Anahtar kelimeler: Zannettiği Süreçte Bedelsiz Hile İradesi Yevmiye Adana İli İlçesi Mahallesi

MAHKEMESİ
: Adana Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk DairesiSAYISI
: █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: ... 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ███████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesi ile; Adana ili ... ilçesi ... Mahallesi 1 71... parsel sayılı taşınmazın dava dışı ... tarafından hile ve tehdit kullanılarak gerçek iradesi dışında alınan 20.12.2021 tarihli, ... yevmiye numaralı satış yetkili vekaletnameye dayanılarak davacının teminat verildiğini zannettiği bir süreçte 18.01.2022 tarihinde davalı ...’e bedelsiz ve muvazaalı şekilde devredildiğini, bu işlemde vekalet görevinin açıkça kötüye kullanıldığını, davacıya herhangi bir satış bedelinin ödenmediğini, davacının banka kayıtlarının incelenmesiyle borç ilişkisi ve tehditle vekalet alınması sürecinin ortaya çıkacağını, davalı ile dava dışı ...’in kardeş olmaları nedeniyle iyiniyet iddiasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davalının taşınmazı geri vermek için para talep ederek haksız kazanç elde etme kastını açıkça ortaya koyduğunu, vekilin hesap verme yükümlülüğü ve TBK m.508 uyarınca gerçek satış bedelini ispat yükünün vekilde olduğunu, Yargıtayın yerleşik içtihatlarında vekilin bedelsiz veya düşük bedelli temliklerde bunu yazılı delillerle kanıtlama zorunluluğunun vurgulandığını, somut olayda davacının hiçbir şekilde zenginleşmediğini ve taşınmazın maliki sıfatıyla satış bedeli almadığını, bu nedenle davalı adına yapılan tescilin yolsuz olduğunu ayrıca taşınmazın üçüncü kişilere devrinin önlenmesi için ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/5 D.İş, 2022/6 Karar sayılı kararıyla ihtiyati tedbir konulduğunu, tüm bu nedenlerle vekalet görevinin kötüye kullanılması suretiyle gerçekleştirilen devrin TMK m.706, TBK m.237, m.508 ve ilgili mevzuat gereği hükümsüz olduğunu, tapu kaydının iptaliyle taşınmazın davacı adına tescil edilmesi gerektiğini, Mahkeme aksi kanaatte ise devre karşılık ödenmesi gereken satış bedelinin devir tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesi ile; dava konusu Adana ili ... ilçesi ... Mahallesi 1 71... parsel sayılı taşınmazın muvazaalı olarak devredildiği ve vekaletnamenin tehdit ile alındığı iddialarının gerçeği yansıtmadığını, zira vekaletnamenin davacının da kabul ettiği üzere noterlikte düzenleme şeklinde verilen ve satış yetkisi içeren usulüne uygun bir vekaletname olduğunu, noter huzurunda tehdit veya korkutmanın yapılmasının hayatın olağan akışına aykırı bulunduğunu, davacının ...’den borç aldığı iddiasının doğru olmakla birlikte bunun 5.500,00 TL olmadığını, taşınmazın bedelinin davacının talebi üzerine parça parça elden ödendiğini ve tarafların iradelerinin uyuşmasıyla satışın gerçekleştirildiğini, davacının satıştan haberdar olmadığı iddiasının doğru olmadığını, davalının Türk Silahlı Kuvvetleri mensubu olarak sınır bölgesinde görev yapması nedeniyle işlemlerin ... aracılığıyla yürütüldüğünü, davacının ailesinden baskı gördükten sonra taşınmazın kendisine devrini istemesi üzerine davalı ile ...’in tehdit ve hakarete uğradığını ve bu hususta savcılığa suç duyurusunda bulunulduğunu, ödemelerin elden yapıldığı bilinmesine rağmen davacı tarafından ödeme dekontu istenmesinin kötü niyet göstergesi olduğunu, mal kaçırma kastının bulunmadığını, zira muvazaa iddiası olsa dahi devrin üçüncü kişilere yapılması gerekirken davalı adına yapıldığını, taşınmaz bedelinin ödendiğini, davacının iddialarını destekleyen hiçbir somut delil sunmadığını, buna rağmen taşınmaz üzerine ihtiyati tedbir konulmasının mülkiyet hakkını haksız şekilde kısıtladığını ayrıca davalı tarafından davacıya gönderilen ihtarnamenin dahi davacının satış sonrası haksız kullanımda bulunduğunu gösterdiğini belirterek davanın tamamen haksız ve dayanaksız olduğunu, ihtiyati tedbirin kaldırılması ve davanın reddi gerektiğini savunmuştur.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi 24.05.2023 tarihli ███████ Esas, ████████ Karar sayılı kararında; davacının, 20.12.2021 tarihli ve ... yevmiyeli noter düzenlemesinde davalı ...’in kardeşi ...’e verdiği satış yetkili vekaletnameye dayanılarak dava konusu Adana ili ... ilçesi ... Mahallesi 1 71... parsel sayılı taşınmazının davalıya devredildiği, vekalet sözleşmesinin doğası gereği vekilin hesap verme ve aldığı bedelleri iade etme borcunun bulunduğu, Yargıtayın yerleşik içtihatlarında belirtildiği üzere vekilin iade borcunda zamanaşımının hesap verme yükümlülüğü devam ettiği sürece işlemeye başlamadığı, somut olayda taşınmazın satış tarihinde serbest piyasa rayiç değerinin tespit edildiği, taşınmazın arazi/tarla vasfında olduğu ve değerinin çok altında bir bedelle devredildiği, devreden ... ile devralan ...’in kardeş olmaları ve davacıya satış bedeline ilişkin hiçbir ödemenin yapılmadığının sabit olduğu, bu suretle vekalet yetkisinin kötüye kullanıldığının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın davalı adına oluşan tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar vermiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı davalı vekili istinaf isteminde bulunması üzerine, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi 31.10.2024 tarihli █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararında; dosya kapsamına göre Adana ili ... ilçesi ... Mahallesi 1 71... parselde davacı adına kayıtlı olan ██████████████ hissenin ... tarafından 18.01.2022 tarih ve 2410 yevmiye ile 66.350,00 TL bedelle davalıya devredildiği, davalının sunduğu teminat senetlerinin satış bedelinin ödendiğini gösterir nitelikte olduğuna dair yazılı bir ispat bulunmadığı ve senetlerin halen davalı yedinde olmasının bunların ödeme teminatı olarak verildiği iddiasını doğrulamadığı, davalının satış bedelinin ödendiğini, yasal delillerle ispat edemediği ayrıca işlemde vekilin davalı ile kardeş olması dikkate alındığında İlk Derece Mahkemesince vekaletin kötüye kullanıldığı kabul edilerek davanın kabulüne karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı gerekçesiyle başvuruyu esastan reddetmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.Davalı vekili temyiz dilekçesi ile; Mahkeme kararının gerek usul gerekse esas yönünden birçok hukuka aykırılık içerdiğini, özellikle satış bedelinin ödendiğini gösterir senetlerin hukuki niteliğinin ve delil değerinin hatalı değerlendirildiğini, senetlerin davalı tarafta bulunmasının ödemenin yapılmadığına değil ödemenin tam olarak yapıldığına ve senetlerin teminat niteliğine işaret ettiğini, davacının bu senetlere karşı hiçbir itiraz ileri sürmemesi ve senetleri teslim alma yönünde herhangi bir girişimde bulunmamasının davacının kötü niyetli davrandığını ortaya koyduğunu, vekalet görevinin kötüye kullanıldığına dair kabulün somut hiçbir kanıta dayanmadığını, davacı tarafça ileri sürülen iddiaların tamamen soyut beyanlara dayalı olduğunu, davacının vekaletin kötüye kullanıldığına dair ispat yükünü yerine getiremediğini, Mahkemece delillerin, özellikle senetlerin ve satış işleminin ticari mahiyetine dair açıklamalarının dikkate alınmadığını, hükmün davacı yakınları olan tanık beyanlarına dayanılarak tesis edildiğini, davacının iddialarını destekleyen yazılı belge, iletişim kaydı veya bağımsız tanık sunulmadığını, buna rağmen tüm ispat yükünün davalıya yüklenmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, taşınmaz devrinin tarafların serbest iradesiyle ve bedeli ödenerek yapıldığını, davacının satıştan sonra taşınmazın mülkiyetini geri alma niyetiyle hareket ederek kötü niyetli bir dava stratejisi izlediğinin anlaşıldığını, tüm bu nedenlerle Adana Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 31.10.2024 tarih ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararının bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeDava, vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Dosyanın incelenmesinden; Adana ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 1 71... nolu parsel sayılı taşınmazın ██████████████ hissesi davacı ... adına kayıtlı iken vekaleten ... ... tarafından 18.01.2022 gün ve 2410 yevmiye nolu satış işlemi ile 66.350,00 TL bedelle davalıya devredildiği, taşınmazın yapılan toplulaştırma işlemi sonucu 20 06... parsel numarasını aldığı anlaşılmıştır.Temyizen incelenen karar; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davalı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK’nın 370. maddesi uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı 27.253,17 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,26.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.