Anahtar kelimeler: Kuzeyi Batısı Ölçümlü Doğusu Güneyi Aşkın Dere Süredir Çevrili Yüz

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: ... 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ███████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde özetle; Kayseri ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 147 ada sınırlarında bulunan, doğusu ... ...’ya ait 269 parsel, batısı ... ...’ya ait 10 parsel, kuzeyi dere ve güneyi yol ile çevrili yaklaşık 800 m² yüz ölçümlü taşınmazın 1992 yılında yapılan kadastro çalışmalarında tahdit dışı bırakıldığını, taşınmazın yaklaşık 20–25 yılı aşkın süredir davacının fiili kullanımında ve zilyetliğinde bulunduğunu, üzerinde davacıya ait ev, bahçe ve 25 yıldan daha eski ağaçların yer aldığını, taşınmazın başlangıçta ... ... ve ... ...’nın kullanımında iken davacıya satıldığını ve zilyetliğin kesintisiz biçimde devredilerek devam ettiğini, Medeni Kanun hükümleri uyarınca uzun süreli zilyetlik ve fiili kullanımın tescile elverişli bulunduğunu, yapılacak keşif ve bilirkişi incelemesi ile dinlenecek tanık beyanlarının bu hususları doğrulayacağını ileri sürerek sınırları belirli 800 m²’lik kısmın davacı adına tespit edilip tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalılar usulüne uygun tebligata rağmen cevap dilekçesi sunmamışlardır.Davalı ... vekili beyan dilekçesi ile; davaya konu taşınmazın tescil harici ham toprak vasfında olduğunu, davacı lehine zilyetikle iktisap koşullarının oluşmadığını, gerekli araştırmanın yapılmasını, tanıkların dinlenilmesini, hava fotoğraflarının celbini taleple davanın reddiyle yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesi gerektiğini savunmuştur.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI... Asliye Hukuk Mahkemesi 01.0.2018 tarihli ████████ Esas, ███████ Karar sayılı kararında; davaya konu taşınmazın TMK'nın 713/1. maddesi kapsamındaki tescile ilişkin yasal şartları sağlamadığını belirterek davayı reddetmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı davacı vekili istinaf isteminde bulunmuştur.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesinin 25.03.2019 tarihli ███████ Esas, ████████ Karar sayılı kararında; istinaf başvurusunun taraf teşkilinin sağlanmadan ve Mahkemece tescil davasında hüküm verebilmek için yapılması gerekli olan araştırma ve toplanması gereken deliller yöntemince toplanmadan ve yöntemince uygulanmadan esas hakkında karar verilmesi nedeniyle kabul edilerek yeniden yargılama yapılmak üzere dosya Mahkemesine gönderilmiştir.... Asliye Hukuk Mahkemesinin 08.12.2021 tarihli ███████ Esas, ████████ Karar sayılı kararında; eldeki deliller ve bilirkişi raporlarında yapılan tetkik sonucu TMK'nın 713. maddesindeki tescile ilişkin yasal şartların sağlanmadığını belirterek davayı reddetmiştir.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı davacı vekili istinaf isteminde bulunmuştur.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairsenin 13.06.2025 tarihli █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararında, Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.Davacı vekili temyiz dilekçesi ile; Mahkemece tesis edilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu taşınmaz bakımından yalnızca davacının zilyetlik süresinin araştırıldığını oysa davacının taşınmazı ... ... ve ... ...’dan satın aldığını ve önceki maliklerin zilyetlik sürelerinin de eklenmesi gerektiği hâlde bu hususta hiçbir inceleme yapılmadığını, tanık ve bilirkişi beyanlarının taşınmazın hem ... ... hem de ... ... ile onların babaları tarafından uzun yıllar kullanıldığını, ağaçların 20–30 yılı aşkın yaşta olduğunu, evin en az 20–25 yıl önce inşa edildiğini açıkça ortaya koyduğunu buna rağmen Mahkemenin eklemeli zilyetliği göz ardı ederek eksik inceleme ile karar tesis ettiğini, bilirkişi raporunda hava fotoğraflarında tarımsal faaliyet ve yapı görülmediği yönündeki belirlemelerin keşif sırasında tespit edilen ağaçlar, yapı ve kullanım şekli ile çeliştiğini, arazinin eğimli oluşu nedeniyle ekim yapılamayacağı ancak bahçe olarak kullanılabileceği ve bu kullanımın somut bulgularla sabit olduğu hâlde Mahkemenin bilirkişi raporuna yönelik itirazları değerlendirmediğini, gerekirse yeniden keşif ve bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde davacının ve seleflerinin zilyetliğinin 40–50 yılı bulduğunu, kazanmayı sağlayan zilyetlik koşullarının oluştuğunu, bu nedenle Ankara Bölge Adliye Mahkemesinin kararının yerinde olmadığını, Yargıtayın yerleşik içtihatlarına da aykırılık taşıdığını ve kararın bu nedenlerle bozulması gerektiğini talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeDava; 4721 sayılı TMK'nın 713/1, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14... . maddelerine dayalı tescil istemine ilişkindir.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Dosyanın incelenmesinden; davaya konu Kayseri ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 147 ada sınırlarında bulunan taşınmazın kadastro çalışmaları sırasında kayalık vasfıyla tescil harici bırakıldığı, 10, 2 69... parsellerle çevrili ve 677, 37... yüz ölçümlü olduğu anlaşılmıştır.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK’nın 370. maddesi uyarınca ONANMASINA,Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,26.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.