Anahtar kelimeler: Gölet Kuzeyinde Diktiğini Kadimden Ölçümündeki Yerle Ceviz Halkı Ağacı Yazılmıştır
1. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI
: ███████ E., ████████ K.
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Kadastro sonucunda ... ili, ... ilçesi, ... köyü çalışma alanında bulunan dava konusu 1 05... parsel sayılı 1.613.310,05 metrekare yüz ölçümündeki taşınmaz, köy halkı tarafından kadimden beri mera olarak kullanıldığı gerekçesiyle mera vasfı ile sınırlandırılarak özel siciline yazılmıştır.
Davacı ...; adına kayıtlı 1 05... parsel sayılı taşınmazın kuzeyinde bulunan 1.413,00 metrekarelik alanın kadastro çalışmaları sırasında dava konusu 1 05... sayılı mera parseli içerisinde tespit edildiğini, dava konusu yerin mera ile ilgisinin bulunmadığını, taşınmaza 1976 yılında gölet yaptığını, ceviz ağacı diktiğini ve 84 parsel sayılı taşınmazla bütün olarak kullandığını, dava konusu yerle birlikte 84 parseli...’dan 1965 yılında satın aldığını, o tarihten itibaren de kullandığını, eklemeli olarak 60 yıldır zilyet olduğunu, satış işleminden sonra Gürün Asliye Hukuk Mahkemesinin 15.11.1989 tarihli, ████████ Esas,████████ Karar sayılı kararı ile 2.000,00 metrekarelik yerin adına tesciline karar verildiğini ve 09.01.1991 tarih, 2 sıra nolu tapu kaydının oluştuğunu ileri sürerek dava konusu taşınmazın nizalı bölümünün tapu kaydının iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiş; yargılama sırasında ölümü üzerine davasını mirasçıları takip etmiştir.
Davalı Hazine; taşınmazın mera olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; dava konusu taşınmazın nizalı bölümlerinin mera vasfında olmayıp özel mülkiyete konu yerlerden olduğu ve davacı lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluştuğu gerekçesiyle taşınmazın 27.08.2015 havale tarihli teknik bilirkişi raporuna ekli krokide (A) ve (B) harfleri ile gösterilen toplam 233,12 metrekarelik bölümü bakımından davanın kabulüne karar verilmiş; kararın davalı Hazine vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 17.06.2019 tarihli, █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararıyla; yapılan araştırma, inceleme ve uygulamanın hüküm kurmaya yeterli bulunmadığına değinilerek yöntemince mera araştırması yapılması, hava fotoğraflarından yararlanılması, teknik bilirkişi raporuna ekli krokide (A) ve (B) harfleri ile gösterilen nizalı taşınmaz bölümlerinde davacı tarafından sürdürüldüğü iddia edilen zilyetliğin başlangıcı ve süresinin tespiti için karar bozulmuş; bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece; dava konusu taşınmazın nizalı bölümlerinin mera vasfında olmayıp özel mülkiyete konu yerlerden olduğu, bu bölümlerin davacı adına kayıtlı dava dışı 1 05... parsel sayılı taşınmaz ile zeminde bütünlük gösterdiği ve nizalı taşınmaz bölümlerinde davacı lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluştuğunun anlaşıldığı gerekçesiyle taşınmazın 07.06.2021 tarihli teknik bilirkişi raporuna ekli krokide (A) harfi ile gösterilen 72,71 metrekare ve (B) harfi ile gösterilen 160,41 metrekare yüz ölçümündeki bölümleri yönünden davanın kabulüne karar verilmiş; karara karşı süresi içinde davalı Hazine vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairemizin 05.12.2023 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararıyla; mahallinde yapılan keşiflerde dinlenen yerel bilirkişi ve tanık beyanları, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre dava konusu taşınmazın nizalı bölümleri ile taşınmazın kalan bölümü arasında evvelinde teraslama yapılmış olması sebebiyle kot farkı bulunduğu ve toprak yapısı olarak mera parseli ile bütünlük arz etmediği, bu haliyle taşınmazın nizalı bölümlerinin mera vasfında olmayıp özel mülkiyete konu yerlerden olduğu, kanunda açıkça düzenleme bulunmamakla birlikte, taşınmazların zilyedi adına tescil edilebilmesi için diğer kazanma koşullarının yanında ekonomik amaca uygun tasarruf edilmesinin de gerektiği, dava konusu taşınmazın (A) harfi ile gösterilen bölümünde 1 adet ceviz ağacı bulunduğu, (B) harfi ile gösterilen bölümünde ise toprak bir havuz bulunduğu ve zeminde toprak işlemesi yapılmadığı, bu durumda dava konusu taşınmazın nizalı bölümleri üzerinde davacının ekonomik amacına uygun bir zilyetliğinin bulunmadığı, davacı lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluşmadığı gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken, dosya kapsamına uygun olmayan gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmesinin isabetsiz olduğu gerekçesiyle karar bozulmuş; Mahkemece, hükmüne uyulan bozma kararındaki gerekçe benimsenmek suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak verilen karar davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
- KARAR-
Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden usul ve kanuna ve bozma kararının gereklerine uygun olan Mahkeme kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı 116,60 TL
bakiye onama harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, Dosyanın Gürün Asliye Mahkemesine gönderilmesine, 1086 sayılı HUMK'un 440/III-1. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 02.03.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!