Anahtar kelimeler: Vakası Hadisesi Bileşik Ştiye Firmada Eylemden Tekstil Yazildiği Ürün Poliçesi

T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2026
KARARIN YAZILDIĞI TARİH
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA; Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan iş bu davanın dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirkete Bileşik Ürün Sigortası Poliçesi ile sigortalı ........ Tekstil San. Ve Tic. Ltd. Şti.'ye ait iş yerinde █████/2022 tarihinde meydana gelen hırsızlık vakası sebebiyle maddi hasar oluştuğunu, söz konusu zarar nedeniyle müvekkili şirketin sigortalısına 60.550,66 TL tazminat bedeli ödediğini, müvekkili şirket sigortalısının iş yerinde █████/2022 tarihinde hırsızlık hadisesi meydana geldiğini, sigortalı firmada güvenlik personeli bulunduğunu, güvenlik hizmetinin ....... Yönetim Danışmanlık Hiz. Ve Tic. A.Ş firması tarafından görevlendirilen güvenlik hizmeti içi her ay ödeme yapıldığını, davalı tarafın güvenlik hizmeti sorumluluğunda bulunan yerde davalının ihmali ve kusurlu davranışlarının sözleşme hükümlerine aykırılık teşkil ettiğini, davalı tarafın söz konusu alacağa ilişkin olarak açılan Bakırköy ..... İcra Dairesinin ..... esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, bu sebeplerle davanın kabulü ile icra dosyasına yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, davalının haksız ve kötü niyetli itirazı nedeniyle %20 icra inkar tazminatına mahkum edilmesine ve yargılama giderleriyle vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına, davalının tüm menkul, gayrimenkul ve üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı taraf, usulüne uygun çıkartılan tebligata rağmen cevap dilekçesi sunmamıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Açılan davanın sigorta ödemesi nedeni ile başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, dava dışı sigortalı iş yerinde meydana gelen hırsızlık olayın meydana gelmesinde tarafların kusur durumları ve dava dışı sigortalı şirketin zararı, davacı sigorta şirketinin yapmış olduğu ödemenin kadri marufunda olup olmadığı, dava dışı sigortalı şirketin davalı şirketten aldığı hizmetin güvenlik hizmeti niteliğinde olup olmadığı, davacı şirket açısında rücu şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği, rücu edilebilecek tutarın tespiti ile işlemiş faiz talep edilebilip edilemeyeceği ve edilebilecek ise miktarı hususlarında olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Mahkememizce alınan █████/2026 tarihli Bilirkişi Raporunda özetle;
SİGORTA TEKNİĞİ AÇISINDAN DEĞERLENDİRME;
Sigorta tekniği açısından huzurda görülen dava dosyası 2 aşamalı bir metodoloji ile incelenecek ve aşağıdaki sorulara cevap aranacaktır.
1. Hırsızlık Sigortası Genel Şartları Açısından Teminat Kapsamı
2. Sigortacının Halefiyeti ve Rücu hakkı
Bu bağlamda huzurda görülen dava dosyasına uygulanabilecek mevzuat hükümleri;
• Yangın Sigortası Genel Şartları
• Hırsızlık Sigorta Genel Şartları
• 6102 Sayılı Türk Ticaret kanunu
• 5684 Sayılı Sigortacılık Kanunu olacaktır.
1. Hırsızlık Sigortası Genel Şartları Açısından Teminat Kapsamı Değerlendirme:
5 Eylül 2006 tarihinde yürürlüğe giren hırsızlık sigortası genel şartları A-1 maddesinde sigorta teminatının kapsamı aşağıdaki şekilde belirtilmiştir.
A.l. Sigortanın Konusu
: Bu sigorta ile poliçede belirlenen sigortalı yerde hırsızlık veya hırsızlığa teşebbüsün;
1.1. Kırma, delme, yıkma, devirme ve zorlamayla girilerek,
1.2. Araç, gereç veya bedeni çeviklik sayesinde tırmanma veya aşma suretiyle girilerek,
1.3. Kaybolan, çalınan veya haksız yere elde edilen asıl anahtarla veya anahtar uydurarak veya başka aletler veya şifre yardımıyla kilit açma suretiyle girilerek,
1.4. Sigortalı yerlere gizlice girip saklanarak veya kapanarak,
1.5. Öldürme, yaralama, zor ve şiddet kullanma veya tehditle, yapılması halinde sigortalı kıymetlerde doğrudan meydana gelen maddi kayıp ve zararlar, teminat altına alınmıştır.
Teminat poliçede belirtilmek şartıyla yukarıda sıralanan riziko gruplarından sadece biri veya birkaçı için de verilebilir.
Hükümleri bulunmaktadır. Bu bağlamda davaya konu hasarın mezkur genel şartlarının A-1.1 maddesine istinaden dosyada mübrez olan 15.06.2022-2023 vadeli ..... numaralı yangın poliçesinin hırsızlık teminatı kapsamına girdiği tespit edilmiştir.
2.Sigortacının Halefiyeti ve Rücu Hakkı
:
Sigortacının halefiyeti; sigortacının, riziko gerçekleştikten sonra zararı tazmin etmesinin ardından sigorta ettirenin haklarına halef olmasıdır. Halefiyet sadece tazminat sigortaları için geçerlidir. TTK’da deniz ve kara sigortalarında ayrı olarak düzenlenmiştir. Halefiyet TTK m.1472’de düzenlenmiş olup bu hükme göre, sigortacı sigorta bedelini ödedikten sonra hukuken sigorta ettiren kimse yerine geçer. Sigorta ettirenin riziko neticesinde meydana gelen zarardan dolayı üçüncü kişilere karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel nispetinde sigortacıya geçer. Sigorta ettiren, sigortacıya intikal eden bu haklarını ihlâl edecek bir hal ve harekette bulunursa sigortacıya karşı sorumlu olur. Sigortacı zararı kısmen tazmin etmiş ise, sigorta ettiren; zararın kalan kısmından dolayı üçüncü kişilere karşı haiz olduğu müracaat hakkını muhafaza eder. Bu hükümde de görüldüğü gibi, sigortacıya kanunen tanınmış halefiyetin varlığı bazı şartların gerçekleşmesine bağlanmıştır. Öncelikle halefiyet için bir zararın varlığı gereklidir. Çünkü halefiyet sigortacıya kanunen tanınan, tazmin ettiği bedel nispetince dava açma imkânıdır. Kaldı ki, sadece zarar sigortaları için düzenlenmesinin temelinde de bu yatmaktadır. Bu zarar, geçerli bir şekilde kurulmuş sigorta sözleşmesi ile teminat altına alınan bir rizikonun gerçekleşmesi neticesinde ortaya çıkmalıdır. Halefiyet için gerekli diğer şart, sigortacının sigorta sözleşmesinden doğan ana edimi olan himaye borcunu yerine getirmesidir. Himaye kapsamında sigortacı sigorta tazminatını ödemez ise, kanuni halefiyet doğmaz; kendisinin tazmin ettiği bir bedel olmadığı için halefiyet anlam bulmaz. Eğer sigortacı kısmi bir bedel ödemiş ise, ödediği bedelden fazlasını da üçüncü kişiden talep edemez. Yani halefiyeti, kendisince ödenen bedel kadardır. Diğer bir şart ise, sigorta ettirenin meydana gelen zarara ilişkin üçüncü kişiye karşı talep hakkının varlığıdır. Talep hakkının olmadığı durumlarda sigortacının sigorta ettirenin bu hakkına halef olmasının bir gereği kalmayacaktır. Ancak sigortalı, talep hakkının bulunduğu üçüncü kişiye; dava haklarını ortadan kaldıran bir taahhütname(ibraname) vermiş ise, bu taahhütname hükmen iptal edilmiş olmadıkça sigortalıya ve halefi olan davacıya karşı da hüküm ifade etmeye devam edeceğinden sigortacı rücu hakkını kullanamayacaktır. Tazminat sigortaları ile teminat altına alınan rizikonun gerçekleşmesiyle ortaya çıkan “gerçek zararı” tazmin etmenin ve sahip olduğu “ekonomik menfaatler” itibari ile sigortalıyı hasardan önceki durumuna iade etmenin amaçlandığı ilke “tazmin veya sebepsiz zenginleşme ilkesi” olarak adlandırılmaktadır. Bu ilke ile sigortanın hiçbir şekilde sigorta ettiren açısından kazanç sağlama aracı olamayacağı ifade edilmektedir. Sigortacının halefiyeti de bu yönde sebepsiz zenginleşmeyi önlemek amacı ile getirilmiştir. Aynı zararın hem sigorta ettiren hem de sigortacı tarafından giderilmesi söz konusu olmayacağı gibi, ikisi tarafından ayrı ayrı üçüncü kişiden tazmin ettirilmesi ve böylelikle bir zarar için iki defa tazminat alınması da düşünülemez.
Buna karşılık sigortacı, rücu imkânının varlığı halinde daha az prim talep edecektir. Aksi takdirde sigortacı açısından sebepsiz zenginleşme söz konusu olabilir. Bunlarla birlikte sigorta ettirenin sözleşme kapsamındaki riziko nedeni ile maruz kaldığı zarar sigorta tazminatından fazla ise, sigorta ettiren bu fazlalık için üçüncü kişi aleyhine dava açabilir. Sigortacı, halef olduğu haklar kapsamında sigorta ettiren lehine var olan bütün karinelerden yararlanır. Üçüncü kişi de, sigortalıya ileri sürebileceği bütün defileri sigortacıya da ileri sürebilir (Kender, Rayegan, Türkiye’de Hususi Sigorta Hukuku, Güncelleştirilmiş 14. Baskı, İstanbul 2015, sh. 354) Dosya içeriğindeki tüm bilgi ve belgeler incelendiğinde mezkur yangın poliçesinden teminat kapsamında yapılan hasar ödemesinin 6102 sayılı TTK’nın 1472. Maddesine istinaden halefiyet rücu şartlarının oluştuğu sonuç ve kanaatine varılmış olup nihai takdir yüce mahkemenindir. Buradaki asıl tartışma konusu mezkur olayın gerçekleşmesinde kusur esas olarak kime aittir davalı özel güvenlik firmasının yetersiz hizmet vermesi mi yoksa dava dışı sigortalının yetersiz koruma ve güvenlik tedbiri alması sebebi ile midir? Burada dava dışı sigortalı koruma ve güvenlik ve standartlarını yükseltmek acıyla 24 saat esasına dayalı güvenlik hizmeti alması bir iyi niyet göstergesidir kaldı ki genel şartlarda da bunu zorunlu kılan bir hüküm bulunmamaktadır. Özel güvenlik firmasının daha yüksek standartlarda güvenlik hizmeti sunmuş olsa ve dava dışı sigortalık hırsızlık önlemlerini arttırmış olsa idi hırsızlık olayının gerçekleşme olasılığının azalacağı tartışmasız bir gerçektir. Şu durumda huzurda görülen dava dosyasında davalı özel güvenlik firmasının kusur oranına yönelik bir değerlendirme salt bir hukuki takdir ve yorum olacağından 6754 sayılı kanunun 3.maddesinin 2.fıkrasına istinaden herhangi bir görüş ve kanaat belirtilmeyecektir. (Bkz.Van Bölge Adliye Mahkemesi 4.HD.14.02.2022 Tarih, ████████ E ,████████ K)
Tekstil Bilirkişisi Teknik Değerlendirmesi;
1. Emtia Nitelik Analizi
: Dava dosyasında çalındığı saptanan “30/1 %100 .... Com Trk” cinsi iplik, tekstil sektöründe yüksek mukavemet ve pürüzsüz yüzey özellikleri nedeniyle tercih edilen, standart karde ipliklere oranla daha yüksek katma değerli bir üründür. Söz konusu ürünün "penye" (combed) olması, kısa elyafların üretim aşamasında ayıklandığını ve üst segment örme/dokuma kumaş imalatına uygun olduğunu göstermektedir.
2. Miktar ve Birim Fiyat (Kadri Maruf) Tespiti:
• Ağırlık
: 13 çuval ipliğin toplamda yaklaşık 750 kg geldiği beyan edilmiştir. Sektör standartlarında bir çuval ipliğin 45-60 kg aralığında olduğu göz önüne alındığında, beyan edilen ağırlık teknik olarak tutarlıdır.
• Rayiç Değer
: Sigorta ödemesine esas teşkil eden 60.550,66 TL tutarındaki toplam bedel, ürün birim fiyatının yaklaşık 80-81 TL/kg bandında olduğunu göstermektedir. Olay tarihi olan Temmuz 2022 dönemi iplik borsası ve piyasa verileri incelendiğinde; %100 Penye iplik fiyatlarının bu aralıkta seyrettiği, dolayısıyla tespit edilen zararın piyasa rayiçlerine uygun (kadri marufunda) olduğu saptanmıştır.
3. Teknik Operasyonel Görüş
: Çalınan ürünlerin toplam hacmi ve yaklaşık 750 kg olan kütlesi dikkate alındığında; bu miktardaki emtianın depodan tahliye edilmesinin belli bir zaman alacağı ve fiziksel güç gerektireceği aşikardır. Bu durum, hırsızlık hadisesinin gerçekleşme süresi boyunca depoda verilmesi gereken güvenlik hizmetinin etkinliği açısından teknik bir veri sunmaktadır.
Sonuç ve Kanaat
: İnceleme konusu ipliklerin cinsi, miktarı ve olay tarihindeki birim fiyatları teknik olarak birbirini doğrulamaktadır. Davacı sigorta şirketince ödenen tazminat tutarının, tekstil piyasası gerçekleriyle örtüştüğü görüş ve kanaatindeyim.
Güvenlik kusuru yönünden inceleme;
21.04.2022 tarihinde .... Mahallesi .... Sokak No:.... da bulunan ........ Tekstil isimli iş yerinde meydana gelen hırsızlık olayı ile ilgili olarak 06.03.2026 günü saat:12.00 sıralarında tarafımdan yapılan olay yeri keşfinde yapılan incelemede, olay yeri işyeri ve çevresinde çekilen resimler aşağıya çıkarıldı.
06.03.2026 günü saat
:12.00 sıralarında yapılan keşif incelemesinde 169 Sokak üzerinde bulunan No:39 numaralı iş yerinin 1 numaralı resimde görüldüğü gibi 5 katlı yapı olduğu, ........ Tekstil isimli işyerinin Zemin katında sokak üzerinden girişi olduğu, kaldırım üzerinde araç park yeri ve kaldırım üzerinde Güvenlik kulübesi olduğu görüldü. ........ Tekstil isimli işyerinin resim üzerinde işaretlenerek gösterildi.
4 Numaralı resimde güvenlik kulübesi ile hırsızlık yapılan yer arasında ki mesafe, kulübeden sokağı ve iş yeri girişine engel olacak bir cismin olmadığı görüldü.
Güvenlik görevlisi ......’un vermiş olduğu ifadesinde: 21.07.2022-22.07.2022 19:00-08:00 sıralarında tek başıma Tekstilin depo olarak kullandığı ..... Mahallesi .... sokak No:39-43/1 sayılı adreste nöbet tutuyordum. Saat: 06:00 sıralarında sayılı adres içerisinde beklemiş olduğum güvenlik kulübesinden devriyeye çıktığımda deponun kilitli bulunduğu kepenklerin eğrilmiş olduğunu gördüm. İçeri girdiğimde kimsenin içeride olmadığını gördüm. Daha sonra ise güvenlik şefime haber verdim. Kulübe ile olayın gerçekleştiği yer arasında uzak mesafe olduğu için ve görüş açısında şirketin araçları bulunduğu için ben olayı gerçekleştiren şahıs veya şahısları görmedim. Herhangi bir alarm sesi duymadım. Benim bulunmuş olduğum kulübe içerisinde kameraları gösteren bir teçhizat yoktur. Benim bu konu ile ilgili olarak bildiklerim bunlardan ibarettir. “Dedi.
İNCELEME ve DEĞERLENDİRME
:
Olay yeri olan ........ Tekstil isimli işyerinde 06.03.2026 günü saat:12.00 sıralarında yapılan keşif incelemesinde ........ Tekstil isimli iş yerinin sokak üzerinde olduğu iş yerinin sokakla arasında kaldırımın olduğu, İş yerinin çevresinin herhangi bir malzeme ile çevrili olmadığı, işyerinin indirme ve yükleme yapılan yerinin sokak üzerinden olduğu görüldü. 2 ve 4 numaralı resimde hırsızlık olayının gerçekleşmiş olduğu yerler işaretlendi. Yapılan incelemede güvenlik kulübesinin sokak üzerinde bulunan, katırım üzerinde olduğu görüldü. Hırsızlık yapılan yerle güvenlik kulübesinin arasının 10-12 m. olduğu görüldü. Güvenlik görevlisi ......’un Beyanında (devriyeye çıktığımda deponun kilitli bulunduğu kepenklerin eğrilmiş olduğunu gördüm. İçeri girdiğimde kimsenin içeride olmadığını gördüm.) demiş. Yapılan incelemede anlaşılan hırsızlar ........ Tekstil'e geliyorlar kepengi açıyorlar içeriden almış oldukları malzemeleri araçlarına yüklüyorlar tekrar kepenkleri kapatarak olay yerinden ayrılıyorlar. Bu zaman zarfında oradaki olaydan, olay yerine 10-12 m mesafedeki güvenliğin haberinin olmadığı, hırsızların olay yerinden ayrıldıktan sonra güvenlik görevlisinin olayı devriyeye çıkarak gördüğünü ve güvenlik şefine bilgi verdiğini beyan ediyor. ........ Tekstil de hırsızlığın gerçekleştiği yer ile güvenlik kulübesinin bulunduğu yer arasında 10-12 m. Olduğu değerlendiğinde güvenlik görevlisinin dediği gibi görüşü engelleyen bir şeyde olsa sokak üzerinde duran iş yeri kapısı önündeki hareketlilik dikkatini çekmesi ve kontrol etmesi gerekirdi. Yapılan keşif incelemesinde, güvenlik görevlisi .....’un hırsızlık olayını görmediği, hırsızlık olayını çıkmış olduğu devriye sırasında kepengin eğrildiğinden hırsızlık olayı olduğunu görüp ekip şefine bilgi vermiş. Güvenlik görevlisini dikkatli ve duyarlı olmuş olsaydı iş yeri önünde duran aracı görüp olaya müdahale edebilirdi.
KANAAT ve SONUÇ
:
21.07.2022-22.07.2022 19
:00-08:00 sıralarında .... Mahallesi ..... Sokak No:39 da bulunan ........ Tekstil isimli iş yerinde meydana gelen hırsızlık olayında yukarıda anlatılan nedenlerden dolayı Güvenliğin KUSURLU OLDUĞU KANAATİNE varılmıştır.
TÜM DOSYA KAPSAMI HEP BİLİKTE DEĞERLENDİRİLMESİNDE ;
Açılan davanın sigorta ödemesi nedeni ile başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.
Rücu ve halefiyet, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu'nun █████/1944 Tarih E. ...., K. ....., R.G. █████/1944 sayılı kararında "Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava olmayıp; aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur." şeklinde vurgulanmıştır. 6102 sayılı TTK'nun "Halefiyet" başlığı altındaki 1472.maddesinde ise "Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder." hükmüne yer verilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; dava dışı sigortalı iş yerinde meydana gelen hırsızlık olayın meydana gelmesinde tarafların kusur durumları ve dava dışı sigortalı şirketin zararı, davacı sigorta şirketinin yapmış olduğu ödemenin kadri marufunda olup olmadığı, dava dışı sigortalı şirketin davalı şirketten aldığı hizmetin güvenlik hizmeti niteliğinde olup olmadığı, davacı şirket açısında rücu şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği, rücu edilebilecek tutarın tespiti ile işlemiş faiz talep edilebilip edilemeyeceği ve edilebilecek ise miktarı noktalarında toplanmakta olup dosyada alınan bilirkişi raporunda 21.07.2022-22.07.2022 19:00-08:00 sıralarında .... Mahallesi ..... Sokak No:.... Esenyıut /İstanbul da bulunan ........ Tekstil isimli iş yerinde meydana gelen hırsızlık olayında güvenliğin kusurlu olduğu, sigorta ödemesine esas teşkil eden 60.550,66 TL tutarındaki toplam bedel, ürün birim fiyatının yaklaşık 80-81 TL/kg bandında olduğunu olay tarihi olan Temmuz 2022 dönemi iplik borsası ve piyasa verileri incelendiğinde; %100 Penye iplik fiyatlarının bu aralıkta seyrettiği, dolayısıyla tespit edilen zararın piyasa rayiçlerine uygun (kadri marufunda) olduğu , tespit edilmiş olmakla, tarafların kusur durumları hükme esas alına bilirkişi raporu, TTK 1472 maddesi dikkate alınarak açılan davanın kabulüne; Bakırköy ..... İcra Müdürlüğünün ..... esas sayılı takip dosyasında davalı tarafın yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, Davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin yasal şartları oluşmadığından reddine, karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
AÇILAN DAVANIN KABULÜNE;
1-Bakırköy ..... İcra Müdürlüğünün ..... esas sayılı takip dosyasında davalı tarafın yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına,
2-Davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin yasal şartları oluşmadığından reddine,
3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 4.301,44 TL karar harcından, peşin alınan 1.056,23 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.245,21 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE gelir KAYDINA,
3-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL başvurma harcı ve 1.056,23 TL peşin harcın toplamı: 1.671,63 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 19.236,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
5-Davalı tarafından yapılan bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davaya konu uyuşmazlık nedeni ile arabuluculuk faaliyetleri aşamasında suçüstünden karşılanan 4.600,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak HAZİNEYE gelir KAYDINA,
7-Avukatlık asgari ücret tarifesine göre hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
8-Taraflarca yatırılıp kullanılmayan gider avansı var ise karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilinin e-duruşma ortamında yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda yapılan yargılama neticesinde kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize müracaatla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. █████/2026
Katip .....
¸e-imzalıdır
Hakim ....
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!