Anahtar kelimeler: Hala Süreç Edenin Görüşü Hukukî Derdest Teşkil Dayanak Bahisle Suçlar
4. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI
: ████████ E., █████████ K.
SUÇLAR
: Hakaret
HÜKÜM
: İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde yapıldığı, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hakaret suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusu, Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddedilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi özetle; hakkında denetim süresi içinde suç işlediğinden bahisle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmediğini ancak bu karara dayanak teşkil eden hükmün açıklandığını ve hala derdest olduğunu, dolayısıyla hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebileceğine, hakaret kastının bulunmadığına, suçun uzlaştırmaya tabii suçlardan olmasına karşın uzlaşma işlemlerinin uygulanmadığına ilişkindir.
III. GEREKÇE
Tüm dosya kapsamı, sanığın dolaylı kabul içeren savunması ve açık kaynak araştırma raporu karşısında, Mahkemenin takdir ve gerekçesi yerinde bulunmuş, 5271 sayılı Kanun'un 231/6. maddesine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına ilişkin kabulde bir isabetsizlik görülmediğinden, sanığın temyiz sebeplerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanun'a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı;
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu anlaşılmış,
Sanık hakkında hükmolunan adli para cezası taksitlendirilirken, taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi hâlinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceği belirtilmiş olmasına rağmen ödenmeyen adli para cezasının 6545 sayılı Kanun'un 81. maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun'un 106/3. maddesi uyarınca infaz olunacağının kararda gösterilmemesi dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 303/1. maddesi gereği, hüküm fıkrasına "ödenmeyen adli para cezasının 6545 sayılı Kanun'un 81. maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun'un 106/3. maddesi uyarınca infaz olunacağının ihtarına" ibaresinin eklenmesi suretiyle, tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca İstanbul 37. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 23. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,25.02.2026 tarihinde karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!