Anahtar kelimeler: Yanaşmadığını Hattına İçme Kazı Suyu Altyapı Eylemden İstendiğini Yazildiği Vermediğini

T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
: █████/2026
Davacı tarafından mahkememize açılan dava dosyasının incelenmesi sonunda;
İSTEM
:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davalı kurum tarafından 29.04.2024 tarihinde yapılan altyapı kazı çalışması esnasında
müvekkili idareye ait içme suyu hattına zarar verilmiş olduğunu, gerekli onarım işlerinin müvekkili
idare tarafından yapılmış olduğunu, bu kapsamda 93.309,26 TL gider yapıldığını, yapılan
giderin ödenmesinin davalı taraftan istendiğini ancak davalı tarafın buna yanaşmadığını, bunun
üzerine davalı aleyhine icra dosyası üzerinden icra takibi başlatılmış olduğunu, ancak davalı
tarafın itirazı üzerine takibin durdurulmuş olduğunu, yapılan arabuluculuk görüşmelerinin
olumlu sonuç vermediğini, bu nedenlerle davalının itirazının iptaline dönük işbu davanın
açılması zaruretinin hasıl olduğunu, açıklanan
sebepler ile davalının itirazının iptaline takibin devamına karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.
YANIT
:
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davacı alacaklının işbu itirazın iptali davasını açmasında hukuki yararı bulunmadığını, kişinin
neden olmadığı bir neticeden sorumlu olmasının mümkün olmadığını, sorumluluğun yalnızca
neticeye yol açan fiil bakımından gündeme geleceğini, bilindiği üzere illiyet bağının ve
sorumluluğun asli koşulunun tazminat hukukunun temel ilkesi olduğunu, somut olayda davaya
konu var olduğu iddia edilen hasardan müvekkili şirketin sorumlu tutulamayacağını, dava
dilekçesinde iddia edilen hasardan müvekkili şirketin sorumlu olduğuna dair herhangi bir delil
sunulamadığını, iddiaların ispatlanmadığını, haksız fiilden doğan alacakların likit alacak
olmadığını, davaya konu edilen alacağın da haksız fiilden kaynaklanan bir alacak olduğundan
likit olmadığını, iş bu nedenle davalı müvekkili şirketin itirazında haklı olduğunu, bu davada
icra inkar tazminatının talep edilemeyeceğini, somut olayda müvekkiline izafe edilecek
herhangi bir kusur ve sorumluluk bulunmadığını belirtmişler ve de sonuç ve talep olarak da
açıklanan sebepler ile davanın ve tüm haksız taleplerin esastan reddine karar verilmesini iddia ve talep ettiği görülmüştür.
KANITLAR VE GEREKÇE
:
-Dava, davacı tarafından davalı aleyhine Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü'nün ..... esas sayılı takip dosyası ile hasar bedeline dayanılarak başlatılan ilamsız icra takibine, davalı takip borçlusu tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
-Mahkememizce dava konusu bölgeye ilişkin davacı şirket ile davalı şirket kayıtları celp edilmiş, davacı tanığı dinlenmiş ve taraf delilleri toplanmıştır.
-Somut olayda tarafların iddia ve savunmalarının incelenmesinde; davalı şirketin İstanbul/Esenler İlçesi, .... Mah., 28-29-30 sokaklarda █████/2024 tarihinde yaptığı çalışmalar sonucunda davacıya ait kablolara zarar verdiğinin iddia edildiği görülmektedir.
-Taraflar arasında çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; davalının yaptığı çalışmaları yaparken davacıya ait tesisata, zarar verildiği iddiası ile oluşan hasardan davalının sorumlu olup olmadığı, davalı tarafından belirtilen bölgelerde çalışma yapılıp yapılmadığı, davalının hasardan sorumlu olması halinde miktarının belirlenmesi hususlarında toplanmaktadır.
-Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesi hükmü uyarınca; Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatlamakla yükümlüdür. Gerek doktrinde, gerek Yargıtay içtihatlarında kabul edildiği üzere ispat yükü, hayatın olağan akışına aykırı durumu iddia eden ya da savunmada bulunan kimseye düşer.6100 sayılı HMK 'nın 190/1 maddesi gereğince ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.
-6098 Sayılı TBK'nın 49. maddesine göre kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar gören zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır (TBK.m.50/1).
-Görüleceği üzere haksız fiil sorumluğundan bahsedilebilmesi için;
Fiil,
Hukuka Aykırılık,
İlliyet Bağı
Zarar
unsurlarının birlikte gerçekleşmesi gerekir. Özetle davacının tazminata hak kazanabilmesi için bu dört unsurun birlikte gerçekleştiğini ispatlaması şarttır.
Mahkememiz dosyası mevcut bilgi ve belgeler ile bağlı kalmak kaydıyla davacının hasarın meydana geldiği tarih ve adres itibariyle davalı şirketler tarafından yapılan bir çalışmanın bulunup bulunmadığının tespiti ile varsa bnu çalışmalar kapsamında meydana gelen hasar nedeniyle istenilen bedelin hasarın büyüklüğüne, oluş şekline ve dönem piyasa rayiçlerine uygun olup olmadığının belirlenmesi amacıyla, dosyanın inşaat mühendisi bilirkişiye tevdi edilerek rapor alınmasına karar verilmiş, düzenlenen █████/2026 tarihli raporda özetle; dinlenen davacı tanıklarının 29.04.2024 tarihli temiz su borusu kopması
hasarının davalı ..... Elektrik çalışanları tarafından yapılan kablo döşeme çalışmaları
esnasında oluştuğu yönünde beyanda bulundukları, ayrıca davacı tarafça dava dosyasına
sunulan (diğerleri hariç) 30.04.2024 faaliyet tarihli İş Emri belgesinde; .... Mahallesi
30. Sokakta ““..... ekipleri asfaltta temiz su borusunu patlatmıştır. Acil Müdahale” yazmakta
olduğu, dava dilekçesinde belirtilen 29.04.2024 tarihli hasar ile ilgili olarak tutulan 30.04.2024 Faaliyet
Tarihli olan İş Emri formunda Açıklama kısmında “.... ekipleri asfaltta temiz su borusunu
patlatmıştır. Acil Müdahale” yazmakta olduğu, bu formda Metraj 3 metre yazılmış iken
huzurdaki davada talep edilen tutarın hesaplandığı Hasar Bedeli Hesap Çizelgesinde 10 metre
şube yolu onarımı ve 8 metre polietilen boru yazmakta olduğu, dava dilekçesi ekinde Hasar
Bedeli Hesap Çizelgesine dayanak olarak sunulan İş Emri Formlarının (30.04.2024 Faaliyet
Tarihli olan hariç) huzurdaki dava dilekçesinde belirtilen 29.04.2024 tarihli hasar ile bir
ilgisinin bulunmadığı ve sıralanan sebepler ile davacının icra takibine konu ettiği 69.457,54 TL
hasar bedelinin hesaplandığı Hasar Bedeli Hesap Çizelgesinde belirtilen işlerin (30.04.2024
faaliyet tarihli hariç) büyük çoğunluğunun huzurdaki dava dilekçesinde belirtilen 29.04.2024
tarihli hasar ile bir ilgisinin bulunmadığı görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür.
-Mahkememizce taraflara tanık bildirmek için süre verilmiş, bildirilen tanıklardan davacı tanığı .....'ın "ben dava konusu hasarı biliyorum. Şikayet ve arıza kaydı üzerine ilgili adrese gittik. 28-29-30. Sokaklarında █████/2024 tarihinde gittiğimizde olay yerinde ...... Elektrik'in çalışanları kendi kablolarını döşeme işlemi yapıyorlardı. Bu sırada ..... hatlarına zarar verdiklerini gördüm. Binaya giden hatları tamamen koparıp su hattına ve malzemeye zarar vermişlerdi. Fotoğrafları çekik ve olay yerinden ayrıldık. Ben o sırada herhangi bir tutanağa imza atmadım." şeklinde beyanda bulunduğu görülmektedir.
-Diğer davacı tanığı........ 'in ise; "ben davacı şirkette arıza kontrol ve denetimlerde görevliyim. Davaya konu olan ....... mah. 28-29-30. Sokaklarda meydana gelen hasarı biliyorum. Bu hasarın kontrol ve denetimine bizzat gittim. Olay yerine gittiğimde ilgili sokaklarda .... Elektrik çalışanları tarafından çalışmalar yapılıyordu. Kendileri kazı yapmışlardı. Bu sırada binaya giden hatlara zarar verdiklerini tespit ettik. Bu sırada yanımda .... isimli çalışma arkadaşım vardı. Şu an duruşma salonunda bulunan .....'ın orada bulunup bulunmadığını bilmiyorum zira biz birden fazla yerde hasar meydana geldiği için ayrı ayrı dolaşıyoruz. Olay yerinden hasarın fotoğraflarını çektikten sonra ayrıldık. Bu sırada bize herhangi bir tutanak imzalatılmadı. Tanıklık için ücret talebim vardır dedi beyanı okundu imzası alındı."
-Davacı tarafın iddia ve belgelerinin incelenmesinde davacının alacağına dayanak olan tespit tutanaklarının davacı tarafça tek taraflı olarak düzenlenen tutanak niteliğinde olduğu, ilgili belgelerin resmi belge niteliğine haiz olmadığı, bu nedenle tek başına haksız fiil ve zararı ispata yeterli ve elverişli olmadığı görülmektedir.
-Davacı tarafça yargı mercileri tarafından yapılan bir tespit ya da raporu da dosyaya ibraz etmediği görülmektedir.
-Yine dinlenen tanıkların beyanlarında davacı şirkete ait tutanaklara imza atmadıklarını bildirdikleri, dava konusu hasarın geldiği yerde tanıkların birbirini görmediklerini beyan ettikleri sabittir.
-Ayrıca alınan bilirkişi raporundaki tespitlerde yer verildiği üzere "davacının icra takibine konu ettiği 69.457,54 TL
hasar bedelinin hesaplandığı Hasar Bedeli Hesap Çizelgesinde belirtilen işlerin (30.04.2024
faaliyet tarihli hariç) büyük çoğunluğunun huzurdaki dava dilekçesinde belirtilen 29.04.2024
tarihli hasar ile bir ilgisinin bulunmadığı görülmektedir.
-Bu doğrultuda her ne kadar davacı tarafça davalının yaptığı çalışmalar nedeniyle davacı şirkete ait tesisatın zarar gördüğü iddia edilerek iş bu dava ikame edilmiş ise de sunulan ve resmi belge niteliğine haiz olmayan tutanakların tek başına ispat aracı olarak değerlendirilemeyeceği, davacı tarafından bildirilen tanıkların tutanağa imza atmadıklarını beyan ettikleri, aynı dönemde hasar için olay yerine gitmiş görevlilerin birbirlerini görmemiş olmalı ve ilgili hasar hakkında farklı beyanlarda bulunulmasının hayatın olağan akışına uygun olmadığı,davacı tarafın haksız fiil hükümleri çerçevesinde davalı tarafın eylemleriyle zarara sebep olduğunu ispatlayamadığı, kanaatine varıldığından davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM
: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİ ile;
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcının davacı tarafça peşin olarak yatırılan 1.126,94 TL harçtan mahsubu ile bakiye 394,94-TL harcın davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir edilen 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Bakırköy Arabuluculuk bürosunun ..... numaralı arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
7-Bakiye gider/delil avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa derhal iadesine
Dair; tebliğden itibaren İKİ HAFTA içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin e-duruşma ortamında yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2026
Katip .....
e-imzalıdır
Hakim ....
e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!