Anahtar kelimeler: Teşekkül Esaskarar Tahkim Başkan Eser Çözümlendiğini Katip Heyeti Heyetinin Nihai

T.C. ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ███████ Esas - ████████

TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
: ███████ Esas
KARAR NO
: ████████
BAŞKAN
: .....
ÜYE
: .....
ÜYE
: .....
KATİP
:.....
DAVACI
: .....
VEKİLLERİ
: Av. .....
Av. .....
DAVALI
: ...
VEKİLİ
: Av. .....
DAVA
: Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2026
KARAR TARİHİ
: █████/2026
KARAR Y. TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
İDDİA
:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, Sözleşmelerinin 67.maddesinde kararlaştırılan tahkim şartı uyarınca 4686 sayılı ... tabi olarak tahkim yoluyla çözümlendiğini, tahkim yerinin ..... olduğunu, yargılama sonucunda █████/2025 tarihli Hakem Heyeti Nihai Kararının oybirliği ile verildiğini, Hakem Heyetinin ..... 'den teşekkül ettiğini, anılan Hakem Kararının taraflara usulüne uygun şekilde tebliğ edildiğini, kanuni süresi içerisinde Hakem Kararına karşı iptal davası açılmadığını, bu suretle hakem kararının hukuken kesinleştiğini ve bağlayıcı hâle geldiğini, Hakem Kararı'nın ilam niteliği (... m.15/B) uyarınca ..... Esas sayılı dosyası üzerinden karşı taraf aleyhine ilamlı icra takibine geçildiği, icra emri düzenlendiğini, borçlunun, İİK m. 16 kapsamında icra hukuk mahkemesine şikâyet yoluyla başvurarak takibin tedbiren durdurulmasına karar verilmesini sağladığını karşı tarafın (borçlu) icra hukuk mahkemesine sunduğu şikâyet dilekçesinde, Hakem Kararı'na karşı iptal davası açılmadığı ve kararın kesinleştiğinin açıkça kabul edildiğini, bu kabul karşısında, Hakem Kararı'nın hukuki varlığı ve bağlayıcılığı yönünden taraflar arasında bir çekişme bulunmadığını, 4686 sayılı .....'un 15/B maddesinde: "B) İptal davasının reddine ilişkin kararın kesinleşmesinden sonra asliye hukuk mahkemesi, hakem kararının icra edilebilir olduğuna ilişkin bir belgeyi istemde bulunan tarafa verir. Bu belgenin verilmesi harca tâbi değildir. Hakem kararının icraya konulması hâlinde Harçlar Kanunu hükümleri uygulanır. İptal davası için öngörülen sürenin geçtiği veya tarafların iptal davası açmaktan feragat ettiği hâllerde, hakem kararının icra edilebilir olduğuna ilişkin belgenin verilmesi sırasında (A) fıkrasının 2 nci bendinin (a) ve (b) alt bent hükümleri mahkemece re'sen dikkate alınır. Bu hâlde mahkemece aksine karar verilmedikçe, inceleme dosya üzerinden yapılır." düzenlemesi bulunduğunu, hakem kararının icra edilebilirliğine ilişkin belgenin istem üzerine Mahkeme'ce verilebilmesi düzenlendiğini, kanunun sistematiği gereği bu belgenin Hakem Kararı'nı icra edilebilir hâle getiren kurucu bir işlem olmayıp, mevcut icra kabiliyetini; iptal denetimi durumunu gösteren bildirici nitelikte olduğunu, somut olayda, icra edilebilirlik belgesinin bulunmasının kanunen icranın ön koşulu niteliğinde olmamakla birlikte, borçlunun bu hususu şikâyet yoluyla takibin durdurulmasına dayanak yapmış olması nedeniyle, uygulamada ortaya çıkan tereddütlerin bertaraf edilmesi ve Tahkim Kararı'nın şikâyet müessesesi yoluyla fiilen etkisiz kılınmasının önüne geçilmesi bakımından, 4686 sayılı Kanun'un 15. maddesi uyarınca belgenin verilmesinde hukuki yarar bulunduğunu, bu nedenle işbu başvuru yapıldığını, beyan ederek 4686 sayılı ..... 15.maddesi uyarınca, █████/2025 tarihli Hakem Heyeti Kararı'nın icra edilebilir olduğuna ilişkin belgenin, dosya üzerinden yapılacak inceleme ile ivedilikle taraflarına verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA
:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının icra edilebilirlik şerhi talebini Mahkeme nezdinde dermeyan ettiğini, ancak Mahkeme’nin talep hakkında karar verme yetkisi bulunmadığını, ...’nın 3. maddesinde kanunda mahkemenin yapacağı işler bakımından yetkili mahkemenin davalının yerleşim yeri mahkemesi olarak belirlendiğini, “Kanunda mahkeme tarafından yapılacağı belirtilen işlerde, davalının yerleşim yeri veya olağan oturma yeri ya da işyerinin bulunduğu yer asliye hukuk mahkemesi; davalının Türkiye’de yerleşim yeri, olağan oturma yeri veya işyeri yoksa ..... Mahkemesi görevli ve yetkilidir. (…)” dolayısıyla, ..... uyarınca mahkemenin yetkili olduğu işlerde, davalının yerleşim yeri asliye hukuk mahkemesi yetkili olduğunu, bu durumun doktrinde ve yargı kararlarında da kabul gördüğünü, keza genel yetkiyi düzenleyen HMK m. 6 uyarınca da “Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir”. dolayısıyla davacı’nın ... m. 15/B’ye dayandırdığı talebi bakımından hem ... m. 3 hem de HMK m. 6 uyarınca davalı Müvekkili Şirket’in yerleşim yeri mahkemeleri yetkili olacağını, müvekkili Şirketin adresinin ise 1 Ekim 2020 tarihli Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’ndeki yayınlandığı haliyle “.....” olarak düzenlendiğini, bu durumun kolaylıkla ekli MERSIS ekran görüntüsünden de teyit edilebileceğini, bu bakımdan Müvekkili Şirket’in .....’da ikamet etmesi sebebiyle Mahkeme icra edilebilirlik şerhi talebi bakımından yetkisiz olduğunu, talep bakımından yetkili mahkemenin .....Mahkemeleri olacağını, nitekim, ...’nın taraf olduğu başka bir tahkim yargılaması sonucunda verilen hakem kararına ilişkin .....’da açılan icra edilebilirlik şerhi davasında da benzer nitelikte bir yetki itirazı değerlendirildiğini, söz konusu itiraz haklı bulunarak davanın usulden reddedildiğini beyan ederek davanın usulden reddedilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
Davadaki uyuşmazlık; hakem kararının icra edilebilir olduğuna dair belge verilmesine yöneliktir.
Dava, davacı tarafça icra edilebilirlik belgesinin bulunması kanunen icranın ön koşulu niteliğinde olmamakla ve iptal davası açılmadan kesinleşen hakem kararının icra edilebilirlik şerhine ihtiyaç duyulmamakla birlikte uygulamada ortaya çıkan tereddütlerin bertaraf edilmesi ve Tahkim kararının şikeyt müessesesi yoluyla fiilen etkisiz kılınmasının önüne geçilmesinden bahisle 4686 Sayılı Kanun 15/B maddesi uyarınca Hakem Kararının İcra edilebilir olduğunun şerhi verilmesine yöneliktir.
Türk hukukunda milletlerarası tahkim ve milli tahkim ayrı mevzuatlarda düzenlenmektedir. ..... (.....) yabancılık unsuru taşıyan ve tahkim yerinin Türkiye olarak belirlendiği veya bu kanun hükümlerinin taraflar ya da hakem veya hakem kurulunca seçildiği uyuşmazlıklarda uygulanmaktadır. ...'nın kapsamına giren hakem kararlarının icrası, ... m. 15 hükmüne tabidir. (.....)
4686 sayılı ...'nın "Amaç ve Kapsam" başlıklı 1. maddesinin 2. fıkrası "Bu Kanun, yabancılık unsuru taşıyan ve tahkim yerinin Türkiye olarak belirlendiği veya bu Kanun hükümlerinin taraflar ya da hakem veya hakem kurulunca seçildiği uyuşmazlıklar hakkında uygulanır." hükmünü havidir.
Öncelikle davacı tarafından 4686 sayılı ... (...) hükmü uyarınca hakem kararına icra edilebilirlik şerhi verilmesi istemine yönelik olarak taraflar arasında çıkan uyuşmazlıkla ilgili aralarında akdetmiş oldukları tahkim anlaşmasına 4686 sayılı ... hükümlerinin ve böylece ... m. 15/B hükmü uyarınca icra edilebilirlik şerhi verilmesi koşullarını değerlendirilmesi gerekmektedir.
Davacının 4686 sayılı ... hükümleri uyarınca icra edilebilirlik şerhi isteminin usul ve esas yönünden değerlendirilmesi gerekmekle birlikte öncelikle tarafların usule yönelik itirazlarının değerlendirilmesi gerekmektedir.
4686 Sayılı Kanun'un "İptal davası ve hakem kararlarının icra edilebilir hâle gelmesi" başlıklı 15. maddesinin "B" bendinde "B) İptal davasının reddine ilişkin kararın kesinleşmesinden sonra asliye hukuk mahkemesi, hakem kararının icra edilebilir olduğuna ilişkin bir belgeyi istemde bulunan tarafa verir. Bu belgenin verilmesi harca tâbi değildir. Hakem kararının icraya konulması hâlinde Harçlar Kanunu hükümleri uygulanır.
İptal davası için öngörülen sürenin geçtiği veya tarafların iptal davası açmaktan feragat ettiği hâllerde, hakem kararının icra edilebilir olduğuna ilişkin belgenin verilmesi sırasında (A) fıkrasının 2nci bendinin (a) ve (b) alt bent hükümleri mahkemece re’sen dikkate alınır. Bu hâlde mahkemece aksine karar verilmedikçe, inceleme dosya üzerinden yapılır." şeklinde düzenleme yapılmıştır.
4686 sayılı ...'nın 15/B maddesinin 2. fıkrasında icra edilebilirlik şerhi verilmesi taleplerine yönelik mahkemece yapılacak yargılamada uygulanacak usule ilişkin olarak yalnızca "Bu hâlde mahkemece aksine karar verilmedikçe, inceleme dosya üzerinden yapılır." düzenlemesine yer verilmiş, bunun dışında her hangi bir yargılama usulü sözkonusu edilmemiştir. Bu halde ise lex fori'ye göre hakimin hukuku uygulanması gerekeceği nazara alınarak genel yargılama usulü kuralları yani HMK hükümleri uygulanmalıdır. Bu halde ise "icra edilebilirlik şerhi verilmesi" yönündeki talebin HMK'nin 382. maddesi uyarınca çekişmesiz yargı işi olmadığı, yine özel olarak da 4686 sayılı ...'da çekişmesiz yargı işi olduğuna ilişkin her hangi bir düzenlemeye yer verilmemiş ise de dosya üzerinden inceleme yapılabileceği yönündeki 15/B maddesi hükmü karşısında HMK'nun 316/1.b. maddesi uyarınca, "kanunun dosya üzerinden karar vermek konusunda mahkemeye takdir hakkı tanıdığı dava ve işler basit yargılama usulüne tabidir" hükmü gereğince basit yargılama usulünü uygulamak gerekmiştir. Bu durumda gerek dava veya talebe karşı itiraz ve cevaplarını sunmak, gerekse HMK m. 27 hükmü uyarınca hukuki dinlenilme hakkına göre davalı/karşı tarafa dava/talep dilekçesi tebliğ edilmesi gerekmiştir (..... Dairesi'nin 15.11.2018 tarih, ..... ).
Davalı cevap dilekçesinde Mahkememizin talep bakımından yetkisinin bulunmadığını, yetkili mahkemenin davalı şirketin ticaret sicil adresinin bulunduğu yer ..... Mahkemeleri olduğunu, ayrıca talebinde hukuki yararının bulunmadığını ileri sürmüş; ekinde davalı taraf aynı olan davacı tarafı farklı olan aynı içerikli taleple ilgili yetkisizliğe yönelik dava şartı yokluğu nedeniyle usulden red karar verildiğine ilişkin ..... Mahkemesi'nin █████/2025 tarih, ..... sayılı kararını ibraz ettiği görülmüştür. .
İcra edilebilirlik şerhi verilmesine yönelik görevli mahkeme hususunda 4686 sayılı ...'nun 3. maddesinde ve EK Madde 1 düzenleme yapıldığı görülmektedir. ...'nun "Uyuşmazlığın konusuna göre görevli mahkeme" başlıklı Ek madde 1 hükmünde "Bu Kanunda asliye hukuk mahkemesine verilen görev ve yetkiler, uyuşmazlığın konusuna göre asliye hukuk veya asliye ticaret mahkemesi tarafından kullanılır." şeklinde düzenlenmiştir. Bu anlamda eldeki uyuşmazlıkta tarafların tacir olduğu da nazara alındığında Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğu anlaşılmakta olduğundan mahkememizin görevli olduğu değerlendirilmiştir.
Yetkili mahkemenin belirlenmesine esas madde hükmü ise taraflar hakkındaki tahkimde uygulanması talep olunan 4686 sayılı ...'nun "Tahkimde görevli ve yetkili mahkeme, müdahalenin sınırı" başlıklı 3. maddesinin 2. fıkrasında "Milletlerarası tahkimden kaynaklanan sorunlar için mahkemelerin, sadece bu Kanunun hükümlerine göre müdahalede bulunabilecekleri" hüküm altına alınmış; Yetkili mahkeme olarak 3. maddesinin 1. fıkrasında "Bu Kanunda mahkeme tarafından yapılacağı belirtilen işlerde, davalının yerleşim yeri veya olağan oturma yeri ya da işyerinin bulunduğu yer asliye hukuk mahkemesi; davalının Türkiye’de yerleşim yeri, olağan oturma yeri veya işyeri yoksa ..... " olduğu açıkça düzenlendiği, tahkim yerinin ..... olarak belirtilmesinin ...'nun 3. maddesindeki yetkiyi kaldıracak nitelikte bir yetki anlaşması olarak değerlendirilemeyeceği anlaşılmıştıor.
Yetkinin kesin olduğuna ilişkin madde metninde açık bir ifade yer almadığından yetkinin kesin olmadığı davalı tarafından dava dilekçesinin tebliği üzerine süresi içerisinde sunmuş olduğu cevap dilekçesinde mahkemenin yetkisine itiraz etmiş olup yetkili mahkeme olarak davalı şirketin ticaret sicilinde kayıtlı adresinin bulunduğu yer mahkemesi olan ..... Mahkemesi'nin yetkili olduğunu ileri sürmüş olmakla Mahkememizce yapılan inceleme neticesinde davalının şirket merkezinin ticaret sicil adresinde kayıtlı olduğu ..... adresi olduğu, davalı yanca süresi içerisinde usulüne uygun olarak yetki itirazında bulunulmuş olduğunun anlaşıldığı, yukarıda yer verilen yetki hususundaki açıklamalar da nazara alındığında, davalı şirketin ticaret sicil adresinin ..... yargı çevresi içerisinde kaldığı, bu hale göre ise mahkememizin icra edilebilirlik şerhi talebi hususunda yetkili olmayıp ..... Mahkemelerinin yetkisinde olduğu değerlendirilmiştir.
Yapılan tüm bu açıklamalar neticesinde Mahkememizin talep konusu edilmiş olan icra edilebilirlik şerhi verilmesi konusunda yetkili mahkeme olmadığından dava şartı yokluğuna ilişkin davanın usulden reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM
: Ayrıntılı gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere
1-Mahkememizin yetkisizliği nedeni ile HMK nun 114/1-ç ve 115/2 maddesi uyarınca davanın usulden REDDİNE,
2-Kararın kesinleşmesine müteakip talep halinde dosyanın nöbetçi .....Mahkemesine gönderilmesine,
3-HMK'nun 331/2 maddesi gereğince yargılama giderlerinin yetkili mahkemece hüküm altına alınmasına,
4-İş bu ilam taraflardan birinin süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi gerektiği, aksi takdirde talep halinde HMK 20. Maddesi gereğince mahkememizce davanın açılmamış ayılmasına karar verileceği hususunun taraflara ihtaratına (ihtaratın gerekçeli kararın tebliği suretiyle yapılmış sayılmasına),
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ..... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2026
Başkan .....
¸e-imza
Üye .....
¸e-imza
Üye .....
¸e-imza
Katip .....
¸e-imza

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!