Anahtar kelimeler: İltihaplandığından Sedef İmplantın İmplantının Takıldığını Teşhisi Baş Döndüğünde Kaplamasının Ağustos

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davacı ile davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü :I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkiline davalı tarafından 2013 yılı Ağustos ayında yapılan implantın dış kaplamasının Aralık ayında takıldığını, tedavi bedeli olarak 450,00 Euro ödediğini, bu tarihten sonra müvekkilinde davaya konu sağlık sorunlarının baş gösterdiğini, Almanyaya döndüğünde müvekkiline sedef teşhisi konulduğunu, Almanya’da sigortasının karşılamadığı 216.03 Euro ödeme yaptığını, son olarak iltihaplandığından implantının çıkarıldığını ve üç dişinin çekildiğini, yapılan testte implantın üretildiği titanyum metalinin alerji yaptığının anlaşıldığını, sadece dişlerinde değil kas ve cilt dokusunda iltihaba neden olduğunu, alerjik olduğu bilinen metali yeterli ve gerekli teknik araştırma yapmadan uyguladıklarından davalı hekim ile adam çalıştıran davalı işletmenin sorumlu olduğunu ileri sürerek, 666,03 Euro maddi tazminat ile 60.000,00 Euro manevi tazminatın ödeme günündeki (TL) değerinin yasal faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.II. CEVAPDavalılar vekili cevap dilekçesinde; davacının sunduğu rapor sonucunda “hücresel duyarlılık içermemektedir” denilmiş olup davacı söylemini doğrulamadığını, alerjik reaksiyonun en geç meydana geldiği durumun 48 saat olduğunu, asıl diş etine uygulanan implantın Ağustos ayında olup aralık ayında yapılan dış kaplamanın reaksiyona neden olmayacağını, davacının bunu bildiği halde kaplamadan sonra olduğunu iddia ettiğini, dış kaplamadan 8 ay sonra yine müvekilline gelerek diğer dişlerini yaptırdığını bu sırada çekilen radyografide implantla ilgili olumsuzluğa rastlanmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin 31.05.2022 tarihli kararı ile alınan her üç raporda da davalı hekim ile davalı sağlık kuruluşunun yapılan tıbbi tedaviden dolayı kusurlu bulunmadığının tespit edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin 31.05.2022 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 28.09.2022 tarihli kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİBölge Adliye Mahkemesinin 28.09.2022 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, davacıya uygulanan titanyum implant çıkarıldığından taraflar arasındaki sözleşmedeki sonuç taahhüdünün gerçekleşmediği, davalı yüklenici tarafından dosyaya onam formu sunulmadığı ve uygulanan tedavide nadir de olsa görülebilecek olumsuz sonuçlara dair davacının aydınlatılarak uyarıldığının da ispatlanamadığı dikkate alındığında davalı yüklenicinin kusurlu olduğu, bu durumda mahkemece, davacının dava dilekçesinde implant yapım bedeli olarak ödediğini belirttiği 450,00 Euro ile implanta dayalı uygun bir manevi tazminata Türk Lirası üzerinden karar verilmesi gerekirken davanın tümden reddinin doğru olmadığı gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yargıtay bozma ilamında belirtilen gerekçelerle davacının implant için ödediği bedeli isteyebileceği, manevi tazminat talebi yönünden ise manevi tazminatın zenginleşme aracı olmaması hükmedilecek tazminat miktarının davacının manevi zararını tatmin edecek miktarda olması ve borçlusunu da zor duruma düşürmemesi, manevi tazminatın bir bütün olup bölünemeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile maddi tazminat yönünden 450,00 Euro'nun, manevi tazminat yönünden ise 600,00 Euro'nun dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsiline karar verilmiştir.VI. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde;a. Davalıları ödüllendirir şekilde bir manevi tazminata hükmedildiğini, manevi tazminat ile amaçlanan tatmin ve telafi amaçlarıyla bağdaşmadığı gibi zarar görenin ve zarar verenin durumu değerlendirilmeksizin dosyanın ruhuyla bağdaşmayan bir karar oluştuğunu, daha yüksek maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğini beyan etmektedir.2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde;a. Davacı ödeme tarihindeki kurun esas alınmasını istediğinden müvekkili lehine hükmedilecek vekalet ücreti hesabında karar tarihindeki kurun esas alınması gerektiğini,b.Alınan raporların metale alerjik reaksiyonun hastalar açısından ortaya çıkma ihtimali ve varsa bu alerjinin implant uygulaması için diş etine ilk takılması mı yoksa dış kaplamadan sonra mı ortaya çıkacağı ve en geç hangi tarihte reaksiyonel tepkime vereceği hususlarında da bilimsel açıklamalar yapılmış olduğunu bu açıklamalar ışığında davacının iddialarının haksız ve mesnetsiz olduğunun ortaya çıktığını, bu sebeple davanın tümden reddi gerektiğini beyan etmektedir.B. Değerlendirme ve GerekçeDosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.1- Taraf vekillerinin maddi tazminata ilişkin temyiz istemleri yönünden;a.Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin tüm davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.b. Mahkemece, davacı vekilince Euro cinsinden maddi tazminat talep edilmiş olup Dairemiz yerleşik uygulamalarına göre dava konusu maddi tazminatın reddedilen kısmı için davalı lehine Euronun dava tarihindeki değeri üzerinden vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken nasıl hesaplandığı anlaşılamayan bir miktardan vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır.2. Taraf vekillerinin manevi tazminata ilişkin temyiz itirazları yönünden;Mahkemece uyulmasına karar verilen Dairemiz bozma ilamında Türk Lirası üzerinden uygun bir manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği belirtilmesine karşın TBK'nın 89. maddesi de gözardı edilerek Euro üzerinden manevi tazminata hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bozulmasını gerektirmiştir.VI. KARARAçıklanan sebeple;1. Yukarıda (1.a ) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm, davalı vekilin diğer temyiz itirazlarının reddine,2. (1.b) no.lu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin, (2) no.lu bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine,08.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.