Anahtar kelimeler: Arsası Ahır Betonarme Kargir Hibe İhya Vasfıyla Diyarbakır Metrekare Alanında
8. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

SAYISI
: ███████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Diyarbakır Kadastro Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Kadastro sırasında, Diyarbakır ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 3 56... parsel sayılı 11.097,48 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ve hibe nedeniyle betonarme ev, kargir ahır ve arsası vasfıyla davalı ... adına tespit edilmiştir.
2. Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; davaya konu taşınmazın imar ve ihya edilmediği gibi davalı taraf yararına iktisap koşullarının da gerçekleşmediğini, davaya konu taşınmaz üzerinde davalının kullanımının bulunmadığını ileri sürerek, taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile belirlenecek vasfına göre Hazine adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı taraf cevap dilekçesi sunmamış; aşamalardaki beyanlarında dava konusu yerin dedesinden babasından kalma bir yer olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... yapılan keşifte dinlenen yerel bilirkişilerin dava konusu parselin 7-8 senedir ev, bahçe ve hayvan yeri olarak kullanıldığını, öncesinin boş olduğunu beyan ettikleri, 3 56... sayılı parselin tespit tarihinden geriye dönük 15- 20... yıllık süre içerisinde mevcut olan hava fotoğraflarında ham ve bakir vaziyette olup imar ve ihyaya konu konu edilmediği, dava konusu parselin komşularıyla birlikte bir bütün olarak hava fotoğraflarında batıdaki 3 60... ve güneydeki 3 48... sayılı mera parselleriyle benzer lokasyonda olduklarının ve komşularıyla birlikte mera parselleriyle bütünlük arz ettiklerinin hava fotoğraflarından göründüğü, taşınmazın bitki örtüsü bakımından mera özelliği taşıdığının ziraat bilirkişi raporunda belirtildiği, hem yerel bilirkişi beyanları hem de hava fotoğrafları uyarınca taşınmazın bulunduğu bölgenin kadim yerleşim yeri olmayıp son bir kaç yılda bugünkü halini aldığı, kaldı ki ev, ağıl ve ahır tarzı kullanımların ekonomik amaca uygun zilyetlikler olmayıp davalı tarafından da bu kullanımın 20 yılı kapsamadığı anlaşılmış olup dava konusu parselin mera sayılan alanlardan olduğu sonucuna ulaşıldığı, olağanüstü zamanaşımı yoluyla kazanmaya ilişkin 3402 sayılı Kanun'un 14. maddelerinin meralar hakkında uygulanamayacağı, 4342 sayılı Mera Kanunu'nun 4.maddesi'nin 3. fıkrasında açıkça meraların özel mülkiyete geçirilemeyeceği, zamanaşımı hükümlerinin uygulanamayacağı ve amacı dışında kullanılamayacağı belirtildiği..." gerekçesiyle davanın kabulüne, Diyarbakır ili ... ilçesi ... Mahallesi 3 56... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile mera özel siciline tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı ... tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; taşınmazın yıllarca müvekkilinin ailesine ait olup müvekkil ve ailesi tarafından birlikte kullanıldığını, dolayısı ile tanık beyanlarının bu yönüyle eksik olup hükme esas alınmasının kabul edilebilir olmadığını, kaldı ki tanıkların alınan beyanlarında ilgili arazinin öncesinde köy merası olduğuna dair herhangi bir ifadenin de söz konusu olmadığını, dolayısı ile yerel Mahkemece eksik inceleme sonucu karar verildiğini ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,
3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 36/A maddesi gereğince harç alınmasına mahal olmadığına, istek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!