Anahtar kelimeler: Yazim Layihalar Ortakları İzmir Yapı Dinlenip İstenmiş Davadan Üye Kooperatifin

T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: ███████
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2025
NUMARASI
: ████████ E. ████████ K.
DAVANIN KONUSU
: Sözleşmenin İptali
KARAR TARİHİ
: 30.04.2026
KARAR YAZIM TARİHİ
: 30.04.2026
Taraflar arasındaki davadan dolayı İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 06.11.2025 gün ve ████████ E. ████████ K. sayılı hükmün istinaf yoluyla Dairemizce incelenmesi vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA
: Davacı vekili, davacının davalı konut yapı kooperatifin ortakları olduğunu, davalı kooperatif adına kayıtlı taşınmaz bulunduğunu, kooperatif yönetiminin belirlediği aidat ve ödemeleri tahsil etmek dışında hiçbir iş yapmadığını, olağan toplantılar dışında üyelerin hiçbir şekilde yönetimden bilgi alamadığını, 2018 yılı kooperatif olağan genel kurul toplantısında kooperatifin tasfiye sürecine girdiği ve buna ilişkin kararlar alındığını, 2019-2020 hesap yılı olağan genel kurul toplantısında da kooperatif arsasının 2.000-TL’den aşağı olmamak üzere satışının yapılması bunun için bir yıllık süre konulmasına satışın bu sürede olmaması halinde yeniden birim fiyat belirlenmesi kararları alındığını, kooperatif arsasının taşınmaz satış vaadi sözleşmesi ile 7.114.800-TL bedelle diğer davalı ... ...A.Ş.’ye satış vaadi şeklinde sözleşme ile satış vaadine konu yapıldığı, kooperatif yönetiminin üyelerin yıllarca binbir zorlukla ödedikleri üye hakların satıp oldu bittiye getirerek kooperatif üyelerini büyük zarara uğrattığını, rayiç değeri en az 80-100 milyon TL civarında olan taşınmazı 7.114.800-TL bedelle satış vaadi şeklinde satmak istediklerini, kooperatif arsası ile ilgili olarak kamulaştırmasız el atma davasında 2017 yılı için m2 brim fiyatının 2.500-TL olarak belirlendiğini, yine kooperatif ortağı ....’nun eşi ....'nun emlakçılık yaptığını, 2017 yılında kooperatif arsası için ilan verdiği ve o tarihlerde 16-17 milyon lira ile alıcı çıktığını, 2022 yılı Haziran ayında 25-26 milyon lira veren alıcı çıktığını, davalı kooperatif yöneticilerinin Kooperatifler Kanunu ' na aykırı eylem içinde olup bu hususta dava ve şikayet haklarının saklı olduğunu, kooperatifin tek mal varlığının yasaya aykırı olarak diğer davalıya satış vaadine konu edildiğini, yönetim kurulunun satış vaadi sözleşmesi yapma yetkisi olmadığını, satış vaadi sözleşmesinin hükümsüz olduğunu, belirtilerek; davalılar arasındaki 27.12.2022 tarihinde İzmir 32. Noterliği’nin 24089 yevmiye numaralı satış vaadi sözleşmesinin batıl olması nedeniyle iptaline, bu sözleşmenin tapuya verdirilen şerhin de kaldırılmasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
CEVAP
:
Davalı... A.Ş. vekili, davalı kooperatifin yapılan genel kurul toplantısında alınan karar uyarınca yönetim kuruluna bir yıl süre ile kooperatifin hissedarı olduğu arsasını düzenleme ortaklık payı ayrıldıktan sonra kalacak net miktarını m2’si KDV dahil 2.000,00-TL’den az olmamak üzere satma, satış ile ilgili ön sözleşme yapma yetkisini verildiğini, yönetim kurulu tarafında kooperatifin taşınmazdaki hisselerinin m2 nin birim fiyatı 2.000-TL’den toplam fiyatın 7.114.800-TL olarak belirlendiği, davalı kooperatifin taşınmazdaki hissesinin tamamına karşılık gelen satış bedeli kooperatif vekilinin banka hesabına ödendiği, düzenleme şeklinde taşınmaz satış vaadi sözleşmesi ile kooperatifin taşınmazdaki hissesinin davalı şirkete satışı vaad edildiğini, alıcının ilk isteminde alıcı adına tapuda kati ferağ takriri verileceğinin taahhüt edilmesine rağmen rağmen tapuda kooperatif hissesinin davalıya devredilmediğini, davalının da kooperatif aleyhine satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptal ve tescili davası açıldığını, davalıya yapılan satış vaadi sözleşmesinin kooperatifin 28.12.2021 tarihli genel kurulda aldığı karara dayalı olupduğunu, davacıların bu genel kurul toplantısına katılarak karara katıldıkları, yasal süre içerisinde genel kurul kararının iptali için dava açmadıklarını, kooperatif genel kurul toplantısında alınan kararların tüm üyeleri bağlayacağı ve iptal edilmediği sürece geçerli olduğunu, bu karara dayalı olarak yapılan iptali istenen satış vaadi sözleşmesi işlemlerinin de hukuka uygun olduğunu, belirterek; davanın reddine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
DAİREMİZİN KALDIRMA KARARINDAN ÖNCEKİ İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafça, davalılar arasında imza altına alınan satış vaadi sözleşmesinin iptaline karar verilmesi talep edilmiş ise de davacıların davalı kooperatifinin üyesi oldukları, davacı tarafça sözleşmenin hukuka aykırı, hükümsüz ve satış vaadine konu taşınmazın gerçek bedelini yansıtmadığı gerekçeleri ile söz konusu sözleşmenin iptalini talep ettiği satış vaadi sözleşmesinin davalı kooperatifinin █████/2021 tarihinde yapılan 2019-2020 hesap yılı olağan genel kurul toplantısının 6. Maddesinde alınan karar doğrultusunda imza altına alındığı, davacı kooperatif üyeleri tarafından alınan █████/2021 tarihli genel kurul kararının iptaline yönelik açılmış bir dava bulunduğu iddiasının ileri sürülmediği gibi eldeki davada genel kurul kararının iptaline yönelik bir talepte bulunmadığı, sözleşmenin iptalini talep etme hakkının sözleşme taraflarına ait olduğu, davacıların davalı kooperatifin ortağı oldukları ancak kooperatif ortaklarının kooperatif adına satış vaadi sözleşmesinin iptalini talep etme, tasarrufta bulunma ve dava açmaya yönelik aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı, belirtilerek; davanın davacıların aktif husumet ehliyeti yokluğundan reddine karar verilmiştir.
DAİREMİZİN KALDIRMA KARARININ ÖZETİ
: Dairemizce, İDM tarafından davacının aktif dava ehliyetinin bulunduğu kabul edilmek suretiyle yargılamaya devam edilerek tarafların bildirdiği tüm deliller ile kooperatif defter, kayıtları, ana sözleşme, genel kurul ve yönetim kararları eksiksiz şekilde toplanıp, tarafların iddia ve savunmalarını karşılayacak sekilde gerekli araştırma ve inceleme yapılarak, taşınmaz satış vaaddi sözleşmesi yapılması yönündeki kooperatif yönetim kurulunun 27.12.2022 tarihli 2022/4 sayılı kararın ve bu karar ile yapılan sözleşmenin batıl olup olmadığının tespiti hususunda oluşacak sonuca göre talebi aşmayacak, işin esasına uygun düşecek ve infaza elverişli şekilde davanın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, dosya kapsamına uygun düşmeyecek şekilde davacıların aktif dava ehliyeti bulunmadığından bahsile dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesinde hukuki isabet görülmemiştir. Bu itibarla; ilk derece mahkemesince dava şartı hakkında hatalı şekilde karar verilmiş olması nedeniyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-4 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun kabulüne ve ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve kaldırma kararının sebep ve şekline göre sair istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
DAİREMİZİN KALDIRMA KARARINDAN SONRAKİ İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafça davalı Tasfiye Halinde .... . ile diğer davalı ... Şirketi arasında imza altına alınan satış vaadi sözleşmesinin iptaline karar verilmesine yönelik olarak davalılar hakkında Mahkememize dava açıldığı, davacıların davalılardan Tasfiye Halinde ... ..' nin üyesi oldukları, davacı tarafça sözleşmenin hukuka aykırı , hükümsüz olduğu ve satış vaadine konu taşınmazın gerçek bedelini yansıtmadığı gerekçeleri ile söz konusu sözleşmenin iptalinin talep edildiği , satış vaadi sözleşmesinin davalı Tasfiye Halinde.... .. ile diğer davalı ....Şirketi arasında yapıldığı ,İstinaf ilamında da belirtildiği üzere her ne kadar sözleşmenin nispiliği ilkesi gereğince kural olarak sözleşmenin iptalini ancak sözleşmenin tarafları isteyebilir ise de sözleşmenin batıl olması durumunda ilgili kişilerin bunun tespitini isteyebileceği , davalı kooperatifin ortağı olan davacıların, davalı kooperatif yönetim kurulunun 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 42. maddesinin emredici mahiyetteki hükümlerine aykırı olarak taşınmaz satış vaadi sözleşmesi düzenlendiği iddiasıyla ilgili kişi sıfatıyla yönetim kurulu kararının batıl olduğunun tespitini isteyebileceği, dava konusu edilen İzmir 32. Noterliği’nin 27.12.2022 tarih , 24089 yevmiye numaralı Satış Vaadi Sözleşmesi ' nin , davalı Tasfiye Halinde... ' nin █████/2021 tarihinde yapılan 2019-2020 hesap yılı olağan genel kurul toplantısının 6. Maddesinde alınan karar doğrultusunda , davalı kooperatif yönetim kurulunun █████/2022 tarih 2022/4 sayılı kararı ile imza altına alındığı, kooperatif genel kurul kararlarını sakatlayan hukuka aykırılıklar bakımından kararların ; yoklukla malul, mutlak butlanla malul ve iptal edilebilir kararlar olarak üçe ayrıldığı ,emredici kurallara aykırı kararlar bakımından kararın şekil ve kurucu unsurları bakımından emredici kurallara aykırılık halinde (örneğin, toplantı ve karar yeter sayılarının bulunmaması) yokluk yaptırımı ile karşı karşıya kalacağı, maddi-öze ilişkin kanunun emredici kurallarına aykırılık halinde ise (örneğin, kararın ahlaka ve adaba aykırı olması, konusunun imkansız olması, kesin hükme ve kanunun emredici madde hukuk kurallarına aykırı olması) alınan kararların mutlak butlanla malul olacağı, kişisel hakları ilgilendiren kanunun emredici olmayan hükümleri ile ana sözleşme ve iyiniyet kurallarına aykırı kararların ise iptal edilebilir kararlar olduğu,1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 45 nci maddesinin ikinci fıkrasındaki "Genel Kurul sözleşmede gösterilen şekil ve surette toplantıya çağırılır. Toplantı nisabı sözleşmede gösterilir.", Kooperatif ana sözleşmesinin 33 ncü maddesi "Genel kurulun toplanabilmesi ve gündemdeki konuların görüşülebilmesi için kooperatife kayıtlı ortaklardan genel kurula katılma hakkına sahip olanların en az 1/4'nün şahsen veya temsilen toplantıda hazır bulunması gerekir." hükmü ile aynı Kanunun 51 nci maddesinin birinci fıkrasındaki "Kanun veya ana sözleşmede aykırı hüküm bulunmadıkça genel kurul kararlarında ve seçimlerde oyların yarıdan bir fazlasına itibar olunur." hükümleri emredici nitelikte olup, bu hükümlere aykırı olarak yapılan toplantı ve alınan kararlar yok hükmünde olduğu, bu ilkelere göre somut olay değerlendirildiğinde; davacıların talebinin Kooperatif Genel Kurul kararının ve buna bağlı yönetim kurulu kararının iptali kapsamında kaldığı ve iddianın ileri sürülüş biçimine mutlak butlanın söz konusu olmadığı , davacı kooperatif üyeleri tarafından alınan █████/2021 tarihli genel kurul kararının iptaline yönelik açılmış her hangi bir dava bulunduğu iddiasının ileri sürülmediği tüm bu hususlar göz önüne alındığında davacıların satış vaadi sözleşmesinin iptaline karar verilmesine yönelik taleplerinin reddinin gerektiği incelenen tüm dosya kapsamı ile anlaşılmış, davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı ve feri müdahale talep edenler vekili, davalı ... A.Ş. vekili ve davalı .... .. vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ
: Davacı ve feri müdahale talep edenler vekili, açılan davanın kooperatif arsasının satış vaadi suretiyle satılmasına ilişkin yapılan sözleşmenin iptali istemine ilişkin olduğu, daha evvelden verilen kararın kaldırılması üzerine yaptırılan bilirkişi incelemesine yönelik sunulan 24.03.2025 tarihli raporda taşınmazın Kooperatifler Kanunu ve ana sözleşme hükümlerine göre satışa dair usul ve esaslar ile asgari satış bedelinin genel kurulca belirlenmesi gerektiği, satışın 28.12.2021 tarihli genel kurulda bedeli belirlenmiş ise de yönteminin belirlenmediği gibi hangi yöntemle yapıldığı anlaşılamadığından gereken özenin gösterildiğinin kabul edilemeyeceği yönünde görüş bildirildiği, 04.08.2025 tarihli ek raporda ise piyasa araştırması yapıldığı, gerekli önlemlerin alınacağı ve rekabetçi ortamın yaratıldığını gösteren bulgulara rastlanılmadığı ve taşınmazın gerçek değerinin çok altında bir bedel ile satışa konu edildiğinin belirtildiği, keza 28.11.2023 tarihinde kooperatifin arsa satışı konusunda karar alınması gündemi ile yapılan genel kurul toplantısında arsanın satışının oy birliğiyle reddedildiği YK'nın satış vaadi sözleşme yetkisinin olmadığı, genel kurulda kendisine böyle bir yetki verilmediği, satış bedelinin kooperatif hesabına ödenmediği, kooperatif yönetiminin ana sözleşmeye, iyi niyet kurallarına, emredici kurallara uygun hareket etmediği, yapılan bilirkişi incelemesi ve alınan raporlarla üye haklarının korunmadığının anlaşıldığı, satış vaadi sözleşmesi hukuka aykırı olduğundan mahkemece dava ve talebin mutlak butlan şeklinde bir kalıba sokulmasının anlaşılamadığı, mahkemenin sözleşmenin iptal talebi yönünden konuyu değerlendirmesi gerektiği hususları istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.
Davalı ... A.Ş. Vekili, mahkemece gerekçeli kararın hüküm kısmının 3. Bendinde davalılar yararına hükmedilen vekalet ücretinin hatalı hesaplandığı, satış vaadi sözleşme değerinin 7.114.800,00 TL olduğu ve AAÜT 13/1 gereği 845.184,00 TL vekalet ücreti hükmedilmesi gerekirken hatalı değerlendirme yapıldığı, bu hatanın düzeltilmesine dair tashih dilekçesi verilmiş ise de bunun reddedildiği hususları istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.
Davalı .... Vekili, mahkemece davalılar vekilleri lehine 318.036,00 TL vekalet ücreti ödenmesine karar verilmiş ise de AAÜT 13/1 gereği 845.184,00 TL hükmedilmesi gerektiği hususu istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.
GEREKÇE
: Dava, davacıların üyesi olduğu davalı kooperatife ait taşınmaza ilişkin davalı kooperatif ile diğer davalı şirket arasında düzenlenen taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin iptali istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
Somut olayda, 1/2 hissesi davalı kooperatif adına kayıtlı ... ili, ....ilçesi, .... Mahallesi, ... Mevkii, ... ada, ... parselde kayıtlı ...m2 alanlı taşınmazın konu edildiği, ██████/2021 tarihli genel kurul toplantısında adı geçen taşınmazın kooperatife düşen hissesinin arsanın düzenleme ortaklık payı ayrıldıktan sonra kalacak net miktarın m2'si KDV dahil 2000,00 TL den az olmamak üzere satma, taşınmaza bağlı hak ve alacakların devri, satış ile ilgili ön sözleşme yapma vs. hususları yönünden yönetim kurumuna yetki verildiği ve satışın bir yıl içerisinde yapılmasının kararlaştırıldığı, söz konusu kararların oy birliği ile alındığı, bir sonraki toplantı günü olan █████/2022 tarihinde 3 gün evvel İzmir 32. Noterliğinin █████/2022 tarihli ve 24089 yevmiye nolu taşınmaz satış vaadi sözleşmesi ile 7.114.800,00 TL bedelle diğer davalı ... A.Ş.'ye satış vaadine konu edildiği, ne toplantı sırasında ne de sonrasında hiçbir üyeye bilgi verilmediği gibi m2'si 1.000,00 TL paraya satılmasının Kooperatifi zarara uğrattığı, açılı dava tarihi itibariyle 80-100.000.000,00 TL civarında olan taşınmazın yönetici görevlerini suistimal ederek ve Kooperatifi zarara uğratarak menfaat temin edildiği Kooperatifin tek mal varlığının bu arsa olduğu, yönetim kurulunun tapu sicil müdürlüğü nezdinde yetkisinin olduğu, Noter nezdinde yetkisinin olmadığı gibi satış vaadi sözleşme yapma yetkisinin bulunmadığı, dolayısıyla satış vaadi sözleşmesinin hükümsüz olduğu belirtilerek iptali talebi ile açılan davada yukarıda belirtildiği üzere önce mahkemece aktif husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmiş ise de dairemizin █████████ E ve █████████ K sayılı ilamı ile davacıların aktif husumet ehliyetlerinin bulunduğu, bu kapsamda işin esasına girip deliller toplanarak bir karar verilmesi gerektiği düşüncesi ile verilen kaldırma ilamı sonrasında mahkemece Kooperatif bilirkişisinden alınan █████/2025 tarihli ve █████/2025 tarihli ek raporlar kapsamında davacıların ileri sürdüğü talebin Genel Kurul kararına bağlı yönetim kurulu kararının iptal kapsamında kaldığı, mutlak butlanın söz konusu olmadığı, █████/2021 tarihli GK kararına karşı iptale yönelik dava da açılmadığı anlaşılmakla davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
1163 sayılı Kooperatifler Kanunun sistematiğine göre Genel Kurulun temel politikayı ve çerçeveyi belirleyeceği, Yönetim Kurulunun ise bu çerçeve için icra işlemlerini yürüteceğinin kabulü gerekir. Kooperatifler Kanunu 42 Ana Sözleşme 23. Maddesi kapsamında Kooperatife ait bir taşınmazın satılması söz konusu olduğunda taşınmazın satışında takip edilecek usul ve esaslar ile asgari satış bedelinin Genel Kurulca belirlenmesinin gerektiği Genel Kurulun █████/2021 tarihli toplantısında oybirliği ile alınan kararla yukarıda belirtilen şekilde davalı Kooperatifin taşınmazdaki hissesinden DOP payının düşülmesinden sonra arta kalacak miktarının m2'nin KDV dahil 2.000,00 TL den az olmamak üzere satışına, taşınmaza bağlı hak ve alacakların devrine, satışla ilgili ön sözleşme yapma vs. işlemler için Yönetim Kuruluna yetki verildiği gibi satış yetki sinin bir yıl süre ile sınırlandığı gözönüne alındığında Genel Kurulun asgari m² satış fiyatını belirlemesi ve satış için yetki vermesi esaslı unsurları ortaya koymaktadır. Buna karşılık satış usulunün ayrıca düzenlenmemiş olması alınan genel kurul kararının kural olarak yokluk/butlan ile sakat anlamına gelmeyecektir. Bu nedenle satış usulunün belirlenmemesi kararı baştan itibaren geçersiz kılmayacak ancak eşit işlem ilkesine aykırılık, şeffaflık eksikliği, üyeler arası kayırma yahut kooperatif menfaatine açıkça zarar verilmesi gibi durumların mevcudiyeti halinde uygulanan işlemlerin yahut Genel Kurul kararının iptali gündeme gelebilecektir.
Genel Kurul satış usulünü açıkça belirlememiş ise söz konusu boşluğun Yönetim Kurulunun takdir yetkisi ile doldurulabileceğinde bir tereddüt olmamakla birlikte söz konusu takdirin dürüstlük kuralına, eşitlik ilkesine ve Kooperatifin amacına uygun kullanılmak zorundadır. Yönetim kurulunun yetkisini kötüye kullanması örneği olarak kooperatifin açık şekilde zarara uğratılması, özen ve sadakat borcuna aykırı davranması gibi durumlar örnek sayılabilir.
Davalı kooperatifin █████/2021 tarihli Genel Kurul kararı halen geçerli olmakla birlikte eldeki dava Kooperatif taşınmazının satışına ilişkin olarak yapılan satış vaadi sözleşmesinin iptali ve buna bağlı taleplere ilişkin olduğundan yani karara dayalı yapılan satış işleminin yerindeliği iş bu dava konusu edildiğinden söz konusu satış işlemi bakımından bir değerlendirme yapılırken Genel Kurul kararına yönelik iptal davası açılıp açılmadığının değerlendirilmesine gerek yoktur.
Genel Kurulca belirlenen asgari birim fiyatın yönetim kuruluna mutlak ve sınırsız bir satış yetkisi tanıdığı şeklinde yorumlanması mümkün değildir. Kooperatifler Kanunu uyarınca alınan yetki ile iş yapan yönetim kurulunun kooperatif menfaatlerini gözetmek, mal varlığını korumak ve işlemlerinde basiret ve özen yükümlülüğüne uygun davranmak zorundadır.
Davalı kooperatifin hissesine karşılık gelecek miktarın, satış vaadi sözleşme tarihi itibariyle bedelinin belirlenmesi iş bu dosya üzerinden yapılmamış ise de kooperatif bilirkişisi tarafından raporda da belirtildiği üzere İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ esas (taşınmazın diğer maliki kooperatif aleyhindeki İzmir 32. Noterliğinin █████/2022 tarihli ve 24088 yevmiye nolu taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin iptali istemi ile açıldığı anlaşılan) sayılı dosyasına sunulan 29.02.2024 tarihli heyet raporu göz önüne alındığında sözleşme tarihi itibariyle davalı .... hissesine düşen taşınmaz bedelinin (her ne kadar İzmir 5. ATM'nin dosyasındaki davalı kooperatif farklı ise de aynı taşınmaza 1/2 oranda hisseli malik olunduğundan taşınmaz hissesine karşılık gelen miktar aynı olacağından) piyasa rayiçleri göz önüne alındığında metre²'sinin 3.000,00 TL ve hisse karşılığı bedelinin ise 10.672.200,00 TL olduğu yönünde tespit yapıldığı görülmüştür.
Bu kapsamda yukarıda bahse konu diğer mahkeme dosyası kesinleşmemiş ise de söz konusu dosyaya kazandırılan bilirkişi heyet raporu ile belirlenen taşınmazın hisse karşılığı bedeli göz önüne alındığında yaklaşık %50 altında bir bedel ile yönetim kurulunun satışa yönelik işlem tesis etmesinin kooperatif mal varlığını açık bir biçimde zarara uğratması, yönetim kurulunun özen ve sadakat borcuna aykırı davranması ve dürüstlük kuralı ile bağdaşmayan bir tasarrfuta bulunulması sonuçlarını doğurabileceğinden yahut bu hususun tartışılması gerektiğinden bu ölçüdeki değer farkının salt "genel kurulca belirlenen asgari bedele uyulmuş olması" gerekçesiyle hukuka uygun işlem olarak kabul edilmesi doğru olmayacaktır. Zira yönetim kurulunun takdir yetkisi kooperatif aleyhine açık zarar doğuracak şekilde kullanılamaz. Bu nedenle bu nitelikteki bir işlem açısından somut olayda olduğu gibi sözleşmenin geçerliliği gibi yerindeliği de tartışılması gerektiğinden bu yönden yapılacak inceleme neticesinde kooperatif aleyhine afaki bir sonuç doğurduğunun tespiti halinde işlemin korunmaması gerekecektir.
Yapılan bu açıklamalar karşısında, asgari fiyat kriterine uygunluk esas alınarak, genel kurul kararına iptal davası açılmadığı gözetilerek ileri sürülen talebin iptal kapsamında kaldığı ve olayda mutlak butlan olmadığı kabul edilerek bir değerlendirme yapılmış ise de yönetim kurulunun işlemine konu tasarrufun kooperatif menfaatine uygun olup olmadığının, işlemde dürüstülük kuralına aykırılık, yetkinin kötüye kullanılması yahut kooperatif aleyhine açık zarar doğup doğmadığının değerlendirilmediği gibi taşınmazın gerçek değeri ile satış bedeli arasındaki bu denli farkın hukuki sonuçlarının tartışılmadığı, yönetim kurulunun yaptığı tasarruf işleminin hukuka uygunluğu, genel kurul kararının iptalinden bağımsız olarak denetlenebilir nitelikte olup somut olayda ileri sürülen iddialar, işlemin geçerliliği ve hukuki sonuçları bakımından ayrıca incelenmesi gereken hususlar olmasına karşılık bu yönden bir değerlendirme yapılmadığı, belirtilen bu hususlar tartışılmaksızın ve 1163 sayılı Yasa kapsamında yönetim kurulunun kooperatif menfaatlerini gözetme yükümlülüğü dikkate alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi eksik inceleme ve araştırma sonucunu doğurduğu, mahkemece taraf delillerinin bu kapsamda değerlendirilmediği, taşınmazın işlem tarihi itibariyle gerçek değeri ile satış bedeli arasındaki farkın hukuki sonuçlarının tartışılmadığı ve gerektiğinde yeniden yahut ek bilirkişi incelemesi yaptırılmadığı anlaşılmakla eksik inceleme ve araştırma nedeniyle hüküm kurulamayacağından hükmün, eksik inceleme ve yanılgı hukuki değerlendirmeye dayılı olduğu sonucuna varıldığından usul ve yasaya aykırı bulunan karara yönelik davacılar vekilince ileri sürülen istinaf istemi yerinde görülmüştür.
Kabule göre ise mahkemece davanın reddine karar verilmekle birlikte davalılar yararına 318.036,00 TL vekalet ücreti hesaplanmış, bu hususun yerinde olmadığı yönünde ileri sürülen tavzih talebinin ise reddedilmiş, verilen hüküm davalılar vekillerince istinaf edilmiş ise de yukarıda belirtildiği üzere eksik inceleme sebebiyle karar kaldırıldığından davalılar yönünden bu aşamada ileri sürülen istinaf talepleri incelenmemiş ise de mahkemece karar tarihi itibariyle yürürlükte olan AAÜT kapsamında nispi olarak belirlenmesi gereken vekalet ücretinin kararda belirtilen şekilde nasıl ve ne şekilde hesaplandığı da anlaşılamamıştır.
Bu durumda, ilk derece mahkemesince uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle istinaf istemine konu karara yönelik denetim yapılması mümkün değildir. O halde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi uyarınca istinaf başvurularının esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve kaldırma kararının sebep ve şekline göre sair istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM
:Yukarıda açıklanan nedenenlerle;
1-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca ESASA İLİŞKİN SEBEPLER İNCELENMEKSİZİN KABULÜNE,
2-İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 06.11.2025 tarih ████████ Esas ████████ Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-Dairemizin kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4-Kaldırma kararının sebep ve şekline göre davacı vekilinin sair istinaf itirazlarının, davalılar vekillerinin tüm istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına
5-İstinaf yoluna başvuran tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde istinaf yoluna başvurana iadesine,
6-Karar tebliği ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. █████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!