Anahtar kelimeler: Usûlü Usûlüne Çektirilmesine Rejimine Mersin Mükerrirlere Adalet Özgü Görüşü Basit

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.SUÇ
: Kasten yaralamaKARAR
: MahkûmiyetKANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN
: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet BaşsavcılığıTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: İlgili kararın kanun yararına bozulmasıMersin 15. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.05.2024 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında basit yargılama usûlü uygulanması suretiyle kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86/2, 86/3-e, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 251/3, 5237 sayılı Kanun'un 53, 58. maddeleri gereğince 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ilişkin hükmün, itiraz edilmeksizin 22.06.2024 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği belirlenmiştir.Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 18.11.2025 tarihli ve █████████ sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.11.2025 tarihli ve KYB - ███████████ sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:I. İSTEMYargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.11.2025 tarihli ve KYB - ███████████ sayılı kanun yararına bozma isteminin;"Dosya kapsamına göre,1) Sanık hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 251. maddesi uyarınca basit yargılama usulü hükümlerinin uygulanacağına dair ihtarlı davetiyenin bilinen son adresine 7201 sayılı Tebligat Kanuu'nun 21/1. maddesi uyarınca tebliğ edilirken haber verilen komşu isiminin tebligat mazbatasında yer alması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulmasında,2) Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 28.12.2017 tarihli ve █████████ esas, █████████ karar sayılı ilamında, '...sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına dair hüküm fıkrasının karardan çıkartılmasına dair anılan Mahkemenin 11.08.2017 tarihli ve aynı esas sayılı ek kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Bakırköy 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.09.2017 tarihli ve ████████ değişik iş sayılı kararının, Mahkemece hükmün kesinleşmesinden sonra ek kararla hükümde değişiklik yapılamayacağı cihetle, hukuki değerden yoksun olduğu...' şeklinde belirtildiği üzere, sanık hakkındaki cezanın ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ilişkin hükmün kaldırılmasına ve sanık hakkında birinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanmasına dair Mersin 15. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.11.2024 tarihli ve ████████ esas, ████████ sayılı ek kararının hukuki değerden yoksun ve yok hükmünde olduğu değerlendirilerek yapılan incelemede;5237 sayılı Kanun’un 58/1-2. madde ve bentlerinde yer alan '(1) Önceden işlenen suçtan dolayı verilen hüküm kesinleştikten sonra yeni bir suçun işlenmesi halinde, tekerrür hükümleri uygulanır.(2) Tekerrür hükümleri, önceden işlenen suçtan dolayı; a) Beş yıldan fazla süreyle hapis cezasına mahkûmiyet halinde, bu cezanın infaz edildiği tarihten itibaren beş yıl, b) Beş yıl veya daha az süreli hapis ya da adlî para cezasına mahkûmiyet halinde, bu cezanın infaz edildiği tarihten itibaren üç yıl, Geçtikten sonra işlenen suçlar dolayısıyla uygulanmaz.' şeklindeki düzenleme nazara alındığında;Dosya kapsamına göre, Mersin 15. Asliye Ceza Mahkemesince tekerrüre esas alınan Mersin 15. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.04.2016 tarihli ve ███████ esas, ████████ sayılı kararına konu hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan hükmedilen 5 ay hapis cezasına ilişkin kararın 14.11.2016 tarihinde kesinleştiği ve 24.04.2019 tarihinde infaz edildiği, incelemeye konu Mersin 15. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.05.2024 tarihli kararına konu suçun ise 5237 sayılı Kanun'un 58/2-b bendinde düzenlenen 3 yıllık süreden sonra 28.10.2023 tarihinde işlendiği ve bu sebeple Mersin 15. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.04.2016 tarihli kararının tekerrüre esas alınamayacağı ve sanığın adli sicil kaydında bulunan en ağır cezayı içeren Mersin 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.06.2015 tarihli ve 2015/ 67... /376 sayılı kararının tekerrüre esas alınması gerektiğinin gözetilmemesinde isabet görülmemiştir."Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.II. GEREKÇE1. 5271 sayılı Kanun'un, Basit yargılama usûlü başlıklı 251. maddesinin inceleme konusu ile ilgili ikinci fıkrası; “Basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verildiği takdirde mahkemece iddianame; sanık, mağdur ve şikâyetçiye tebliğ edilerek, beyan ve savunmalarını on beş gün içinde yazılı olarak bildirmeleri istenir. Tebligatta duruşma yapılmaksızın hüküm verilebileceği hususu da belirtilir. Ayrıca, toplanması gereken belgeler, ilgili kurum ve kuruluşlardan talep edilir.” şeklinde düzenlenmiştir.2. Hükümlü hakkında açılan davanın basit yargılama usûlüne göre yürütülmesine karar verildiği belirlenmekle hükümlüye savunmasını bildirmesi için tebligat çıkarıldığı ancak tebligatın muhtara teslim edildiği anlaşılmıştır.Şöyle ki 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun (7201 sayılı Kanun) "Bilinen adreste tebligat" başlıklı 10. maddesine göre; "Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır.(Ek fıkra
: 11/1/2011-6099/3 md.) Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır."7201 sayılı Kanun'un 21/1. maddesine göre ise; "Kendisine tebligat yapılacak kimse veya yukarıdaki maddeler mucibince tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza mukabilinde teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün 519/3/2003 tarihli ve 4829 sayılı Kanunla bu maddede geçen “birlikte oturan ailesi efradından” ibaresi, “aynı konutta oturan kişilere” şeklinde değiştirilmiştir.19/3/2003 tarihli ve 4829 sayılı Kanunla, 20 nci maddedeki “hüviyeti” ibaresi, “adı ve soyadı” olarak değiştirilmiş ve metne işlenmiştir. oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilir. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır."Mahkemece basit yargılama usûlüne ilişkin tebligatın, hükümlü adına 7201 sayılı Kanun'un 21/1. maddesi uyarınca tebligat çıkarıldığı, muhtara teslim edilidği hâlde aynı Kanun'un 21/1. maddesi uyarınca haber verilen komşusunun isminin yazılmadığı ve bu itibarla çıkarılan tebligatın usûlüne uygun olmadığı belirlenmiştir.Hükümlüye savunmasını bildirmesi için çıkarılan tebligatın usûlüne uygun yapılmadığı dikkate alınmadan yargılamaya devam edilerek savunma hakkının kısıtlanması suretiyle mahkûmiyet kararı verilmesi, Kanun’a aykırı olup (1) numaralı kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.3. 5237 sayılı Kanun'un, Suçta tekerrür ve özel tehlikeli suçlular başlıklı 58/2. maddesinde; "Tekerrür hükümleri, önceden işlenen suçtan dolayı;a) Beş yıldan fazla süreyle hapis cezasına mahkûmiyet halinde, bu cezanın infaz edildiği tarihten itibaren beş yıl,b) Beş yıl veya daha az süreli hapis ya da adlî para cezasına mahkûmiyet halinde, bu cezanın infaz edildiği tarihten itibaren üç yıl,Geçtikten sonra işlenen suçlar dolayısıyla uygulanmaz.” şeklinde düzenlemenin bulunduğu, hükümlü hakkında tekerrüre esas alınan 5 ay hapis cezası ilâma konu suçun, inceleme konusu suç tarihinden önce, 14.11.2016 tarihinde kesinleştiği, 24.04.2019 tarihinde infaz edildiği anlaşılmıştır.Tekerrür hükümlerinin uygulama alanının tespiti; tekerrüre esas alınan ilâma konu suçun inceleme konusu suç tarihinden önce işlenip işlenmediği, tekerrüre elverişli bir yaptırımla neticelenip neticelenmediği, inceleme konusu suç tarihinden önce kesinleşip kesinleşmediği ve tekerrüre esas alınan ilâma konu cezanın infazı üzerinden Kanun'un aradığı 3 ya da 5 yıllık sürelerin geçip geçmediğinin belirlenmesi noktasında toplanır.Buna göre hükümlünün, 5 ay hapis cezasına ilişkin ilâmın infaz edildiği tarihten itibaren sonuç ceza miktarına göre 5237 sayılı Kanun'un 58/1-b maddesi gereği aranan 3 yıllık sürenin geçmiş olduğu, bu itibarla hükmün tekerrüre esas teşkil etmediği anlaşıldığından, hükümlünün, 5237 sayılı Kanun'un 58/6. maddesi gereği mezkûr hüküm yönünden mükerrir olmadığı, ancak hükümlünün adlî sicil kaydında yer alan Mersin 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.06.2015 tarihli ve ███████ Esas, ████████ Karar sayılı kararının tekerrüre esas alınması gerektiği belirlenmekle, (2) numaralı kanun yararına bozma talebi de yerinde görülmüştür.4. Bununla birlikte, Mahkemenin inceleme konusu kararından sonra 28.11.2024 tarihinde dosyayı yeniden ele alarak verdiği ek kararın hukukî değerden yoksun bulunması nedeniyle yok hükmünde olduğu belirlenmiştir.III. KARAR1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,2. Mersin 15. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.05.2024 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,5271 sayılı Kanun’un 309/4. maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,23.02.2026 tarihinde karar verildi.