Anahtar kelimeler: Sıradaki Satılarak Mahsuben Çevrildiğini Yükünün Haczin Alacağa Kambiyo Borçluya Konulduğunu

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ███████ K.Mahkemece bozma ilamına uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü;I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı borçluya ait taşınmazın 151.500,00 TL bedelle dosya alacaklısı ...'e alacağa mahsuben satılarak paraya çevrildiğini, ancak ilk sıradaki haczin hukuki niteliğe haiz olmadığını, ilk sıradaki alacaklının alacağı kambiyo senedine dayalı olduğundan ve kambiyo senedi her zaman düzenlenebilir belgelerden olduğundan ispat yükünün davalıya ait olduğunu, haczin muvazaalı takip neticesinde konulduğunu, satışın usulsüz bir şekilde alacağa mahsuben gerçekleştiriliğinden yani icra dosyasına satış bedeli alınmadığından dolayı davanın lehe sonuçlanması halinde dosyada tahsil edilecek herhangi bir ihale bedeli bulunmayacağından esasında bu hususun bir yolsuz tescil olduğunu ileri sürerek, sıra cetvelinin iptalini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili, süresinde cevap dilekçesi sunmamıştır.III. MAHKEME KARARIMahkemenin 20.10.2022 tarihli kararı ile davalının takibinin dayanağı 6 adet bononun davalının ortağı olan ... ... ... borçlu ... .. aldığı çeklerin iade edilmesi üzerine davalıya ortaklık payı olarak verildiğinin iddia edildiği, her zaman düzenlenmesi mümkün olan bononun, alacağın varlığını ispatlamaya tek başına yeterli olmadığı, ispat yükünün davalıda olduğu ve davalının borçlu ........ ile aralarındaki alacağın muvazaalı olmadığına dair başkaca delil sunmadığı, davalının alacağını ispat edemediği ve bunun sonucunda alacağının muvazaalı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİMahkemenin 20.10.2022 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, somut olayda, davalının icra takibine dayanak 6 adet bononun tanzim tarihlerinin 30.06.2006-30.11.2006 (dahil) tarihleri arasında olup, icra takibinin ise 17.10.2007 tarihi olduğu, davacının icra takibine dayanak senedin 05.07.2010 vade tarihli olduğu ve davacı takip tarihinin 28.07.2010 olduğu dikkate alındığında, davalı alacağının dayanağı bonoların en son düzenlenebileceği tarih davalı takip tarihi olan 17.10.2007 olup, davacının alacağının doğumundan çok önce olduğu, bu durumda mahkemece, daha önce ... alacağın daha sonra ... alacağa muvazaa teşkil etmeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamındaki gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde;a. İtiraz edilen takibin kambiyo senedine dayalı bir icra takibi olduğunu, icra takibine dayanak teşkil eden bononun her zaman düzenlenmesi mümkün olduğundan alacağın varlığını ispatlamaya tek başına yeterli olmadığını, davalı tarafın borcun gerçek bir borç olduğunu muvazaalı olmadığını ispat etmesi gerekirken davalının alacağın gerçek olduğunu ispatlayamadığını beyan etmektedir.B. Değerlendirme ve GerekçeDosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, muvazaa nedeni ile sıra cetveline itiraza ilişkindir.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı HMK'nın geçici 3/2. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un uygulanacağı davalar yönünden HUMK'un 428. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VII. KARARAçıklanan sebeple;Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,Fazla yatırılan harcın istek halinde temyiz edene iadesine,Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,08.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.