Anahtar kelimeler: Bükülü Kısalma Zarının Gözlerinin Kulak Parmaklarında Parmakların Yandığını Hattına Gerilim
3. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Bursa 14. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin davalı ...'e ait binanın inşaatında çalıştığı sırada yüksek gerilim hattına çarpması sonucu sol parmaklarında kısalma meydana geldiğini ve parmakların bükülü şekilde sabit kaldığını, kulak zarının yandığını ve gözlerinin hasar gördüğünü, müvekkilinde kalıcı işgücü kaybı oluştuğunu belirterek, 100,00 TL kalıcı iş gücü kaybı nedeniyle maddi tazminat ve 40.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 26.09.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... Belediyesi vekili; olayın niteliği itibariyle iş kazası olduğunu ve görevli mahkemenin İş Mahkemesi olması gerektiğini, davacının davalı ...'e ait binada çalışırken kazanın gerçekleştiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
2. Davalı ...Ş. vekili; görevli mahkemenin İş Mahkemesi olduğunu, olayın iş kazası olması nedeniyle husumetin işverene karşı yöneltilmesi gerektiğini, kazanın inşaatın yanından geçen yüksek gerilim hattı ile ilgili gerekli önlem ve tedbir alınmamasından kaynaklandığını, işçi, asıl işveren ve bina malikinin birlikte kusurlu olduklarını savunarak davanın reddini istemiştir.
3. Davalı ... vekili; müvekkilinin inşaat sahibi olarak anahtar teslim şekilde inşaat işini dava .... .....'a eser sözleşmesi ile verdiğini, davacının yüklenicinin işçisi olarak çalıştığını, davacının kusurlu olduğunu, manevi tazminat talebinin fahiş olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; "...mahkememizin görevsizliğine, davanın HMK 114-1c maddesi gereğince görevsizlik HMK'nın 115/2. maddesi gereğince dava şartı yokluğundan usulden reddine, karar kesinleştiğinde ve talep hâlinde dosyanın Bursa İş Mahkemesine gönderilmesine, HMK'nın 20. maddesi gereğince; taraflardan biri, görevsizlik kararının süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kesinleşme tarihinden; kanun yoluna başvurulmuş ise bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli bursa iş mahkemesi'ne gönderilmesini talep etmemesi halinde davanın açılmamış sayılmasına" karar verilmiştir.
2. Mahkemenin 12.09.2024 tarihli ek kararı ile... "kararın kesinleştiği 08.07.2024 tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesinin talep edilmediği anlaşıldığından, 6100 sayılı HMK'nın 20.maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına" karar verilmiş; davacı vekili tarafından ek karara karşı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Mahkemece tanzim olunan 28.02.2024 tarihli gerekçeli kararın, tarafların kararı istinaf etmemesi üzerine 06.07.2024 tarihinde kesinleştiği, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 20. maddesinde belirtilen dosyanın görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesi talebinin mahkemeye sunulması için 2 haftalık sürenin ise, 20.07.2024 tarihine denk geldiği, HMK'nın 102. maddesine yer alan "(1) Adli tatil, her yıl yirmi temmuzda başlar, otuz bir ağustosta sona erer. Yeni adli yıl bir eylülde başlar.", hükmü uyarınca ve yine 104. maddesine göre "(1) Adli tatile tabi olan dava ve işlerde, bu Kanunun tayin ettiği sürelerin bitmesi tatil zamanına rastlarsa, bu süreler ayrıca bir karara gerek olmaksızın adli tatilin bittiği günden itibaren bir hafta uzatılmış sayılır." hükmü uyarınca davacı vekilinin talepte bulunmak için süresinin adli tatil sonuna dek durmuş olduğu ve son gününün de 07.09.2024 tarihine denk düştüğü, davacı vekilince bu tarihe kadar da bir talepte bulunulmadığı, mahkemenin 12.09.2024 tarihli ek kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle, istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; İlk Derece Mahkemesince verilen görevsizlik kararının hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, haksız fiilden kaynaklı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçeye göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK'nın 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harçlarının mahallinde temyiz edenden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!