Anahtar kelimeler: İzmiricra Kefili Krediye Düşürdükleri Çıkacağı Çektiği Doğruluğunun Kredinin Emredici Bankacılık

T.C.
İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ███████DAVA
: Menfi Tespit (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2019KARAR TARİHİ
: █████/2019Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,DAVA
: Davacı vekili, dava dilekçesinde;... Bankası A.Ş ile müvekkil şirket arasında █████/2007 tarihli Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesi imzalandığı, diğer müvekkil de bu kredinin kefili olduğu, daha sonraki bir tarihte alacağın ilgili banka tarafından diğer davalı şirkete temlik edildiği, müvekkil şirketin çektiği krediye ait ana para borcunu ödediği, İzmir...İcra Müdürlüğü'nün ...E. Sayılı dosyası incelendiğinde bu iddialarının doğruluğunun ortaya çıkacağı, davalıların kredi sözleşmesinde belirtilen ve yasaya aykırı ve dolayısıyla geçersiz faiz uygulamaları ile müvekkillerini borçlu duruma düşürdükleri, sözleşmenin geçersiz ve emredici kurallara aykırı olduğu, müvekkil ile davalı banka arasında imzalanan ve yasanın emredici hukuk kurallarına aykırı ve geçersiz kredi sözleşmelerinin iptaline, müvekkilin davalılara borçlu olmadığına karar verilmesini talep etmiştir.İNCELEME VE GEREKÇE
:Dava, sözleşmelerin iptali ile davacıların davalılara borçlu olmadıklarının tespiti istemine ilişkindir.Dava konusu davacılar ile davalı banka arasında imzalanan ve yasanın emredici hukuk kurallarına aykırı ve geçersiz kredi sözleşmelerinin iptaline, müvekkilin davalılara borçlu olmadıklarına yöneliktir.6102 s. TTK.nın 5/A maddesine göre; "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır."6235 sayılı hukuk uyuşmazlıklarında Arabuluculuk kanununun üçüncü maddesinin birinci fıkrasında davacının arabuluculuk faaliyeti sonucunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağı aslını veya onaylanmış örneğini dava dilekçesine eklemek zorunda olduğu, eklenmemesi halinde verilecek bir haftalık kesin süre içerisinde sunulması gerektiği, aksi taktirde dava dilekçesi tebliğ edilmeksizin ve arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verileceği düzenlenmiştir.Her ne kadar menfi tespit davalarının arabuluculuğa tabi olup olmadığı konusunda Doktrin ve Uygulamada farklı düşünce ve kararlar bulunsa da, davanın konusu davacıların davalılara borçlu olmadıklarının tespiti ile sözleşmelerin iptaline yönelik olup, geçersizliği öne sürülen geçersiz kredi sözleşmelerinin iptal edilmesi durumunda, davacılar borç yükünden kurtulmuş olacak ve malvarlıklarında kaybın önüne geçilmesi ile bir bakıma eda davası hukuki sonuçlarını doğuracağından 6325 sayılı yasa ile yasa koyucunun ticari davaların konusunun bir miktar para ile ilgili olması halinde arabuluculuğa başvuru zorunluluğu şartı söz konusu olacaktır. Kanunun bunu öngörme temel amacı; yargının iş yükünün azaltılması, uyuşmazlıkların usul ekonomisine uygun ve en hızlı şekilde mahkemeye taşınmadan tarafların karşılıklı rızaları ile çözümlenmesi olduğu göz önünde tutulduğunda menfi tespit davalarının zorunlu arabuluculuğa tabi olduğu, arabuluculuk kapsamı dışında kalmasını gerektirir yasal bir gerekliliğin bulunmadığı sonucuna varılmıştır.Usul ekonomisi ve yargılamanın seri şekilde yürütülmesi ilkeleri gereği; mahkememizce davacı tarafa 6325 s. Kanunun 18/A-2 fıkrası uyarınca Arabuluculuk Son Tutanağının sunulması yönünde süre verme yoluna gidilmemiştir, halihazırda tutanağın varlığına ilişkin dava dilekçesinde de bir kayda rastlanmamış olup, süre verilse bile bu süre içerisinde yerine getirilemeyeceği öngörülmektedir.Yukarıda açıklanan nedenlerle arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olmasına rağmen davacı tarafın arabuluculuk başvurusu yapmadan doğrudan dava açmış olması nedeniyle dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiştir.HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan gerekçeye göre;1-7155 Sayılı Kanunun 20. Maddesi ile 6102 Sayılı TTK'na eklenen 5/A maddesi ve 7155 Sayılı Kanunun 23. Maddesi ile 6325 Sayılı Hukuk uyuşmazlıklarında Arabulucuk Kanununa eklenen 18/A-2 maddesi uyarınca arabuluculuğa başvurulmadan dava açılması nedeniyle , TTK'nın 5/A 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-2 ve HMK'nın 114 (2 ) ve 115 (2) maddeleri uyarınca davanın dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE,2-Harçlar yasası gereğince alınması gereken 44,40-TL harcın peşin alınan 3.598,77-TL harçtan indirilmesi ile geriye kalan 3.554,37-TL harcın karar kesinleştiğinde ve isteği halinde davacı tarafa iadesine,3-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,4-Davacı tarafça peşin olarak yatırılan gider avansından arta kalanın HMK 333 maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda,tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. █████/2019Katip ...(e-imzalıdır)Hakim...(e-imzalıdır)