Anahtar kelimeler: Samsun Tapuda Alanında İli İlçesi Eski Mahallesi Yüzölçümündeki Yüzölçümlü Kesinlik

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., ███████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Samsun Kadastro MahkemesiSAYISI
: ███████ E., ███████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA1. Samsun ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sırasında, tapuda davacı ... adına kayıtlı bulunan eski 176 parsel sayılı 1.742,00 m² yüzölçümündeki taşınmaz 1 22... parsel numarasıyla ve 1.580,45 m² yüzölçümlü olarak; tapuda davalılar ... ve ... adına kayıtlı bulunan eski 174 parsel sayılı 9.513,00 m² yüzölçümündeki taşınmaz, 1 22... parsel numarasıyla önce 9.446,44 m² yüzölçümüyle, itiraz üzerine komisyon kararıyla 9.513,92 m² yüzölçümlü olarak; tapuda davalı ... adına kayıtlı bulunan eski 177 parsel sayılı 1.688,00 m² yüzölçümündeki taşınmaz ise 1 22... parsel numarasıyla ve 1.755,25 m² yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir.2. Davacı ... dava dilekçesinde; Uygulama kadastrosu sırasında adına kayıtlı taşınmazın yüzölçümünde azalma olduğunu belirterek, kadastro tespitinin iptalini talep etmiştir.II. CEVAP1. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davanın yasal süre içerisinde açılmadığını, yapılan tespitin usul ve kanunlara uygun olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.2. Davalı ... duruşmada alınan beyanında davanın reddini savunmuştur.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Dava konusu edilen taşınmazların 1972 tarihli hava fotoğrafında sınırlarının net olarak gözüktüğü, dava konusu parsel sınırlarında ilk tesis kadastrosundan beri mevcut kanal, kanalet, duvar gibi sabit yapıların olmadığı ancak 1 22... parselin, 1 22... parselin batı sınırında ve 1 22... parselin güney sınırında harap durumda taş yapılar bulunduğu, diğer sınırlarda hava fotoğrafından izlenen zeminde mevcut tonçların (yükseltileri) bulunduğu, bu haliyle dava konusu taşınmazların sınırlarının sabit sınır olarak 22/a uygulamasında alınmasının uygun olduğu, keşif esnasında dinlenen tanıkların da söz konusu taşınmazların taraflar tarafından eskiden beri aynı şekilde kullanıldığına dair beyanlarının dosyada mevcut hava fotoğrafları ve 22/a uygulaması ile tespiti yapılan sınır tespitleri ile uyum göstermesi karşısında yapılan 22/a kadastro uygulamasında herhangi bir hata, noksan tespit edilememesi ve mevcut taşınmazların durumunu yansıtması" gerekçesiyle davanın reddine, dava konusu 1 22... , 12... parsel sayılı taşınmazların kadastro tespiti gibi tapuya tesciline karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, mahkemece yapılan keşif ve uygulama sonucunda alınan harita bilirkişi heyet raporları ile tesis kadastrosu öncesinde ve buna en yakın 1972 tarihli hava fotoğraflarında taşınmazlar arasında sınırın, tesis kadastro paftasındaki sınır ve 22-a uygulama kadastrosunda belirlenen sınırla birebir oturduğunun belirlenmesine, 1977 yılında yapılan kadastroya ilişkin teknik bilgi ve belgelerde herhangi bir ölçüm veya tersimat hatasının bulunmadığının, uygulama kadastro sırasında da bu teknik bilgi ve belgeleri ile oluşturulan parsel sınırlarının aynen kullanılarak dava konusu parsellerin sınırlarının oluşturulduğu, 22-a yenileme çalışmalarında yapılan bir hata bulunmadığının anlaşılmasına, uygulama kadastrosunun amacının mülkiyet ihtilaflarını çözmek olmadığı ve mülkiyet uyuşmazlıklarının uygulama kadastrosuna ilişkin davalarda tartışma konusu yapılamayacak olmasına göre mahkemece yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı" gerekçesiyle davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı ... vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu parselin 1 22... parsel ile olan sınır noktası A697 ve A652 arasındaki sınır çizgisi incelendiğinde 1972 hava fotoğrafında beyaz dikdörtgen olarak görülen taş yapının, tesis kadastrosu (pembe çizgi ) sınır çizgisi ile davacının zeminde gösterdiği sınır (mavi çizgi) çizgisiyle örtüşerek taşınmazı ortadan ikiye ayırdığının görüldüğünü, davalı tarafın iddia ettiği sınırın ise sarı renkle taş yapının bitiminden itibaren 22/a sabit sınırla uyumlu olduğunu, taraflar arasındaki ihtilaf noktasının (A652) sınır noktası olduğunu, keşif esnasında dinlenen mahalli bilirkişiler ... ve ...'ın 1 22... parsel ile 42 parsel arasında taş yapının sınır hattı olduğunu belirttiklerini, 1972 tarihli hava fotoğrafında taş yapının görüldüğünü, tesis kadastrosu ve davacının zeminde gösterdiği sınır çizgisinin taş yapıyı ortaladığını, bu durumda (A652) noktasının taş yapıyı ortalaması gerekirken davalı 1 22... parsel lehine atıl taş yapıyı kurtarır şekilde sınırın belirlenmesinin davacının taşınmazının yüzölçümünde azalmaya sebebiyet verdiğini, bilirkişi raporunda sınır hatasından dolayı sınır noktalarının ölçülerinin de hatalı olduğunun belirtildiğini ancak gerekçesinin belirtilmediğini, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesine göre yapılan uygulama kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığına ilişkindir.1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.2. İlk Derece Mahkemesince dava konusu 1 22... , 12... parsel sayılı taşınmazların kadastro tespiti gibi tapuya tesciline karar verilmiş ise de; dava konusu eski 1 74... ada 42 parsel sayılı taşınmazın yüzölçümü komisyon kararıyla değiştiği halde, İlk Derece Mahkemesince hüküm yerinde infazı kabil olmayacak şekilde taşınmazın kadastro tespiti gibi tesciline karar verilmiş olduğundan hükmün bu nedenle bozulması gerekir.Ne var ki, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un 370/2 hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ve İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.VI. KARARYukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davacı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE,(2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinde yer alan "Dava konusu Samsun ili ... ilçesi ... Mahallesi 1 22... , 12... parsel sayılı taşınmazların kadastro tespiti gibi tapuya kayıt ve tesciline" bendinin hükümden çıkartılarak yerine, "Dava konusu Samsun ili ... ilçesi ... Mahallesi 1 22... ve 12 parsel sayılı taşınmazların uygulama kadastro tespiti gibi, aynı yer 1 22... parsel sayılı taşınmazın ise uygulama komisyon kararı gibi tapuya tesciline," ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,19.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.