Anahtar kelimeler: Geldiler Salı Başlanarak Sözlü Hazır Kesinlik Şartı Eksiklikleri Sayisi Avukat

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: ... 78. İş MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.MAHKEMESİ
: ... 72. İş MahkemesiSAYISI
: ███████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verilmiştir.Davalı vekili tarafından temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 10.02.2026 Salı günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir.Duruşma günü davalı vekili Avukat ... ... ile davacı vekili Avukat ... geldiler.Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verildi.Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA1. Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı nezdinde 20.10.2005-27.08.2022 tarihleri arasında çalıştığını, net 5.700,00 TL ücret aldığını, ücretlerin bankadan ödendiğini, iş sözleşmesinin haksız fesih sebebi ile açtığı işe iade davasında davacının işe iadesine karar verildiğini ve kararın kesinleştiğini, işe başlatılması için işverene başvurmasına rağmen işe başlatılmadığını belirterek kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık ücretli izin alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.2. Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı nezdinde 20.10.2005-27.08.2022 tarihleri arasında çalıştığını, net 5.700,00 TL ücret aldığını, ücretlerin bankadan ödendiğini, iş sözleşmesinin haksız fesih sebebi ile açtığı işe iade davasında davacının işe iadesine karar verildiğini ve kararın kesinleştiğini, işe başlatılması için işverene başvurmasına rağmen işe başlatılmadığını, ... 78. İş Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyası ile kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık ücretli izin alacağına ilişkin dava açıldığı, davalı tarafça belirtilen davanın süresinden önce açıldığı iddia edildiği için işbu davanın açıldığını belirterek kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık ücretli izin alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def’i ileri sürdüklerini, davacının sigortaya bildirilen sürelerde çalıştığını, ücretinin bordroda belirtildiğişekilde olduğunu, yıllık ücretli izinlerin ödendiğini, ihtarnamenin tebliğinin usulüne uygun olmaması sebebiyle öğrenme tarihi olan 12.07.2024 tarihinde davacıya boşta geçen süre ücreti ve diğer haklar alacağı, sendikal tazminat ve kıdem tazminatı olarak 95.151,21 TL ödeme yapıldığını, davanın 1 aylık süre dolmadan açılması sebebiyle işebaşlatma isteminin samimi olmadığını ve feshin geçerli olduğunun kabul edilmesigerektiğini, emsal işçi olarak bildirilen işçinin davacı ile aynı işi yapmadığını, bu sebepledavacının ücretinin iş sözleşmesinin fesih tarihindeki ücret olması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli olduğu değerlendirilen bilirkişi raporundaki hesaplamaların hükme esas alındığı gerekçesi ile asıl davanın usulden reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının açtığı sendikal tazminat talepli işe iade davasında davanın kabulüne karar verildiği, davacının süresinde işe başlatma talebinde bulunduğu, davalının bunu 12.07.2024 tarihinde öğrenerek aynı gün boşta geçen süre ücreti ve diğer haklar alacağı ile sendikal tazminata yönelik ödeme yaptığı, her ne kadar yapılan ödemenin bakiyesinin kıdem tazminatı olduğu belirtilmiş ise de işe iade davasında tespit edilen boşta geçen süre ücreti ve diğer haklar alacağı ile sendikal tazminat dikkate alındığında ödemenin kıdem tazminatını içermediği, dolayısı ile birleşen davada mahkemece hükmedilen kıdem tazminatından mahsubu gereken bir alacağın olmadığı, davalının 12.07.2024 tarihinde işe başvuruyu öğrenmesine rağmen asıl davanın henüz işverenin işçiyi işe başlatması için sahip olduğu bir aylık süre dolmadan açıldığı, feshe bağlı olan dava konusu alacaklar için asıl davanın erken açıldığı, nitekim Mahkemece de asıl davanın bu nedenle reddine karar verildiği, ancak davalı işverenin davacıyı işe başlatması gerekirken başlatmadığı, birleşen dava 11.04.2025 tarihinde açıldığı gibi birleşen dava açılmadan önce davacının ayrıca arabuluculuk başvurusunda da bulunduğu, davalı işverenin davacıyı işe başlatmadığının sabit olduğu, davacının kıdem ve ihbar tazminatlarına hak kazandığı, fesih tarihinin davacının işe başlatılmadığı tarih olacağı, alacakların ilk fesih tarihine göre değil işe başlatılmayarak kesinleşen fesih tarihine göre belirleneceği, fesih tarihindeki ücreti davacının değil davalının emsal olarak gösterdiği işçiye göre belirlendiği, davacının hizmet süresinin sigorta kayıtlarına uygun olarak ve işe iade davası sırasında geçen 4 aylık boşta geçen süre eklenerek belirlendiği, bilirkişi raporundaki hesaplamaların yöntemince yapıldığı, yıllık ücretli izinlerinin tamamının kullandırıldığının kanıtlanmadığı, ihbar tazminatının peşin ödendiği belirtmiş ise de ihbar tazminatına yönelik bir ödeme yapılmadığı, asıl dava için davalı yararına hükmedilen vekâlet ücretinde istinaf eden sıfatına göre hata bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı vekili temyiz dilekçesinde;1. İşe iade başvurusuna dair ihtarnamenin tebliğinin usulsüz olduğunu, asıl davanın süresinden önce açıldığını, davacının işe başlama konusunda samimi olmadığını,2. Davacının iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini,3. Davacının bildirdiği emsal işçinin davacının emsali çalışan olmadığını,4. Davacının ücretinin ilk fesih tarihindeki ücret olarak kabul edilmesi gerektiğini,5. Hizmet süresinin hatalı belirlendiğini,6. Asıl davada vekâlet ücretinin hatalı belirlendiğini ileri sürmüştür.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık; davacının dava konusu kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık ücretli izin alacağına hak kazanıp kazanmadığı, alacakların hesaplanması ve vekâlet ücretine ilişkindir.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeple;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,Davacı yararına takdir edilen 40.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,10.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.