurmaya ait olmakla yine olaya sebebiyet veren davacının kendi hatalı ve imara aykırı yaptığı yapı sebebiyle olmakla olayın meydana gelmesine davacının kendi hatalı eyleminin sebebiyet verdiğini, imara uygun sanayi dükkanının sadece betonarme bina olduğunu, davacının olayın meydana gelmesinde tamamen kusurlu olduğunu, davacının bu kusurunun müvekkili şirket ve diğer davalı ... ile olayın meydana gelmesindeki illiyet bağını keser nitelikte olduğunu, dosyada alınan 08.12.2022 tarihli zarar tespitine ilişkin raporun hem tayin olunan bilirkişiler yönünden hemde raporda tespit edilen hususlar bakımından külli olarak kabul edilmeyip itiraz edilmiş ise de, işbu rapora dayalı hüküm kurulmasının hukuken uygun olmadığını, heyette makine mühendisi olmadığını ve raporda tespit edilen hasar miktarının da hatalı olarak fazla tespit edildiğini, tespit edilen bedele itiraz ettiklerini, bütün faturaların piyasa rayiçlerine uygun olması ve tamamen örtüşmesinin ülkemiz şartlarında hayatın olağan akışına uygun olmadığını, ayrıca oluşan hasarlarda cihazların tümünün yangın değil kısa devre sonucu aşırı gerilimden kaynaklı zarar gördüğününün itfaiye raporu ve diğer bilirkişilerin görüşü ile hasarlı cihazlardan anlaşıldığını, bu durumun raporda irdelenip değerlendirilmediğini, müvekkili şirketin diğer davalı ...'nin hizmet taşeronu olduğunu, dolayısıyla müvekkiline kusur atfedilirken gerekçe gösterilen iletkenlerin standart dışı ve eski olduğu halde yenilememesi hususunun müvekkili şirket insiyatifiyle yapılacak bir iş olmayıp bu işin ...'nin yatırım işi olduğunu, bu sebeple müvekkili şirkete kusur atfedilmesinin hak ve nesafete aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına, kusur ve zarar yönünden yeniden rapor alınarak, davanın öncelikle hukuki yarar yokluğundan ve zamanaşımından reddine, aksi takdirde esastan reddine karar verilmesini istemiştir.İSTİNAFA CEVAP
:Davalı ... vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafça, müvekkili şirket bakımından müteselsil sorumluluk esaslarına göre hüküm kurulmadığı gerekçesiyle istinaf başvurunda bulunduğunu, ancak birleşen dosya davalısı ... ile müvekkil şirket arasında müşterek ve müteselsil hüküm kurulmasını gerektirir bir husus bulunmadığını, zira arızanın onarım ve bakım işi birleşen dava davalısı ...'ye anahtar teslim olarak ihale edildiğini ve bu şekilde iş teslimi yapıldığını belirterek, davacı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesini istemiştir.G E R E K Ç EUyuşmazlık, elektrik direğinden kopan telin davacıya ait işyerinin çatısına düşmesi sonucu çıkan yangında davacının işyerindeki makinelerin kullanılamaz hale gelmesi nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince yukarıda gösterilen gerekçelerle asıl davanın ve birleşen davanın ayrı ayrı kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili ile asıl ve birleşen davalardaki davalılar vekilleri ayrı ayrı istinaf başvurusunda bulunmuştur.Dairemizce HMK'nun 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebepler ve kamu düzeni ile sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.Bilindiği üzere, 6098 Sayılı TBK'nun 49 uncu maddesi gereğince kusurlu ve hukuka aykırı bir eylemle başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. Aynı Kanunun 50/1. maddesi gereğince zarar gören zararını ve zarar verenin kusurunu ispatla yükümlüdür.Beri yandan, 4721 Sayılı TMK'nun 6 ıncı, maddesi hükmü uyarınca; kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispat etmekle yükümlüdür. Gerek doktrinde, gerek Yargıtay içtihatlarında kabul edildiği üzere ispat yükü, hayatın olağan akışına aykırı durumu iddia eden ya da savunmada bulunan kimseye düşer.Kural olarak, gerek kusura dayalı, gerekse kusursuz sorumluluk hallerinde haksız eylemle zarar arasında illiyet bağının varlığını davacı ispat etmelidir.6098 Sayılı TBK'nun 66. maddesine göre; ''Adam çalıştıran, çalışanın, kendisine verilen işin yapılması sırasında başkalarına verdiği zararı gidermekle yükümlüdür. Adam çalıştıran, çalışanını seçerken, işiyle ilgili talimat verirken, gözetim ve denetimde bulunurken, zararın doğmasını engellemek için gerekli özeni gösterdiğini ispat ederse sorumlu olmaz. Bir işletmede adam çalıştıran işletmenin çalışma düzeninin zararın doğmasını önlemeye elverişli olduğunu ispat etmedikçe o işletmenin faaliyetleri dolayısıyla sebep olunan zararı gidermekle yükümlüdür." Buna göre; adam çalıştıranın sorumlu tutulabilmesi için; zararın çalışanın hukuka aykırı eyleminden doğması ve zarar ile çalışanın eylemi arasında uygun illiyet bağının bulunması yeterlidir. Adam çalıştıranın sorumluluktan kurtulabilmesi için, gerekli özeni göstermiş olması halinde de zararın gerçekleşeceğini ispat etmesi gerekecektir.Adam çalıştıranın sorumluluğu bir kusur sorumluluğu olmayıp, olağan sebep sorumluluğudur. Burada yasa ile adam çalıştırana genel nitelikte objektif bir özen yükümlülüğü, bir gözetim ödevi yüklenmiştir. Adam çalıştıranın sorumluluğu kendisinin veya emrinde çalışan yardımcı kişinin kusurlu olup olmamasına bakılmaksızın, kusurdan bağımsız olarak doğmaktadir. Bu halde, yukarıda sözü edilen objektif özen yükümlülüğünün ihlaliyle meydana gelen zarar arasında, uygun illiyet bağının bulunması yeterli kabul edilmektedir.Aynı Kanunun 69. maddesi uyarınca bir binanın veya diğer yapı eserlerinin maliki, bunların yapımındaki bozukluklardan veya bakımındaki eksikliklerden doğan zararı gidermekle yükümlüdür. Bunun yanında TBK'nun m.71/1 hükmüne göre bir işletmenin faaliyetinden zarar doğduğu taktirde bu zarardan işletme sahibi ve varsa işleten müteselsil olarak sorumludur. Yapı malikinin sorumluluğu, bir bina ya da diğer bir inşa eserinin bizatihi kendisinden kaynaklanan bir nedenle oluşan zarardan sorumluluğu kapsamakta olup, niteliği itibariyle kusursuz sorumluluk türlerinden "olağan sebep sorumluluğu"dur. Burada malike kurtuluş kanıtı sunma olanağı tanınmamıştır. Malik ancak illiyet bağını kesen sebeplerin (mücbir sebep, zarar görenin kendi kusuru, üçüncü kişinin ağır kusuru gibi) varlığı durumunda sorumluluktan kurtulabilir.Elektrik direkleri de yapı eseri niteliğinde olup, İzmir ve Manisa İllerindeki elektrik dağıtım şebekelerinin işletilmesi, gerekli bakım ve onarım yapılması sorumluluğu davalı ...'ne aittir. Bu faaliyet, varlığı ve niteliği itibariyle bir tehlike ve dolayısı ile zarar ihtimali taşıdığından, davalı şirketbinn sorumluluğu, bir sebep sorumluluğu olan kusursuz (objektif) sorumluluktur. Kusursuz sorumlulukta zarar gören kişinin kusurun varlığını ispat etmek zorunluluğu yoktur. Burada tehlikeli nesne veya işletme ile gerçekleşen zarar arasında uygun illiyet bağının bulunması sorumluluk için yeterlidir. Kusursuz sorumlulukta ancak illiyet bağının kesildiği durumlarda sorumluluktan kurtulmak mümkündür. Teoride ve uygulamada; mücbir sebep, zarar görenin tam kusuru ve üçüncü kişinin ağır kusuru ile illiyet bağı kesilir ve kusursuz sorumlu olan kişi sorumluluktan kurtulur.Bu kapsamda, elektrik iletişim hattının sahibi bulunan davalı, bu yapı eserinin fena yapılmasından, bakımı ve işletilmesindeki eksikliklerden ve dava konusu olayda olduğu gibi meydana gelen arızalar için alınması gerekli önlemleri almamaktan dolayı sorumludur. Bu sorumluluk, hukuki niteliği itibariyle kusura dayanmayan (objektif) bir sorumluluktur.Elektrik Kuvvetli Akım Tesisleri Yönetmeliği'nin 5. maddesinde; kuvvetli akım tesislerinin, cana ve mala herhangi bir zarar vermeyecek ve tehlike oluşturmayacak bir biçimde yapılması gerektiği hükme bağlanmıştır. Bu bağlamda elektrik dağıtım şirketleri, elektrik verdiği ve abonelik tesis ettiği hatları denetlemek ve kontrol etmekle yükümlüdür. Elektrik dağıtım şirketi, kontrol ve denetim görevini zamanında ve etkin biçimde yapmazsa, doğan zarardan sorumlu olacaktır.Bu nedenlerle, enerji nakil hatlarının olay yerinde varlığı, niteliği itibariyle bir tehlike ve zarar ihtimali taşıdığı gibi yukarıda açıklandığı üzere davalının sorumluluğu kusursuz sorumluluk olup, kusursuz sorumlu işletme her türlü özeni gösterse de zararın meydana gelmesini önlemek mümkün olmadığından illiyet bağının kurulduğu dikkate alınarak sorumluluğu gerçekleşmiş bulunmaktadır. Enerji nakil hattının işleteni bulunan davalı, bu yapı eserinin fena yapılmasından, bakımı ve işletilmesindeki eksikliklerden dolayı sorumludur. Bu sorumluluktan kurtulabilmek için fiil ile oluşan zarar arasındaki illiyet bağının kesildiğinin ispatı davalı kuruma aittir.Yapı maliki bakım sorumluluğunu bir yükleniciye devretmiş ise zarar gören TBK'nun 69. maddesi gereğince kusursuz sorumluluk ilkesine dayanarak malike dava açabileceği gibi 6098 Sayılı TBK'nun 49. maddesi gereğince yükleniciye karşı da haksız fiil hükümlerine göre dava açabilecektir.Davalı elektrik dağıtım şirketlerinin, elektrik verdiği hatlarını kontrol etmekle yükümlü olduğu, alt yüklenici ile olan sözleşmesel ilişkinin davacı tarafı bağlamayacağı, denetim ve kontrol sorumluluklarını kaldırmayacağı kabul edilmektedir. (Yargıtay 3 HD ██████████ ██████████ EK sayılı ilamı). Bu nedenle, davalı ... vekilinin dava konusu yangının çıkmasına sebep olduğu iddia edilen dağıtım hatlarının arıza, onarım ve bakımının anahtar teslim ihale ile yüklenici firma birleşen dava davalısı ... firmasına tevdi edildiği, sözleşme hükümleri gereği müvekkili şirketin meydana gelen olayda herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığı, bu nedenle müvekkili şirkete husumet yöneltilemeyeceği yönündeki husumet itirazı ile yerinde değildir.Birleşen davanın belirsiz alacak davası olarak açılması yönünden;Birleşen davada, davacı vekili dava dilekçesinde; işyerinde meydana gelen davaya konu yangında işyerinde bazı makinelerin kullanılamaz hale geldiği iddiası ile 6100 Sayılı HMK'nun 107. maddesi kapsamında fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla kusur oranları ve zarar miktarının ihtilaflı olması sebebiyle davayı belirsiz alacak davası olarak açtıklarını belirterek, şimdilik 5.000,00 TL maddi tazminatın olay tarihi olan █████/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı yüklenici ...'den tahsiline karar verilmesini istemiş, davalı vekili dava belirsiz alacak davası olarak açılmış ise de, davacının hem bu davada hem de İzmir 3. Asyile Ticaret Mahkemesinin ████████ Esas sayılı davasında alacağına dayanak olarak zarara ilişkin Ağustos-Eylül/2017 tarihli faturaları sunduğunu, hal böyle olmakla davacı zararını bildiğinden belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararının bulunmadığını belirterek, davanın usulden reddine karar verilmesini savunmuştur.6100 Sayılı HMK'nın 107/1 fıkrasına göre; "Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir.2. fıkrasına göre (Değişik
:22/7/2020-7251/7 md.); Karşı tarafın verdiği bilgi veya tahkikat sonucu alacağın miktarı veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesi mümkün olduğunda, hâkim tarafından tahkikat sona ermeden verilecek iki haftalık kesin süre içinde davacı, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın talebini tam ve kesin olarak belirleyebilir. Aksi takdirde dava, talep sonucunda belirtilen miktar veya değer üzerinden görülüp karara bağlanır."Hangi davaların belirsiz alacak davası olarak açılabileceği konusunda kategorik bir düzenleme mevcut değildir. Eldeki davada davacının işyerinde yangın nedeniyle kullanılamaz hale geldiği belirtilen makinelerdeki zarar miktarının ne kadar olduğunun yargılama sırasında alınacak bilirkişi raporu ile tespiti mümkün olduğundan belirsiz alacak davası açılmaya elverişli bir dava bulunduğu gibi tahkikat sonucu alacağın miktarı veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesi mümkün olduğu anlaşıldığından, salt faturaya dayalı olarak alacağın belirlenebilir olduğu savunması yerinde bulunmadığından davanın belirsiz alacak davası olarak açılmış olmasında usul ve yasaya aykırı bir yön görülmemiştir.Birleşen davada, davalı vekili cevap dilekçesinde; süresi içerisinde birleşen dava yönünden zamanaşımı def'inde bulunmuş olup, davalı vekilinin zamanaşımı def'ine ilişkin istinaf nedenlerinin öncelikle incelenmesi gerekmektedir.6098 Sayılı TBK'nun 72. maddesi gereğince maddi veya manevi zarara ilişkin davalar zarara uğrayanın zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrenme tarihinden itibaren 2 yıl ve herhalde zararı doğuran fiilin işlenmesinden itibaren 10 yıl geçtikten sonra zamanaşımına uğrar. Ancak, tazminat ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa, bu zamanaşımı uygulanır. Ceza zamanaşımı süresinin uygulanması için ceza davasının açılmış olması gerekmez, haksız eylemin suç niteliğinde olması yeterlidir. Takipsizlik kararı verilse dahi ceza zamanaşımı uygulanabilir. Ceza davasının hiç açılmaması durumunda, hukuk hakimi, haksız eylemin suç niteliği taşıdığını saptamışsa, uzamış ceza zamanaşımını uygulayacaktır.Eldeki davada; davacının maddi tazminat istemine neden olan yangın olayı █████/2017 tarihinde meydana gelmiş, birleşen dava iki yıllık süre dolduktan sonra █████/2019 tarihinde açılmış ise de, olayın taksirle yangına neden olma suçunu oluşturduğu, bu suç nedeni ile Çeşme CBS'de █████████ soruşturma (iddianamenin iadesinden önceki soruşturma numarası █████████) numarası ile soruşturma yürütüldüğü, TBK'nun 72. maddesinin son cümlesi gereğince, tazminatın ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğması halinde bu zamanaşımının uygulanacağı, olayın 5237 sayılı TCK'nun 171/1-a maddesi kapsamında cezayı gerektiren bir fiilden doğduğu ve bu suçun kanunda yazılı cezasının üst sınırı itibariyle yine 5237 sayılı TCK'nun 66/1-e maddesine göre dava zaman aşımı süresi 8 yıl olup, birleşen davanın ceza zamanaşımı süresisi içerisinde açıldığı anlaşıldığından, ilk derece mahkemesince birleşen davada davalı tarafça yapılan zamanaşımı def'inin reddine karar verilmiş olmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, birleşen dosya davalısı şirket vekilinin bu yönlere değinen istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.Kural olarak, 6098 Sayılı TBK'nun 74. maddesi gereğince ceza mahkemesince verilen kararlar hukuk hakimi bakımından bağlayıcı değildir. Ancak, hukuk hakiminin bu bağımsızlığı sınırsız değildir, ceza mahkemesince fiilin hukuka aykırılığına yönelik kesinleşen maddi olgular hukuk hakimi bakımından da bağlayıcı olup, taraflar yönünden de kesin delil niteliği taşımaktadır (Yargıtay HGK'nun █████/2008 tarih ve 2008/4/564 Esas, ████████ Karar sayılı kararı). Kovuşturmaya yer olmadığına yönelik verilen kararlar ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları maddi anlamda kesin hüküm niteliği taşımadığından hukuk hakimi bakımından bağlayıcı değildir.Somut olayda,... İtfaiye Daire Başkanlığınca düzenlenen █████/2017 tarihli Yangın Raporunda, ... isimli ...'na ait ... Mah. ...sok. No:.... adresindeki işyerinde █████/2017 tarihinde çıkan vae saat 03.51'de çıkan ve bildirilen yangının işyerinde çalışanlar tarafından söndürüldüğü ve yangın soğutma yapıldıktan sonra yangın yerinde yapılan incelemede; ... marka 2x1100 kalibre zımpara makinasının motor trofoları, maazanın elektrik panoları, zımpara makinasının çatıda bulunan çatıda bulunan toz toplama haznesinin, kısmen yanmak suretiyle zarar gördüğü, tahmini zarar ziyanın 50.000,00 TL civarında olduğunun belirtildiği ve yangının çıkış nedeni olarak, yangın başlangıcının işyerinin çatısından olduğunun görülmüş olup, yapılan araştırma ve soruşturmada da yangının; ...'a ait .... numaralı elektrik direğinden kopan telin iş yerinin çatısına düşerek elektrik panolarına kızı devre yaptırması ve zımpara makinasının toz toplama haznesini tutuşturması neticesinde çıktığı kanaatine varıldığı belirtilmiştir.Çeşme Cumhuriyet Başsavcılığının █████████ Soruşturma sayılı dosyasında, davaya konu yangın olayı ile ilgili olarak davacı ...'nun şikayeti üzerine█████/2018 tarihli iddianame ile davalı ... Personeli olan şüpheliler ..., ..., ... ve ... hakkında taksirle yangına neden olma suçundan Çeşme Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, iddianamenin iadesi üzerine █████████ Soruşturma sırasına kaydedildiği ve şüphelilerin eylemlerinin TCK'nun 171/1-a maddesi kapsamında kaldığı, bu suçun TCK'nun 75/6.a.1 maddesi gereğince ön ödemelik suçlardan olup, şüphelilere ön ödeme tebliğ edildiği ve şüphelilerin ön ödemede ihtarnamesinde belirtilen para cezalarını ödedikleri anlaşıldığından, █████/2018 tarih ve ████████ Karar sayılı karar ile şüpheliler hakkında üzerlerine atılı taksirle yangına neden olma suçundan kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiği anlaşılmıştır.Bu hali ile, davalı şirket çalışanları hakkında verilen takipsizlik kararı hukuk hakimini bağlayıcı nitelikte değilse de; dosyadaki deliller serbestçe değerlendirilebilecektir.Soruşturma dosyasında, dinlenen tanık ve şüphelilerin ifadeleri de değerlendirilmek suretiyle Makine ve Elektrik Mühendisi A Sınıfı İş Güvenliği Uzmanı olan bilirkişiden alınan █████/2018 tarihli raporda; 09.08.2017 günü, ... Mahallesi ...Sokak No:... adresinde bulunan ... üzerine koparak düşen kablonun, elektrik dağıtımdan sorumlu ... firması çalışanlarının, arızayı gidermeden ilgili hatta ... vermeleri sonucu, ... firmasında yangın meydana geldiği, şüpheliler; arıza onarımı ve bakımdan sorumlu elektrik mühendisi ... ve teknik şef ...'ın işveren vekili konumunda oldukları, dosyada isimleri belli olan iki servis görevlisi; ekip sorumlusu ... ve iş güvenliği sorumlusu ...'nin olay yerindeki kablonun koparak ...'nın üzerine düştüğünü görmelerine rağmen, arızanın tamirini yapmadan ilgili arızalı hatta elektrik vermişler ve yangına neden olduklarını, şüpheliler; arıza onarımı ve bakımdan sorumlu elektrik mühendisi ... tutar ve teknik şef ...'ın servis görevlilerinin kablonun kopuk olduğunu ve ...'nın üzerine düşmüş olduğunu görmelerine rağmen, ilgili arızalı hattı beslemelerinin doğru olduğunu belirtmekle çalıştırdıkları işçileri, ... ve ...'yi yanlış yönlendirdikleri, işçilerine iş sağlığı ve güvenliği eğitimi vermedikleri, işçilerine mesleki eğitim vermedikleri, işe girişlerinde işe uygunluk raporu aldırtmadıkları, iş yerinde iş güvenliği uzmanı görevlendirmedikleri, işyerinde risk değerlendirmesi yaptırmadıkları, işçileri çalışmalarında denetlemedikleri, işçileri kendi insiyatiflerine bıraktıklarından, yangında ASLİ kusurlu oldukları, işçiler; ... ve ...'nin, sertifikaları olmadığı halde tehlikeli ve çok tehlikeli işte çalıştıkları ve kablonun kopuk olduğunu görmelerine rağmen, hattaki arızayı gidermeden hatta elektrik verdikleri, dikkatsiz ve tedbirsiz davrandıklarından, TALİ kusurlu olduklarının yangında başkaca kusuru olan bulunmadığının belirtilmiştir.İlk derece mahkemesince olay yerinde yapılan ilk olarak yapılan keşif sırasında asıl davada davalı tarafça bildirilen tanıklar ..., ... ve ...'ün dinlendiği ve keşif sonucu 1 Elektrik Mühendisi İş Güvenliği Uzmanı ve 1 Makine Mühendisi bilirkişiden oluşan heyetten alınan █████/2018 tarihli bilirkişi raporunda; dinlenen tanık beyanları, soruşturma aşamasında kusur yönünden alınan bilirkişi raporu ve olay yerinde keşif sırasında yapılan incelemeler birlikte değerlendirilmiş ve sonuç olarak; dosyada bulunan 2 servis görevlisi ekip sorumlusu ... ve iş güvenliği sorumlusu ...'nin olay yerindeki kablonun koparak davacı iş yerinin üzerine düştüğünü görmelerine rağmen arızanın tamirini yapmadan ilgili arızalı hatta elektrik vermeleri ve yangına sebebiyet vermeleri nedeniyle olay tarihi itibari ile ...'nin sözleşme kapsamında hizmet sözleşmesine dayalı olarak davaya konu mevkiyide kapsayan enerji nakil hatlarının arıza onarımı, işletme ve bakım sorumluluğunu üstlendiğinden ve bu nedenle sorumlu iş veren vekili konumunda olduğundan .. Şti.. arıza ekibindeki görevlilerin yanlış yönlendirmeleri sonucunda meydana gelen zarardan dolayı dava dışı ...Şti 'nin yangın olayında %60 oranında kusurlu olduğu, davacı şirketin yasal izinleri almadan yapmış olduğu sundurmanın hatta yaklaşım sağladığı, zımpara makinesinin toz toplama haznesi brandasının tekstil malzemesi olması olayın sıcak yaz ayında meydana gelmesi nedeniyle brandanın çabuk tutuşucu madde olması ve yangının hızlanmasına sebep verdiğinden davacı şirketin %30 oranında kusurlu olduğu, yangın olayın meydana geldiği hatların ve tesisatın eski olduğu ve taşeron firma yetkililerinin de denetlenmediği nedeniyle davalının %10 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiş ve ayrıca davacı şirketin zarar gören makine ve teçhizatlarının onarım bedellerini faturalandırdığı, her bir kalem için yapılan piyasa araştırmasında söz konusu fatura bedellerinin olay tarihi itibari ile uygun olduğu ve bu kapsamda KDV dahil davacının 48.728,11 TL zararının bulunduğu belirtilmiştir.İlk derece mahkemesince 14.02.2019 tarihli celsede alınan ara karar ile, davacı vekilinin ... Şti hakkında ek dava açmak üzere süre verilmiş, ayrıca 1 makine mühendisi ve 2 elektrik mühendisi bilirkişiden oluşan bilirkişi heyetinden kusur ve hasar yönünden rapor alınmasına karar verilmiş ve bu ara karar uyarınca 1 makine mühendisi ve 2 elektrik mühendisi bilirkişiden oluşan heyetten alınan █████/2019 tarihli bilirkişi raporunda sonuç olarak; 09.08.2017 tarihinde davacının işyerinin önündeki orta gerilim iletkeninin koparak, davacının işyerinde yangın meydana gelmesinde; davalı ...nin; periyodik bakımı yapmaması, iletkenler standart dışı ve eski olduğu halde yenilenmemesi, koruma sistemlerini düzgün çalıştırmaması sebebiyle tam kusurlu olduğu, davacı tarafa yüklenebilecek herhangi bir kusurun olmadığı görüş ve kanaatine varıldığı, davacının yangın sebebiyle uğramış olduğu zararın 48.718,11 TL olarak tespit edildiği, davalı vekilince .. İlçesinde arıza bakım-onarım işlerinin ihale suretiyle bir başka firmaya yaptırıldığı öne sürülerek hasar bedelinden sorumlu olmadığı öne sürüldüğü, ... ile yüklenici ... arasındaki sözleşme incelendiğinde; Yüklenicinin yapacağı arıza - bakım — onarım- küçük çaplı şebeke ilavesi ile ilgili iş emirlerinin bizzat davalı şirket tarafından oluşturulduğu, davalı şirketin yükleniciyi ve elemanlarını denetleme yetkisinin bulunduğu, yüklenicinin yapacağı işlere ait hak edişlerin davalı tarafça düzenlendiği, bu hak edişlerin ödenip ödenmemesi, ceza kesilmesi yetkisinin davalı şirkette olduğu, yine yüklenicinin işini feshetme yetkisinin bulunduğunun görüldüğü, yerleşmiş Yargıtay kararlarında; İdarenin yada İş sahibinin çalıştırmış olduğu alt yükleniciyi kontrol, denetleme ve işini feshetme yetkisinin bulunması halinde, bu işin yapılması sırasında meydana gelecek hasar ve zararlardan, İdarenin yada iş sahibinin, bu zarara sebebiyet veren alt yüklenici ile birlikte müştereken sorumlu olduğu belirtildiğinden ...'nin hasar bedelinden sorumlu olduğu görüşüne varıldığı belirtilmiştir.Bu rapora itiraz üzerine İTÜ'de görevli bir makine mühendisi, 1 elektrik mühendisi ve iş sağılığı ve güvenliği alanında uzman 1 elektrik elektronik mühendisi olmak üzere 3 kişilik heyetten alınan 01.10.2019 tarihli bilirkişi raporunda; davalı ...'nin işletmesinden sorumlu olup arıza onarımı ve bakım sorumluluğunu ihale ile vermiş olduğu ... tarafından sorumluluk alanındaki OG Hava Hattının yönetmeliklere uygun olarak her türlü işletme durumunda cana ve mala herhangi bir zarar vermeyecek ve tehlike oluşturmayacak bir biçimde kalmasını sağlamaya yönelik etkin bir şekilde işleyen kontrol ve denetim mekanizması kurulmadığından davalı ...'nin %15 oranında kusurlu olduğu, yasal izinleri almadan kaçak olarak yaptığı yapı üzerine cihaz yerleştirerek çalıştırması nedeniyle davacının %15 oranında kusurlu olduğu ve ihbar olunan ...'nin bakım ve onarımını yüklendiği dava konusu yangının meydana geldiği yerde ki dağıtım şebekesinde orta gerilim hattının koparak davacının iş yerinin çatısına düşmesi sonucu çıkan yangın ve yüksek gerilimin etkisi ile işletmeye ait elektrik tesisatı ve cihazlarda oluşan hasar nedeniyle ...'nin periyodik bakımları yapmaması, iletkenlerin standart dışı ve eski olduğu halde yenilememesi, koruma sistemlerinin düzgün olarak çalıştırmaması nedeni ile %70 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiştir.Davacı tarafça Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nde dava konusu olaya ilişkin davalı ... aleyhine belirsiz alacak davası 5.000,00 TL maddi tazminat davası açılmış ve dosyanın mahkememizin esas dosyası ile birleştirilmesi talep edilmiş, Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile dosyanın İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiş ve karar istinaf edilmiş, Dairemizin █████████ Esas █████████ Karar sayılı kararı ile istinaf isteminin esastan reddine kesin olarak karar verilmesi üzerine ve her iki davanın yargılamasına asıl dava dosyası üzerinden devam edilmiştir.İlk derece mahkemesince, birleşen dosya davalısı ...'nin itirazları da dikkate alınarak ve ayrıca dosyada mevcut her iki bilirkişi raporu arasında kusur oranı yönünden çelişki bulunduğu ve bu çelişkinin giderilmesi gerektiği gerekçesiyle davacı iş yerinin ruhsat ve projeleri de celp edilerek mahallinde refakate harita mühendisi, inşaat mühendisi ve elektrik mühendisi bilirkişiler alınmak suretiyle keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmış ve keşif sonucu bilirkişi heyeti tarafından sunulan 09.05.2022 tarihli raporda; birleşen dosya davalısı ...'nin olayda %70 oranında kusurlu olduğu, davalı ...in %15 oranında kusurlu olduğu ve davacının %15 oranında kusurlu olduğu belirtilmiş olmakla, bilirkişi heyetince düzenlenen bu rapor İTÜ Makine Fakültesinde görevli makine mühendisi, elektrik mühendisi ve iş sağlığı ve güvenliği uzman bilirkişilerden oluşan bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 01.10.2019 tarihli raporun ile uyumlu olup, denetime elverişli olduğu, her iki raporda belirtildiği üzere, davalı ...'nin sorumluluk alanındaki orta gerilim hattının ihale ile vermiş olduğu firma nezdinde yönetmeliklere uygun olarak her türlü işletme durumunda cana ve mala herhangi bir zarar vermeyecek ve tehlike oluşturmayacak bir biçimde kalmasını sağlamaya yönelik etkin bir şekilde işleyen kontrol ve denetim mekanizması kurmadığından meydana gelen olayda %15 oranında kusurlu olduğu, birleşen dosya davalısı ...'nin sözleşme ile arıza ve onarım ve bakım işlemini yüklendiği dava konusu yangının meydana geldiği orta gerilim hattının davacının iş yerinin çatısına düşmesi sonucu çıkan yangın da periyodik bakımlarını yapmaması, iletkenlerin standart dışı ve eski olduğu halde yenilememesi ve koruma sistemlerini düzgün çalıştırmaması nedeniyle %70 oranında kusurlu olduğu, davacının ise yasal izinlerini almadan İmar Kanunu'na aykırı olarak yüksek gerilim hava hattı altına kapalı çıkma ve bağlı tesisler inşa etmesi ve böylece elektrik işletmesinin risklerinin de bir parçası haline gelmesi nedeni ile %15 oranında kusurlu olduğu anlaşılmakla, ilk derece mahkemesince davalı ...'nin bildirmiş olduğu tanıklar keşif mahallinde usulüne uygun olarak yemini yaptırılarak dinlenildiğinden usul ekonomisi ilkesi de dikkate alınarak ve davanın ...'ye ihbar edildiği hususu da dikkate alınarak, davalı ...'nin tanıkların yeniden dinlenmesi talebinin reddine karar verilmiş olmasında ve asıl ve birleşen dava dosyalarındaki davalıların hem TBK'nun 69. maddesi uyarınca yapı maliki olarak, hem de TBK'nun 66. maddesi uyarınca adam çalıştıran sıfatıyla kusursuz sorumluluğu olduğundan; ilk derece mahkemesince davacının işyerinde meydana gelen yangında oluşan gerçek zararından davalıların sorumlu tutulmuş olmasında usul ve yasaya aykırılık görülmemiş, davacı vekilinin davacının kusursuz olduğuna, davalılar vekillerinin davalıların haksız eylemin ve illiyet bağının ispat edilmediğine, buradan hareketle zarardan davalıların sorumlu tutulamayacaklarına, birleşen dosya davalısı vekilinin daha önce kendilerinin yokluğunda yapılan keşif sırasında dinlenen tanıkların yeniden dinlenilmemiş olmasına yönelen tüm istinaf istemlerinin reddi gerekmiştir.Ayrıca ilk derece mahkemesince zarar miktarı yönünden mahallinde yapılan ilk keşif sonucu 1 Elektrik Mühendisi İş Güvenliği Uzmanı ve 1 Makine Mühendisi bilirkişiden oluşan heyetten alınan █████/2018 tarihli bilirkişi raporunda, daha sonra 1 makine mühendisi ve 2 elektrik mühendisi bilirkişiden oluşan heyetten alınan █████/2019 tarihli bilirkişi raporunda ve İTÜ'de görevli bir makine mühendisi, 1 elektrik mühendisi ve iş sağılığı ve güvenliği alanında uzman 1 elektrik elektronik mühendisi olmak üzere 3 kişilik heyetten alınan 01.10.2019 tarihli bilirkişi raporunda, davacının işyerinde meydana gelen davaya konu yangında oluşan zarar miktarının KDV dahil 48.728,11 TL olarak belirlendiği ve zarar miktarı yönünden birbirini doğrulayan bu raporları düzenleyen bilirkişi heyetlerinin tamamında makine mühendisi bilirkişi bulunduğundan, ilk derece mahkemesince zarar miktarı yönünden bu raporların hükme esas alınmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, birleşen dosya davalısı vekilinin zarar yönünden alınan raporları düzenleyen heyetlerde makine mühendisi bilirkişinin bulunmadığına yönelik istinaf itirazları da yerinde görülmemiştir.Ancak, davaya konu yangın olayından birleşen dosya davalısı olan yüklenici ... Şti TBK'nun 49. maddesi uyarınca, elektrik hatlarının işleteni olan asıl dosya davalısı ... TBK'nun 66. maddesi uyarınca ve yine TBK'nun 61. maddesi kapsamında davacıya karşı zarardan müteselsilen sorumlu olacaklardır.Keza, 6098 Sayılı TBK'nun 61. maddesi gereğince birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları taktirde haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır. Davalılar zarar görene karşı TBK'nun 61. maddesi gereğince müteselsilen sorumlu olup; davacı 6098 Sayılı TBK'nun 163 maddesi gereğince müteselsil sorumlulardan biri yada hepsine veya birkaçına başvurmakta serbesttir. Müteselsil sorumlular arasındaki sorumluluğun paylaşımına yönelik kusur oranları iç ilişkide ileri sürülebileceğinden, zarar gören ve üçüncü kişi olan davacı bakımından ileri sürülebilecek bir defi değildir.Bu durumda, ilk derece mahkemesince davacının davaya konu yangında oluşan gerçek zararından asıl davada davalı ...'nin kusursuz sorumluluk ilkelerince birleşen dosya davalısı ... ile birlikte müteselsilen sorumlu olduğu ve mahallinde yapılan ilk keşif sonucu elektrik ve makine mühendisi bilirkişilerden alınan 04.01.2019 tarihli rapor ve daha sonra 2 elektrik mühendisi ve 1 makine mühendisi bilirkişiden alınan █████/2019 tarihli bilirkişi heyet raporu ile İTÜ'de görevli 1 elektrik mühendisi, 1 elektrik elektronik mühendisi, iş sağlığı ve güvenliği uzmanı, 1 de makine mühendisinden oluşan heyetten alınan █████/2019 tarihli bilirkişi raporunda; davacının yangından dolayı zararının 48.728,11 TL olduğunun belirtildiği, davacının olaydaki katışık kusurunun %15 oranında olduğu, asıl ve birleşen dava dosyalarındaki davalıların davacının oluşan 48.728,11 TL zararından davacının %15 oranındaki katışık kusuruna isabet eden 7.309,22 TL düşüldüğünde bakiye 41.418,89 TL zarardan kusursuz sorumluluk ilkelerine göre müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları, asıl davada davacının 48.728,11 TL maddi tazminat istediği, birleşen davada ise davacının 34.109,67 TL maddi tazminat istediği gözetilerek, asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın kabulüne; 41.418,89 TL maddi tazminatın birleşen dosya davalısı ...nin 34.109,67 TL'sından sorumlu olmak kaydı ile (birleşen davada talep edilen miktarın 34.109,67 TL olması nedeniyle) asıl ve birleşen dosya davalılarından olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, asıl dava yönünden fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle asıl ve birleşen davalarda davacının zararından davalıların kusur oranlarına göre sorumlu tutularak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı bulunduğundan, davacı vekilinin asıl ve birleşen davaya ilişkin istinaf nedenleri yerinde görülmüş, asıl ve birleşen dava dosyalarındaki davalılar vekillerinin tüm istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.Hal böyle olunca, tüm bu nedenler ve dosya içeriğine göre; ilk derece mahkemesince taraflarca gösterilen delillerin toplanmasında, değerlendirilmesinde esas ve usul bakımından hukuka aykırılık bulunmadığından ve asıl dava ile birleşen davadaki davalılar vekillerinin tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurularının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-1) bendi gereğince ayrı ayrı esastan reddine, davacı vekilinin asıl ve birleşen davada davalıların müteselsil sorumluluğuna göre karar verilmesi gerektiğine yönelik istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-2) bendi gereğince kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, kabul edilen istinaf nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden düzeltilerek yeniden esas hakkında karar vermek suretiyle;-Asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın kabulüne, 41.418,89 TL maddi tazminatın birleşen dosya davalısı ...nin 34.109,67 TL'sından sorumlu olmak kaydı ile (birleşen davada talep edilen miktarın 34.109,67 TL olması nedeniyle) asıl ve birleşen dosya davalıları ... ve ...'den olay tarihi olan █████/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, asıl dava yönünden fazlaya ilişkin istemin reddine; ilişkin karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.H Ü K Ü M
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Asıl dava ile birleşen davadaki davalılar vekillerinin tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurularının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkra (b-1) bendi gereğince AYRI AYRI ESASTAN REDDİNE,2-Davacı vekilinin asıl ve birleşen davada davalıların müteselsil sorumluluğuna göre karar verilmesi gerektiğine yönelik istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkra (b-2) bendi gereğince KABULÜNE,3-İlk Derece Mahkemesi olan İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ Esas ████████ Karar sayılı █████/2023 tarihli kararının KALDIRILMASINA,4-Düzelterek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle;a)Asıl davanın KISMEN KABULÜNE,b)Birleşen davanın KABULÜNE,c)41.418,89 TL maddi tazminatın birleşen dosya davalısı ...nin 34.109,67 TL'sından sorumlu olmak kaydı ile (birleşen davada talep edilen miktarın 34.109,67 TL olması nedeniyle) asıl ve birleşen dosya davalıları ... ve ...'den olay tarihi olan █████/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, asıl dava yönünden fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,ç)Davacı tarafından asıl ve birleşen dava bakımından peşin yatırılan 832,16 TL ve 85,39 TL ile sonradan tamamlanan 497,12 TL olmak üzere toplam 1.414,67 TL harcın alınması gereken 2.829,32 TL karar ve ilam harcından mahsubuyla, bakiye 1.414,65 TL harcın asıl ve birleşen dosya davalıları ... ve ...'den (Davalı ...'nin birleşen dava yönünden hesaplanan 1.160,01 TL kısmından sorumlu olması ve tahsilde tekerrür olmaması kaydıyla) alınarak Hazineye gelir kaydına, mahsubuna karar verilen 1.414,67 TL karar ve ilam harcının asıl ve birleşen dosya davalıları ... ve ...'den alınarak (Davalı ...'nin birleşen dava yönünden hesaplanan 1,160,03 TL kısmından sorumlu olması ve tahsilde tekerrür olmaması kaydıyla) davacıya verilmesine,d)Davacı tarafından yapılan 4.037,80 TL yargılama giderinden, davanın kabul oranı olan %85'ine göre hesaplanan 3.432,13 TL'nin asıl ve birleşen dosya davalıları ... ve ...'den (Davalı ...'nin birleşen dava yönünden hesaplanan 2.814,35 TL kısmından sorumlu olması ve tahsilde tekerrür olmaması kaydıyla) alınarak davacıya verilmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına,e)Birleşen dosya davalısı ... tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,f)Asıl dosya davalısı ...'nin asıl dava yönünden yaptığı 1.750,00 TL yargılama giderinin davanın ret oranı olan %15'e göre hesaplanan 262,50 TL kısmının davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine,g)Birleşen dava yönünden 7155 Sayılı Yasanın █████/2018 tarihinde yürürlüğe giren 23.maddesiyle eklenen 6325 sayılı Yasanın 18/A md gereğince taraflar arasında yapılan arabuluculuk faaliyeti sonunda, ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere Hazine tarafından karşılanan 1.320,00 TL arabulucu ücretinin davalı ...'den alınarak Hazineye gelir kaydına,h)Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince; kabul edilip hüküm altına alınan tutar üzerinden hesaplanan 41.418,89 TL vekalet ücretinin asıl ve birleşen dosya davalıları ... ve ...'den (Davalı ...'nin birleşen dava yönünden hesaplanan 34.109,67 TL kısmından sorumlu olması ve tahsilde tekerrür olmaması kaydıyla) alınarak davacıya verilmesine,ı)Davalı ... kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden önceki hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince; asıl dava yönünden reddedilen tutar üzerinden hesaplanan 7.309,22 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine,i)Birleşen dava tam kabul edildiğinden davalı ... lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,5-Davacı tarafından peşin yatırılan 492,00 TL istinaf yoluna başvurma harcının mahsubuyla Hazineye gelir kaydına, 708,00 TL istinaf karar ve ilam harcının talep halinde davacıya iadesine,6-Davalı ... tarafından peşin yatırılan 492,00 TL istinaf yoluna başvurma harcı ile 125,00 TL istinaf karar ve ilam harcının alınması gereken 732,00 TL'den mahsubuyla, bakiye 607,00 TL istinaf karar ve ilam harcının bu davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,7-Davalı ... tarafından peşin yatırılan 492,00 TL istinaf yoluna başvurma harcı ile 708,00 TL istinaf karar ve ilam harcının alınması gereken 2.330,03 TL'den mahsubuyla, bakiye 1.622,03 TL istinaf karar ve ilam harcının bu davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,8-Davacı tarafından yapılan 58,00 TL istinaf yargılama giderinden, davanın kabul oranı olan %85'ine göre hesaplanan 49,30 TL kısmının asıl ve birleşen dosya davalıları ... ve ...'den (Davalı ...'nin birleşen dava yönünden hesaplanan 40,42 TL kısmından sorumlu olması ve tahsilde tekerrür olmaması kaydıyla) alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmının davacı üzerinde bırakılmasına,9-Davalı ... tarafından yapılan istinaf giderlerinin üzerinde bırakılmasına,10-Artan gider avanslarının yatıranlara iadesine,11-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, avans ve harç tahsil / iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi'nce yerine getirilmesine,İlişkin dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda █████/2026 tarihinde, 6100 Sayılı HMK'nun 362. maddesi (1-a) bendi gereğince KESİN olarak oy birliği ile karar verildi.