Anahtar kelimeler: Cetvelinde Sıra Tanzim Sırada Birleşen San İlamına Kesinlik Şartı Tic

MAHKEMESİ
: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk DairesiSAYISI
: ████████ E., █████████ K.BİRLEŞEN ████████ ESAS SAYILI DOSYADAİLK DERECE MAHKEMESİ
: İstanbul 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ███████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar birleşen davada davacı ... San. ve Tic. A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü;I. DAVAAsıl ve birleşen davada davacılar vekilleri dava dilekçesinde özetle; İstanbul 10. İcra Dairesi'nin █████████ Esas sayılı takip dosyasında tanzim edilen 25.01.2016 tarihli sıra cetvelinde 1. sırada yer alan davalı alacağının muvazaalı olduğunu ileri sürerek, sıra cetvelinde davalı ayrılan payı kendi takip dosyalarına ödenmesini talep ve dava etmişlerdir.II. CEVAPAsıl ve birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dışı borçluya borç para verdiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin 26.03.2019 tarihli kararı ile, davalının takip dayanağı senetlerin bono olduğu, miktarlarının toplam 500.000,00 TL olmasına rağmen bu miktarda bir para hareketinin tespit edilemediği, dava dışı borçlunun malları haciz tehdidi altındayken senet tanzim edilerek muvazaalı bir şekilde davalıya verildiği ve bu nedenle ilk haczin davalı tarafça konulduğu, davalının muvazaalı işlemlerle davacıların alacaklarının tahsilinin önününe geçmeye çalıştığı belirtilerek, asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin 26.03.2019 tarihli kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davalarda davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 10.05.2023 tarihli kararı ile birleşen davada davacı alacaklı ... .... .... San. ve Tic. A.Ş. vekili Avukat ...'a sıra cetvelinin 11.02.2016 tarihinde tebliğ edildiği, birleşen davanın ise, 7 günlük hak düşürücü süre geçtikten sonra 09.03.2016 tarihinde açıldığı, asıl dava bakımından ise, davalı alacağının doğum tarihinin davacı alacağından önceki tarihli olduğu ve doğmamış alacağa muvazaa yapılamayacağı belirtilerek, istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİBölge Adliye Mahkemesinin 10.05.2023 tarihli kararının süresi içinde asıl ve birleşen davalarda davacılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, asıl davada davacı vekilinin temyiz itirazlarının asıl davaya konu miktarın kesinlik sınırının altında kaldığından reddi gerektiği, birleşen davada davacı vekilinin temyiz itirazları yönünden ise itiraza konu 25.01.2016 tarihli sıra cetvelini ihtiva eden tebligatın, 01.03.2016 PTT çıkışlı evrak olduğu ve birleşen davada davacı vekiline 02.03.2016 tarihinde tebliğ edildiği, bu durumda mahkemece; birleşen davada davacının, yasal hak düşürücü süre içerisinde açtığı anlaşılan davasına ilişkin istinaf itirazlarının esasının incelenmesi gerekirken birleşen davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddinin doğru olmadığı gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamından sonra davacının alacaklı olduğu takip dosyalarından İstanbul 26. İcra Dairesi'nin ██████████, ██████████, ██████████ Esas sayılı dosyalarının infazen kapatıldığını, bu dosyalar yönünden açılan davanın konusuz kaldığı, sıra cetveline dahil edilmeyen ██████████ Esas sayılı dosya yönünden sıra cetvelinin iptali davası açıldığı, daha önce ... alacağın sonraki alacak için muvazaa oluşturmayacağı, davalı alacaklının takip tarihi daha önce olduğu için davacının takibe dayanak kambiyo senedi alacağının davalı alacağından önce doğduğunu ispat etmesi gerektiği, bu itibarla davacı kendi alacağı ile ilgili icra dosyaları ve takibe dayanak yapılan kambiyo senedi haricinde, alacağın doğumuna ilişkin ticari defterler üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına, ticari defterlerin sunulmaması halinde defter incelemesi yaptırılmasından vazgeçmiş sayılacağı ihtar edilmesine rağmen davacı tarafça ilgili dönemlere ait ticari defterlerin ibraz edilmediğinden bilirkişi incelemesi yaptırılamamış olup davacının İstanbul 26. İcra Dairesi'nin ██████████ Esas sayılı dosya alacağı yönünden sıraya yönelik açılan iptal davasının sonucu işbu davaya tesiri bulunmadığından bekletici mesele yapılmasından vazgeçildiği, davacının alacalı olduğu İstanbul 26. İcra Dairesi'nin ██████████, ████████ 04... /18715 Esas sayılı dosyalarının infazen kapatıldığı bu dosyalar yönünden açılan davanın konusuz kaldığı, davacı şirketin dava dışı borçlu aleyhine 15.07.2012, 16.08.2012, 10.07.2012 tarihli kambiyo senetlerine istinaden takip başlattığı, davalı ... Güçlü'nün kambiyo senedine dayalı takibinin 25.04.2012 tarihli olduğu, alacağın dayanağını oluşturan her zaman düzenlenmesi mümkün olan kambiyo senedinden ... alacakların en geç takip tarihi itibariyle doğduğu gözetildiğinde davacı alacaklarının, davalı alacağından sonra doğduğu, daha önce ... davalı alacağı, daha sonra ... davacı alacakları için muvazaa oluşturamayacağı ilkesi uyarınca işbu davayı açmakta haklı olmadığından yargılama giderlerinden davacının sorumlu olduğu gerekçesiyle infazen kapatılan takip dosyaları yönünden karar verilmesine yer olmadığına, İstanbul 26. İcra Dairesi'nin ██████████ Esas sayılı takip dosyası yönünden davanın esastan reddine karar verilmiştir.VI. TEMYİZA. Temyiz SebepleriBirleşen davada davacı vekili temyiz dilekçesinde;a. Müvekkili alacağının cari hesap alacağına dayalı ticari alacak olduğunu, cari hesapta kayıtlı BA-BS formlarına yönelik araştırma yapılmadığını, takip konusu çeklerin 2012 yılı başında ticari defterlere kaydedilmekle davalı alacağından önce olduğunu, faturalar incelendiğinden borcun doğum tarihinin davalıdan önce olduğunun görüleceğini, müvekkili dayanağı çeklerin ileri vadeli çekler olduğunu, yakın tarihlerde ... alacağın muvazaalı olarak değerlendirileceğini, davalı alacağının herzaman düzenlenmesi mümkün olan bonoya dayandığını,b. Aynı kararla davalı lehine iki vekalet ücretine hükmedildiğini,c.Yaklaşık 10 yıl süren yargılama boyunca ticari defterler istenmeyip 10 yıllık saklama süresi sona erdikten sonra defter istendiğini beyan etmektedir.B. Değerlendirme ve GerekçeDosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, muvazaaya dayalı sıra cetvelinin iptali istemine ilişkindir.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; birleşen davada davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VII. KARARAçıklanan sebeple;Birleşen davada davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,08.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.