Anahtar kelimeler: Göçmen İsmine Rüşvet Görmüş Görme Doğruya Çıkar Kavramının Davranmak Kaçakçılığı

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI
: █████████ Esas, █████████ KararSUÇLAR
: Göçmen Kaçakçılığı, rüşvet alma, rüşvet verme, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği, görevinin gereklerine uygun davranmak için çıkar sağlama, nitelikli dolandırıcılık, 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu'na (5490 sayılı Kanun) muhalefetHÜKÜM
: İstinaf başvurularının esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Temyiz isteminin reddi, onamaBölge Adliye Mahkemesince verilen kararların temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde;Tebliğname başlığında ismine yer verilen sanıklar ... ve ... hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz talebi bulunmadığı anlaşılmıştır.Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.02.2017 tarihli, 2015/5-95 Esas, ███████ sayılı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere "suçtan zarar görme" kavramının "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılması gerektiği, dolaylı veya muhtemel zararların davaya katılma hakkı vermeyeceği, Hazinenin göçmen kaçakçılığı, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği, görevinin gereklerine uygun davranmak için çıkar sağlama, 5490 sayılı Kanunu'na muhalefet ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237. maddesine göre doğrudan zarar görmediği, bu suçlardan açılan kamu davalarına katılma hakkının olmadığı, mahkemece usulsüz olarak verilen katılma kararının da hükümleri temyiz hakkı vermeyeceği gözetilerek, vekilinin bu suçlardan kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin yine Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10.10.2019 tarihli ve 2019/9.MD-355 Esas, ████████ sayılı Kararında açıklandığı üzere usulüne uygun şekilde tebliğ edilen hükümlere karşı, ... vekilinin 5271 sayılı Kanun'un 291/1. maddesinde belirlenen kanuni süre içerisinde temyiz sebebi içermeyen dilekçe ile temyiz isteminde bulunduğu ve aynı Kanun'un karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 295/1. maddesinde öngörülen (7) günlük kanuni süre içerisinde temyiz nedenlerini içeren gerekçeli temyiz dilekçesini sunmadığı anlaşıldığından, vekilinin tüm suçlardan kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin temyiz istemlerinin reddi kararlarına konu olanlar haricindeki hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir yukarıda yazılı hallerden başkaca bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle gereği düşünüldü:I. HUKUKİ SÜREÇA. İlk DereceMardin 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.01.2024 tarihli ve ████████ Esas, ███████ sayılı Kararı ile sanık ...'ın (...) zincirleme kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 204/2, 43/1 ve 53/1-2-3, 5. maddeleri uyarınca 9 yıl, zincirleme rüşvet alma suçundan aynı Kanun'un 252/2, 43/1 ve 53/1-2-3, 5. uyarınca 5 yıl 12 ay hapis cezaları ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, adı geçen sanığın sübutu kabul edilmeyen diğer eylemleri yönünden rüşvet alma suçundan, diğer sanıkların rüşvet alma ve rüşvet verme suçlarından 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi gereğince ayrı ayrı beraatlerine hükmedilmiştir.B. İstinafSanık ... müdafiinin ve katılan ... vekilinin istinaf başvuruları üzerine duruşmasız yapılan inceleme sonucu Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin 28.05.2024 tarihli ve █████████ Esas, █████████ sayılı Kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.II. TEMYİZA. Temyiz SebepleriKatılan ... Vekilinin Temyiz İstemiTüm dosya kapsamı itibarı ile sanıklar hakkında eksik inceleme ile verilen beraat ve düşme hükümlerinin, tüm eylemlerden mahkumiyet hükmü kurulması gerektiğinden bahisle bozulması istemine ilişkindirSanık ... Müdafiinin Temyiz İstemiSanığın üzerine atılı suçları işlediğine dair cezalandırılmasına yeter delil bulunmadığına, rüşvet suçunun karşılaşma suçu olup bağlantılı diğer kişiler hakkında beraat hükümleri verildiğinden müvekkili hakkında verilen mahkumiyet kararlarının bozulması gerektiğine ilişkindir.B. Değerlendirme ve Gerekçe1) Tüm sanıklar hakkında rüşvet alma ve rüşvet verme suçlarından verilen beraat ve düşme hükümlerine yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi kararı yönündenSanıkların leh ve aleyhindeki toplanan tüm kanıtları inceleyip, irdeleyen ve iddianın reddine ilişkin sebepleri karar yerinde ayrı ayrı gösteren, savunmayı tercih nedenlerini açıklayan, aleyhteki kanıtları hükümlülük için yeterli görmeyen İlk Derece Mahkemesinin beliren takdir ve kanaati ile beraat ve ölüm nedeniyle düşme hükümlerine karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararın usul ve kanuna uygun olması karşısında katılan ... vekilinin temyiz itirazları ile hükümlerde dikkate alınan sair hususlar yönünden de hukuka aykırılık görülmemiştir.2) Sanık ... (...) hakkında rüşvet alma ve kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi kararı yönündenYapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.Ancak;5237 sayılı Kanun'un 61. maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken söz konusu maddenin birinci fıkrasında yedi bent halinde sayılan hususlar, aynı Kanun'un 3. maddesinin birinci fıkrasındaki "Suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur." şeklindeki yasal düzenlemeler ile dosyaya yansıyan bilgi ve kanıtlar birlikte ve isabetle değerlendirilip, sanığın suç kastındaki yoğunluk ve suça konu miktar, suç konusunun önem ve değeri ile meydana gelen zararın ağırlığı nazara alınarak ilgili kanun maddesindeki hapis cezasının belirlenmesinde alt ve üst sınırlar arasında takdir hakkının kullanılması zorunluluğuna uyulmayarak, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçu yönünden sübutu kabul edilen üç olay, rüşvet alma suçu yönünden ise iki olay bulunduğu, suçlardan elde edilen menfaat miktarının cezaların teşdiden belirlenmesini gerektirir nitelikte olmadığı nazara alınmadan, dosya içeriğine uygun olmayan gerekçelerle temel cezaların alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle belinlenmesi ile fazla cezalar tayini hukuka aykırı bulunmuştur.III. KARAR1) Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenlerle ... vekilinin tüm hükümlere katılan ... vekilinin ise rüşvet alma ve rüşvet verme suçları haricindeki tüm suçlardan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ayrı ayrı REDDİNE,2) Değerlendirme ve gerekçe bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin Kararında, katılan ... vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, aynı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,3) Değerlendirme ve gerekçe bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle, sanık ... (...) müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin Kararlarının, 5271 sayılı Kanun'un 302/2 ve 307/5. madde ve fıkraları gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/2-a madde-fıkra ve bendi uyarınca, Mardin 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,24.12.2025 tarihinde karar verildi.