Anahtar kelimeler: İznionayı Olarakumarasıyla Ortağımünferit Reklamcılık Alandaki Yayıncılığı Markasal Radyo Televizyon Yürüttüğü

T.C.

İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ███████
DAVA
: Ticari Ünvanın Korunması
DAVA TARİHİ
: █████/2019
KARAR TARİHİ
: █████/2019
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Ünvanın Korunması davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
: Davacı vekili, dava dilekçesinde; müvekkil şirketin, 01.12.2014 tarihinden itibaren, İzmir Ticaret Sicili Müdürlüğü’ne bağlı olarak,...umarasıyla “... İzmir Radyo Televizyon Yayıncılığı Ve Reklamcılık A.Ş.” ticaret unvanı altında, radyo, televizyon yayıncılığı ve reklamcılık alanlarında ticari faaliyetlerini yürüttüğü, davalı şirketin, tescilli marka hakkı – lisans sözleşmesi yahut müvekkil şirket ya da müvekkil şirket ortağı/münferit imza yetkilisi ...’in herhangi bir şekilde izni/onayı olmamasına rağmen, hukuka aykırı bir şekilde, “...” ibaresini ticaret unvanı olarak, markasal olarak ve internet alan adı olarak kullandığı ve aynı alandaki faaliyetlerini bu ticaret unvanı altında yürüttüğü, davalı şirketin, ... ibaresini, hem ticaret unvanında, hem ....tr/ internet alan adında, hem de bu internet alan adı altında işlettiği web sitesinde, hukuka aykırı bir şekilde kullandığı, davalı şirketin, müvekkil tarafından defalarca uyarılmasına rağmen söz konusu hukuka aykırı kullanıma son vermediği; aksine, kötüniyetli/hukuka aykırı davranışlarını devam ettirdiği ve müvekkilinin maddi ve manevi zarara uğramasına yol açtığı, TTK m. 52 uyarınca, davalı şirket tarafından ticari dürüstlüğe aykırı biçimde ve haksız olarak tescil edilen ticaret unvanının, kanuna uygun bir şekilde değiştirilmesine veya terkinine, davalı aleyhine verilecek hüküm özetinin, masrafı davalıdan alınmak üzere Türkiye genelinde yayın yapan tirajı en yüksek iki ayrı gazetede ilan edilerek kamuya duyurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
: Dava, ticaret unvanının değiştirilmesine veya terkinine, hüküm özetinin ilan edilerek kamuya duyurulmasına ilişkindir.
Davanın konusu TTK m. 52 uyarınca, davalı şirket tarafından ticari dürüstlüğe aykırı biçimde ve haksız olarak tescil edilen ticaret unvanının, kanuna uygun bir şekilde değiştirilmesine veya terkinine, davalı aleyhine verilecek hüküm özetinin, masrafı davalıdan alınmak üzere Türkiye genelinde yayın yapan tirajı en yüksek iki ayrı gazetede ilan edilerek kamuya duyurulmasıdır.
6102 s. TTK.nın 5/A maddesine göre; "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır."
6235 sayılı hukuk uyuşmazlıklarında Arabuluculuk kanununun üçüncü maddesinin birinci fıkrasında davacının arabuluculuk faaliyeti sonucunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağı aslını veya onaylanmış örneğini dava dilekçesine eklemek zorunda olduğu, eklenmemesi halinde verilecek bir haftalık kesin süre içerisinde sunulması gerektiği, aksi taktirde dava dilekçesi tebliğ edilmeksizin ve arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verileceği düzenlenmiştir.
Davacının talepleri her ne kadar bir tespit niteliği içeriyorsa da dava ileriye dönük olarak fazlaya ilişkin maddi manevi haklar saklı tutularak açılmıştır ve mahkememizce verilecek hüküm, başka ve benzer menfaat ve edimlerin elde edilmesine yönelik olarak yenilik doğurucu bir hak gibi dayanak teşkil edecektir. Neticede davacı için rekabet ve risk teşkil eden bir durumun ortadan kaldırılması söz konusu olacak ve bu halde elbetteki davacının parasal malvarlığı da olumlu yönde etkilenecektir. Bu bakımdan "..bir miktar paranın ödenmesi.. ölçütü bu somut olay için de gerçekleşmiş olacaktır ve Arabuluculuk Kanununa tâbi olması doğaldır.
Usul ekonomisi ve yargılamanın seri şekilde yürütülmesi ilkeleri gereği; mahkememizce davacı tarafa 6325 s. Kanunun 18/A-2 fıkrası uyarınca Arabuluculuk Son Tutanağının sunulması yönünde süre verme yoluna gidilmemiştir, halihazırda tutanağın varlığına ilişkin dava dilekçesinde de bir kayda rastlanmamış olup, süre verilse bile bu süre içerisinde yerine getirilemeyeceği öngörülmektedir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle arabuluculuğa başvurulmuş olmasının dava şartı olmasına rağmen davacı tarafın arabuluculuk başvurusu yapmadan doğrudan dava açmış olması nedeniyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan gerekçeye göre;
1-7155 Sayılı Kanunun 20. Maddesi ile 6102 Sayılı TTK'na eklenen 5/A maddesi ve 7155 Sayılı Kanunun 23. Maddesi ile 6325 Sayılı Hukuk uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununa eklenen 18/A-2 maddesi uyarınca arabuluculuğa başvurulmadan dava açılması nedeniyle, TTK'nın 5/A 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-2 ve HMK'nın 114 (2 ) ve 115 (2) maddeleri uyarınca davanın dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE,
2-Harç peşin alındığından başkaca alınmasına yer olmadığına,
3-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davacı tarafça peşin olarak yatırılan gider avansından arta kalanın HMK 333 maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda,tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. █████/2019
Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!