Anahtar kelimeler: Müvek Kili Borçludan Kargo Davalıborçluya Taşımacılığı Akdedildiğini Taşıma Aracı Ödemesi

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ13. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: █████████ EsasKARAR NO
: ████████ KararT Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNUMARASI
: ████████ Esas- ████████ KararTARİH
: █████/2023DAVA
: İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)KARAR TARİHİ
: █████/2026İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin, davalı borçludan 47.948,18 TL tutarında alacağı bulunduğunu, müvek kili şirket ile davalı şirket arasında 23.11.2017 tarihli "Kargo Taşımacılığı Sözleşmesi" ve 23.11.2017 tarihli "Aracı Kurum Sözleşme -si" akdedildiğini, işbu sözleşmeler uyarınca müvekkili şirketin davalı/borçluya ait taşıma işlemlerini gerçekleştirdiğini, bu taşıma ilişkisi sonucu karşı tarafın ödemesi gereken hizmet bedeli borcunun doğduğunu ancak davalının borcunu ödemediğini, alacağın tahsili için davalı tarafa yazılı ve sözlü olarak defalarca kez müracaat edilmiş ise de, herhangi bir olumlu netice elde edilemediğini ve bunun üzerine davalı tarafa karşı .... İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyası üzerinden 168.907.88 TL bedelli icra takibi başlatıldığı -nı, ancak karşı taraf hem borca itiraz ettiğini hem de 115.959,70 TL'yi müvekkili şirkete takip sonrasında ödediğini, dolayısıyla kalan kısım için itirazın iptalini talep etme zorunluğu hasıl olduğunu beyanla davalının .... İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazının iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP
: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin, davacıya olan ödemelerini zamanında yapmış olmasına ve taraflar arasındaki cariye göre müvekkilinin borçlu olmak bir yana bilakis alacaklı çıkmasına rağmen davacı tarafın, taşınan kargoların ağırlıklarının fazla tartılması, ülkeden çıkmayan, teslim edilmeyen yahut iade dönen faturaların müvekkiline fatura edilmesi, mükerrer fatura kesilmesi, yıllar sonra iade fatura kesilmesi gibi sebeplerle alacaklı olduğunu iddia eder olduğunu, ödeme emrinin ekinde bir döküm yer aldığını ve bu döküme göre müvekkili şirketin 168.907,88 TL borçlu olduğunun iddia edildiğini, söz konusu dökümünün neye istinaden düzenlendiğinin ve dayanağının belli olmadığını, davacı yan, icra takibine girişilmesinin ardından 115.959,70 TL ödeme yapıldığını ve bu ödemenin borca itirazla çeliştiğini beyan ederek sanki borcu kabul anlamı taşıdığını belirtmiş ise de söz konusu ödemenin davacı yanın haksız bir şekilde tüm teamüllere aykırı olarak teminat mektubunu paraya çevirmesi neticesinde gerçekleştiğini, buna ilişkin taraflar arasında 09.01.2020 tarihli e- posta gönderisi bulunduğunu, davacı tarafın, 100.000 TL bedelli ve 10.01.2020 vadeli teminat mektubunu paraya çevireceğini 1 gün öncesinde müvekkiline e-posta ile bildirdiğini ve teminat mektubu -nu teamüllere ve iyi niyet kaidelerine aykırı bir şekilde bir çırpıda bozdurduğunu, davaya konu faturaların toplamının 130.688,83 TL ettiğini, dava değerinin 47.948,18 TL olduğunu, teminat mektubunun bozulması ve sair ödemeyle 115.959,88 TL'lik ödeme gerçek-leştiğini, davaya konu faturalardan teminat mektubu ve ödemeler düşünce geriye 15.000 TL gibi bir rakam kaldığını, icra emrinin dayanağındaki fatura bedelleriyle, dava dilekçesi ekindeki fatura bedelleri arasında 25.752,94 TL fark bulunduğunu, yani davaya konu edilmeyen faturaların toplamının 25.752,94 TL olduğunu, ayrıca dava dilekçesinde 16.08.2019 tarihli ve 967,10-TL bedelli bir fatura bulunduğunu ancak bu faturanın icra takibine konu edilmiş bir alacak olmadığını, ancak davacının hangi ödemeyi hangi fatura ya mahsup ettiği, geriye ne kadar borç kaldığı, takibe hangi faturaları konu ettiği ve davaya konu faturaların dava değerinden neden daha yüksek olduğunun anlaşılamadığını, davacı yanın hiçbir somut veri sunmadan alacaklı olduğu beyanıyla karmakarışık bir şekil de alacak iddiasında bulunduğunu, dava dilekçesinde de alacağın içeriğine ve uyuşmazlığın esasına ilişkin hiçbir açıklamada bulunulmadığını, fatura içeriklerinin taraflar arasında sürekli tartışma konusu yarattığını, davacı tarafından net ve belgeli bir dönüş yapılmadığını, müvekkili tarafından fazla tartımlara itiraz edilmediği, hatta müvekkilinin iade fatura kesmesi gerektiği davacı tarafın dan da kabul edildiğini,müvekkili tarafından e-posta ile itiraz edildiği gibi iade faturalar kesildiğini beyanla davanın reddine,davacının %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ
: Mahkemece; davanın, taşıma hizmetinden kaynaklı bakiye alacağın tahsiline yönelik itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, davacı tarafın, davalıya taşıma hizmeti verildiği, hizmet bedelinin bir kısmının takip sırasın da ödendiğini, kalan kısmına itiraz edildiğini iddia ettiği, davalının borçlu olmadığını savunduğu, davacının ticari defterlerine göre davacının 02.12.2019 takip tarihi itibariyle kaydi olarak 168.907,88 TL davalıdan alacaklı göründüğü, davalının ticari defterlerine göre takip tarihi itibariyle davacının 157.969,06 TL tutarında alacaklı olduğu, davacının düzenlediği faturaların tamamının davalının defterin de kayıtlı olduğu, defterler arasındaki farkın davalının takipten sonra düzenlediği ve tebliğ/teslim hususu ispata muhtaç faturalardan kaynaklandığı, davalının bu faturaların davacı aleyhine borç doğurduğuna dair delil ibraz edemediği, dava tarihi itibariyle davacının takibe konu bakiye alacağının 47.948,18 TL olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne ve davalı aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.DAVALI VEKİLİNCE İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ; Mahkemece, taraflar arasındaki ticari ilişki tam olarak incelenmeden karar verildiği, taraflar arasındaki ticari ilişkinin fatura düzenlenip ödenmesi, bir ihtilaf var ise mahsuplaşılması ve iade faturası kesil -mesi şeklinde bir uygulama mevcut olduğu, bu nedenle davalı tarafından davacıya 2018 yılında iade faturaları kesildiği, davalının 2018 yılı ticari defterlerinin incelenmediği, davacının faturaları kabul edilmiş de olsa sonradan anlaşılan eksik ya da ayıplı hizmet nedeniyle iade faturaları düzenlendiği, davacının hizmetin tam olarak verildiğini ispat etmesi gerektiği, icra takibine ekli faturalar ile dava konusu edilen faturalar arasında fark olduğu ve Mahkemece bu hususun incelenmediği, yine takip konusu edilmeyen faturalar ın dava konusu edildiği, taraflar arasında e mail yazışmalarının incelenmediği, davacının da müvekkilinin iade faturası düzenlemesi gerektiğini kabul ettiği, dava dilekçesinde faiz talep edilmediği, alacağın yargılamaya muhtaç olduğu ve icra inkar tazminatına hük-medilemeyeceği, davacının, kendisine gönderilen ürünün daha ağır geldiğini ispata yarar bir delil sunmadığı, müvekkilinin kayboldu-ğunu beyan ettiği kargoların teslim tutanaklarının bulunmadığı, davacının aynı hizmet için mükerrer fatura düzenlediği ve bu sebeplerle verilen kararın hatalı olduğuna ilişkindir.İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık varsa resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, bakiye açık hesap alacağının tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı taleplerine ilişkindir. Mahkemece, yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Mahkemece taraf delillerinin ibrazı sağlanarak, bilirkişi incelemesi yaptırılmış, 3 ayrı rapor alınarak istinafa konu karar verilmiştir. HMK'nın 282. maddesinde "Hakim bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir." yasal düzenlemesi yer almaktadır. Davalı tarafça ileri sürülen tüm istinaf sebepleri yargıla -ma aşamasında sunulan cevap, itiraz ve beyan dilekçeleri ile de ileri sürülmüş, ilk derece mahkemesince alınan bilirkişi raporların -da bu iddialar ve itirazlar değerlendirilmiştir.Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre; davacı tarafından davalı aleyhine █████/2019 tarihinde 168.907,88 TL açık hesap alacağının tahsili talebi ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, davacının takipten sonra bir kısım borcun ödendiğini beyan ederek davasını 47.948,18 TL üzerinden açtığı, davalının ise ödeme yapılmadığı, davacının haksız bir şekilde teminat mektubunu paraya çevirdiğini savunduğu, taraflar arasında iki ayrı sözleş -meye dayalı ticari ilişki bulunduğu ve davacı tarafından davalıya kargo taşıma hizmeti verildiği, Mahkemece tarafların ticari defterleri üzerinde ayrı ayrı bilirkişi incelemesi yaptırılarak rapor alındığı, buna göre her iki tarafın ticari defterlerinin de usulüne uygun şekilde tutulduğu ve davacının kendi defterlerine göre takip tarihinde 168.907,88 TL, davalının ticari defterlerine göre ise satıcılar hesabında 163.907,88 TL alacaklı ve alıcılar hesabında 5.938,82 TL borçlu olduğu, aradaki farkın ise davalının takip tarihinden sonra (█████/2019 tarihinde) düzenlediği davacının defterlerinde kayıtlı olmayan 5.938,82 TL tutarlı fatura ile davacının defterlerinde kayıtlı olmayan borç kayıtlarından kaynaklandığı, davacı tarafından düzenlenen tüm faturaların davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, icra takibinin 2019 yılı sonu (█████/2019) itibariyle başlatıldığı ve her iki tarafın 2019 yılı ticari defterlerine göre alacak-borç durumu -nun tespit edildiği, davalının 2018 yılından kalan alacağı var ise bu alacağın 2019 yılı açılışında yer alması gerektiği, davacının kendi defterlerinde bu yönde bir kayıt olmadığı, davalının düzenlediği faturaların iade faturası olarak değil temel fatura olarak düzenlendik leri ve ikisi █████/2019, diğerleri █████/2019 ve █████/2019 tarihli olmak üzere dört adet fatura sunulduğu, bu faturaların █████/2019 tarihli ve 3.129,57 TL bedelli, █████/2019 tarihli ve 7.500,23 TL bedelli, █████/2019 tarihli ve 16.355,76 TL bedelli olanların davalı tarafından ticari defterlerinde davacı adına tutulan satıcılar hesabında (320.01.033) kayıtlı olduğu ve bu faturaların da cari hesaptan düşülmesine rağmen satıcılar hesabında davacının 163.907,88 TL alacaklı göründüğü, diğer faturanın ise takip tarihinden sonra düzenlendiği ve başka bir hesaba (alıcılar) kaydedildiği, dolayısıyla takip tarihindeki alacak hesabında nazara alınamayacağı, yine davalı tarafından defterlerine tek taraflı olarak kaydedilen, dayanaksız borç kayıtlarının da nazara alınamayacağı, davalının, davacı tarafından düzenlenen faturaları kabul edip, 8 günlük süre içerisinde içeriklerine itiraz etmeyip defterlerine kaydetmesi ile artık davacı lehine fatura konusu hizmetlerin verildiğine dair bir karine oluştuğu, bu noktada artık ticari defterlerin delil vasfının devreye girdiği, davalının, davacının haksız, fazla bedelli ve mükerrer şekilde fatura düzenlediği iddiası ile düzenlediği iade faturalarını da hesabına kaydettiği ve yine de borçlu olduğu, bu faturalar dışında düzenlenen ve davacı tarafa tebliğ edilmiş bir iade faturasının olmadığı, buna göre davacının alacağını ispat ettiği, davacının takip talebinde işlemiş faiz talep etmediği ve takibin fatura bazlı olarak değil bakiye açık hesap alacağı nazara alınarak başlatıldığı, iş bu dava ile de takip dosyasında tahsilat sonrası kalan alacak yönünden itirazın iptalinin talep edildiği, alacak likit ve itiraz haksız olduğundan Mahkemece icra inkar tazminatına hükmedilmesinin de yerinde olduğu anlaşılmış ve davalının aksi yöndeki istinaf sebepleri haksız bulunmuştur.Sonuç olarak, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 3.275,34 TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 818,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.456,44 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına,5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda █████/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.