Anahtar kelimeler: Serviskiralama Lüks Sözde Referansıyla Vermeyi Eşiyle Firmada Kiralayarak Üstlenerek Şantiyelere

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: İstanbul Anadolu 18. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ███████ E., ████████ K.Dava, vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.Davacı vekili; davacının ... isimli firmada servis-kiralama işi yaptığını, davalılardan ...'ın zaman zaman eşiyle birlikte gelip lüks araç kiralayarak davacının çalışanı dava dışı ... 'ın güvenini kazandığını, davacının da çalışanı ...'ın referansıyla, müteahhitlik yaptığını söyleyen davalı ...'ın teklifi üzerine çok sayıda olduğunu iddia ettiği şantiyelere ortak olma karşılığında 15 00... parseldeki 11 nolu bağımsız bölümü davalıya vermeyi üstlenerek davalının sözde şantiyelerine ortak olduğunu, daha sonra davalı ...'ın bu taşınmazın ortaklık için yeterli olmadığını 200.000,00 TL daha ödemesi gerektiğini söylemesi üzerine 2012 ... marka aracı davalının akrabası olan dava dışı ... 'e devrettiğini, davacının davalıya kat karşılığı aldığını sandığı arsaların resmi sözleşmelerini görmek istediğini söylemesi üzerine davalının kendisini geçiştirdiğini ve taşınmazın devrini yapabilmek için davacıdan vekaletname aldığını, daha sonra 450.000,00 TL değerindeki taşınmazı 150.000,00 TL bedelle diğer davalıya devrettiğini, tapuda gösterilen bedel ile taşınmazın gerçek değeri arasında fahiş fark bulunduğunu, yapılan işlemin muvazaalı olduğunu ileri sürerek 11 nolu bağımsız bölümün davalı ... adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tescilini talep etmiş; yargılama sırasında taşınmazın el değiştirmesi nedeniyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 125. maddesi gereğince tapu iptali ve tescil isteğini taşınmazın yeni paydaşları ..., ... ve ...'a yöneltmiştir.Davalı ...; usulünce tebliğe rağmen davaya cevap vermemiştir.Davalı ... vekili; davalı ... ile diğer davalı ... arasında daha önceye dayalı bir tanışıklığın ve muvazaalı bir işlemin bulunmadığını, taşınmazın satış bedelinin vekil olan davalı ...'a ödendiğini belirtip davanın reddini savunmuştur.Dahili davalılar; taşınmazı bedelini ödeyerek satın aldıklarını, iyiniyetli olduklarını belirtip davanın reddini savunmuşlardır.İlk Derece Mahkemesince; davalılar arasındaki devrin muvazaalı olduğunun kanıtlamadığı gerekçesiyle davanın reddine ilişkin olarak verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülerek vekaletin hile ile alınıp kötüye kullanıldığı iddiasına dayalı olarak araştırma ve inceleme yapılması ve buna göre bir karar verilmesi için dosyasının Yerel Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş; İlk Derece Mahkemesince; taşınmazın rayiç değeri ile resmi satış senedinde gösterilen satış bedeli arasında misli fark bulunduğu, davalı ...'ın taşınmazı rayiç değerinden satın aldığına ilişkin iddiasını usulüne uygun yazılı bir delil ile kanıtlayamadığı, diğer davalı ...'ın ise taşınmazı rayiç değerinden sattığını ve davalı ...'dan tahsil ettiği satış bedelini davacıya ödediğini ispatlayamadığı, davalı ...'ın vekalet görevini kötüye kullandığı, davalı ...'ın taşınmazı ediniminin kötüniyetli olduğu, nitekim bedel farkı nedeni ile vekaletnamenin kötüye kullanıldığını bilmesi gerektiği, vekil ile alıcının el ve iş birliği içinde hareket ederek davacıyı zararlandırdıkları gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş; karara karşı süresi içinde davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; davacı tarafından vekaletnamenin iradi olarak verildiği, vekilin dava konusu taşınmazın satışı hususunda yetkilendirildiği, vekalet görevinin kötüye kullanıldığı iddiasının ispat edilemediği, davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabul edilmesinin hukuka uygun olmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiş; kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizce; dava konusu bağımsız bölüm yargılama sırasında davalı ... tarafından dava dışı kişilere devredilmesine rağmen re'sen nazara alınması gereken HMK’nın 125/1. maddesi göz ardı edilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiş; bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının, davalı ... ile yapacakları iş ortaklığına sermaye olarak koymak için taşınmazını devretme iradesinin bulunduğu, vekil olan davalı ...'ın davacıya ait taşınmazı diğer davalı ...'a sattığı, davalı ... ile vekilin el ve iş birliği içerisinde hareket ettikleri yönünde delil bulunmadığı, ilk el alıcı yönünden tapu iptali ve tescil koşulunun oluşmadığı; bu durumda ikinci ve üçüncü el alıcıların iyiniyetli olup olmadıklarını tartışmaya gerek olmadığı; davacının vekile karşı tazminat isteğinde de bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.Bozmaya uyularak verilen Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:- K A R A R -Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 956,00 TL fazla alınan onama harcının istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.03.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.