Anahtar kelimeler: Yetkislerinin Silifke Süreç Görüşü Hukukî İstemlerinin Edenlerin Teşebbüs Öldürmeye Neticesinde
1. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI
: ███████ E., ████████ K.
SUÇ
: Kasten öldürmeye teşebbüs
HÜKÜMLER
: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Temyiz başvurularının esastan reddi ile hükümlerin onanması
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. ve 307/3. maddeleri uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkislerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Silifke 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.09.2023 tarihli ve ███████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile kurulan hükümlere yönelik Cumhuriyet savcısı ve sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının, ... Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin 18.10.2023 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 280/1-(a) maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiş, bu kararın sanıklar müdafileri tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 16.12.2024 tarihli ve ████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile suç vasfı nedeniyle bozulmasına, sanıkların kazanılmış hakkının saklı tutulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304/2-(a) maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
2. Silifke 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.07.2025 tarihli ve ███████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında katılana karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 37/1, 81/1, 35/2, 29/1, 53. maddeleri uyarınca 9 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına sanık ... yönünden aynı Kanunun 58. maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanmasına, 5271 sayılı Kanunun 307/5. maddesi uyarınca cezaların infazın 7 yıl 17... gün hapis cezası üzerinden yapılmasına karar verilerek dava dosyası, 5271 sayılı Kanun'un 307/3. maddesi uyarınca doğrudan temyiz merciine gönderilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; delillerin hatalı değerlendirildiğine, sanığın öldürme kastı olmadığına, eylemin kasten yaralama olduğundan bahisle suç vasfına, meşru savunma ve zorunluluk haline, teşebbüsün ve haksız tahrikin derecesine,
B.Sanık ... ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; delillerin hatalı değerlendirildiğine, öldürme kastı olmadığına, meşru savunma ve sınırın aşılmasına, sanığın eyleminin kasten yaralama olduğundan bahisle suç vasfına, ilişkindir.
III. GEREKÇE
1.Sanıkların katılanı tabanca ve tüfekle hayati tehlike geçirecek, hayat fonksiyonlarını ağır (6. derece) etkileyen kemik kırığı oluşacak, duyu ve organlarından birinin işlevinin sürekli yitirilmesine neden olacak şekilde yaraladığı olayda, katılandaki yaralanmanın niteliği dolayısıyla meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığına göre teşebbüs nedeniyle 9 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası ön gören 5237 sayılı Kanun'un 35. maddesi ile yapılan uygulama sırasında makul hadden uzaklaşılarak ceza tayin edilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik ceza tayini hukuka aykırı bulunmuş ise de aleyhe temyiz bulunmadığından bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanıklar tarafından öldürme kastıyla gerçekleştirildiğinin saptandığı, hükümlere esas alınan adlî raporların yeterli olduğu, eksik incelemenin bulunmadığı, eylemlere uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, katılandan sanıklara yönelen ve haksız tahrik oluşturan eylemlerin niteliği ve ulaştığı boyut dikkate alındığında belirlenen indirim oranının isabetli olduğu, olayda meşru savunma, sınırın aşılması ve zorunluluk hali hükümlerinin uygulama koşullarının oluşmadığı anlaşıldığından temyiz sebeplerinin incelenmesinde eleştiri nedeni dışında hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Silifke 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.07.2025 tarihli ve ███████ Esas, ████████ Karar sayılı kararında sanık ... ve sanıklar müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda eleştiri nedeni dışında hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/4. maddesi uyarınca Silifke 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.02.2026 tarihinde karar verildi.
K A R Ş I O Y
Olay günü katılanın arkadaşları ile birlikte işletmeye gittiği, akabinde bir süre sonra sanıkların işletmeye geldiği, sanıklar ile katılan ... arasında bir tartışmanın yaşandığı, akabinde araya işletme çalışanı ...'in girdiği, sonradan gelen sanıkların da dosya içerisindeki olay yeri krokisinden de anlaşılacağı üzere ayrı bir masaya oturduğu, akabinde tartışmanın devam etmesi üzerine sanık savunmaları, müşteki beyanları, tanık beyanları ve katılan beyanlarından da anlaşılacağı üzere sanıklar ile katılan ...'in dışarı çıktığı, iş yeri dışında tartışmaya başladığı, akabinde sanık ... yanında bulunan silahla ...'in ayağına tek el ateş ettiği, akabinde sanık ...'in de araçtan çıkardığı pompalı tüfekle yerde yatan ...'in sol eline isabet edecek şekilde ateş ettiği olayda sanıkların yaralama kastıyla hareket ettikleri kanaatiyle bu karşı oy yazısı yazılmıştır.
5237 sayılı TCK’nın 21/1. maddesine göre, suçun kanuni tanımındaki unsurlarının bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesi olan ve failin iç dünyasını ilgilendiren kast, dış dünyaya yansıyan davranışlara bakılarak, daha açık bir ifadeyle, failin olay öncesi, olay sırası ve olay sonrası davranışları ölçü alınarak belirlenmelidir. İlkeleri, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun istikrar bulunan ve süregelen kararlarında açıklandığı üzere, bir eylemin kasten öldürmeye teşebbüs mü, yoksa kasten yaralama mı sayılacağının belirlenmesinde; fail ile mağdur arasında husumet bulunup bulunmadığı, varsa husumetin nedeni ve derecesi, failin suçta kullandığı saldırı aletinin niteliği, darbe sayısı ve şiddeti, mağdurun vücudunda meydana getirilen yaraların yerleri, nitelik ve nicelikleri, hedef seçme imkânı olup olmadığı, failin fiiline kendiliğinden mi, yoksa engel bir nedenden dolayı mı son verdiği gibi ölçütler esas alınmalıdır. Kastın belirlenmesi açısından her bir olayda kullanılması gereken ölçütler farklılık gösterebileceğinden, tüm bu olguların olaysal olarak ele alınması gerekmektedir.
Bu bağlamda;
1. Sanıklar ile katılan arasında olay öncesinde bir tartışma yaşanmış olsa da aralarında öldürmeyi gerektirecek derecede bir husumetin bulunmaması,
2. Tanık beyanlarına göre sanıkların hedef gözeterek katılanın ayak ve bileğine ateş ettiğinin soruşturma aşamasında beyanı alınan ...'nın, ...'in, ...'un beyanları ile sabit olması,
2. Her ne kadar kola atış sırasında katılanın vücut bölgesine de saçma taneleri isabet etmiş olsa da tanık beyanlarına göre sanığın bilek bölgesini hedef alması,
3. Atış mesafesinin hedef gözetmeye imkan verecek yakınlıkta olması,
4. Sanıkların birer el ateş ettikten sonda fiillerine kendilerinin son vermiş olması,
Hususları dikkate alındığında, yakın bir mesafeden atış etmesi nedeniyle istemesi halinde katılanın vücudunun hayati bölgelerinden vurabilecek olan sanıkların, katılanın ayak ve bileğini hedef alması karşısında, sanıkların dış dünyaya yansıyan davranışlarına göre suçu işlerken sahip oldukları kasta bakılmaksızın sadece kullanılan aracın öldürmeye elverişli olduğu ve verdiği zarar nazara alınarak ve bundan fiili bir karine oluşturularak, yaralama kastıyla hareket ettiği hususunda şüphe bulunmayan sanıkların fiilinin, adam öldürmeye teşebbüs olarak nitelendirilmesinin maddi gerçeğe ve hukuka aykırı olduğu kanaatiyle sayın çoğunluğun görüşüne iştirak edilmemiştir.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!