Anahtar kelimeler: Gemiadamlarının Denizde Gemide Sondaj Doğalgaz İşinde Deniz Olmadıkları İşleteni Güvencesinden

(BÖLGE ADLİYE MAHKEMELERİ KARARLARI ARASINDAKİ
UYUŞMAZLIĞIN GİDERİLMESİ İSTEMİNE DAİR)I. BAŞVURUBaşvurucu vekili dilekçesinde; müvekkili Şirketin işleteni olduğu denizde doğalgaz sondaj çalışması yapan gemide sondaj işinde çalışan gemiadamlarının 854 sayılı Deniz İş Kanunu'na (854 sayılı Kanun) tâbi olup olmadıkları ve buna bağlı olarak iş güvencesinden yararlanıp yararlanamayacaklarına ilişkin yapılan değerlendirmelerde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 41. Hukuk Dairesinin 08.05.2025 tarihli ve █████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararıyla ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin 25.05.2023 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı; 25.05.2023 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı arasında çelişki bulunduğunu belirterek uyuşmazlığın giderilmesini talep etmiştir.II. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ HUKUK DAİRELERİ BAŞKANLAR KURULU KARARIİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Daireleri Başkanlar Kurulunun 19.09.2025 tarihli ve ███████ Esas, ███████ Karar sayılı kararı ile; uyuşmazlığın giderilmesi talebine konu kararlarda davacıların sondaj gemilerinde sondaj işlerinde çalışan işçiler olduğu, kararlarda işçi işveren ilişkisinden kaynaklanan işe iade davası bakımından İstanbul Bölge Adliye 41. Hukuk Dairesi ile ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin davacıların 854 sayılı Kanun'a tâbi olup olmadıkları ve buna bağlı olarak iş güvencesinden yararlanıp yararlanamayacaklarına ilişkin kesin nitelikteki kabullerinin birbirleriyle çelişkili olduğu; 854 sayılı Kanun'a tâbi olarak çalışanların işe iade davası açmalarının mümkün olmadığı, 4857 sayılı İş Kanunu'nun (4857 sayılı Kanun) 4/1-(a) hükmüne göre deniz taşıma işleri 854 sayılı Kanun kapsamında yer aldığından bu işlerde çalışanların iş güvencesi hükümlerinden yararlanamayacakları, konunun bu yönüyle önem arz ettiği, zira sondaj gemilerinin faaliyette bulunacakları lokasyona hareketlerinin de taşıma işi olarak değerlendirilemeyeceği; davacıların çalıştıkları gemilerin sondaj ve araştırma gemisi olmaları sebebiyle taşıma değil sondaj işçisi olarak çalıştıkları ve iş güvencesi kapsamında oldukları görüşü ile 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun'un (5235 sayılı Kanun) 35/3 hükmü uyarınca Yargıtay 9. Hukuk Dairesine başvurulmasına karar verilmiştir.III. UYUŞMAZLIĞIN GİDERİLMESİ İSTEMİNE KONU KARARLARA. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 41. Hukuk Dairesinin 08.05.2025 Tarihli ve █████████ Esas, ████████ Karar Sayılı KararıBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesi üzerine davalılar vekillerince yapılan istinaf başvurularının incelemesinde; 4857 sayılı Kanun'un 4. maddesine göre kıyılarda veya liman ve iskelelerde gemilerden karaya ve karadan gemilere yapılan yükleme ve boşaltma işlerinde, havacılığın bütün yer tesislerinde yürütülen işlerinde, 854 sayılı Kanun kapsamına girmeyen ve tarım işlerinden sayılmayan, denizlerde çalışan su ürünleri üreticileri ile ilgili işlerde, çalışanların 4857 sayılı Kanun kapsamında oldukları, davacının çalışmış olduğu geminin 60.316 grostonluk bir gemi olduğu, gemi sondaj gemisi olup davacının yapmış olduğu işin taşıma işi olmadığı, davacının gemiadamı belgesinin bulunmasının sonuca etkisinin bulunmadığı, bu durumda davacının 854 sayılı Kanun'a tâbi olarak çalıştığından söz edilmesinin mümkün olmadığı, iş sözleşmesinin aralarında asıl işveren alt işveren ilişkisi bulunan davalılar tarafından geçersiz şekilde feshedildiği, davalıların müştereken ve müteselsilen işe iadenin mali sonuçlarından sorumlu oldukları kabulünde isabetsizlik bulunmadığı; ancak davada üç davalı olduğu hâlde İlk Derece Mahkemesince hükümde karışıklığa yol açacak şekilde "davalıya iadesine" şeklinde yazılıp hangi davalı bünyesinde işe iade edildiği belirtilmeden infaza elverişli olmayan hüküm kurulmasının yerinde olmadığı gerekçesiyle istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne kesin olarak karar verilmiştir.B. ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin 25.05.2023 Tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar; 25.05.2023 Tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar Sayılı KararlarıBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararları ile; İlk Derece Mahkemesince sondaj gemisinde iş sözleşmesiyle çalışan sondaj işçisi davacının gemiadamı olduğu, gemiadamı yeterlilik belgesi bulunduğu, çalıştığı geminin 854 sayılı Kanun'a tâbi olduğu, işe iade davasının 4857 sayılı Kanun kapsamında tanımlanan bir dava türü olup 854 sayılı Kanun'a tâbi olan çalışanların işe iade davası açmalarının mümkün olmadığı, davacının da 854 sayılı Kanun kapsamında gemiadamı olması ve iş güvencesinden yararlanamayacağı gerekçesiyle işe iade davasının reddine karar verildiği, sondaj gemisinde sondaj işçisi olarak çalışan davacının gemiadamı olduğu, 854 sayılı Kanun'un 1/1 hükmü kapsamında sayılan bir gemide çalıştığı, dolayısıyla davacının 854 sayılı Kanun hükümlerine tâbi olması nedeniyle iş güvencesi hükümlerinden yararlanamayacağı dikkate alındığında Mahkeme kabulünde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine kesin olmak üzere karar verilmiştir.IV. GEREKÇEUyuşmazlık, sondaj gemilerinde sondaj işçisi olarak davacıların 854 sayılı Kanun kapsamında olup olmadıkları ve buna bağlı olarak 4857 sayılı Kanun kapsamındaki işçiler için öngörülen iş güvencesinden yararlanıp yararlanamayacaklarına ilişkindir.1. Uyuşmazlığın esasına yönelik değerlendirmeden önce, Bölge Adliye Mahkemesi Başkanlar Kurulunun 5235 sayılı Kanun'un 35. maddesine dayanan taleplerle ilgili olarak dosyanın ilgili Daireye gönderilmesine karar verdiği sırada, uyuşmazlığın hangi daire görüşü doğrultusunda veya ne şekilde giderilmesi gerektiğine yönelik görüş bildirip bildiremeyeceği ele alınmalıdır. İlgili hükümde, uyuşmazlığın giderilmesinin gerekçeli olarak istenmesi üzerine bölge adliye mahkemesi başkanlar kurulunun kendi aralarında toplanacakları ve kendi görüşlerini de ekleyerek Yargıtaydan bu konuda bir karar verilmesini isteyecekleri düzenlenmiştir. Kanun'daki "kendi görüşleri" ifadesinden anlaşılması gereken husus, başkanlar kurulunun bölge adliye mahkemesi kararları arasında uyuşmazlık bulunup bulunmadığı yönündeki görüşüdür. Uyuşmazlığın giderilmesinin gerekip gerekmediği veya hangi daire kararı doğrultusunda giderilmesi gerektiği yönündeki karar, Yargıtay ilgili hukuk dairesince verilir. Keza ilgili daire uyuşmazlığı mutlaka uyuşmazlık konusu daire kararları çerçevesinde ele alıp gidermek zorunda değildir. Gerektiği takdirde uyuşmazlığın, bölge adliye mahkemesi kararlarında belirtilen gerekçelerden farklı gerekçe ile de giderebilir. Başkanlar Kurulunun uyuşmazlığın hangi bölge adliye mahkemesinin kararı doğrultusunda giderilmesi gerektiği konusunda bir görüş ortaya koyması, ilgili yasal düzenlemeye aykırı olduğu gibi yargısal bir faaliyette bulunulması anlamına geleceğinden yerinde de değildir. Somut olayda İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Daireleri Başkanlar Kurulunca daire kararları arasında uyuşmazlık bulunup bulunmadığının belirlenmesi ile yetinilmesi gerekirken, uyuşmazlığın esasına ilişkin görüş belirtilmesi isabetsiz olup eleştirilmiştir.2. Diğer yandan, kanun yolu kavramı ve hukukumuzdaki kanun yollarına öz olarak değinmek faydalı olacaktır. Mahkemece tesis edilen nihai kararın hatalı olduğu iddiasıyla bu kararın bir üst mahkemece denetlenmesi, tekrar incelenmesi ve değiştirilmesi amacıyla başvurulan hukuki kurum kanun yolu olarak tanımlanabilir.Medeni usul hukukumuzda kanun yolları, olağan kanun yolları ve olağanüstü kanun yolları olmak üzere ikiye ayrılmaktadır.Mahkemece tesis edilen nihai kararın kesinleşmesine engel olan ve kanunda belirtilen süre ve usule uygun olarak başvurulan kanun yolları, olağan kanun yolları olarak ifade edilebilir. Olağan kanun yolları 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 341 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup hukukumuzda, istinaf ve temyiz olmak üzere iki olağan kanun yolu mevcuttur.Olağanüstü kanun yolları ise kesinleşmiş hükümler yönünden söz konusu olan kanun yollarıdır. Burada misal olarak yargılamanın iadesi yolu zikredilebilir. Belirtmek gerekir ki bölge adliye mahkemesinin kesin nitelikteki kararları arasındaki uyuşmazlığın giderilmesi istemi bir kanun yolu değildir. Bu itibarla, söz konusu hukuki kurumun, başvuru konusu bölge adliye mahkemesi kararlarının kesin olma niteliğine ve bu kararların hukuki sonuçlarına herhangi bir etkisi söz konusu olmayacaktır.Bu açıklamalara göre, Bölge Adliye Mahkemesi Başkanlar Kurulu tarafından uyuşmazlığın giderilmesi istemi Yargıtay ilgili hukuk dairesine iletildikten sonra benzer nitelikteki davalar ve bölge adliye mahkemesi kararları için yeniden uyuşmazlığın giderilmesi yoluna başvurulmasında herhangi bir hukuki yarar bulunmamaktadır.İnceleme konusu uyuşmazlıkta, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Daireleri Başkanlar Kurulu tarafından, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 41. Hukuk Dairesi ile ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairelerinin kararları arasında çelişki bulunduğu belirtilerek çelişkinin giderilmesine dair talep Dairemize iletilmiş ise de İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Daireleri Başkanlar Kurulunca aynı konuya ilişkin talep Dairemize iletilmiş ve Dairemizin 10.02.2026 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile uyuşmazlığın "söz konusu işçilerin 854 sayılı Kanun'a tâbi olmaları nedeniyle iş güvencesi hükümlerinden yararlanamayacaklarına ilişkin ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin 25.05.2023 Tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar; 25.05.2023 Tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar Sayılı kararları doğrultusunda giderilmesine;” karar verilmiştir. Başvuru konusu uyuşmazlık hakkında Dairemizce karar verilmiş olduğundan, aynı uyuşmazlık ile ilgili olarak yeniden bir karar verilmesi söz konusu değildir.Tüm bu hususlar karşısında, mevcut başvuru yönünden uyuşmazlığın giderilmesine yer olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.V. KARAR1. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Daireleri Başkanlar Kurulu tarafından 19.09.2025 tarihli ve ███████ Esas, ███████ Karar sayılı karar ile iletilen mevcut talep yönünden uyuşmazlığın giderilmesine yer olmadığına,2. Dosyanın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Daireleri Başkanlar Kuruluna gönderilmesine,10.02.2026 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.