Anahtar kelimeler: Zamandır Yazim Pay Tedbir Uzun Layihalar İhtiyati Ortaklar İzmir Dinlenip

DOSYA NO
: ████████KARAR NO
: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: 19.01.2026NUMARASI
: ███████ E.TALEBİN KONUSU
: İhtiyati TedbirKARAR TARİHİ
: 30.04.2026KARAR YAZIM TARİHİ
: 30.04.2026İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 19.01.2026 tarih ███████ Esas sayılı kararın Dairemizce incelenmesi ihtiyati tedbir isteyen davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye .... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:TALEP
: İhtiyati tedbir isteyen vekili, davacının ... Şti. şirketinde %50 oranında, dava dışı ortaklar .... (%25) ve .... (%25)pay sahibi olduğunu, şirketin uzun zamandır yıllık olağan genel kurullarını yapmadığını, davacının talebi ile 2023 ve 2024 yılı olağan genel kurul toplantısını 28.04.2025 tarihinde gerçekleştirme kararı alındığını, olağan genel kurul öncesinde TTK 614. Maddesi uyarınca bilgi alma ve inceleme hakkını kullanmak için Eyüpsultan 11. Noterliğinin 09.04.2025 tarih 07467 yevmiye numaralı ihbarnamesini şirkete gönderdiğini ve bilgi alma ve inceleme hakkının vekili mali müşavir .... aracılığı ile kullanılacağını muhatap şirkete bildirdiğini, ancak talep edilen cironun teyidi için gerekli olan KDV beyannameleri, stok sayımlarına ilişkin tutanaklar, firmaya ait muhtasar beyannameleri, çalışan personele ilişkin isim ve ödenen tutarlara ait bilgiler, enflasyon düzeltmesi ile ilgili hesaplama tabloları ve amortisman kayıtları, stoklar kalemi ile ilgili envanter çalışmalarına dair bilgi ve belgeler, yıl sonu veya dönemler itibari ile yapılması gereken envanter sayım tutanakları verilmediğini, davacının şirketin kâr edip etmediği, kâr ediyorsa ne kadar kâr ettiği hususunda somut hiçbir bilgiye sahip olmadığını, dava konusu 28.04.2025 tarihli genel kurul toplantı tutanağının 7. Maddesi uyarınca ortaklara kâr payı dağıtımı yapılması şirket müdürü ve ortağı ....in hiçbir somut veriye dayanmayan gerekçesi ve kâr payı ödemesi yapılmaması yönündeki talebi nedeniyle ortaklara kâr payı dağıtımı yapılması hususunda karar alınamadığını, davalı şirket müdürü ve ortak ....'in şirkete ait talep olunan belge ve bilgileri vekil eden davacı yan ile paylaşmaması ve yine 2023- 2024 yıllarına ait kâr payı dağıtımına onay vermemesinin yegane sebebi davacı vekil edenin şirket ortaklık paylarını kendisine devretmesine mecbur bırakmak amacını taşıdığını, Davalı şirket müdürü ve ortak ....in hak ve yetkilerin kötüye kullandığını, davalı şirket müdürü ve ortak ....'in hiçbir haklı gerekçe yok iken 2023 ve 2024 yıllarına ait kar payı dağıtılmamasına yönelik iradesi sebebi ile tarafımızca kar payı dağıtılmaması kararının iptaline yönelik olarak İzmir 5.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ E. Sayılı dava dosyası kapsamında dava ikame edilmiş yine şirket bilgi ve belgelerinin davacı vekil eden ile paylaşılmaması sebebi ile şirkete özel denetçi atanması talebi ile İzmir 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ E. Sayılı dava dosyası kapsamında dava ikame edildiğini, İzmir 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ E. Sayılı dava dosyası kapsamında özel denetçi raporu ibraz edilmiş, İzmir 5.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ E. Sayılı dava dosyası kapsamında da kar payı dağıtılmamasına ilişkin kararın yerinde olup olmadığı yönünde bilirkişi incelemesi yaptırıldığını ve raporun dosyaya sunulduğunu, şirket müdürü .... tarafından düzenlenen yıllık faaliyet raporunda belirtilen 2023 ile 2024 yılı toplam net karının şirket gerçek karından düşük hesaplandığı bu hali ile şirket ortağı davacı vekil eden ....'in şirketten gerçek kar payından çok daha az bir kar payı almasının amaçlandığı alınan raporlar ile ortaya çıktığını, bu sebeple şirketin finansal tablolarını ve karlılık durumunu reel durumundan farklı olarak daha düşük göstermek kastıyla hareket eden yine hiçbir hukuki ve mali haklı bir sebep olmaksızın kar payı dağıtımı yapmayarak davacının ekonomik olarak mağdur olmasına sebep olan şirket müdürünün azli için eldeki davayı açtıklarını beyanla yönetim hakkı ve temsil yetkilerinin yargılama süresince ihtiyati tedbir yolu ile kaldırılmasını talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
: Mahkemece, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, mahkemelerin açılan davaların niteliğine göre haklı sebepler, organ boşluğu, zorunluluk ve aciliyet bulunmadığı sürece HMK'nun 630(2). maddesi çerçevesinde şirketin işleyişine müdahale etmesinin mümkün bulunmadığı, şirket ortaklarının birden çok olması, ortaklar ile yöneticilerin bazı veya tüm şirket faaliyetleri üzerinde anlaşamadıkları konuların şirket genel kurulunda çözümünün gerekip, aralarındaki uyuşmazlıkların mahkemeler tarafından çözümünün mümkün bulunmadığı, HMK'nun 389 ve devamı maddeleri uyarınca yaklaşık ispat kuralı çerçevesi içinde müdürlükten azli istenen şirket yetkilisinin, TTK'nun 626. maddesinde ve 630. maddelerinde belirtilen şekilde özen ve bağlılık yükümlülüğüne ve kanundan ve şirket sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihlal etmesi veya şirketin iyi yönetimi için gerekli yeteneği kaybetmesi hallerinde ve bu hallerin ihtiyati tedbir kararı ile önlenmesinin gerektiğine ilişkin yasal koşulların oluşması halinde dava sonuna kadar davalı yetkilinin, yetkisinin sınırlandırılması veya müdürlük yetkilerinin kullandırılmaması konusunda ihtiyati tedbir kararı verilebilmesinin mümkün bulunduğu dikkate alınarak; somut olayda, dava dilekçesinde haklı neden olarak sunulan sebeplerin varlığının bulunup bulunmadığının yargılamayı gerektirdiği, haklı sebeplere ilişkin iddianın dava dilekçesinde soyut olarak ileri sürülüp dilekçeye ekli olarak yaklaşık ispat kuralı çerçevesinde ihtiyati tedbir isteminin kabulünü sağlayacak nitelikte ve yeterlilikte hiçbir delil ve belge örneğinin sunulmadığı, buna bağlı olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesine ilişkin yasal koşulların oluşmadığı anlaşılmakla davacı tarafın ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmiştir.Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.İSTİNAF NEDENLERİ
: Davacı vekili, davacının dava dışı ..... Şirketinde %50 oranında pay sahibi olduğunu, davalının %25 paya sahip olduğu, şirketin uzun süredir olağan genel kurulu yapmadığı, davacının ısrarı ile 2025 yılı Nisan ayında 2023 ve 2024 yılı olağan genel kurul toplşantılarının yapıldığı, toplantıdan evvel TTK 614 gereği başvuruda bulunulmakla birlikte kendisine inceleme için bir takım evrakların eksik incelemeye sunulması sebebi ile gerekli incelemenin yapılamadan toplantıya katılmak zorunda kalındığı, kar edip etmediği, ediyor ise ne kadar kar ettiği hususunda davacının hiçbir bilgiye sahip olmadığı, 2025 yılı Nisan ayındaki genel kurul toplantısının 7.maddesi uyarınca reddinin hiçbir gerekçeye dayanmadığı, davacıya kar verilmeme amacının güdüldüğü ve esas gayenin davacının payını ...'e devretmesini davacı yönünden zorunlu bırakmak olduğu, kar dağıtımı yapılmaması kararının iptaline dair İzmir 5.ATM'nin ████████ E.sayılı dosya üzerinden bilgi ve belgelerin paylaşılmaması sebebiyle özel denetçi atanmasına dair ise İzmir 1.ATM'nin ████████ E.sayılı dosya üzerinden dava konusu yapıldığı, söz konusu dosyalara özel denetçi raporunun ibraz edildiği gibi kar payı yönünden bilirkişi incelemesi neticesi alınan raporun ibraz edildiği, gelinen aşamada şirket müdürünün görevine devam etmesinin davacıyı mağdur ettiği gibi şirketin hak ve menfaatlerine de zarar vereceği hususlarını istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.GEREKÇE
: Talep, TTK 630/2-3 maddesi kapsamında yöneticinin azli istemli davada davalının yönetim hakkının ve temsil yetkisinin tedbiren kaldırılması istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince istem konusu edilen ihtiyati tedbir talebinin yukarıda yazılı gerekçeyle reddine karar verilmiştir.Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.HMK'nun 389/1. maddesi uyarınca mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. HMK'nın 390/3. maddesi uyarınca tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. HMK'nın 390/3 maddesinde, ihtiyati tedbir isteğinin kabul edilebilmesi bakımından, ihtiyati tedbir isteyenin haklılığı konusunda tam kanaat değil, kuvvetle muhtemel yaklaşık bir kanaatin yeterli olacağı öngörülmüş olup, yasanın gerekçesinde de belirtildiği üzere yaklaşık ispat durumunda ise; hakim o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte zayıf bir ihtimâl de olsa aksinin mümkün olduğu ihtimâlini de gözardı edemez.Dava açılmış olması tek başına ihtiyati tedbir kararı verilmesini gerektirmez. Karar tarihi itibariyle davacının ileri sürdüğü delillerin yaklaşık ispat çerçevesinde tam olarak toplanmış yahut bildirilmiş olması gerekir. Zira ileri sürülen tedbir istemi eldeki deliller ile değerlendirilecektir. Bu nedenle deliller tam olarak toplanmamış ve incelenmemiş ise yahut henüz incelenme sırası gelmediğinden deliller toplanmaya devam etmekte ise, önceden ileri sürülen tedbir istemi reddedilmiş olsa bile delillerin ikamesinden sonra yeniden tedbir talebinde bulunulabileceği gibi mahkemece önceki değerlendirmeden bağımsız olarak yeni ileri sürülen talep yaklaşık ispat şartları çerçevesinde değerlendirilecektir.Her ne kadar mahkemece tedbir talebinin değerlendirildiği ara kararda dava dilekçesinde belirtilen talep özetinin mevcut dava dosyası üzeriden ileri sürülen talep ile ilgili olmadığı görülmüş ise de bunun sehven yapıldığı, yapılan bu yanlışlığın davacı talebini ortadan kaldırmadığı gibi mahkemenin dosyada ileri sürülmeyen talep bakımından değerlendirme yaptığı anlamına gelmeyeceği kabul edilerek dava dilekçesi ile ileri sürülen talebe ilişkin ret gerekçesinin yerindeliğinin incelenmesine geçilmiştir. Bu kapsamda somut olayda, talep ve karar tarihi itibariyle tüm deliller henüz toplanıp irdelenememiş olup, davacı yanın talebine konu ettiği delillerin ikamesi için delil toplanmaya devam etmekte olduğundan dosya içeriğindeki toplanan somut deliller ile anılan yasal düzenlemelere göre, davalının yönetim ve temsil yetkisinin kaldırılması talepleri yönünden bir değerlendirme yapılması olanaksızdır. Zira dosyadaki mevcut deliller ile davanın mahiyeti ve davalı şirkette organ boşluğunun bulunmaması durumunun yaklaşık ispat kuralıyla birlikte değerlendirildiğinde aşama itibariyle ihtiyati tedbir şartlarının oluşmadığı değerlendirilmekle mahkemece bu yönden varılan kanaatin yerinde olduğu anlaşılarak, ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-İhtiyati tedbir isteyen davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-İhtiyati tedbir isteyen davacı yönünden istinaf karar harcı olan 1.206,00-TL'den peşin alınan 732,00-TL'nin mahsubu ile eksik kalan 474,00-TL'nin ihtiyati tedbir isteyen davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,3-İstinaf başvurusu nedeniyle ihtiyati tedbir isteyen davacının yaptığı giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere 30.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.